Özdemir, 'Bakliyatta Üretim Odaklı Yeni Politikalar Geliştirmeliyiz'

Ana Sayfa » Güncel » Tuz deposundan Taş Bina' ya -25... Abdullah Ayan yazdı

Tuz deposundan Taş Bina' ya -25... Abdullah Ayan yazdı

Kâh "Leyla' yı arayan adam" da olduğu gibi çocukluk sinemalarını anlatır , kâh "Renkli kurdeleler" öyküsünde Gülseren' i aramaya çıkar, kaybolup giden hayallerinde bıraktığı Mersin' i...

 
 
Tuz deposundan Taş Bina' ya -25... Abdullah Ayan yazdı

Geçen yıllarla depreşen sıla hasreti, 'Mersin sevdasına dönüşmekle kalmaz, kor olup tutuşturur İlyas Halil' in yüreğini.

Kâh "Leyla' yı arayan adam" da olduğu gibi çocukluk sinemalarını anlatır , kâh "Renkli kurdeleler" öyküsünde Gülseren' i aramaya çıkar, kaybolup giden hayallerinde bıraktığı Mersin' i...

Ve yıllarca süren suskunluğun ardından birbiri ardına sökün eder öykü kitapları. Çocukluktan ilk gençliğe, okul yıllarından Akkahve günlerine, sonrasında yaşadığı 'gönüllü sürgün' dönemine kadar tüm öykülerine, güneşi ve kokusuyla Mersin siner.

Leyla'lar, Neriman' ların yerini besteci Stavro' nun 40 yıl sonra aramaya çıktığı güzel Aysil alır bir başka öyküde:

"Yitirdiğim 40 yılı üç beş güne sığdırmak istiyorum. Köprülerin altından o kadar çok su akıp gitmiş ki... Dışarı çıktım. Hangi sokakta olduğumu toprağın kokusundan bulmaya çalıştım. Belediye süpürgecileri kızların yağmur üstü kokusunu alıp götürmüş. Ninelerin kimisi balkonda çorap örüyor, kimisi soğan soyuyordu mutfakta. Çok eskiden, kumru guguklarından, Japon güllerinden, kimin evi olduğunu gözüm kapalı bilirdim. Suna fulya kokar, Neriman kekik otu... Anası her güz turşusunu basardı...

"Denizin mırıltısını, yosun kokusunu izleyerek eski fener' den çarşıya doğru yürüdüm. Eski Konya Pazarı ile Kayseri Bakkaliyesi benimle yürüdü. Gümrük Meydanı' na gelince durduk. Dükkanlar eski yerini aldı. Konya Pazarı şaşırdı yerini. İskelenin ortasında bir ak boşluk... Simitçiye kızdım 'Hani' dedim, 'İskelenin martıları, bu ak boşlukta olmaları gerekirdi.' 'Martıların kırk yıl yaşadığını sanmıyorum' dedi simitçi."

...

Mersin, bizim için çay bahçesinde asma altı gölgeli masaydı. Liseli kızların geçmesini bekler, dünya dertlerinden uzak yeni demlenmiş gençliğimizi ağır ağır yudumlardık.

(...)

"Ben delikanlı... Mersin genç bir kadındı. Yaz yürümüştü dallarımıza... Bahçe ve ben aynı yaştaydık. Bahara yakalanmış iki hastaydık. Ateşimiz yüksek... Yüzümüz çiçek doluydu... Gece uyuyakalmış, renkler erken uyanmıştı o sabah. Sürünecek yapışacak çiçeklerini arıyorlardı. Doğa düzene giriyordu.

(...)

"Peki" dedim. "Neden döndün Mersin' e?"

"Yaseminlerin akşamüstü kokuları eksik kalmıştı sonatımda..." *

Bir başka öyküde her renge kucak açmış Mersin' in dışlanmış Romanlarına ve Romanların dramına getirecektir sözü:

"Kilisenin güvercinlerini ürkütüp uçuran sabah çanlarıyla uyanır, güllere rüzgârda yapraklarını nasıl sallayacağını öğretirdim. Bugenvilyelere arılar konunca nasıl kokacağını anlatırdım. Dişiydim ben... Delikanlılara kekik koklamasını öğrettim. Kekik koktuğum günler... Sonra kargalar üşüştü köyümüze. Damı gülden duvarları yaseminden evlerimizi yıktılar. Güneşi kuma gömdüler, yüzüm hep gölge... 'Sen çingenesin' dediler..."

***

Çingene kadının sesi kulağımda çınlıyor. Gerçekten o kız olabilir miydi?.. Çocukluk yıllarımdı... Kuşların henüz uçmayı beceremediği yıllar... Akdenizin bir köyünde, domates kızıl bir güneş doğmuştu o sabah. Ağustosböcekleri canhıraş oturuyordu. Vali konağının yanındaki arsadan bağırtılar duyuldu.

Zabıta memurları ateşe sürdükleri maşayla birini dağlıyordu. Sesler Çingenelerin oturduğu çardaklardan geliyordu. (...)

(...)

***

"Bendim" dedi. "O gün son olarak mavi gözlü ece, sarı saçlıydım. Son kez kemanı çalınca çöllerin kumu bitki vermiş, çiçek tutmuştu... Son kez yaşıt oğlanlar peşimden koşmuştu. Evimizin yıkıldığı gün şarkımın yarısını yitirdim. Notalar uçtu, gitti. O gün Çingene olmuştum.

"İyi bildin" dedi. "Evi yanan, on üç yaşında çocuklu ana, Çingene kızı bendim... Güneş doğmadan bir daha 'Güzelsin' dersen hani, yetmiş yılı unutmaya hazırım."**

Bir başka öyküde bu kez kurulmakta olan İsrail' e göçmeye hazırlanan Yahudi kızı Raşel' in elinden tutup dolaşır Mersin' i.

"(...)

Ertesi gün Raşel' le Fener' e yürüdük, İstasyon Mahallesi' nden Fener' e yol uzun. Yan yana yürümüyor, yüz yüze yürüyorduk sanki...

"Mersin güzel" dedim. "Gitme" dedim.

"Burada doğsaydım burada mutlu olmasını öğrenmiş olurdum" dedi. "Benim için mutluluk Hayfa' da. Bacaklarım istediği kadar uzayacak; elbise korkum olmayacak" (...)

***

Fener'e vardığımızda güneş tepedeydi. Dalgaların ucu yumurta ak... Raşel ayakkabılarını çıkardı, sulara koştu. "İlk kez üniformalı adamlardan korkmadan denizde ayaklarımı ıslatıyorum" dedi.

İkinci gün sebze pazarına gittik. Portakal küfelerine baktı, avucunda iki portakal. İspirto salıyordu yeşil yafalar. "Portakallar Raşel' in" dedi. Büyümek isteyen bir kızın haşarılığı tutmuştu.

Halin ağzında köylülerin satışa getirdiği sebze sepetlerinin önünde durduk. Taze nane demetleri... "Biliyor musun?" dedim. "Nane kokmazsa bu bitki, bahar gelmez Mersin' e. Güneş doğmaz sabahları. Tavuklar yumurtlamaz..."

(...)

***

Şimdi altmış yıl sonra Raşel, sabah etmediğim kahvaltım... Acılı gözlerini düşününce, yalnızlığım. Koşmak istediğim zaman, bacaklarımın inadı...

(...)

Nedense her tanıdığım kız Raşel' e benzedi uzun yıllar. Hep çocuk kaldık. Bir yanımız hep onaltı... Güzel onaltı... Kar onaltı...

(...)"***

* Güzel Aysil öyküsünden

**Köprüdeki Çingene kadın öyküsünden

*** Raşel öyküsünden

Üç öykü de 2006 yılında yayınlanan Agap Çiçeği kitabından alınmıştır.

Abdullah Ayan

 

Tuz deposundan taş binaya-1

Tuz deposundan taş binaya-2

Tuz deposundan taş binaya-3

Tuz deposundan taş binaya-4

Tuz deposundan taş binaya-5

Tuz deposundan taş binaya-6

Tuz deposundan taş binaya-7

Tuz deposundan taş binaya-8

Tuz deposundan taş binaya-9

Tuz deposundan taş binaya-10

Tuz deposundan taş binaya-11

Tuz deposundan taş binaya-12

Tuz deposundan taş binaya-13

Tuz deposundan taş binaya-14

Tuz deposundan taş binaya-15

Tuz deposundan taş binaya-16

Tuz deposundan taş binaya-17

Tuz deposundan taş binaya-18

Tuz deposundan taş binaya-19

Tuz deposundan taş binaya-20

Tuz deposundan taş binaya-21

Tuz deposundan taş binaya-22

Tuz deposundan taş binaya-23

Tuz deposundan taş binaya-24

 

 
 
14 Eylül 2017 Perşembe 09:55
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 804 bin kişi seyahate çıktıTrafiğe kayıtlı araç sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 22 218 945 oldu
Ocak ayı enflasyon rakamları belli olduKDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele Alındı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:30
  • Güneş05:28
  • Öğlen12:58
  • İkindi16:49
  • Akşam20:08
  • Yatsı21:50
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Akhisar Bld.Spor
0
0
0
0
0
2
Alanyaspor
0
0
0
0
0
3
Ankaragücü
0
0
0
0
0
4
Antalyaspor
0
0
0
0
0
5
Erzurum BB
0
0
0
0
0
6
Beşiktaş
0
0
0
0
0
7
Bursaspor
0
0
0
0
0
8
Fenerbahçe
0
0
0
0
0
9
Galatasaray
0
0
0
0
0
10
Göztepe
0
0
0
0
0
11
Kasımpaşa
0
0
0
0
0
12
Kayserispor
0
0
0
0
0
13
Konyaspor
0
0
0
0
0
14
Çaykur Rizespor
0
0
0
0
0
15
Sivasspor
0
0
0
0
0
16
Trabzonspor
0
0
0
0
0
17
Malatyaspor
0
0
0
0
0
18
Başakşehir
0
0
0
0
0
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1212 - İspanya Hristiyan krallıklarının Muhammad an-Nâsir komutasındaki müslümanları Las Navas de Tolosa savaşında yenmesi.
1394 - Fransa kralı VI. Charles Yahudilerin Fransa'dan kovulması için emir verdi.
1661 - Avrupa'da ilk banknot, Stockholms Banco adlı bir İsveç bankası tarafından bastırtılarak tedavüle verildi.
1782 - Wolfgang Amadeus Mozart'ın Saraydan Kız Kaçırma adlı operası ilk kez sahnelendi.
1880 - Dr. Emily Stowe, Kanada'nın ilk lisanslı kadın doktoru oldu.
1912 - Stokholm Olimpiyat'ları başlangıcı.
1935 - Dünyanın ilk parkmetresi Oklahoma City'de bir caddeye yerleştirildi.
1942 - Fransa'daki en büyük Yahudi tutuklanması: 12.884 Yahudi Auschwitz'e gönderilmek üzere tutuklandı.
1945 - Manhattan Projesi: Alamogordo, Yeni Meksika, Amerika Birleşik Devletleri yakınlarında ilk atom bombası denemesi Trinity testi yapıldı.
1965 - Fransa ve İtalya'yı birbirine bağlayan "Mont Blanc Tüneli" açıldı.
1969 - Apollo 11, Cape Kennedy uzay üssünden fırlatıldı.
1979 - Saddam Hüseyin, Irak devlet başkanı oldu.
1990 - Filipinler'de deprem: 1.450 ölü.
1994 - Shoemaker-Levy 9 kuyrukluyıldızının parçaları Jüpiter gezegenine çarptı.
1997 - İtalyan modacı Gianni Versace, Miami'deki evinin önünde Andrew Cunanan adlı bir Filipinli eşcinsel tarafından öldürüldü.
1999 - Eski ABD başkanı John F. Kennedy ve Jacqueline Kennedy Onassis'in oğulları John F. Kennedy, Jr.ın kullandığı küçük uçak Atlantik Okyanusu'na düştü. Kennedy, uçakta bulunan karısı ve baldızıyla birlikte hayatını kaybetti.
2005 - Irak'ın Musayyib kentinde bir intihar eylemcisi, kullandığı patlayıcı yüklü tanker kamyonu, benzinciye sürdü: 98 ölü, 100 yaralı.
2008 - Irak'ın Telafer kentindeki bir pazar yerinde, bomba yüklü bir araç infilâk etti: yedisi çocuk 11 kişi öldü, 90 kişi yaralandı
622 - Hicri takvimin başlangıcı.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
12.07.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu041216303848
 
On Numara
09.07.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu07142123253132373843444652536162697173757680
 
Sayısal Loto
14.07.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu010513202539
 
Şans Topu
11.07.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu172426333411
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji