Nisan ayında Adana’da 2 493, Mersin’de 2 955 konut satıldı

Ana Sayfa » Güncel » Tuz deposundan Taş Bina' ya -51- (Savaş yılları ve sonrası, bir başka Mersin)... Abdullah Ayan yazdı

Tuz deposundan Taş Bina' ya -51- (Savaş yılları ve sonrası, bir başka Mersin)... Abdullah Ayan yazdı

Halil ikinci dünya savaşı yıllarına denk gelen yatılı ilk okul macerasını, ilk sevdalarıyla birlikte anlatırken savaşın acılarını, ardından 1950' de gelen 'altın demokrasi' yi üzerinden geçen 70 yıla inat film şeridi gibi yansıtacaktır onca zaman sonra...

 
 
Tuz deposundan Taş Bina' ya -51- (Savaş yılları ve sonrası, bir başka Mersin)... Abdullah Ayan yazdı

Halil ikinci dünya savaşı yıllarına denk gelen yatılı ilk okul macerasını, ilk sevdalarıyla birlikte anlatırken savaşın acılarını, ardından 1950' de gelen 'altın demokrasi' yi üzerinden geçen 70 yıla inat film şeridi gibi yansıtacaktır onca zaman sonra:

"Mersin. Yıl 1941. Yaş on bir. Annem yatılı okula* gideceğimi o eylül söyledi. Nedenini bilmeden sevindim.

"Oğul, gideceğin köyü, yürüyeceğin yolu ar. Aramaya gidiyorsun" dedi. "Bilgini iyi seç. Büyüyünce görevini seçeceksin. Sevmeyi öğren."

On bir yaşımda iken annem kısa pantolon giymeme izin vermedi. Oysa çocuk olmak hâlâ güzeldi. Bana kalsa ben henüz sıpaydım. Eşek olmak için acelem yoktu. Annemin kendi yükümü kendimin taşımamı istemesi ondandı herhalde. Kolayı sona ermiş, zoru ise şimdi başlıyordu.

(…)                                                      

**

Babama göre zor bir yıldı 1941. Topaldı. Dünya karanlık bir dönemi yaşıyordu. Orropa (Avrupa) karanlıkta yanıyordu. Patlayan top, ateşlenen tüfekler alev saçıyordu. Yangın sonrası kalan kül ile ölen askerlerdi. Kara bir boşluğun etrafında dönüyordu dünya.

Oysa sokağımızda güzel bir haziran vardı. Ben on bir yaşında bir afacan. Aklım dut ağaçlarında, kara dut benekli dallarda…

Komşu kızı Viktorya benim yaşta. Daha dün uslu, çekingen bir kızdı. Şimdi uyanmış, benden daha anlamlı gözlerimin içine bakarak gülümsüyordu.

Mersin' de bahçesinde dut ağacı olan bir kıza komşu olmak mutluluktu…

(…)

**

1942 ve 1943 kışı zor geçmişti. İnsafsız soğuklar kasabayı vurmuştu. Sular donmuş, bahçelerde portakal ağaçları yanmış, çarşıda 20 portakal 5 kuruşa gidiyordu.**

Fakir fukara aç biilaç. Şeker Bayramında ağızlarda acı biber. Sabah güneş kara. Akşam karanlığı yine karaya dönüyordu sabaha.

Mersin tepesinin yamacında Çardak Mahallesi. İnsanlar aç uyanıyor, gün batımında yine aç seriliyordu döşeğine. Çingeneler, kaderimiz böyle diyerek suskun duruyor, "Hiç olmazsa burada soğuk o kadar acımasız değil" diyordu.

**

1945, aylardan eylül. Savaş bitmişti. Bundan böyle cephede asker, şehirlerde insanlar ölmeyecek dediler. Boyaci Ramazan, "acaba ben de ölmeden ucuz ekmek bulacak mıyım?" diyordu.

Aç olmayanlar gülümsüyordu bu söze:

"Taze ekmeği sen, Hâl' in ağzında, Dinç' lerin fırınında koklarsın ancak" dediler.

Ramazan, son beş yıldır ilk defa güldü. "Boya sandığım Soğuksu Caddesi' nin girişindeki fırının önünde. Sanıldığı kadar bilgisiz değilim. Taze ekmeğin kokusunu kimse benden iyi bilmez," dedi. "Ama tadına gelince, o konu başka. Onu Vali beye sorun lütfen. Benim haddime mi, sıcak ekmeğin tadını bilmek ve anlatmak… Bildiğimi söylersem, "Ulan Çingene, ekmeği alacak parayı nereden çaldın diye yakama yapışırlar. Yine de şükürler olsun ki, Mersin' de Çingeneyim. Ya Hitler Almanyasında Boyaci Ramazan olsaydım?"

**

Ve böyle oldu, 1945 geldi geçti. Savaş bitti. Toplar sustu. Mezar kazıyıcıları işsiz kaldı. Sayın cumhurbaşkanı İnönü demokrasi olsun, dedi. Bütün bakanlar, valiler, kaymakamlar ülkede demokrasi avına çıktı. Bakanlar dağda mağaralarda, valiler göllerde, kaymakamlar bahçelerde demokrasi aradı. Bulduklarını Ankara' ya, Millî Şef İnönü'nün Çankaya köşkündeki bahçesine yığdılar.

**

Milli Şef, "Bakan, vali ve kaymakamların mağara ile göllerde bulduğu şeylerin demokrasiye benzemediğini" söyledi. Celal Bayar, Adnan Menderes'i ve Fuat Köprülü beyleri Çankaya köşküne çağırarak "Demokrasi sizsiniz" dedi. "Başınızın çaresine bakınız."

İşte böylece 1950 yılında bir devirden çıkarak, Celal Bayar' ın altın demokrasi devrine girdik.

(…)

Sayın İnönü, Celal Bayar, Adnan Menderes ve biz böylece demokrasiyi öğreniyorduk. Yaşadığımız demokrasi devrinden, ne yazık ki yalnızca albayların haberi yoktu.

Demokrasi filan önemli değildi. Gerçeklerin en güzeli, ben yine Mersin' de idim. Komşum Viktoria da benim gibi yirmi yaşında. Herhalde yirmi yaşında Mersin' de olmak yaşların en güzelini yaşamaktı." ***

 

* Amerikalılar Osmanlı döneminin son yıllarında Anadolu' da muhtelif misyoner okulları açmıştır. Bunların içinde Kayseri Talas Koleji, Tarsus Amerikan ve İstanbul' da Robert Kolej (bugünkü Boğaziçi Üniversitesi) öne çıkar. Başlangıçta Talas koleji ilkokul, Tarsus Amerikan koleji ise Ortaokul, Robert Kolej ise Lise ve Üniversite çağındaki çocukları yatılı olarak kabul etmiştir ve üç okul birbiriyle ilintilidir. On bir yaşındaki Halil' in sözünü ettiği yatılı okul yaşamı 1941' de Talas Kolejine gidişiyle başlar.

** Berrak bir hafızayla Halil kaleme aldığı öyküde, altmış yıl önce yaşanan ve narenciye ağaçlarını yakan 1942-43 yıllarını ve o dönem yaşananları tüm ayrıntısıyla anımsamakta ve nakletmektedir.

Gerçekten de 25 Ocak 1942 tarihli Yeni Mersin gazetesinde yayınlanan "35 portakal beş kuruş" başlıklı baş makalede ortaya çıkan tablo şöyle yansıtmakta:

"Mersin sokakları bir haftadır portakal sergisine döndü. Adam boyundaki yığınlar arasında kulakları tırmalayan şu sesler yükseliyor

- 35 portakal beş kuruşa

Mersin ve civarının en mühim istihsal maddesi ve varidat kaynağı olan portakalı sokaklarda ayaklar altında olduğunu gördükçe yüreğimiz parçalanıyor. (…)

Gerçi hadisenin müessiri soğuklardır. Bunun neticesi ise Mersinin iflası, binlerce küçük, büyük sermayedarın mahvolması, günlerce, aylarca ve yıllarca sarf edilen emekler bir an içinde hiçe etmesidir" (Yeni Mersin 25 ikinci kânun 1942)

Bu arada bir not daha düşmekte yarar var.. Türkiye' de narenciye (portakal, limon vs.) Osmanlı döneminden başlayarak taneyle satılır ve rekolte taneyle ifade edilirdi. 1945' ten itibaren ülke genelinde kilogram ile alışveriş başlamıştır. 23 Ocak 1945 tarihli Yeni Mersin' de yer alan haber bu konuda yeterince aydınlatıcıdır:

"Belediyemizin 1 Şubattan başlamak üzere portakal ve benzerleri Turunçgil ürünlerinin kilo ile satılması kararının uygulanacağı günden önce kentimizde portakal kilo ile satılmaya başlanmıştır. Hâl civarında Fahri Oktay ve ortağı Tecimevi dün 500 kilo portakalı 31 kuruştan Zeki Budur firmasına satım yapmıştır. (…)"

*** İlyas Halil Baharı Yitirdiğim Bahçe kitabı (2015) Mersin Başka İdi öyküsü (6 Nisan 2012)

Abdullah Ayan

 

 
 
5 Şubat 2018 Pazartesi 09:37
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 804 bin kişi seyahate çıktıTrafiğe kayıtlı araç sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 22 218 945 oldu
Ocak ayı enflasyon rakamları belli olduKDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele Alındı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:22
  • Güneş05:20
  • Öğlen12:49
  • İkindi16:40
  • Akşam19:58
  • Yatsı21:41
 
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
34
24
3
7
75
2
Fenerbahçe
34
21
9
4
72
3
Başakşehir
34
22
6
6
72
4
Beşiktaş
34
21
8
5
71
5
Trabzonspor
34
15
10
9
55
6
Göztepe
34
13
10
11
49
7
Sivasspor
34
14
7
13
49
8
Kasımpaşa
34
13
7
14
46
9
Kayserispor
34
12
8
14
44
10
Malatyaspor
34
11
10
13
43
11
Akhisar Bld.Spor
34
11
9
14
42
12
Alanyaspor
34
11
7
16
40
13
Bursaspor
34
11
6
17
39
14
Antalyaspor
34
10
8
16
38
15
Konyaspor
34
9
9
16
36
16
Osmanlıspor
34
8
9
17
33
17
Gençlerbirliği
34
8
9
17
33
18
Karabükspor
34
3
3
28
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1647 - Alse Young adındaki bir kadın Amerikan kolonilerinde cadılık suçlamasıyla idam edilen ilk şahıs olmuştur. Young Hartford, Connecticut'ta asılarak idam edilmişti.
1832 - Quebec'te Asya kolerası salgını: yaklaşık 6000 kişi öldü.
1889 - Eyfel Kulesi'nin ilk asansörü halka açıldı.
1894 - Rusya'nın son çarı II. Nikola taç giydi.
1926 - Milli Mücadele'ye katılmayan memurların görevlerine son verilmesine ilişkin kanun kabul edildi.
1938 - Amerikan Karşıtı Faaliyetleri İzleme Komitesi (HUAC)ilk oturumunu yaptı.
1938 - Atatürk, Ankara'dan son kez ayrıldı.
1946 - Belediye seçimleri olaylı geçti. Demokrat Parti, iktidarın seçimde yanlı davrandığı ve seçim güvenliği olmadığı gerekçesiyle seçimlere katılmadı.
1957 - Abant'ta meydana gelen 7,1 büyüklüğündeki depremde 52 kişi öldü.
1963 - İskenderun Gazeteciler Cemiyeti kuruldu.
1966 - Denizli' de gerçekleşen genel kurul toplantısında Çelik Yeşilspor Gençlik ve Pamukkale Gençlik kulüplerinin katılımlarıyla Denizlispor profesyonel futbol kulübü kuruldu.
1968 - Başbakan Süleyman Demirel, "düzeni değiştirmek isteyenler meczuptur, anarşisttir" dedi.
1970 - Sovyetler Birliği yapımı Tupolev Tu-144 süpersonik uçağı, Mach 2 hızını aşabilen ilk ticari hava taşıt aracı oldu.
1972 - ABD ve SSCB arasında balistik füzelerin sınırlandırılması antlaşması imzalandı.
1982 - Yılmaz Güney'in senaryosunu yazdığı Şerif Gören'in yönettiği 'Yol' filmi Cannes Film Festivali'nde büyük ödülü Costa Gavras'ın 'Kayıp' filmiyle paylaştı.
1983 - Sosyal Demokrasi Partisi (SODEP) kuruldu Genel Başkanlığa Erdal İnönü seçildi.
1993 - Salman Rüşdi'nin 'Şeytan Ayetleri' kitabını yayımlamaya başlayan Aydınlık gazetesi toplatıldı.
1997 - Susurluk'taki kazanın duruşmasında, kamyon şoförü Hasan Gökçe, 6 milyon 420 bin lira para cezası ile DYP Şanlıurfa Milletvekili Sedat Edip Bucak'ın ailesine 100 milyon lira manevi tazminat ödemeye mahkum edildi.
1999 - Danıştay Sekizinci Dairesi, başı açık görev yapmayı kabul etmeyen türbanlı memurların, uyarı cezası verilmeden işten çıkarılmasına karar verdi.
2003 - Ukrayna Havayolları'na ait uçak, Trabzon'un Maçka ilçesi yakınlarında düştü. İspanyol Barış Gücü askerlerini taşıyan uçakta 62 asker ile 13 kişilik mürettebat öldü.
2006 - 6.3 büyüklüğündeki Mayıs 2006 Cava Depremi meydana geldi. Depremde en az 5749 kişi öldü, 38,568 kişi yaralandı ve 600,000 kişi evsiz kaldı.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
24.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu061134404950
 
On Numara
21.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu01020406122428323341445153585965686973757678
 
Sayısal Loto
19.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030405212434
 
Şans Topu
23.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu060910242712
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji