Türkiye Tanıtım Grubundan Proje Çağrısı

Ana Sayfa » Güncel » Tuz deposundan Taş Bina’ ya -38- (1942 şoku, Yakup Bey bahçesi)... Abdullah Ayan yazdı

Tuz deposundan Taş Bina’ ya -38- (1942 şoku, Yakup Bey bahçesi)... Abdullah Ayan yazdı

1942 kışını ve o yıl Mersin narenciyesini vuran dondurucu soğukları yaşayan, öyküleştiren sadece Halil değildir. Onunla neredeyse yaşıt (1932 doğumlu) Mersin’ in yetiştirdiği değerli bilim insanı Prof. Uğur Ersoy da anılarını kaleme aldığı “Bir Zamanlar Mersin’ de” adlı kitabında o dondurucu kışı ve babası Yakup Ersoy’ un alın teri, göz nuruyla diktiği portakal bahçesinin bir gecede yanışını anlatır...

 
 
Tuz deposundan Taş Bina’ ya -38- (1942 şoku, Yakup Bey bahçesi)... Abdullah Ayan yazdı

Ve aynı öyküde Halil, devam edecektir o zor yıllarda azınlık sayılmanın hangi bedelleri ödettiğini anlatmaya:

“O günlerin olayları beni Asurî gerçeğine inandırdı. Anlaşılan devlet kasalarının boş olmasının nedeni hep Nasranîlerdi. Faturayı onlar ödeyecekti. O yıl Asurî olmak akıl kârı değildi.

Bu olaylar yüzünden “görünmez çocuk” olmak istedim. İstediğim gibi büyümek iyi olurdu. Bazı günler büyümeye gerek yok der, okula gitmezdim.

İstediğim zaman Asurî olur, Aramca* konuşurdum. Günlerimden güneşli dertsiz olanını çocuk olarak yaşamak güzel olacaktı. Görünen görünmeyen iki çocuk olmak eğlenceli olmalıydı.

Babama “Görünmez çocuk olabilir miyim?” diye sordum. Babam “biliyorum, istersen becerirsin” dedi. “ama unutma ki Asurîsin. Her Asurî gibi ölçülü yaşamanı istiyorum. Gelecek hafta Papaz Efendi geliyor. Ona sormanı isterim. O zamana kadar başka türlü görünmez ol. Göze batma. Herkesten bilgili ol. Ama bilginle öğünme.”

***

İki hafta sonra Papaz Efendi ziyaretimize geldi. İşler kötüydü. Nasranîlerin başının üstünde Varlık Vergisi adında kara bulutların olduğunu söyledi.

Papaz Efendi “Korkmayın” dedi, “eminim ki bu badireyi de atlatacağız.”

(…)

1942 kışını ve o yıl Mersin narenciyesini vuran dondurucu soğukları yaşayan, öyküleştiren sadece Halil değildir. Onunla neredeyse yaşıt (1932 doğumlu) Mersin’ in yetiştirdiği değerli bilim insanı Prof. Uğur Ersoy da anılarını kaleme aldığı “Bir Zamanlar Mersin’ de” adlı kitabında o dondurucu kışı ve babası Yakup Ersoy’ un alın teri, göz nuruyla diktiği portakal bahçesinin bir gecede yanışını anlatır: 

“Babam, bahçedeki tüm ağaçları çekirdekten yetiştirmiş olduğundan, onlara çocukları gibi düşkündü. 1942 yılında görülmemiş bir kış olmuştu, hani şu Alman ordularını Rus steplerinde perişan eden o ünlü kış. Mersin’ de hava o kadar soğumuştu ki, okulları bir hafta tatil etmişlerdi. Yanılmıyorsam ısı sıfırın altında sekize düşmüş ve soğuk hava on gün Mersin’ de çöreklenip kalmıştı. Okulun tatil edildiği ilk gün ben de babamla bahçeye gitmiştim. Akşama doğru hava o kadar soğudu ki, yukarıdaki camlı odaya çıktık. Hiç unutmam, babam pencereye burnunu dayamış ağaçlara bakıyordu. Tam o sırada esmeye başlayan acı rüzgarın etkisiyle portakal ağaçlarının filizleri kavrulup donmaya başladı. Babam bu sahneyi yarım saat kadar seyrettikten sonra oradaki sandalyeye çöktü. Gözünden yaşlar akıyordu. Evladını kaybeden bir babadan farksızdı. Ben onu bu durumda görünce çok üzülmüştüm.

O kış tüm portakal ağaçları yaprak döktü. Bu görülmüş bir olay değildi. Mersin’ de herkes portakal ağaçlarının kuruduğundan emindi. İlk şoku atlatan babam, hava biraz düzelince ağaçları budatmaya, gübrelemeye başladı. Arkadaşları babamın bu gayretinin hiçbir işe yaramayacağı kanısındaydılar.

“Yakup, vazgeç artık, yenilgiyi kabul et. Allahın takdiri böyleymiş. İnat edersen, hem emeklerin, hem paran boşa gidecek. Sinirlerinin de yıpranması cabası,” diyorlardı.

Babam vazgeçmedi. Hiç unutmam, Mart sonu beni bahçeye götürdü. Faytonda çok heyecanlıydı ve bana durmadan çok sevineceğim bir şey göstereceğini tekrarlıyordu. Bahçeye geldiğimizde merakımdan yerimde duramıyordum. Babam, kurumuş sanılan portakal ağaçlarının dallarında belirmeye başlayan küçücük filizleri gösterirken sevinç ve gurur gözyaşları döküyordu. Bu duygusal an sona erdikten sonra bana dönerek;

“Bak oğlum, gördüğün gibi öldüğü iddia edilen ağaçlar filiz veriyor. Bunlar benim evlatlarım. On küsur yıl önce dişimle tırnağımla uğraşarak yetiştirdim onları. Aç kaldığımız günler oldu, yılmadık. Annenin o dönemde gösterdiği özveriyi asla unutamam.

(…)

Bahçe güzelliğinin ve bize verdiği mutluluğun yanı sıra geçimimizi, rahat yaşayıp, iyi okullarda okumamızı da sağlıyordu. Geçen zaman içinde her şey değişti. Şimdi bahçemizin yerinde çirkin binalar*** yükseliyor. Kalan tek anı, üç tane upuzun palmiye. Yakup Bey’ in sanırım kemikleri sızlıyordur.

(…)”****

*Aramca, Aramice olarak ta bilinen kadim Sami dilidir. Bugünkü Suriye olarak anılan topraklarda milattan önce 2 binli yıllarda konuşulan dünyanın bilinen en eski dili olarak kabul edilen dildir.Arapça ve İbranice bu günümüzde ‘ölü’ olarak nitelendirilen dilden türemiştir.

** İlyas Halil Plaza Dona Elvira kitabı (2009) Asurî Yohanna öyküsünden

*** 1931’de Yakup Bey (Ersoy) tarafından çeşitli narenciye ağaçlarının ekilmesiyle kurulan bahçe, dönemin kent merkezinden 2 km kuzeyde, günümüz Osmaniye Mahallesi olarak anılan yerdedir. Bir dönem Mersin’e gelen her önemli isim bu bahçede konuk edilmiştir. Uğur Ersoy anılarında ilk aklına gelen isimleri; Atatürk, İnönü, Ali Fuat Cebesoy, Kâzım Karabekir, Mareşal Feyzi Çakmak, Hasan âli Yücel, Kâzım Özalp, Recep Peker, Celal Bayar olarak sıralar. Mustafa Kemal bahçeyi iki kez ziyaret etmiştir. Ziyaretlerden ilkinde havuzun yanındaki ağaçtan kopardığı ve “beyler hayatımda ilk defa bir ağaçtan kendi elimle portakal koparıyorum” dediği ve o anı ölümsüzleştiren fotoğrafın arşivlerde yer aldığı bilinmektedir. Sadece ileri gelen devlet ricali değil, dönemin ünlü sanatçıları da Yakup Bey bahçesini ziyaret etmiştir. Uğur Ersoy o isimleri de ‘Soprano Ayhan Aydan, Münir Nurettin, Müzeyyen Senar, Safiye Ayla, Mahmut Karındaş, Hazım, Naşit, Memduh Şevket Esendal, Behçet Kemal Çağlar’ olarak anar. Gerçekten de bahçeyi ziyaret eden Behçet Kemal Çağlar yaptığı radyo programında “Yakup Ersoy’ un bahçe evinden baktığınızda, yeşilin maviye koştuğunu ve ufukta yeşil ve mavinin kucaklaştığını görürsünüz” diye anlatır.

****Uğur Ersoy Bir zamanlar Mersin’ de kitabı Evrim yayınları 1997 (Yakup Bey öyküsü)

 Abdullah Ayan

 

Tuz deposundan taş binaya-1

Tuz deposundan taş binaya-2

Tuz deposundan taş binaya-3

Tuz deposundan taş binaya-4

Tuz deposundan taş binaya-5

Tuz deposundan taş binaya-6

Tuz deposundan taş binaya-7

Tuz deposundan taş binaya-8

Tuz deposundan taş binaya-9

Tuz deposundan taş binaya-10

Tuz deposundan taş binaya-11

Tuz deposundan taş binaya-12

Tuz deposundan taş binaya-13

Tuz deposundan taş binaya-14

Tuz deposundan taş binaya-15

Tuz deposundan taş binaya-16

Tuz deposundan taş binaya-17

Tuz deposundan taş binaya-18

Tuz deposundan taş binaya-19

Tuz deposundan taş binaya-20

Tuz deposundan taş binaya-21

Tuz deposundan taş binaya-22

Tuz deposundan taş binaya-23

Tuz deposundan taş binaya-24

Tuz deposundan taş binaya-25

Tuz deposundan taş binaya-26

Tuz deposundan taş binaya-27

Tuz deposundan taş binaya-28

Tuz deposundan taş binaya-29

Tuz deposundan taş binaya-30

Tuz deposundan taş binaya-31

Tuz deposundan taş binaya-32

Tuz deposundan taş binaya-33

Tuz deposundan taş binaya-34

Tuz deposundan taş binaya-35

Tuz deposundan taş binaya-36

Tuz deposundan taş binaya-37Tuz deposundan taş binaya-36Tuz deposundan taş binaya-36

Tuz deposundan taş binaya-36Tuz deposundan taş binaya-36Tuz deposundan taş binaya-36TTuz deposundan taş binaya-36

 
 
6 Kasım 2017 Pazartesi 09:43
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:39
  • Güneş07:18
  • Öğlen12:38
  • İkindi15:20
  • Akşam17:38
  • Yatsı19:05
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
12
8
2
2
26
2
Başakşehir
12
8
2
2
26
3
Beşiktaş
12
6
4
2
22
4
Kayserispor
12
6
4
2
22
5
Fenerbahçe
12
5
5
2
20
6
Sivasspor
12
6
1
5
19
7
Bursaspor
12
5
3
4
18
8
Göztepe
12
5
3
4
18
9
Akhisarspor
12
5
3
4
18
10
Aytemiz Alanyaspor
12
5
2
5
17
11
Trabzonspor
12
4
4
4
16
12
Malatyaspor
12
4
2
6
14
13
Antalyaspor
12
3
4
5
13
14
Kasımpaşa
11
3
3
5
12
15
Konyaspor
12
3
2
7
11
16
Karabükspor
11
2
2
7
8
17
Osmanlıspor
12
2
2
8
8
18
Gençlerbirliği
12
2
2
8
8
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1910 - Meksika devrimi başladı.
1922 - Lozan Konferansı'nın açılış töreni yapıldı.
1923 - Halk Fırkası Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti örgütünü bünyesine aldı.
1936 - İspanya İç Savaşı'nda faşist ayaklanmaya karşı Cumhuriyetçiler safında mücadele eden anarşist önderlerden Buenaventura Durruti öldürüldü.
1939 - BBC Türkçe Servisi, yayınlarına başladı.
1940 - Macaristan, Mihver Devletleri'ne katıldı.
1943 - İstanbul Teknik Üniversitesi kuruldu.
1945 - II. Dünya Savaşı'ndan sonra Nürnberg duruşmaları başladı.
1949 - Türk Milli Futbol Takımı, Dünya Kupası grup eleme maçlarının ilkinde Suriye'yi 7-0 yendi.
1953 - Türkiye'deki ilk otomobil mukavemet yarışı İstanbul-Ankara-İzmir-İstanbul güzergâhında yapıldı.
1959 - Birleşik Krallık, Avusturya, Danimarka, Norveç, Portekiz, İsveç ve İsviçre kısa adı EFTA olan Avrupa Serbest Ticaret Birliği anlaşmasını imzaladılar.
1959 - Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Deklarasyonunu yayınladı.
1961 - Türkiye'de ilk koalisyon hükümeti, Başbakan İsmet İnönü tarafından Adalet Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisi'ne mensup bakanlarla kuruldu.
1962 - Amerika Birleşik Devletleri Küba ablukasına son verdi.
1975 - İspanya'yı 36 yıl diktatörlükle yöneten General Franco öldü.
1979 - İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ve Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof.Dr. Ümit Doğanay uğradığı saldırıda öldürüldü.
1984 - Evrende Dünya dışı canlıların varlığını araştıran SETI kuruldu.
1985 - Microsoft Windows 1.0 piyasaya verildi.
1989 - Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi kabul edildi.
1994 - Dünya Halter Şampiyonası'nda Naim Süleymanoğlu 64 kiloda 5 dünya rekoru kırdı ve 3 altın madalya aldı.
1998 - İtalya 12 Kasım'da Roma havaalanında yakalanan PKK lideri Abdullah Öcalan'ı serbest bıraktı.
2003 - El Kaide bağlantılı teröristler İstanbul, Levent'teki HSBC Bankası genel müdürlüğü ve Beyoğlu'ndaki İngiliz Konsolosluğu'na bombalı saldırı düzenledi. En az 30 kişi öldü, 400'den fazla kişi yaralandı.
2009 - Twilight Serisi'nin 2. filmi New Moon (Yeni Ay), vizyona girdi.
 
Get our toolbar!
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
16.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121424303145
 
On Numara
13.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu10121315202532414344454653565759626465676874
 
Sayısal Loto
18.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011113182649
 
Şans Topu
15.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030508233211
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji