Özdemir,'Pazar Bağımlılığı İhracatçılarımız İçin Büyük Bir Risk Oluşturuyor'

Ana Sayfa » Güncel » Tuz deposundan Taş Bina' ya -29 (Savaş yıllarında Mersin ve azınlıklar)... Abdullah Ayan yazdı

Tuz deposundan Taş Bina' ya -29 (Savaş yıllarında Mersin ve azınlıklar)... Abdullah Ayan yazdı

Mersin' in bir dönemine ayna tutan, soluduğu havayı yıllar sonra kaleme alarak günümüze taşıyan İlyas Halil, ikinci dünya savaşının zor yıllarını motif gibi süslediği hayli ayrıntılı cümlelerle 'Azınlıktan Rosa Nine' öyküsünde anlatır...

 
 
Tuz deposundan Taş Bina' ya -29 (Savaş yıllarında Mersin ve azınlıklar)... Abdullah Ayan yazdı

"Çocuk olduğum yıllar... Boyum ebegümeci boyu. Bilgim, yaşıma ancak eriyordu. Öğretmen Roza' nın bazen birilerinden duyup bize anlattığı masalları heyecanla dinlediğim günlerde, 'zaman' henüz çocuktu, emekliyordu. Öğretmen hanımın evi, bizim bahçenin arkasında. İki eşeğin zor geçeceği adsız ve daracık bir sokaktaydı. Sanki seksen yıl uzakta... Roza Nine' nin öykülerini dinlediğim günden bu yana yetmiş yıl daha geçti. Ama gerçeklerini yaprak altında, dalından koparılmamış salatalık kadar taze bulduğum için bu öyküyü daha önce duymuş olsanız da, anlatmamı hoş görün.

(...)

İkinci Dünya savaşı başlamak üzereydi. Mahallemiz, Akdeniz insanlarından yapılmış bir sebze çorbası. Kıbrıs domatesleri, Girit' ten patlıcanlar, Mısırlı mısırla hep aynı tencerede kaynıyorduk. Dört Babil dilinde dolaşan haberlere göre Avrupa' da durum oldukça karışıktı. Korku dolu, açlık yüklü kara bulutlar tepemizde toplanıyordu. Önümüz karanlıktı. Karanlıktan geliyorduk sanki. Ayrı ülkelerden, doludan yağmurdan kaçmış insanlarla doluydu mahallemiz. 154. ncü sokakta Kıbrıslı üç dört aile. Baskıdan, yoksulluktan geliyordu. Yanık mektebin çevresinde bir kaç Giritli evi. Evlerine kapanmış, kimselerle konuşmuyor, görmüyor, yaşamıyordu. Nane maydanoz kokularının başladığı sokakta, Mısır' dan geldiği söylenen fellah bahçeciler. Konuştuğu dil Arapçayı andırıyordu. Yörelerinde bekçi polis varken dilsizdi hapis korkusundan. Yahudi mahallesinde Kutsal Şabat karanlıktı, soğuktu. Mumsuz kara gecenin mırıltıları Tanrı' yı arıyordu.

**

Savaşın barut kokuları duyulmaya başlayınca, mahallenin Kıbrıs' lı Girit halkı, Nasrani (Hıristiyan) ve Fellah (Arap) yaşlıları kaplumbağa olup kabuklarına çekildiler. Duymadılar, görmediler, karanlıkta yaşadılar.

Yaşlılar gökyüzünden inen ilk su damlalarını görünce, çocuklarının yağmurda ıslanmalarını korkuyla beklediler.

Öğretmen Roza ve kocası Abu Vedii' nin iki göz odalı evi tılsımlı bir bahçenin içindeydi. Nineden dinlediğim Arapça çocuk tekerlemelerinde, peri masallarında meyvelerin tatlarını öğreneceğim yerde, değişik elmaların kokusunu, çileklerin rengini öğreniyordum. (...)

(...)

(...) "Muallime Roza" dedim, "dünyayı sel basıyor." Roza Nine gülümsedi. Ne gördüğümü biliyormuş gibi,

"Yelkenlileri gördün mü?" dedi. Pencereden bir daha baktım. Bahçenin ortasında iki yelkenli gördüm. Acayip insanlarla doluydu.

"Kim bu insanlar?" dedim.

"Bunlar geleceğin sürülmüş insanları dedi. "Gün gelecek bu bahçeye Kürtleri de sürecekler. Bu mahalle yağmur suyu ile dolduğu gibi, azınlıkla da dolacak. Ama burada çok durmayacaklar."

"Nereden biliyorsun?" dedim.

"Bir yerde azınlık azınlık olarak kalırsa, gün gelir bela başlar.

Bölüşecek ekmek küçülür, azınlık karınca olur. Kargaşalıkta üstüne basılır, ya ezilir, ya gerinir kaçar. Yakında ekmekler küçülecek. Kara günler geliyor. Alman Savaşı başladı, başlayacak."

**

"Peki," dedim. "sen buraya nasıl geldin?"

"Cebel denen bir ülkeden geldim" dedi. "Suların asude aktığı; rüzgârın, taşıyacak koku bulduğunda sevinçle estiği bir köyde uyandım hayata. Küçük bir kızdım. Dedemin dedesi bahçede çalışır, sebze meyve yetiştirirmiş.. Annemin ninesi el işi yaparmış. Komşu köyler bizim köyden daha büyüktü. Bizim tapınaklara benzemeyen tapınakları vardı. (...)

(...) Büyük dedem komşu bir köye akıl danışmaya gitti. (...)

(...) Kavmin başı Havaca Asinus, büyük dedeme "Abu Roza" dedi, "yağmurun yağdığını bilmek için sırılsıklam ıslanacak kadar beklemeye gerek yok. Halimize bak, neye benziyoruz. Bir zamanlar biz de sizin gibi insandık. Sonra, evet demekten humara (eşşeğe) döndük. Dostum vaktiniz varken kuzeye gidin. Silisya denen yerde bereketli bir boş ova var. Ovayı bulmak pek zor değil. Rüzgârın estiği günler murt kokusunu takip edin. Ak murt ülkesini kolayca bulursunuz. Tanrı insanlara "Kün" dediği zaman bu boş ovaya bakıyordu.. Gerçeğin gerçek ölçüsünü unutmadan, azınlık olmaktan kurtulmak için çiçek ülkesine gidin. Hakikatin yaşamadığı yerde hak bulamazsınız."*

**

Savaş tamtamlarının kulakları sağır ettiği çocukluk döneminden, Mersin' e yirmi dört yaşında bir genç olarak rastladığı yıllara geçecektir Halil, aynı kitabın bir başka öyküsünde:

"Bir gün kendime Mersin' de rastladım yine. Yıl 1954 idi. Mersin yirmi dört yaşında bir genç. Deniz mavi bir kız. Göğüsleri kıyıda iki ak köpük. Mart yeşil, nisan ılık bir ay olmuş. Dallarda çiçek. Haziran çiçeklerde koku olmuştu o yıl.

Mersin' de Demokrat Parti yılları... Deniz kazılıyor, taşlar taşınıyor; Mersin' e Koraltan limanı yapılıyordu.

Kentin otelleri, lokantaları yabancılarla dolmuş taşıyordu.

Hollandalılar liman, İtalyan şirketleri yol yapımı için gelmişti.

(...)"**

 

* Chagall Yıllarım (2007) kitabı "Azınlıktan Roza Nine" öyküsü..

** Chagall Yıllarım (2007) kitabı "Chagall Yıllarım" öyküsü

Abdullah Ayan

Tuz deposundan taş binaya-1

Tuz deposundan taş binaya-2

Tuz deposundan taş binaya-3

Tuz deposundan taş binaya-4

Tuz deposundan taş binaya-5

Tuz deposundan taş binaya-6

Tuz deposundan taş binaya-7

Tuz deposundan taş binaya-8

Tuz deposundan taş binaya-9

Tuz deposundan taş binaya-10

Tuz deposundan taş binaya-11

Tuz deposundan taş binaya-12

Tuz deposundan taş binaya-13

Tuz deposundan taş binaya-14

Tuz deposundan taş binaya-15

Tuz deposundan taş binaya-16

Tuz deposundan taş binaya-17

Tuz deposundan taş binaya-18

Tuz deposundan taş binaya-19

Tuz deposundan taş binaya-20

Tuz deposundan taş binaya-21

Tuz deposundan taş binaya-22

Tuz deposundan taş binaya-23

Tuz deposundan taş binaya-24

Tuz deposundan taş binaya-25

Tuz deposundan taş binaya-26

Tuz deposundan taş binaya-27

Tuz deposundan taş binaya-28

 

 
 
28 Eylül 2017 Perşembe 16:32
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:59
  • Güneş07:41
  • Öğlen12:48
  • İkindi15:20
  • Akşam17:35
  • Yatsı19:05
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
15
10
2
3
32
2
Başakşehir
15
9
3
3
30
3
Fenerbahçe
15
8
5
2
29
4
Trabzonspor
16
8
4
4
28
5
Beşiktaş
15
7
6
2
27
6
Kayserispor
15
7
6
2
27
7
Göztepe
15
8
3
4
27
8
Bursaspor
16
7
3
6
24
9
Sivasspor
16
7
2
7
23
10
Kasımpaşa
16
5
4
7
19
11
Akhisarspor
15
5
4
6
19
12
Aytemiz Alanyaspor
16
5
3
8
18
13
Malatyaspor
15
4
4
7
16
14
Osmanlıspor
15
4
2
9
14
15
Konyaspor
15
4
2
9
14
16
Antalyaspor
15
3
5
7
14
17
Gençlerbirliği
16
3
4
9
13
18
Karabükspor
15
2
2
11
8
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1399 - Avrupa'ya Moğol istilası başladı.
1586 - Japonya'nın 107. imparatoru Go-Yozei tahtına çıktı.
1637 - Japonya'da Shimabara isyanları başladı.
1777 - Fransa, ABD'yi ilk tanıyan devlet oldu.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
14.12.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051019203839
 
On Numara
11.12.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu05070811132122373843454647495157586163717879
 
Sayısal Loto
16.12.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu022138404144
 
Şans Topu
13.12.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu080911172306
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji