Mersin Ticaret Borsası 90 yaşında

Ana Sayfa » Gündem » "Ülkemiz ciddi bir kriz ile karşı karşıyadır"

"Ülkemiz ciddi bir kriz ile karşı karşıyadır"

Mersin Hukuk ve Demokrasi Platformu, kentteki 60 sivil toplum kuruluşunun da desteğini alarak açıklama yaptı.

 
 
Mersin Hukuk ve Demokrasi Platformu, kentteki 60 sivil toplum kuruluşunun da desteğini alarak açıklama yaptı. Mersin Gazeteciler Cemiyeti'nde düzenlenen toplantıda, hazırlanan açıklamayı platform adına Mersin Kültürlerarası Diyalog ve Düşünce Merkezi (MEKADİM) Başkan Vekili, siyaset bilimci Erdoğan Günal okudu. Türkiye'nin, dershanelerin kapatılması tartışmaları ve 17 Aralık operasyonları ile ciddi bir devlet kriziyle karşı karşıya kaldığını belirtti.


Mersin Kültürlerarası Diyalog ve Düşünce Merkezi (MEKADİM) Başkan Vekili, siyaset bilimci Erdoğan Günal'ın okuduğu açıklama şöyle:
Değerli Basın Mensupları,
Yakaladığı politik istikrarla yirmi birinci yüzyıla iyi bir başlangıç yapabilen ülkemiz, birkaç yıldan beri bu ivmesini kaybetmeye başlamış ve bugünlerde ise  dershanelerin kapatılması/dönüştürülmesi tartışmaları ile başlayan ve “17 Aralık Yolsuzluk Operasyonları” ile devam eden süreçte, ciddi bir devlet krizi ile karşı karşıya kalmıştır.
Devlet krizi diyoruz, zira gerek dershanelerin kapatılması çalışmalarında ortaya konan tavır, gerekse yolsuzluk operasyonları sonrasında izlenen yöntem, ne devlet geleneklerimizle bağdaşmakta, ne de özellikle üye olmaya gayret gösterdiğimiz Avrupa Birliği standartları ile uyumlu bir yöntem olmamıştır. Kısacası, her türlü meşruiyetin biricik kaynağı olan hukuk ve anayasal demokrasi ilkeleri bu süreçte  yok sayılmış ve “ben yaptım oldu” mantığı ile hukuktan ve adalet duygusundan yoksun bir dizi uygulama yürürlüğe konmuştur. Kuvvetler ayrılığı prensibi yürütme organınca göz ardı edilmiş ve yargı erki işlevsiz bırakılmıştır. Eş zamanlı olarak mantıki ve tutarlı bir kıstas ortaya konmadan kış ortasında pek çok memur ve kamu görevlisinin değişik bölgelere ataması yapılmıştır. Bu ise devlete olan güveni sarstığı gibi, pek çok mağduriyeti beraberinde getirmiştir ve getirecektir.
Hukukun askıya alındığı kanaatini doğuran bu uygulamaların devam etmesi halinde, Türkiye’nin hızla demokratik, hukuki ve ekonomik kazanımlarını kaybedeceği ve bırakınız bir bölgesel güç olmayı, ancak üçüncü dünya ülkeleri arasında kendisine bir yer bulabileceği apaçık ortadadır. 



Bu nedenle Türkiye’nin süratle bu bataklıktan uzaklaşması gerekmektedir. Zira bu sürdürülebilir bir durum değildir. Hukuka ve adalete güvenin kaybolduğu bir toplumda barış ve huzurun tesisi neredeyse imkansızdır. Bu ise devletimizi ve milletimizi kaosa sürükleyecek bir gelişmedir.
Öte yandan daha dün denecek kadar yakın zamanda her türlü övgüye layık gördükleri bir sivil toplum kuruluşuna karşı hiçbir somut mesnede dayanmaksızın, “paralel devlet, çete, örgüt ve haşhaşin” gibi ifadelerle,  siyasal iktidar tarafından yürütülen yıpratma  ve yok etme amaçlı kampanyada ortaya konan üslup ve konuşmaların ise, ileride onarılması çok güç yaralar açacağı her türlü izahtan varestedir. Açık söylemek gerekirse, devlet imkanları kullanılarak yürütülen bu kampanyanın ne kampanyayı yürütenlere, ne de ülkemize, hiçbir faydası bulunmadığı gibi, pek çok zararlı sonuçları olacağı açıktır. Diğer bir deyişle, gerçek demokrasilerde hiçbir siyasal partinin ve temsilcilerinin seçmenlerine karşı böylesine aşağılayıcı ve suçlayıcı bir dil kullandığı görülmemiştir. Kaldı ki bu husus, asgari insani değerlerle de bağdaşan bir durum olmadığı gibi, niteliği itibariyle her biri suç vasfını taşıyıcı açıklamalardır.
Değerli basın mensupları, insanlık tarihi boyunca kavganın ve savaşın bile hep bir hukuku ve asgari koşulları olagelmiştir. Bunun unutulmaması gerekir. Zira hukukun ve adaletin ne zaman ve nerede, kime lazım olacağı belli değildir. Unutmayalım ki, XIV. Louis’nin “Devlet benim” mantığının bu devirde ve gerçek demokrasilerde bir geçerliliği yoktur. Bilakis milletten belli bir dönem için vekalet alanlar, aldıkları vekalet yetkisine ve verdikleri söze her daim uygun davranmak zorundadırlar.



Adalet duygusunun sürekli olarak rencide edildiği bir devletin, kısa bir sürede yönetilebilir olmaktan hızla uzaklaşacağı gerçeği hiçbir zaman göz ardı edilmemelidir. 2010 referandumu ile ciddi anlamda demokratik bir standarda kavuşturulan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun işlevsiz bırakılmaya çalışmasının hangi saik ve nedenlerle yapıldığının milletin dikkatinden kaçmadığı bilinmelidir. Ve hukuk devleti ilkesinin birinci şartının yönetenlerin de anayasa ve sair kanunlarla kendilerini bağlı saymaları olduğu gerçeği unutulmamalıdır. Bu hususların yok sayılıp göz ardı edilmesinin ise ciddi meşruiyet tartışmalarını beraberinde getireceği ve demokratik kazanımları berheva edebileceği hususu bir an olsun akıldan çıkarılmamalıdır.
Çok kıymetli basın mensupları,
“İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” ve “Küfür ile belki amma, zulüm ile abad olmaz devlet” felsefesine inanan bizler, her türlü ortamda ve ilişkilerde, nezaketten ve asgari insani hasletlerden asla uzaklaşılmaması gerektiğine inanmaktayız.
Öte yandan siyasi polemik konusu yapıldığında en kutsal şeylerin bile metalaşacağını ve değerini kaybedeceğini bildiğimiz içindir ki, “En şanlı yiğitlik dağları bizde / Bağlara dönüp de bozulan biziz / Define var diye yüreğimizde / Her devir bin türlü kazılan biziz” diyerek sabırla asil duruşumuzu sürdürmeye devam edeceğiz. Zira adalet duygusunun ve sosyal adaletin iyice ayaklar altına alındığı günümüz dünyasında hizmet kervanının ulaşması gereken daha nice yerler ve gönüller olduğunun bilinci içindeyiz.
Bu nedenle sevginin, diğergamlığın, empatik düşüncenin, hukukun üstünlüğünün ve hoşgörünün toplumumuza egemen olması için çalışmalarımıza aynı kararlılıkla devam edeceğiz. Diğer bir deyişle, tüm dünyada güzel ahlakın temsilcisi olma hedefimizden bir an bile uzaklaşmayacağız. Zira bu aziz millet, muhterem hocamızın da sıklıkla belirttiği gibi; tarih boyunca kendi derdi ile dertlenenlere, güzel ahlak sahibi olanlara ve hiçbir beklentiye girmeksizin milleti için koşturanlara karşı hep kadirşinas ve vefalı davranmasını bilmiş bir millettir. Dünyevi hiçbir makamın, maddi hiçbir kuvvetin sağlayamayacağı güven ve itimat kredisini onlara sunmuştur. Mühim olan bu çizgiyi devam ettirebilmektir. Bu nedenle doğru bildiklerimizi dün olduğu gibi bugün de hiçbir dünyevi beklentiye girmeksizin nezaketle ve asaletle ifade etmeye devam edeceğiz.
Kıymetli Basın Mensupları,
Pablo Neruda diyor ki, “Şiir yazanın değil, ona ihtiyacı olanındır.” Biz de bu ihtiyacımızı, Üstad Sezai Karakoç’tan aldığımız bir dörtlükle gidermek istedik:
“Onlar sanıyorlar ki /   Bizi sustursalar mesele kalmayacak.
Halbuki biz sussak, tarih susmayacak… / Tarih sussa, hakikat susmayacak.”               
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.
 
23 Ocak 2014 Perşembe 11:26
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:48
  • Güneş06:23
  • Öğlen12:44
  • İkindi16:10
  • Akşam18:46
  • Yatsı20:09
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
5
4
1
0
13
2
Beşiktaş
5
4
1
0
13
3
Göztepe
5
3
1
1
10
4
Kayserispor
5
3
1
1
10
5
Başakşehir
5
3
1
1
10
6
Akhisarspor
6
3
1
2
10
7
Bursaspor
5
3
0
2
9
8
Fenerbahçe
5
2
2
1
8
9
Trabzonspor
6
2
2
2
8
10
Kasımpaşa
5
2
1
2
7
11
Alanyaspor
6
2
1
3
7
12
Konyaspor
6
2
0
4
6
13
Sivasspor
5
2
0
3
6
14
Karabükspor
5
1
2
2
5
15
Malatyaspor
5
1
1
3
4
16
Antalyaspor
5
0
3
2
3
17
Gençlerbirliği
5
0
1
4
1
18
Osmanlıspor
5
0
1
4
1
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1821 - Mora İsyanı'nda Gördüş (Tripolis) şehrini ele geçiren Yunanlar 30.000 Türk'ü öldürdüler.
1856 - İzmir-Aydın hattı demiryolu imtiyazı, bir İngiliz şirketine verildi. 1866 yılında işletmeye açılan 612 kilometrelik demiryolu hattının imtiyazı 15 Ekim 1950'de dolacaktı. Ancak genç Cumhuriyetin hükümeti, bu hattı 30 Mayıs 1935'te satın aldı.
1924 - SSCB, Rusya SSC'ne bağlı, Karadeniz kıyısında Tuapse merkezli Şapsığ Ulusal Rayonu kuruldu.
1931 - Ekonomik kriz nedeniyle iki gün kapalı kalan Londra Borsası yeniden açıldı.
1942 - Naziler, Auschwitz'te gazla öldürme katliamlarına başladı.
1947 - Bulgaristan Partisi Lideri Nikola Petkov asıldı.
1954 - Doğu Almanya polisi, 400 kişiyi, ABD ajanı olmak iddiasıyla tutukladı.
1961 - THY'nin Kıbrıs-Adana-Ankara seferini yapan Tay uçağı, Etimesgut Havaalanı yakınlarında Karanlıktepe'ye çarparak düştü, 28 kişi öldü.
1971 - Altın Koza Film Festivali'nde sonuçlar açıklandı; Yılmaz Güney tüm ödülleri aldı.
1973 - 18 yıl önce iktidardan darbeyle düşürülen Juan Peron, Arjantin'de yeniden devlet başkanı seçildi.
1993 - Michael Jackson Türkiye'de konser verdi.
1996 - Anayasa Mahkemesi, Türk Ceza Kanunu'nun, evli erkeğin zinasına ayrıcalık tanıyan maddesini iptal etti.
1997 - Cezayir'de köy baskını: 200 kişiyi öldürüldü, 100 yaralı. Baskını İslamcı radikallerinin yaptığı öne sürüldü.
1999 - Abdullah Öcalan, bir açıklama yaparak, Türkiye'ye gelip teslim olmasını istedi.
 
Get our toolbar!
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
16.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052036414546
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji