İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Açıklandı. Mersin'den 3 Firma Girdi

Ana Sayfa » Güncel » Tuz deposundan Taş Bina' ya -35... Abdullah Ayan yazdı

Tuz deposundan Taş Bina' ya -35... Abdullah Ayan yazdı

Sanatçı sadece duygularını yansıtmaz insanlara, gözlemleriyle döneminin tanıklığını ayna tutar gibi tarihe yansıtır aynı zamanda...İlyas Halil de bunu yapar öykülerinde. Yaşadığı dönem Mersinini her boyutuyla, acıları sevinçleri, sorunları, hüzünleri, ekonomik sosyal değişimleri, özetle hayatın kendisini anlatır.Kahramanları bugün de sokakta karşılaştığımız, her kesimden sade insanlarımız...Bir dönemin Mersin özeline ışık tutsa da, aslında ülkenin çalkantılı yıllarını da anlatır öykülerinde.

 
 
Tuz deposundan Taş Bina' ya -35... Abdullah Ayan yazdı

Sanatçı sadece duygularını yansıtmaz insanlara, gözlemleriyle döneminin tanıklığını ayna tutar gibi tarihe yansıtır aynı zamanda...

İlyas Halil de bunu yapar öykülerinde. Yaşadığı dönem Mersinini her boyutuyla, acıları sevinçleri, sorunları, hüzünleri, ekonomik sosyal değişimleri, özetle hayatın kendisini anlatır.

Kahramanları bugün de sokakta karşılaştığımız, her kesimden sade insanlarımız...

Bir dönemin Mersin özeline ışık tutsa da, aslında ülkenin çalkantılı yıllarını da anlatır öykülerinde.

Örnek mi?

1950' de başlayan Demokrat Partili dönemin parlak ekonomik döneminin sona erişi...

1957' de dar ve yoksul kesimlerin yeniden ikinci dünya savaşı yıllarını andıran karaborsa dönemine dönüşü.

Döviz yokluğu, enflasyon derken gazdan beze, ilaçtan ekmeğe tüm ürünlerin raflardan tezgah altına inişiyle gelen uzun kuyruklar...

İyisi mi sözü dönemin tanığına, Halil' e bırakmak...

'Yedi Uyurlar' öyküsünde bakın nasıl anlatır o dönemi:

"Nuri Abaç' ın mimar, Haşmet Akal' ın züğürt lise resim hocası, Osman Özeren' in yufka yürekli binbaşı, Celal Çumralı' nın dalgın yargıç, benim de zil zurna âşık olduğum tılsımlı bir yıldı. Mersin, Akdeniz' in kıyısında, geleceğinden habersiz bir yasemin bahçesi.

Her yıl nisan ayının ortasında bir esinti dağ yamacını kaplayan portakal limon bahçelerinden çiçek kokularını kente taşır, gençlerin kanını ateşe verirdi.

O bahar, dağdan erimiş kar suları gibi şarkı söyleyerek akıp gidiyorduk. Birden nereden geldiği belli olmayan kara bir bulut gökyüzünü kapladı. Kötü bir fırtına koptu. Ağzımızın tadı kaçtı.

Yıl, tüketim mallarının yok olduğu 1957 yılı. Adını daha önce duymadığımız bir hastalık ortalığı kırıp geçiriyordu. Gazeteler, gemi azıya almış bir enflasyondan söz ediyorlardı. Anladığımız kadarıyla enflasyon, malların kanat takıp kuş gibi uçmasını deniyordu. Akkahve' de her gün muntazam buluşan üç beş ressam ve yazar enflasyona benziyorduk. Nuri, Pozcu' nun portakal bahçelerini parsellemiş, yeni bir kentin kanatlanmasını bekliyordu. Haşmet lise öğretmenlerinin maaşlarının artacağını ümit ediyordu. Ben zil zurna aşkıma bir kanat yakıştırmaya çabalıyordum.

Mersin' li üç beş şairin kanat takıp uçması yetmezmiş gibi, bir gece gökyüzünden inler cinler inmiş, dükkanlarda depolarda ne kadar ithal malı varsa alıp götürmüştü. Çiçeklerin nazla açtığı bir sabah uyandığımızda dükkânları tam takır kuru bakır boş bulduk. Mağazalar, hamamdan ıslak kaçan çocuk gibi dal yaprak çıplaktı. Bir günde elli yıl yaşlanan eczacı babam "işler kötü" dedi. Hastalık çok, ilaç yok. Başı ağrıyan aspirin bile bulamayacak. Hastaya ne vereceğiz bilmiyorum."

Ertesi gün sağlık müdürü eczacıları toplamış, "Hastaya ilaç yok diyemezsiniz" demişti. "İsterseniz ilaç olarak hastaya tuzlu su verin. Ama boş çevirmeyin. Vücut kendi kendini tedavi eder. İlaç yok derseniz yaşlıların, hastaların morali çöker. Öleceği yoksa bile adam ölür gider." *

Yok olan ithal mallarının yanı sıra şimdi de yerli malı yapı malzemeleri ve giyim eşyası da kayıplara karıştı. Çok geçmeden et, zeytin, patates yok oldu. Kayseri Bakkaliyesinde peynir almak isteyen gümrük müdürü Nusret Bey' in sesi hâlâ kulağımda. "Kardeşim" diye bağırıyordu. "Haydi ithal mallarının bulunmamasını, ilaçların piyasadan çekilmesini az çok anlıyorum. Ulan peynir dediğin, sütten yapılır.. Memleketin salak inekleri grevde mi yoksa? Alçak ineklerin sütü nereye gitti?" "Bilmem" dedi bakkal. "Kırlarda otlayan ineklerin süt verip vermediğini nasıl takip edebilirim?"

Bakkal sonunda gümrük müdürüne acıdı; yarım kilo peynir sarıp verdi.

(...)" **

* Demokrat Partinin 1950' de iktidar oluşuyla başlayan ekonomik hareketlilik ve ABD desteğiyle sağlanan tarımda makineleşme, alt yapı, baraj gibi yatırımlarla gelen büyüme 1950-54 arasında deyim yerindeyse patladı. Cumhuriyet tarihi boyunca ne önce ne de sonra yanına yaklaşılması bile imkansız yıllık %13 gibi bir büyüme sağlandı. Büyümede temel etken makineleşme sayesinde rekorlar kırılan tarım ve tarımda başlayan modernleşmedir.

Dört yıllık büyümenin ardından önce duraklama ardından gerileme başladı.

Dış kaynaklar 1955' dan sonra azalmaya, ülkenin bütçe dengeleri açık vermeye başladı. Açık para basarak kapatılmaya çalışılınca enflasyon patladı. Ardından döviz yokluğuyla önce ithal mallar yok oldu, ardından zaruri ihtiyaç maddeleri hatta yaşamın olmazsa olmazı temel gıda ürünleri bile tezgah altına indi, karaborsa hortladı.

O yılın gazetelerinden bir kaç örnek tabloyu anlatmaya yetecektir:

"İstanbul Diş Hekimliği Fakültesinde ameliyat ipliği bulunmaması nedeniyle sadece acil hastalara bakılırken, ipliği getiren hastanın ameliyatı yapılıyor. Hastadan getirmesi istenen bir tek sap ameliyat ipliği karaborsada 460 liradan satılıyor. Öğretim üyelerinden biri durumu şöyle anlatıyor: "2 yıldır ameliyat ipliği sıkıntısı çekiyoruz. Hastanın bu kadar süre beklemeye tahammülü yok. Piyasadan temin edemediğimiz malzemeleri hastanın kendisinden istiyoruz. Böylece bir ameliyat için getirilen malzemeyle bir kaç hasta daha tedavi ediliyor."

- Milliyet gazetesinin birinci sayfasında İstanbul' da çekilen ve sonu görünmeyen binlerce kişilik kuyruk fotoğraf yer alıyor, altındaki haberin başlığı ise "kuyruktan yürünecek yer kalmadı. Et Balık Kurumu sözünü tutmadı. Hani Et Satış Mağazası açılacaktı?" manşetinden oluşmakta.

- Mersin' den Şubat 1957 haber ise şöyle: "Mersin Vilayeti ihtiyacına tahsis edilen 150 ton inşaat demiri şehrimize gelmiş bulunmaktadır. Resmi dairelerin, teşekküllerin ve hususi şahısların ihtiyaçlarını bir yazı ve dilekçe ile Vilayet makamına bildirmeleri lazımdır. " (Yeni Mersin 13 Şubat 1957)

"Elinde pamuk bulunduranlar stoklarını bir beyanname ile iki gün içinde Vilayete bildirecek. Pamuğun her türlü devri, temliki ve bir yerden başka yere nakli yasaklandı. " (19 Kasım 1957)

- Ve ülkenin içinde bulunduğu durumu yansıtan bildiri: "Valiler Vilayetleri hudutları dahilinde lüzum görecekleri gıda maddeleri hakkında gerekli bütün malumatı istemeye, alakalılardan beyanname almaya, arama yapmaya ve bunların mevcudunu tespite, gıda maddelerinin ihtiyaçtan fazlasının stok edilmesine karşı lüzumlu tedbirleri almaya ve imal ve istihsalinden sonra müstehlike (tüketiciye) kadar intikalini tanzim maksadıyla her türlü tedbiri almaya yetkili kılınmışlardır" (19 Kasım 1957)

- Bir de her türlü ürüne narh koyma merakı var o kuyruk günlerinde.. Örneğin Zeytinyağı fiyatının 450 kuruş olarak değerlendirildiği ve elinde zeytinyağı bulunduranların stoklarıyla ilgili 2 gün içinde beyanname vermeleri, bu süre içinde her ne hal olursa olsun, bu yağların başkasına devrinin, naklinin ve temlikinin yasaklandığına dair 21 Kasım 1957 tarihli Ticaret Bakanlığı tebliği buna iyi bir örnek.

 

** İlyas Halil Plaza Dona Elvira (2009) kitabı, Yedi Uyurlar öyküsünden

 

 Abdullah Ayan

Sanatçı sadece duygularını yansıtmaz insanlara, gözlemleriyle döneminin tanıklığını ayna tutar gibi tarihe yansıtır aynı zamanda...

İlyas Halil de bunu yapar öykülerinde. Yaşadığı dönem Mersinini her boyutuyla, acıları sevinçleri, sorunları, hüzünleri, ekonomik sosyal değişimleri, özetle hayatın kendisini anlatır.

Kahramanları bugün de sokakta karşılaştığımız, her kesimden sade insanlarımız...

Bir dönemin Mersin özeline ışık tutsa da, aslında ülkenin çalkantılı yıllarını da anlatır öykülerinde.

Örnek mi?

1950' de başlayan Demokrat Partili dönemin parlak ekonomik döneminin sona erişi...

1957' de dar ve yoksul kesimlerin yeniden ikinci dünya savaşı yıllarını andıran karaborsa dönemine dönüşü.

Döviz yokluğu, enflasyon derken gazdan beze, ilaçtan ekmeğe tüm ürünlerin raflardan tezgah altına inişiyle gelen uzun kuyruklar...

İyisi mi sözü dönemin tanığına, Halil' e bırakmak...

'Yedi Uyurlar' öyküsünde bakın nasıl anlatır o dönemi:

"Nuri Abaç' ın mimar, Haşmet Akal' ın züğürt lise resim hocası, Osman Özeren' in yufka yürekli binbaşı, Celal Çumralı' nın dalgın yargıç, benim de zil zurna âşık olduğum tılsımlı bir yıldı. Mersin, Akdeniz' in kıyısında, geleceğinden habersiz bir yasemin bahçesi.

Her yıl nisan ayının ortasında bir esinti dağ yamacını kaplayan portakal limon bahçelerinden çiçek kokularını kente taşır, gençlerin kanını ateşe verirdi.

O bahar, dağdan erimiş kar suları gibi şarkı söyleyerek akıp gidiyorduk. Birden nereden geldiği belli olmayan kara bir bulut gökyüzünü kapladı. Kötü bir fırtına koptu. Ağzımızın tadı kaçtı.

Yıl, tüketim mallarının yok olduğu 1957 yılı. Adını daha önce duymadığımız bir hastalık ortalığı kırıp geçiriyordu. Gazeteler, gemi azıya almış bir enflasyondan söz ediyorlardı. Anladığımız kadarıyla enflasyon, malların kanat takıp kuş gibi uçmasını deniyordu. Akkahve' de her gün muntazam buluşan üç beş ressam ve yazar enflasyona benziyorduk. Nuri, Pozcu' nun portakal bahçelerini parsellemiş, yeni bir kentin kanatlanmasını bekliyordu. Haşmet lise öğretmenlerinin maaşlarının artacağını ümit ediyordu. Ben zil zurna aşkıma bir kanat yakıştırmaya çabalıyordum.

Mersin' li üç beş şairin kanat takıp uçması yetmezmiş gibi, bir gece gökyüzünden inler cinler inmiş, dükkanlarda depolarda ne kadar ithal malı varsa alıp götürmüştü. Çiçeklerin nazla açtığı bir sabah uyandığımızda dükkânları tam takır kuru bakır boş bulduk. Mağazalar, hamamdan ıslak kaçan çocuk gibi dal yaprak çıplaktı. Bir günde elli yıl yaşlanan eczacı babam "işler kötü" dedi. Hastalık çok, ilaç yok. Başı ağrıyan aspirin bile bulamayacak. Hastaya ne vereceğiz bilmiyorum."

Ertesi gün sağlık müdürü eczacıları toplamış, "Hastaya ilaç yok diyemezsiniz" demişti. "İsterseniz ilaç olarak hastaya tuzlu su verin. Ama boş çevirmeyin. Vücut kendi kendini tedavi eder. İlaç yok derseniz yaşlıların, hastaların morali çöker. Öleceği yoksa bile adam ölür gider." *

Yok olan ithal mallarının yanı sıra şimdi de yerli malı yapı malzemeleri ve giyim eşyası da kayıplara karıştı. Çok geçmeden et, zeytin, patates yok oldu. Kayseri Bakkaliyesinde peynir almak isteyen gümrük müdürü Nusret Bey' in sesi hâlâ kulağımda. "Kardeşim" diye bağırıyordu. "Haydi ithal mallarının bulunmamasını, ilaçların piyasadan çekilmesini az çok anlıyorum. Ulan peynir dediğin, sütten yapılır.. Memleketin salak inekleri grevde mi yoksa? Alçak ineklerin sütü nereye gitti?" "Bilmem" dedi bakkal. "Kırlarda otlayan ineklerin süt verip vermediğini nasıl takip edebilirim?"

Bakkal sonunda gümrük müdürüne acıdı; yarım kilo peynir sarıp verdi.

(...)" **

* Demokrat Partinin 1950' de iktidar oluşuyla başlayan ekonomik hareketlilik ve ABD desteğiyle sağlanan tarımda makineleşme, alt yapı, baraj gibi yatırımlarla gelen büyüme 1950-54 arasında deyim yerindeyse patladı. Cumhuriyet tarihi boyunca ne önce ne de sonra yanına yaklaşılması bile imkansız yıllık %13 gibi bir büyüme sağlandı. Büyümede temel etken makineleşme sayesinde rekorlar kırılan tarım ve tarımda başlayan modernleşmedir.

Dört yıllık büyümenin ardından önce duraklama ardından gerileme başladı.

Dış kaynaklar 1955' dan sonra azalmaya, ülkenin bütçe dengeleri açık vermeye başladı. Açık para basarak kapatılmaya çalışılınca enflasyon patladı. Ardından döviz yokluğuyla önce ithal mallar yok oldu, ardından zaruri ihtiyaç maddeleri hatta yaşamın olmazsa olmazı temel gıda ürünleri bile tezgah altına indi, karaborsa hortladı.

O yılın gazetelerinden bir kaç örnek tabloyu anlatmaya yetecektir:

"İstanbul Diş Hekimliği Fakültesinde ameliyat ipliği bulunmaması nedeniyle sadece acil hastalara bakılırken, ipliği getiren hastanın ameliyatı yapılıyor. Hastadan getirmesi istenen bir tek sap ameliyat ipliği karaborsada 460 liradan satılıyor. Öğretim üyelerinden biri durumu şöyle anlatıyor: "2 yıldır ameliyat ipliği sıkıntısı çekiyoruz. Hastanın bu kadar süre beklemeye tahammülü yok. Piyasadan temin edemediğimiz malzemeleri hastanın kendisinden istiyoruz. Böylece bir ameliyat için getirilen malzemeyle bir kaç hasta daha tedavi ediliyor."

- Milliyet gazetesinin birinci sayfasında İstanbul' da çekilen ve sonu görünmeyen binlerce kişilik kuyruk fotoğraf yer alıyor, altındaki haberin başlığı ise "kuyruktan yürünecek yer kalmadı. Et Balık Kurumu sözünü tutmadı. Hani Et Satış Mağazası açılacaktı?" manşetinden oluşmakta.

- Mersin' den Şubat 1957 haber ise şöyle: "Mersin Vilayeti ihtiyacına tahsis edilen 150 ton inşaat demiri şehrimize gelmiş bulunmaktadır. Resmi dairelerin, teşekküllerin ve hususi şahısların ihtiyaçlarını bir yazı ve dilekçe ile Vilayet makamına bildirmeleri lazımdır. " (Yeni Mersin 13 Şubat 1957)

"Elinde pamuk bulunduranlar stoklarını bir beyanname ile iki gün içinde Vilayete bildirecek. Pamuğun her türlü devri, temliki ve bir yerden başka yere nakli yasaklandı. " (19 Kasım 1957)

- Ve ülkenin içinde bulunduğu durumu yansıtan bildiri: "Valiler Vilayetleri hudutları dahilinde lüzum görecekleri gıda maddeleri hakkında gerekli bütün malumatı istemeye, alakalılardan beyanname almaya, arama yapmaya ve bunların mevcudunu tespite, gıda maddelerinin ihtiyaçtan fazlasının stok edilmesine karşı lüzumlu tedbirleri almaya ve imal ve istihsalinden sonra müstehlike (tüketiciye) kadar intikalini tanzim maksadıyla her türlü tedbiri almaya yetkili kılınmışlardır" (19 Kasım 1957)

- Bir de her türlü ürüne narh koyma merakı var o kuyruk günlerinde.. Örneğin Zeytinyağı fiyatının 450 kuruş olarak değerlendirildiği ve elinde zeytinyağı bulunduranların stoklarıyla ilgili 2 gün içinde beyanname vermeleri, bu süre içinde her ne hal olursa olsun, bu yağların başkasına devrinin, naklinin ve temlikinin yasaklandığına dair 21 Kasım 1957 tarihli Ticaret Bakanlığı tebliği buna iyi bir örnek.

 

** İlyas Halil Plaza Dona Elvira (2009) kitabı, Yedi Uyurlar öyküsünden

 

Abdullah Ayan

Tuz deposundan taş binaya-1

Tuz deposundan taş binaya-2

Tuz deposundan taş binaya-3

Tuz deposundan taş binaya-4

Tuz deposundan taş binaya-5

Tuz deposundan taş binaya-6

Tuz deposundan taş binaya-7

Tuz deposundan taş binaya-8

Tuz deposundan taş binaya-9

Tuz deposundan taş binaya-10

Tuz deposundan taş binaya-11

Tuz deposundan taş binaya-12

Tuz deposundan taş binaya-13

Tuz deposundan taş binaya-14

Tuz deposundan taş binaya-15

Tuz deposundan taş binaya-16

Tuz deposundan taş binaya-17

Tuz deposundan taş binaya-18

Tuz deposundan taş binaya-19

Tuz deposundan taş binaya-20

Tuz deposundan taş binaya-21

Tuz deposundan taş binaya-22

Tuz deposundan taş binaya-23

Tuz deposundan taş binaya-24

Tuz deposundan taş binaya-25

Tuz deposundan taş binaya-26

Tuz deposundan taş binaya-27

Tuz deposundan taş binaya-28

Tuz deposundan taş binaya-29

Tuz deposundan taş binaya-30

Tuz deposundan taş binaya-31

Tuz deposundan taş binaya-32

Tuz deposundan taş binaya-33

Tuz deposundan taş binaya-34

 

 
 
26 Ekim 2017 Perşembe 12:37
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 804 bin kişi seyahate çıktıTrafiğe kayıtlı araç sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 22 218 945 oldu
Ocak ayı enflasyon rakamları belli olduKDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele Alındı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:33
  • Güneş05:30
  • Öğlen12:58
  • İkindi16:49
  • Akşam20:06
  • Yatsı21:48
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Akhisar Bld.Spor
0
0
0
0
0
2
Alanyaspor
0
0
0
0
0
3
Ankaragücü
0
0
0
0
0
4
Antalyaspor
0
0
0
0
0
5
Erzurum BB
0
0
0
0
0
6
Beşiktaş
0
0
0
0
0
7
Bursaspor
0
0
0
0
0
8
Fenerbahçe
0
0
0
0
0
9
Galatasaray
0
0
0
0
0
10
Göztepe
0
0
0
0
0
11
Kasımpaşa
0
0
0
0
0
12
Kayserispor
0
0
0
0
0
13
Konyaspor
0
0
0
0
0
14
Çaykur Rizespor
0
0
0
0
0
15
Sivasspor
0
0
0
0
0
16
Trabzonspor
0
0
0
0
0
17
Malatyaspor
0
0
0
0
0
18
Başakşehir
0
0
0
0
0
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1870 - Fransa, Prusya'ya savaş ilan etti.
1912 - Yaklaşık 190 kg ağırlığında bir meteor, Navajo County-Arizona semalarında infilak etti ve parçalar kentin üzerine yağdı.
1933 - Denizli-Çivril'deki 5.7 büyüklüğündeki depremde 20 kişi öldü.
1940 - II. Dünya Savaşı: İtalyan hafif kruvazörü battı: 121 kişi öldü.
1948 - Millet Partisi kuruldu.
1954 - Elvis Presley, ilk albümü That's All Right Mama'yı çıkardı.
1967 - Boeing 727 tipi bir yolcu uçağı ile bir Cessna-310, Hendersonville, Kuzey Karolina üzerinde havada çarpıştı: 82 kişi öldü.
1979 - Sandinista gerillaları, Nikaragua'daki ABD destekli Somoza hükümetini devirdi.
1980 - 1980 Yaz Olimpiyatları, Moskova'da başladı. Sovyetlerin Afganistan'ı işgalini protesto eden pek çok ülke olimpiyatlara katılmadı.
1985 - İtalya'da Val di Stava barajı çöktü: 268 kişi öldü.
1987 - Mehmet Terzi, San Francisco Maratonu'nu kazandı.
1989 - DC-10 tipi bir ABD yolcu uçağı Sioux City-Iowa'ya acil iniş yaptığı sırada düştü: 296 yolcudan 112'si öldü.
1991 - ABD Başkanı George Bush, resmi bir ziyaret için Türkiye'ye geldi.
1993 - Van'ın Bahçesaray ilçesi Sündüz Yaylası'na saldıran teröristler, 15 çocuk ile 9 kadını öldürdü.
1993 - İSKİ Genel Müdürü Ergun Göknel, yolsuzluk iddiasıyla görevden alındı.
1996 - 1996 Yaz Olimpiyatları, Atlanta-Georgia'da başladı.
2002 - Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Yekta Güngör Özden, Cumhuriyetçi Demokrasi Partisi'ni (CDP) kurdu.
2009 - Türkiye'de Tüm Lokanta , Meyhane vb. kapalı alanlarda sigara yasağı uygulaması başladı.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
12.07.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu041216303848
 
On Numara
16.07.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu03050810111213151617212434374146515657636667
 
Sayısal Loto
18.07.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu012526353848
 
Şans Topu
18.07.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu081416283110
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji