Abdullah Özdemir,'Bakliyatta çözüm üretimi artırmaktan geçiyor'

Ana Sayfa » Güncel » Tuz deposundan Taş Bina' ya -36... Abdullah Ayan yazdı

Tuz deposundan Taş Bina' ya -36... Abdullah Ayan yazdı

Karaborsa ve kuyruklar yılına tanıklık eder de, mizah seven Halil hayatın gerçeği yanında hayalleri yazmaz mı? Öylesine bir "hal ve hayal" dir ki kaleme aldığı, karaborsanın azdığı, kuyrukların uzadığı 1957' den bir anda 2001 Mersin' ine geçer ve geçerken kırk dört yıl içinde kentleşme gelen yabancılaşmayı, enflasyon karşısında paranın eriyen değerini; kâh güldüren, çoğu zaman da hüzünlendiren o kendine özgü diliyle anlatır. Anlatırken de gelecekte bir dönem Mersinini araştıracak, yazacak olanlara tarif edilemez değerde miras bırakır.

 
 
Tuz deposundan Taş Bina' ya -36... Abdullah Ayan yazdı

Karaborsa ve kuyruklar yılına tanıklık eder de, mizah seven Halil hayatın gerçeği yanında hayalleri yazmaz mı?

Öylesine bir "hal ve hayal" dir ki kaleme aldığı, karaborsanın azdığı, kuyrukların uzadığı 1957' den bir anda 2001 Mersin' ine geçer ve geçerken kırk dört yıl içinde kentleşme gelen yabancılaşmayı, enflasyon karşısında paranın eriyen değerini; kâh güldüren, çoğu zaman da hüzünlendiren o kendine özgü diliyle anlatır. Anlatırken de gelecekte bir dönem Mersinini araştıracak, yazacak olanlara tarif edilemez değerde miras bırakır.

"Yedi Uyurlar" öyküsünden okumayı sürdürelim:

"(...)

O haziran ayı Mersin panik içindeydi. Katolik Kilisesinde başlayan ve Pozcu bahçelerinde biten minik şehir uykusuz ve huzursuzdu. Turunçların kokusu ossuruk çiçeklerini kokusunu andırıyordu. Ak yaseminler lokomotif ateşçisinin yüzü gibi kapkaraydı. Kilise çanları çalmıyor adeta zangırdıyordu. Yükselen fiyatların yanı sıra ekmeklerin de boyu küçülmüştü. Durum böyle devam ederse yakında ekmeği aspirin gibi yutacağız diyordu Halk Partisi Başkanı. İşlerin böyle yürümesine olanak yoktu. Yapılacak ilk seçimde Demokratlar kaybedecekti. Bu kara günlere çare bulmak gerekiyordu.

Bir gece belediye başkanı, kentin dertlerine çare bulmak için, mahalle muhtarlarını topladı. Fransızlara karşı çete savaşı vermiş Muhtar Hüseyin "bana öyle geliyor ki" dedi, "Yahudi Yakup bize yardımcı olabilir. Bunlar zorluklarla savaşmasını bilen insanlar." O gece belediye Başkanı Yakup' u yatağından zorla kaldırıp apar topar toplantıya getirtti. Yakup problemin ne olduğunu anlayınca, "Merak edecek bir şey yok" dedi. "Başınıza gelenler her ülkenin başına gelmiştir. Halkın ilgisini başka yöne çekmek, halkı oyalayacak yeni bir uğraşı bulmak gerek." Kiremithane Mahallesi muhtarı Abdüllatif "ne yapabiliriz ki..." dedi. Bahçe Mahallesi muhtarı "Duyduğuma göre" dedi, "Atatürk Caddesinde, sahilde tıknaz Anya adında bir kız oturuyor. Ak bacaklı, gül memeli bir kızmış. Yaz aylarında her sabah mayosunu giyer denize girermiş. Kızın bacakları halkımıza günlük dertlerini unutturabilir. Gençlerin güzelliğe değer vermesini teşvik etmeliyiz."* Belediye Başkanının gözleri parladı. "Haklısınız beyler" dedi. Çok geçmeden şehir gazetelerinde çıplak kadın resimleri görünmeye başladı. O günün şairleri aşkla ilgili şiirler düzdüler. Ve böylece kenti bir yaz sevdası sardı.

İlk elde tuhafiyeci, manifaturacı, berber ve kasap çırakları Anya' nın güzel gözlerine vuruldu. Kaşlarının altında göz değil sanki arı konmuş iki çiçek vardı... Daha sonra ayakkabı boyacıları, seyyar satıcılar genç kızın bacaklarının süt kaymağına benzediğini gördüler. Belediye memurları, temizlik işçileri kızın gül memelerine tutulmuştu. Az sonra muhasebecilerin, doktorların gözü Anya' nın iştah açan kalçalarına takıldı. Bahçe Mahallesinden Ahmet ve Hamit kardeşler, Lazkiye Mahallesinden Mado, Mahmudiye' den Fedai Ahmet, Arabacı Cemil, Kuruyemişçi Nedim, Tatlıcı Ali, Anya' nın saçlarına vurulmuştu.

İşte böyle güneş batımına yakın bir saatte Anya' nın evinin önü bayram yerine dönerdi. Gazoz satıcıları, dondurmacılar, mısır kızartanlar, toplanan halka gazoz-dondurma satardı. Kentin delikanlıları kıza aşık olunca, sevgili bulamayan yerli kızlar da Yakışıklı Hayri' yi baştan çıkarmaya karar verdiler. Yeni dul kalmış kadınlar, kocasından hoşnut olmayanlar, koca bulamayan kızlar Yakışıklı' ya askıntı oldu. Böylece kent ikiye bölündü. Bir mahallede Anya, ötekinde Hayri hüküm sürüyordu. Bu işe en çok muhtarlar, belediye başkanı ve iktidar partisinin başkanı sevindi. Daha sonra hırsızlığın, kavgaların azaldığını gören emniyet müdürü, polis müdürü ve vali sevinenlerin arasına katıldı. (...)

(...)

(...) Güneş gökyüzünde kuyruğu suya değen yuvarlak bir uçurtmaydı. Koruluğun içinde büyük bir topluluk Anya' yı bekliyordu az ileride, genç kadınlar ise Yakışıklı Hayri' yi gözlüyordu. Pazar Caddesi, Yoğurt Pazarı fin fin ötüyordu. Belediyede Elektrik ve Su İşletmelerinde işler tümden durmuştu. Bir süredir kentte işler yavaşlamıştı. Çarklar ters dönüyordu. Berberler saçları kötü kesiyor, terziler elbiseleri iyi dikemiyordu. Ters giden işler yüzünden dükkân sahipleri kalfalara, kalfalar çıraklara kızıyordu. (...)

(...)

Ertesi sabah uyandığımızda aradan kırk dört yıl geçmişti. Kent yeniden canlanıyor, baştan doluyordu. Müftü Köprüsü' nden Atatürk Caddesi' ne doğru bir yaşlılar kolu ilerliyordu. Sırtlarında modası geçmiş, iyice eskimiş giysiler vardı. Yörelerine şaşkın bakıyorlardı. En önde emlak vergisi yüzünden yıllar önce kaybolmuş Vitali Amca vardı. Yaşlı tüccarı kimse tanımadı. "Nereden geliyorsun?" diye soranlara "Yedi Uyurlar Mağarası' ndan" diye karşılık veriyordu. Vitali' nin arkasında Aşkale' de taş kıran, kazma sallayan Rumlar vardı. Daha arkada Anya' nın şimdi artık yaşlanmış sevgilileri... Kafile yavaş yavaş Gümrük Meydanı' na yürüdü. Meydanda durdular tüketim eşyasıyla dolu mağazalara şaşkınlıkla baktılar. Anya' ya ilk aşık olan Kuruyemişçi Nedim kenti tanımayınca "Hangi ülkedeyiz?" diye sordu. Giyim eşyası satan mağazanın sahibi duyunca güldü, ama karşılık vermedi. Başka bir yaşlı yiyecek almak için yüz lira bozdurmak istedi. Çarşı halkı kahkahayı bastı. Kırk dört yıldır kentten uzakta kalmış yaşlılar "Çok şükür Tanrı' ya" dediler. "Arkadaşlar gülmesini unutmadınız... Mutlu olmasını biliyorsunuz. Yedi Uyurlar Mağarası' nda geçirdiğimiz onca yıl boşa gitmedi."

(...)**

* Yönetimlerin cinselliği ekonomik krizlerde silah olarak kullandığı tartışmalarını sosyologlara bırakmalı diye düşünürüm ama 1957 gazete arşivlerini tararken gözüme çarpan ve o döneme ilişkin ipuçlarını da içeren bir haberi aktarayım istedim. İlki bir dönem sinema ve sahnelerinin efsane kadını Özcan Tekgül' ün Mersin' de başına gelenler... 22 Aralık 1957 tarihli Yenimersin gazetesinden birlikte okuyalım:

"Evelki gece şehrimiz Halkevinde striptiz yaparken müstehcen hallerde bulunduğu iddiasıyla dansöz Özcan Tekgül tevkif edildi. Geceyi Mağazalar Karakolunda geçiren dansöz çıkarıldığı mahkemece serbest bırakıldı" Buraya kadar olağan bir haber akışı var. Ama iş detaylara gelince, dönemle ilgili İlyas Halil gözlemlerinin isabetini ortaya koyan hayli ilginç tespitler dikkat çekmekte.. İşte o haberden bazı kesitler:

"Halkevi sinema salonu hıncahınç dolu. En ön sıralardan kapı aralıklarına kadar seyirci dolu. Yer bulamayanlar ayakta. Seyirciler arasında serpilmiş vaziyette dürbünlü seyirciler de var. Alkış, tempolar, ıslıklar, iç geçirmeler derken Özcan Tekgül bu defa striptiz yapmaya başladı. Soyundukça seyircilerde kıpırdanmalar, iç çekmeler başlıyordu. Son safhaya geldiği zaman oyununa Emniyet ahlak zabıtasınca müdahale edildi, hakkında gerekli muamele yapıldı. Emniyet memurlarınca halkın tahaccümüne (hücumuna) karşı muhafaza edilerek Mağazalar Karakoluna götürülen dansöz geceyi orada geçirdi."

Haber bu kadarla kalsa iyi...

Bir de mahkeme safhası ve duruşmada Tekgül' ün mahkemeye delil olarak sunduğu sütyeni ile ilgili detaylar bile var:

"Mersin Asliye Ceza Mahkemesinde ilk duruşmasına başlanan Özcan Tekgül ve iki avukatı oyunun müstehcen olmadığını söylediler. Kalabalık meraklı kitlesinin takip ettiği davada Tekgül sakin bir şekilde şahitleri dinledi. Bir gece evvel striptiz yaptığı pullu ufak sütyeni mahkemeye tevdi etti, resimlerini havi gazeteleri getirtti ve mahkeme safhasını sükunetle takip etti. (...)"

(Yenimersin 22 Aralık 1957 Pazar)

** Plaza Dona Elvira (2009) öykü kitabı, Yedi Uyurlar öyküsünden

Abdullah Ayan

 

Tuz deposundan taş binaya-1

Tuz deposundan taş binaya-2

Tuz deposundan taş binaya-3

Tuz deposundan taş binaya-4

Tuz deposundan taş binaya-5

Tuz deposundan taş binaya-6

Tuz deposundan taş binaya-7

Tuz deposundan taş binaya-8

Tuz deposundan taş binaya-9

Tuz deposundan taş binaya-10

Tuz deposundan taş binaya-11

Tuz deposundan taş binaya-12

Tuz deposundan taş binaya-13

Tuz deposundan taş binaya-14

Tuz deposundan taş binaya-15

Tuz deposundan taş binaya-16

Tuz deposundan taş binaya-17

Tuz deposundan taş binaya-18

Tuz deposundan taş binaya-19

Tuz deposundan taş binaya-20

Tuz deposundan taş binaya-21

Tuz deposundan taş binaya-22

Tuz deposundan taş binaya-23

Tuz deposundan taş binaya-24

Tuz deposundan taş binaya-25

Tuz deposundan taş binaya-26

Tuz deposundan taş binaya-27

Tuz deposundan taş binaya-28

Tuz deposundan taş binaya-29

Tuz deposundan taş binaya-30

Tuz deposundan taş binaya-31

Tuz deposundan taş binaya-32

Tuz deposundan taş binaya-33

Tuz deposundan taş binaya-34

Tuz deposundan taş binaya-35

 

 
 
30 Ekim 2017 Pazartesi 08:44
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 804 bin kişi seyahate çıktıTrafiğe kayıtlı araç sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 22 218 945 oldu
Ocak ayı enflasyon rakamları belli olduKDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele Alındı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:07
  • Güneş06:41
  • Öğlen12:38
  • İkindi15:48
  • Akşam18:14
  • Yatsı19:37
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
8
6
0
2
18
2
Başakşehir
8
4
3
1
15
3
Beşiktaş
8
4
3
1
15
4
Kasımpaşa
8
5
0
3
15
5
Trabzonspor
8
4
1
3
13
6
Antalyaspor
8
4
1
3
13
7
Konyaspor
8
3
3
2
12
8
Malatyaspor
8
3
3
2
12
9
Göztepe
8
4
0
4
12
10
Alanyaspor
8
4
0
4
12
11
Ankaragücü
8
3
1
4
10
12
Sivasspor
8
2
3
3
9
13
Kayserispor
8
2
3
3
9
14
Bursaspor
8
1
5
2
8
15
Fenerbahçe
8
2
2
4
8
16
Çaykur Rizespor
8
1
4
3
7
17
Akhisar Bld.Spor
8
1
2
5
5
18
Erzurum BB
8
1
2
5
5
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1582 - Avrupa'da Gregoryen takviminin kabülü
1878 - Edison, Edison Electric Light Co adlı şirketi kurdu.
1917 - Fransızlarca tutuklanan ve Alman gizli servisine bazı bilgiler verdiğini kabul eden Hollandalı dansçı Mata Hari (Margaretha Geertruida), askeri mahkemece yargılandıktan sonra, kurşuna dizildi.
1927 - Gazi Mustafa Kemal Paşa CHP kurultayında "Büyük Nutuk"u okumaya başladı. Nutuk'un okunuşu 6 gün sürdü.
1928 - Yusuf Ziya Ortaç Meşale dergisini kapattı. Böylece, birkaç ay önce bu dergide başlayan ve yedi genç şairin ortak kitabı Yedi Meşale ile süren "Yedi Meşaleciler" akımı da sona ermiş oldu.
1928 - Almanya'dan hareket eden dünyanın en büyük hava gemisi Graf Zeppelin Amerika'da New Jersey'e ulaştı. Uçuş 111 saat sürdü.
1934 - Mao Zedung'a bağlı 100 bin kişilik birlik, Çin'in güneydoğusundan başlayıp kuzeydoğusuna kadar sürecek 10 bin kilometrelik Büyük Yürüyüş'e başladı.
1937 - Yeni harflerle basılan ilk kâğıt paralar tedavüle çıktı. Üzerinde Atatürk'ün resmi bulunan 100 liralık banknotlar 1942'de tedavülden kaldırıldı.
1945 - Geçici Fransız hükümeti başbakanı Pierre Laval kurşuna dizildi.
1946 - Nazi savaş suçlusu Hermann Göring idam edilmesine saatler kala zehir içerek intihar etti.
1961 - Uluslararası Af Örgütü Londra'da kuruldu.
1961 - Kısıtlı seçim kampanyasının ardından genel seçimler yapıldı. Seçime dört parti katıldı. CHP 173, Adalet Partisi 158, Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi 54, Yeni Türkiye Partisi 65 milletvekilliği kazandı.
1964 - Sovyetler Birliği lideri Nikita Kruşçev, Karadeniz kıyısında tatildeyken görevden alındı, yerine Leonid Brejnev getirildi. Aleksey Kosigin başbakan oldu.
1970 - İstanbul'da kolera salgını olduğu açıklandı.
1990 - Sovyetler Birliği başkanı Mihail Gorbaçov, Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1993 - Nobel Barış Ödülü, Güney Afrika devlet başkanı De Klerk ile Afrika Ulusal Kongresi başkanı Nelson Mandela'ya verildi.
1997 - Borusan Kültür Merkezi İstanbul'da açıldı.
1999 - Sınır Tanımayan Doktorlar örgütü, Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
2003 - İlham Aliyev babası Haydar Aliyev'in yerine geçerek Azerbaycan devlet başkanı oldu.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
11.10.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu071324353944
 
On Numara
08.10.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu03061617222629303435365153545558606874767779
 
Sayısal Loto
13.10.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu181928303639
 
Şans Topu
10.10.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu011117263401
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji