'Sağlıklı Beslenme ve Sağlıklı Yaşam İçin Bakliyat'

Ana Sayfa » Güncel » Tuz deposundan Taş Bina' ya -51- (Savaş yılları ve sonrası, bir başka Mersin)... Abdullah Ayan yazdı

Tuz deposundan Taş Bina' ya -51- (Savaş yılları ve sonrası, bir başka Mersin)... Abdullah Ayan yazdı

Halil ikinci dünya savaşı yıllarına denk gelen yatılı ilk okul macerasını, ilk sevdalarıyla birlikte anlatırken savaşın acılarını, ardından 1950' de gelen 'altın demokrasi' yi üzerinden geçen 70 yıla inat film şeridi gibi yansıtacaktır onca zaman sonra...

 
 
Tuz deposundan Taş Bina' ya -51- (Savaş yılları ve sonrası, bir başka Mersin)... Abdullah Ayan yazdı

Halil ikinci dünya savaşı yıllarına denk gelen yatılı ilk okul macerasını, ilk sevdalarıyla birlikte anlatırken savaşın acılarını, ardından 1950' de gelen 'altın demokrasi' yi üzerinden geçen 70 yıla inat film şeridi gibi yansıtacaktır onca zaman sonra:

"Mersin. Yıl 1941. Yaş on bir. Annem yatılı okula* gideceğimi o eylül söyledi. Nedenini bilmeden sevindim.

"Oğul, gideceğin köyü, yürüyeceğin yolu ar. Aramaya gidiyorsun" dedi. "Bilgini iyi seç. Büyüyünce görevini seçeceksin. Sevmeyi öğren."

On bir yaşımda iken annem kısa pantolon giymeme izin vermedi. Oysa çocuk olmak hâlâ güzeldi. Bana kalsa ben henüz sıpaydım. Eşek olmak için acelem yoktu. Annemin kendi yükümü kendimin taşımamı istemesi ondandı herhalde. Kolayı sona ermiş, zoru ise şimdi başlıyordu.

(…)                                                      

**

Babama göre zor bir yıldı 1941. Topaldı. Dünya karanlık bir dönemi yaşıyordu. Orropa (Avrupa) karanlıkta yanıyordu. Patlayan top, ateşlenen tüfekler alev saçıyordu. Yangın sonrası kalan kül ile ölen askerlerdi. Kara bir boşluğun etrafında dönüyordu dünya.

Oysa sokağımızda güzel bir haziran vardı. Ben on bir yaşında bir afacan. Aklım dut ağaçlarında, kara dut benekli dallarda…

Komşu kızı Viktorya benim yaşta. Daha dün uslu, çekingen bir kızdı. Şimdi uyanmış, benden daha anlamlı gözlerimin içine bakarak gülümsüyordu.

Mersin' de bahçesinde dut ağacı olan bir kıza komşu olmak mutluluktu…

(…)

**

1942 ve 1943 kışı zor geçmişti. İnsafsız soğuklar kasabayı vurmuştu. Sular donmuş, bahçelerde portakal ağaçları yanmış, çarşıda 20 portakal 5 kuruşa gidiyordu.**

Fakir fukara aç biilaç. Şeker Bayramında ağızlarda acı biber. Sabah güneş kara. Akşam karanlığı yine karaya dönüyordu sabaha.

Mersin tepesinin yamacında Çardak Mahallesi. İnsanlar aç uyanıyor, gün batımında yine aç seriliyordu döşeğine. Çingeneler, kaderimiz böyle diyerek suskun duruyor, "Hiç olmazsa burada soğuk o kadar acımasız değil" diyordu.

**

1945, aylardan eylül. Savaş bitmişti. Bundan böyle cephede asker, şehirlerde insanlar ölmeyecek dediler. Boyaci Ramazan, "acaba ben de ölmeden ucuz ekmek bulacak mıyım?" diyordu.

Aç olmayanlar gülümsüyordu bu söze:

"Taze ekmeği sen, Hâl' in ağzında, Dinç' lerin fırınında koklarsın ancak" dediler.

Ramazan, son beş yıldır ilk defa güldü. "Boya sandığım Soğuksu Caddesi' nin girişindeki fırının önünde. Sanıldığı kadar bilgisiz değilim. Taze ekmeğin kokusunu kimse benden iyi bilmez," dedi. "Ama tadına gelince, o konu başka. Onu Vali beye sorun lütfen. Benim haddime mi, sıcak ekmeğin tadını bilmek ve anlatmak… Bildiğimi söylersem, "Ulan Çingene, ekmeği alacak parayı nereden çaldın diye yakama yapışırlar. Yine de şükürler olsun ki, Mersin' de Çingeneyim. Ya Hitler Almanyasında Boyaci Ramazan olsaydım?"

**

Ve böyle oldu, 1945 geldi geçti. Savaş bitti. Toplar sustu. Mezar kazıyıcıları işsiz kaldı. Sayın cumhurbaşkanı İnönü demokrasi olsun, dedi. Bütün bakanlar, valiler, kaymakamlar ülkede demokrasi avına çıktı. Bakanlar dağda mağaralarda, valiler göllerde, kaymakamlar bahçelerde demokrasi aradı. Bulduklarını Ankara' ya, Millî Şef İnönü'nün Çankaya köşkündeki bahçesine yığdılar.

**

Milli Şef, "Bakan, vali ve kaymakamların mağara ile göllerde bulduğu şeylerin demokrasiye benzemediğini" söyledi. Celal Bayar, Adnan Menderes'i ve Fuat Köprülü beyleri Çankaya köşküne çağırarak "Demokrasi sizsiniz" dedi. "Başınızın çaresine bakınız."

İşte böylece 1950 yılında bir devirden çıkarak, Celal Bayar' ın altın demokrasi devrine girdik.

(…)

Sayın İnönü, Celal Bayar, Adnan Menderes ve biz böylece demokrasiyi öğreniyorduk. Yaşadığımız demokrasi devrinden, ne yazık ki yalnızca albayların haberi yoktu.

Demokrasi filan önemli değildi. Gerçeklerin en güzeli, ben yine Mersin' de idim. Komşum Viktoria da benim gibi yirmi yaşında. Herhalde yirmi yaşında Mersin' de olmak yaşların en güzelini yaşamaktı." ***

 

* Amerikalılar Osmanlı döneminin son yıllarında Anadolu' da muhtelif misyoner okulları açmıştır. Bunların içinde Kayseri Talas Koleji, Tarsus Amerikan ve İstanbul' da Robert Kolej (bugünkü Boğaziçi Üniversitesi) öne çıkar. Başlangıçta Talas koleji ilkokul, Tarsus Amerikan koleji ise Ortaokul, Robert Kolej ise Lise ve Üniversite çağındaki çocukları yatılı olarak kabul etmiştir ve üç okul birbiriyle ilintilidir. On bir yaşındaki Halil' in sözünü ettiği yatılı okul yaşamı 1941' de Talas Kolejine gidişiyle başlar.

** Berrak bir hafızayla Halil kaleme aldığı öyküde, altmış yıl önce yaşanan ve narenciye ağaçlarını yakan 1942-43 yıllarını ve o dönem yaşananları tüm ayrıntısıyla anımsamakta ve nakletmektedir.

Gerçekten de 25 Ocak 1942 tarihli Yeni Mersin gazetesinde yayınlanan "35 portakal beş kuruş" başlıklı baş makalede ortaya çıkan tablo şöyle yansıtmakta:

"Mersin sokakları bir haftadır portakal sergisine döndü. Adam boyundaki yığınlar arasında kulakları tırmalayan şu sesler yükseliyor

- 35 portakal beş kuruşa

Mersin ve civarının en mühim istihsal maddesi ve varidat kaynağı olan portakalı sokaklarda ayaklar altında olduğunu gördükçe yüreğimiz parçalanıyor. (…)

Gerçi hadisenin müessiri soğuklardır. Bunun neticesi ise Mersinin iflası, binlerce küçük, büyük sermayedarın mahvolması, günlerce, aylarca ve yıllarca sarf edilen emekler bir an içinde hiçe etmesidir" (Yeni Mersin 25 ikinci kânun 1942)

Bu arada bir not daha düşmekte yarar var.. Türkiye' de narenciye (portakal, limon vs.) Osmanlı döneminden başlayarak taneyle satılır ve rekolte taneyle ifade edilirdi. 1945' ten itibaren ülke genelinde kilogram ile alışveriş başlamıştır. 23 Ocak 1945 tarihli Yeni Mersin' de yer alan haber bu konuda yeterince aydınlatıcıdır:

"Belediyemizin 1 Şubattan başlamak üzere portakal ve benzerleri Turunçgil ürünlerinin kilo ile satılması kararının uygulanacağı günden önce kentimizde portakal kilo ile satılmaya başlanmıştır. Hâl civarında Fahri Oktay ve ortağı Tecimevi dün 500 kilo portakalı 31 kuruştan Zeki Budur firmasına satım yapmıştır. (…)"

*** İlyas Halil Baharı Yitirdiğim Bahçe kitabı (2015) Mersin Başka İdi öyküsü (6 Nisan 2012)

Abdullah Ayan

 

 
 
5 Şubat 2018 Pazartesi 09:37
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 804 bin kişi seyahate çıktıTrafiğe kayıtlı araç sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 22 218 945 oldu
Ocak ayı enflasyon rakamları belli olduKDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele Alındı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:43
  • Güneş07:18
  • Öğlen13:06
  • İkindi16:10
  • Akşam18:34
  • Yatsı19:58
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
22
14
4
4
46
2
Galatasaray
22
14
2
6
44
3
Fenerbahçe
22
12
8
2
44
4
Beşiktaş
22
11
8
3
41
5
Kayserispor
22
9
8
5
35
6
Sivasspor
22
10
4
8
34
7
Trabzonspor
22
8
9
5
33
8
Göztepe
21
9
6
6
33
9
Kasımpaşa
22
8
5
9
29
10
Malatyaspor
22
7
7
8
28
11
Bursaspor
22
7
6
9
27
12
Akhisarspor
22
7
6
9
27
13
Antalyaspor
22
6
6
10
24
14
Gençlerbirliği
21
5
7
9
22
15
Konyaspor
22
5
6
11
21
16
Alanyaspor
22
6
3
13
21
17
Osmanlıspor
22
5
4
13
19
18
Karabükspor
22
3
3
16
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1600 - Peru'daki Huaynaputina yanardağı Güney Amerika tarihindeki en şiddetli patlamayla püskürdü.
1807 - ABD eski başkan yardımcısı Aaron Burr vatana ihanet iddiasıyla tutuklandı.
1861 - Rusya'da toprağa bağlı kölelik yasaklandı.
1878 - Thomas Edison fonografın patentini aldı.
1881 - Kansas'ta tüm alkollü içecekler yasaklandı.
1915 - I. Dünya Savaşı: Gelibolu muharebeleri başladı.
1915 - İtilaf devletleri'nin Çanakkale'ye denizden yaptıkları saldırı püskürtüldü.
1925 - Telsiz tesisi hakkındaki kanun çıktı. Türkiye'de radyonun kurulması TBMM'de kabul edildi.
1928 - Amacı yoksul kadınlara yardım etmek olan "Himaye-i Etfal Kadın Yardım Cemiyeti" kuruldu. Cemiyetin adı 1938'de Yardım Sevenler Derneği olarak değiştirildi. Mevhibe İnönü derneğin fahri başkanıydı.
1932 - Halkevleri kuruldu. 1951'de Demokrat Parti hükümeti tarafından kapatıldı.
1945 - II. Dünya Savaşı: Iwo Jima muharebesi. Yaklaşık 30.000 ABD askeri Batı Pasifik'teki Iwo Jima adasına çıktı. Japon ordusunun şiddetli direnişi ile karşılaşan ABD birlikleri adada kontrolü ancak bir ay sonra sağlayabildiler.
1947 - İstanbul'da et giderek pahalılaşıyor; İstanbul Belediyesi halkı et boykotuna çağırdı.
1956 - Türkiye-Macaristan milli futbol maçı Mithatpaşa Stadı'nda oynandı. Türkiye Macaristan'ı 3-1 yendi.
1957 - Türk Ordusu'nun ilk kadın doktor subayı Sema Aran göreve başladı.
1959 - Londra Konferansı sona erdi. İngiltere Kıbrıs'ın bağımsızlığını tanıdı. İngiltere, Türkiye ve Yunanistan, Kıbrıs'ta garantör devlet oldu. Bağımsızlığın resmi olarak ilan edilmesi 16 Ağustos 1960'da oldu.
1968 - Larnaka uluslararası havaalanındaki bir uçak kaçırma olayına, Kıbrıslı yetkililerden izin almaksızın müdahale etmeye kalkan Mısır komando birliğinin 15 üyesi, Kıbrıs milli muhafızları tarafından öldürüldü.
1972 - Güvenlik güçleri, sabaha karşı Fındıkzade ve Arnavutköy'de operasyonlar düzenledi. Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (THKP-C ) üyesi Ulaş Bardakçı öldürüldü.
1975 - Devlet Sinema Televizyon Enstitüsü kuruldu.
1985 - İspanya havayollarına ait Boeing 747 tipi bir yolcu uçağı Oiz dağlarına (İspanya) çarparak düştü: 148 kişi öldü.
1985 - William J. Schroeder, yapay kalp takıldıktan sonra hastaneden taburcu edilip evine gönderilebilen ilk hasta oldu.
1985 - Türk aktör Haluk Bilginer'in de rol aldığı BBC pembe dizisi ünlü EastEnders'ın ilk bölümü İngiltere'de yayımlandı. Dizi halen devam etmektedir.
1985 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren bozuk ilaç yapanlar için " Bu adamların kafasını koparmak lazım" dedi.
1986 - SSCB Mir uzay istasyonu'nu uzaya gönderdi.
1994 - Libya'da şeriat uygulamasına geçildi; İslami takvim uygulanmaya başlandı.
1994 - Haftalık Newroz gazetesi yayımlanmaya başladı.
1994 - Adalar Belediye Başkanı ANAP'lı Recep Koç Büyükada vapur iskelesinde uğradığı silahlı saldırıda öldürüldü. İki kişi de yaralandı. Recep Koç'u, kaçak yapısını yıktırdığı Osman Özgen adlı bir vatandaşın öldürdüğü bildirildi.
1997 - İran'ın Ankara Büyükelçisi Bagheri, Sincan'da düzenlenen Kudüs gecesindeki konuşmaların ardından, artan tepkiler nedeniyle ülkesine gitti.
1997 - Başbakan Tansu Çiller Meclis'te mal varlığı soruşturmasından aklandı.
1998 - Rusya'dan Türkiye'ye boru hattı ile doğalgaz getirecek Mavi Akım Projesi için müteahhit firmalar arasında anlaşma imzalandı.
2001 - Milli Güvenlik Kurulu'nun Çankaya Köşkü'nde yapılan şubat ayı toplantısında, Başbakan Bülent Ecevit, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile yaşadığı tartışma nedeniyle toplantıyı terk etti.
2008 - Küba lideri Fidel Castro görevinden ayrıldığını açıkladı.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
15.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu060719405354
 
On Numara
12.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu02040912131524252636383940424356575868707479
 
Sayısal Loto
17.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030508323536
 
Şans Topu
14.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu011125283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji