Özdemir,'Pazar Bağımlılığı İhracatçılarımız İçin Büyük Bir Risk Oluşturuyor'

Ana Sayfa » Güncel » Tuz deposundan 'Taş Bina' ya -15... Abdullah Ayan yazdı

Tuz deposundan 'Taş Bina' ya -15... Abdullah Ayan yazdı

Diğer isimlerden farklı olarak Halil, Akkahve dönemine damgasını vurmakla kalmamış, dönemi sanatçı duyarlılığı ve inanılmaz renkli gözlemleriyle o günlerin sanat dergahını Mersin hamuruyla yoğurup bugünlere taşıyarak, kader buluşması diyeceğim o hayatımıza yön veren tesadüflerin çizdiği çizgide, 1950'lerde sevdalandığı kente döner.

 
 
Tuz deposundan 'Taş Bina' ya -15... Abdullah Ayan yazdı

1944' te Vilayetçe satın alınıp, yapımına başlanan ve üst kattaki otel projesi ilerlemezken, alt kattaki Akkahve kısa zamanda Mersinlilerin hizmetine girer ama kent tarihinin en ciddi kültürel yapılanmasına öncülük eden sanatçı grubunun aynı çatı altında bir araya gelmesi 1954'te mümkün olur.

Kültürel iklimin uygunluğu mu, başka etkenlerle mi tam olarak adını koymak mümkün değil ama bilinen bir şey var; sanki "toplan borusu" çalmışçasına, o bir avuç sanatçı bulundukları yerden sökün edip Akkahve' de toplanır.

Ve nasıl bir kader, ilginç rastlantıdır ki, Akkahve' nin kapanması ardından kısa süre sonra tüm isimler Mersin dışında bir yerlere savrulur.

Nuri Abaç 1950' de geldiği ve kendi mimarlık bürosunu açtığı kenti 1960' ta terk edip Ankara' ya göçer.

Tıpkı Abaç ile aynı dönem Mersin' e gelen ve tanışmalarının ardından bir daha ayrılmayacağı Lise öğretmenliğinden çok felsefeci kimliğiyle grubun saygısını kazanan Osman Özeren' in terki diyar eylemesi gibi.

Ünü ülke sınırlarına taşmış ressam Haşmet Akal da, 1956' da resim öğretmeni olarak atandığı Mersin' de gruba katılır ama diğer isimler kadar şanslı değildir. Dünyanın hayranlık duyduğu resimlerinden oluşan ilk sergisini açtığı Ankara'da 1960' ta hayata gözlerini yumar.

Yargıç olarak atandığı Mersin' de hukukçuluğundan çok şair yanıyla öne çıkan ve 1954' te adım attığı Akkahve dönemi birbiri peşi sıra 3 şiir kitabı yayınlanan*, diğer dostları gibi 1960' ta tayini çıkınca kenti terk eden Celal Çumralı...

Ve tabii bir de İlyas Halil var...

Diğer isimlerden farklı olarak Halil, Akkahve dönemine damgasını vurmakla kalmamış, dönemi sanatçı duyarlılığı ve inanılmaz renkli gözlemleriyle o günlerin sanat dergahını Mersin hamuruyla yoğurup bugünlere taşıyarak, kader buluşması diyeceğim o hayatımıza yön veren tesadüflerin çizdiği çizgide, 1950'lerde sevdalandığı kente döner.

1960' lara kadar geçen ve başlangıçta çok partili hayatın getirdiği görece özgürlükçü iklimin de etkisiyle soluduğu tüm tanıklıkları yıllar sonra kaleme kağıda dökecek, şiir tadında hikayeleştirerek ölümsüzleştirecek İlyas Halil, diğer sanatçı arkadaşlarından farklı bir yol izler. Mersini terk ederken, anavatan bellediği topraklar dışında tüm yazdıklarına yansıyacak, buram buram hasret dolu memleket ve özellikle de Mersin ateşiyle kavrulacağı uzak diyarlarda bir yaşamı seçer.

1983' ten başlayarak tam 30 yıl boyunca dünyanın dört köşesinde tanık olduğu, öykülerine ilham veren olayları anlatırken her vesileyle sözü Mersine getirir.

Yazdıklarını okurken kendisi nerede yaşarsa yaşasın, hangi olayı kaleme alırsa alsın, sözü önünde sonunda Mersine, bir dönemin sisler altındaki anılarına, sevdalarına, tarihe not düşen izlere rastlamakla kalmaz, bu denli renkli ayrıntının şaşırtıcı şaşkınlığıyla gözlerinizi kapatır, o dönemi yaşar gibi hissedersiniz.

Yazı dizisinin ilerleyen bölümlerinde Akkahve' nin Belediye hizmet binasına evrildiği ve kapılarını kapattığı 1958' e kadar soluduğu kenti yıllar sonra tam on altı öykü kitabıyla ölümsüzleştiren İlyas Halil' in içinde Mersin ve Akkahve geçen öykülerinin tümü yaşadığı dönemi canlandırmasıyla, hafıza kaybı yaşayan Mersin'e de kuşkusuz iyi gelecektir.

Tıpkı, önceki bölümde paylaştığım "Montreal... Montreal" öyküsüne serpiştirdiği Mersin, Akdeniz, Akkahve ve martıların kanadında göklere taşıdığı çocukça sevdaları gibi...

Zamana meydan okuyan İlyas Halil' i okudukça, o günlerin Mersinini iksir niyetine yudumlayıp sarhoş olacağınıza inanıyorum.

İlyas Halil' in elimizden tutup gezdireceği o yılların Mersiniyle tanışmaya hazırsanız, Çıplak Yula ile başlayıp, yayınlandığı tarihlere sadık kalmaya çalışarak diğer öykülerinden derlediğim, baş döndürecek serenada buyurun...

" (...) Neden insanlar, gereksiz kırkbeş yaşlarında olurlar bilmem ki? O kızın saçları hışırtılı yanardı, o zamanlar Fransız değildi, Mersinde yaşardı, aynı yaşlardaydı.

Nar çiçekli yaz sabahları, parke taşlı Uray caddesi denizi soluna, kestane Torosları sağına alır koşardı. Uzaktan iç çamaşırı, ak-ılık gider, gelirdi köpükler...

Süt beyazı martı kıyılar havalanırdı. Ben koşardım, zaman koşardı. Hiç bir yere varamazdık bir türlü.

Şubatın kısa günleri Mart'ı geç getirirdi sokaklara, bahar turunçlardan önce kızlarda başlardı. Bahar başlıyordu. (...)

(...) Kekik otları, Ağustos güneşi, böcek çağırıyordu, nemli toprak tütsü yakmış, bahar geliyordu katar katar turunçla Mersin' e.

...

(...) Uray caddesi, Mersin' i taze somun gibi ikiye böler, Mersin katıksız yaşanır, yirmi yaşlarında. Nefes sebepsiz alınır, heyecanla verilir baharda.

...

Abdullah: "canı yanmayan çabuk yaşlanır" dedi. Abdullah' ın yediği naneye bak hele! Sen kendi işine bak be adam!

...

Şimdi Uray caddesi güneşli, turunçlu, martı dolu olmalı, yoksa böyle değil mi? "**

 

Bir başka öyküde Akkahve günlerindeki Osman Özeren' i canlandırıp çıkarır Mersin sahnesine:

(...) Osman yirmi beş yıl önce bıraktığım yerde olmalı şimdi. Son gördüğümde kıyıda durmuş Akdeniz'e taş atıyordu. Suyun beyazlaştığı yerde Haziran güneşi baş vermişti.

"Ne yapıyorsun Osman?" deyince Kilis' li "denizi dolduruyorum" dedi. Osman' a coşku ile baktım. Denize doğru gülüyordu.

"Osman!" dedim, deniz böyle taş atmayla dolar mı hiç?"

Osman bana gülümsedi: "taşla değil, sabırla güler" dedi.

Osman hala denize taş atıyor olmalı şimdi. Sabırlı kişiydi.

(...)"***

* Celal Çumralı' nın şiirleri 5 kitapta toplanmıştır. Bu kitaplardan Dost (1957), Mavi Dünya (1959) ve Evren (1959) Mersin' de görev yaptığı dönemde yayınlanır. Kitaplardan Dost Adana İpek matbaasında, Evren Mersin' de, Mavi Dünya Salkım Yayınları tarafından Adana'daki Arkadaş matbaasında basılmıştır.

** Çıplak Yula (1985) (Canı yanmayan çabuk yaşlanır öyküsünden)

*** Çıplak Yula (Sabah Trafiği öyküsünden)

Abdullah Ayan

Tuz deposundan taş binaya-1

Tuz deposundan taş binaya-2

Tuz deposundan taş binaya-3

Tuz deposundan taş binaya-4

Tuz deposundan taş binaya-5

Tuz deposundan taş binaya-6

Tuz deposundan taş binaya-7

Tuz deposundan taş binaya-8

Tuz deposundan taş binaya-9

Tuz deposundan taş binaya-10

Tuz deposundan taş binaya-11

Tuz deposundan taş binaya-12

Tuz deposundan taş binaya-13

Tuz deposundan taş binaya-14

 

 
 
3 Ağustos 2017 Perşembe 09:10
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:56
  • Güneş07:37
  • Öğlen12:45
  • İkindi15:18
  • Akşam17:33
  • Yatsı19:03
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
15
10
2
3
32
2
Başakşehir
15
9
3
3
30
3
Fenerbahçe
15
8
5
2
29
4
Beşiktaş
15
7
6
2
27
5
Kayserispor
15
7
6
2
27
6
Göztepe
15
8
3
4
27
7
Trabzonspor
15
7
4
4
25
8
Bursaspor
15
7
3
5
24
9
Sivasspor
15
7
1
7
22
10
Akhisarspor
15
5
4
6
19
11
Kasımpaşa
15
5
3
7
18
12
Aytemiz Alanyaspor
15
5
2
8
17
13
Malatyaspor
15
4
4
7
16
14
Osmanlıspor
15
4
2
9
14
15
Antalyaspor
15
3
5
7
14
16
Gençlerbirliği
15
3
3
9
12
17
Konyaspor
14
3
2
9
11
18
Karabükspor
14
2
2
10
8
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1816 - Indiana 19.cu eyalet olarak ABD'ye katıldı.
1901 - İlk masa tenisi turnuvası Birleşik Krallık'ta düzenlendi.
1927 - Doğu illerinde Birinci Genel Müfettişlik kurulmasına karar verildi; müfettişliğe İbrahim Tali Bey (Öngören) atandı.
1928 - İkinci İktisat Şûrası toplandı.
1931 - Westminster Tüzüğü 1931 ile Birleşik Krallık dominyonlarına kendini yönetme hakkı verildi.
1936 - VII. Edward tahttan çekildiğini açıkladı.
1937 - II. İtalya-Habeşistan Savaşı: İtalya Milletler Cemiyeti'nden çekildi.
1941 - Adolf Hitler ve Benito Mussolini'nin açıklamasıyla Almanya ve İtalya, Amerika Birleşik Devletleri'ne savaş ilan etti.
1946 - Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) kuruldu.
1949 - Birleşmiş Milletler, Filistinli mültecilerin kendi topraklarına dönme hakkını kabul etti.
1952 - Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda ilk uygulama: Telif hakkı Yelpaze mecmuasına ait olan bir resimli romanı yayınlayan Hürriyet gazetesi aleyhine dava açıldı.
1962 - Türkiye'de Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği kuruldu.
1962 - Kanada'da son kez bir mahkuma idam cezası uygulandı.
1964 - Che Guevara, New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda bir konuşma yaptı. Konuşma sırasında binaya dışarıdan havanla ateş edildi, faili bulunamadı.
1971 - İstanbul Televizyonu yayınlarını haftada iki günden dört güne çıkardı.
1972 - Genişletilmiş Komuta Konseyi, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Demokrat Parti'lilerin siyasi haklarının iadesine karşı olduğunu açıkladı.
1976 - Ankara Üniversitesi süresiz kapatıldı.
1976 - İstanbul'da Bebek Maksim Gazinosu yandı.
1977 - Yerel seçimler sonuçları: CHP 715, Adalet Partisi 710, MHP 58, Milli Selamet Partisi 46, Cumhuriyetçi Güven Partisi 7 ve bağımsızlar 171 belediye başkanlığı kazandılar.
1987 - Necatigil Şiir Ödülü Ahmet Oktay'a verildi. Şair ödülü, 'Yol Üstünde Semender' adlı yapıtıyla aldı.
1991 - Avrupa Birliği ülkeleri, 1999'un para birliği için son tarih olacağını açıkladı.
1993 - Türkiye'nin Bağdat Büyükelçiliği İdare Ataşesi Çağlar Yücel Bağdat'ta aracının içinde uğradığı silahlı saldırı sonucu şehit oldu.
1994 - Başbakan Tansu Çiller "Ne mutlu Türkiye vatandaşıyım diyene" dedi.
1994 - Tek yanlı olarak bağımsızlığını ilan eden Çeçenistan'a Sovyetler Birliği yüzlerce tank ve askerle girdi.
1997 - Susurluk olayı nedeniyle DYP milletvekilleri Mehmet Ağar ve Sedat Bucak'ın dokunulmazlıkları kaldırıldı.
1997 - Kyoto Protokolü imzaya açıldı
1999 - Avrupa Birliği Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi sona erdi. Sonuç belgesinde Türkiye'nin "adaylığı kesinleşti."
2001 - Çin Halk Cumhuriyeti, Dünya Ticaret Örgütü'ne katıldı.
2002 - Amerikan Temsilciler Meclisi ve Senatosu, istihbarat faaliyetlerinin eşgüdümünün daha iyi sağlanabilmesi için iç istihbarat örgütü kurulmasını tavsiye etti.
2004 - İstanbul Modern Sanat Müzesi açıldı.
2009 - Demokratik Toplum Partisi, Anayasa mahkemesi kararıyla kapatıldı.
 
Get our toolbar!
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
07.12.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010609114549
 
On Numara
04.12.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu03050608111315161922252629344142445166697477
 
Sayısal Loto
09.12.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020711283246
 
Şans Topu
06.12.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020510323401
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji