'Dünya Bakliyat Günü' etkinliği Mersin'de de Gerçekleştirildi

Ana Sayfa » Kültür & Sanat » Üretken, Genç Bir Oyun Yazarı: Mustafa Arıkoğlu... Tekkanat'la Sanat Söyleşileri

Üretken, Genç Bir Oyun Yazarı: Mustafa Arıkoğlu... Tekkanat'la Sanat Söyleşileri

“Eğitimini aldığım Türk İşaret Dili ile icra edilen oyunlara imza atarak, işitme engelli insanlarımızı da oyunlarımda görmek gibi bir idealim de var.”

 
 
Üretken, Genç Bir Oyun Yazarı: Mustafa Arıkoğlu... Tekkanat'la Sanat Söyleşileri

Toroslar Belediyesi Şehir Tiyatrosu ile ilgili yaptığım haberde, her gazetecinin başına gelebilen bir büyük hata benim de başıma geldi.

Sevgili Deniz Sandalcı; yeni sezona hazırladığı “Düş Yakamdan” adlı oyunun yazarı olarak, Mustafa Arıkoğlu yerine başka bir isim yazmış. Ben de hiç sorgulamadan (güvenden kaynaklı) aynen yazdım.

Haber yayınlanınca Deniz de, dolayısıyla ben de farkına vardık.

O zaman ne yapmak gerekli?

Hem bu yanlışı düzeltmek, hem de yazarımızı biraz daha yakından tanımak için, kendisiyle bir söyleşi gerçekleştirdim. Ben yakından tanıyınca çok sevdim, buyurun siz de yakından tanıyın, değerlendirin.

Mehmet Tekkanat / Mersin

 

ÜRETKEN VE İDEALİST BİR YAZAR…

TEKKANAT-Kısaca özgeçmişinizi anlatır mısınız?

ARIKOĞLU-1982 yılında Çorum’da doğdum. Tiyatro-öykü-senaryo yazarlığıyla birlikte karikatür ve fotoğraf sanatıyla ilgileniyorum.

Son yıllarda oyun yazarlığına ağırlık vererek, “İçi Geçmiş Zamanlar”, “Biz Hep Böyleyiz”, ”Düş Yakamdan”, “Üç Küp Altın”, “Oku Baban Gibi”, “Sefilcikler”, “Çembercik’in Şarkısı”, “Tevellüd:1315” “Ev Perisi”, "Dünyanın Sonu" “Pardon Bekar mısınız?” adlı oyunlara imza attım.

”Düş Yakamdan”, “Sefilcikler”, ve “Tevellüd:1315”, 2012 yılından beri özel tiyatro ekipleri tarafından sergileniyor. “Düş Yakamdan” adlı oyunum ise, 2013 yılında Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü repertuarına kabul edildi. Süheyl-Behzat Uygur Tiyatrosu, 2014 Şubat ayından itibaren "Dünyanın Sonu" adlı absürt komedi oyunumu sergilemeye devam ediyor. Oyunda, Süheyl ve Behzat Uygur’un yanı sıra Kahraman Sivri, Önder Keskin ve Nurten İnan gibi önemli oyuncular yer alıyor. Yine sevgili Uygur ustalarım tarafından sahnelenecek yeni bir oyunun yazımına da devam etmekteyim. Değerli tiyatro sanatçısı Ahmet Çevik 2014’te, kendi adını taşıyan sahnesinde Pardon Bekar mısınız?’ı sahneleyecek. Oyunun Sinan Bengier, Dost Elver, Ahmet Çevik, Ender Gülçiçek  Şehmus Akbulut, Hakan Kutlay Kutlu, Yağız Şanal, Aslı Omag,Meral Küçükerol ve Tuğba Özay gibi, tecrübeli isimlerle genç oyuncuları buluşturan bir kadrosu var.

Eğitimini aldığım Türk İşaret Dili ile icra edilen oyunlara imza atarak, işitme engelli insanlarımızı da oyunlarımda görmek gibi bir idealim de var.

 

TEKKANAT-Yazarlık serüveninizden bahsedelim biraz.

ARIKOĞLU-Kendimi bildim bileli çok okuyan bir insanımdır. Bir kitapçının önünden geçerken kalp atışlarım hızlanır desem abartmamış olurum. Ve okumak bir yerden sonra yazmaya dönüşüyor. 9 yaşımdan beri bir şeyler yazarım. Yazar yönüm, beslenme tarzıma benziyor biraz. Pisboğazımdır. Yazmadığım alan kalmadı diyebilirim. Şiir, öykü, deneme, eleştiri, senaryo, tiyatro. Tür ayrımı da yapmıyorum. Ama 2009 yılından beri tüm varlığımla tiyatroya yöneldim. Her ne kadar mizahi bir kişiliğim olsa da, gerilim, korku, polisiye, dram türünde de yazmayı çok seviyorum. Mesela herkes benden bir komedi filmi çıkmasını beklerken, şu anda çocuk cinayetleri ve pedofili konusunu işleyen bir sinema filminin senaryosunu hazırlamaktayım. Odamdaki sinekleri bile canlı olarak yakalayıp pencereden salan birisi olarak; o tertemiz, günahsız varlıkları kirletip canlarını alabilecek yaratıkların tenlerinin altında bir ruh taşıdıklarına inanamıyorum. Toplum olarak böyle bir filme ihtiyacımız var diye düşünüyorum. Çünkü çabuk unutan bir milletiz. Hâlâ bebeğini kaldırımda, arabasında bırakıp alışveriş yapabilen ebeveynler var.

"Dizi zengin, sinema meşhur, tiyatro adam eder."

TEKKANAT-Sanata ve özellikle tiyatroya bakış açınız?

ARIKOĞLU-Sanat o kadar büyük bir evren ki, tiyatro bu evrendeki bir yıldız sadece. Tiyatro bana göre, görsel sanatların baş tacıdır. Şu anda sahibini hatırlayamadığım ve tiyatronun sanattaki yerini çok güzel ifade eden şu söz, bu sorunuzun tam karşılığını veriyor sanırım: "Dizi zengin eder, sinema meşhur eder, tiyatro adam eder."

TEKKANAT-Oyunlarınızda, sizi diğer yazarlardan ayıran bir özelliğin var olduğunu düşünüyor musunuz? Sizin oyunlarınızı neden oynasınlar ve neden izlesinler?

ARIKOĞLU-Benim isteğim dışında üzerime yapışan bir özelliğim oldu aslında. Biraz ilginç bir durum oluştu: “Sipariş üzerine oyun” Benden haberdar olan bir tiyatrocu üstat beni arar ve bir pizzacıya sipariş verir gibi oyun sipariş edebilir. Örneğin: “Mustafa Bey, kadın-erkek ilişkilerini anlatan şu kadar kişilik bir komedi istiyorum.” Tiyatrolara çok cazip geldi bu. Çünkü oyuncu sayılarını imkanları ölçüsünde ayarlayabiliyorlar.

Ben oyunlarıma her zaman yazar değil, seyirci kimliğimle giderim. Analiz yapmam; izlerim ve eğlenirim. Ve görüyorum ki seyirciyi gerçekten eğlendirebiliyorum. Çünkü insanımızın eğlenmeye ihtiyacı var. Her ne kadar artık komediyi küçük gören ve ödül bile verilmeye layık görmeyen bir akım oluşturulmaya çalışılsa da, tiyatronun yüzde ellisi komedidir. Üstat Nejat Uygur şöyle der: "Ağlatabilen bir sebze vardır ama güldürebilen bir sebze yoktur." Benim dram tarzında oyunlarım da var. Ama komediden daha keyif alıyorum. Hatta ilk kez bir Çanakkale Savaşı konulu tiyatro oyununda, seyircilerin kahkahalara boğuldukları sahneler oldu. Tevellüd: 1315'ten bahsediyorum. Çünkü dramın içinde komedi, komedinin içinde dram vardır hayatta. Asla tek başlarına değillerdir.

“Gerçek sanatçılar, kalabalıkta seçilemez oldu”

TEKKANAT-Ülkemizde sanatın gidişatını nasıl görüyorsunuz? Daha yukarılara taşımak için neler yapılmalı?

ARIKOĞLU-Sanat sadece spotlar altında icra edilmez. Bana göre bir ayakkabı tamircisi, bir terzi de sanatçıdır. Ama bizim kullandığımız genel anlamı gibi basit bir sıfat da değildir. Çok kolay kullanır olduk bir sıfatı ve bir sanatçı enflasyonu oluştu, bu yüzden de “gerçek” sanatçılarımız kabalalıkta seçilemez oldu biraz. Verdiğim örnekteki gibi… Konfeksiyon atölyelerinin terzileri zor durumda bırakmasına benzeyen bir durum… Ama sanat bize Mustafa Kemal’in emaneti; sanata vermemiz gereken değer de vasiyetidir. Bu yüzden, sanatın değerinin asla düşmeyeceğine inanıyorum ve içim rahat.

TEKKANAT-Bir yazar olarak, telif haklarınızı nasıl koruyorsunuz? Bu konuda beklentileriniz ve olması gerekenler nelerdir?

ARIKOĞLU-Bir notere gittiğimde, benden istenen ücret inanılmaz. Sanki oyunu koruma altına almıyorum da satın almak istiyormuşum hissi doğuyor. Bu yüzden elektronik imza, tarih damgası gibi yöntemler kullanıyorum. Tiyatrolarla çalışırken de muhakkak sözleşmeyle çalışırım. Bunu prensip edindim ve asla taviz vermeyi düşünmüyorum. Çünkü bu konuda kötü tecrübeler edindim ve kucaktaki taşların yolun başındayken dökülmesi gerektiğine inanıyorum. Haklarımız ihlal edildiğinde, hukuka başvurmak çok uzun bir süreç. Avukattı, bilirkişiydi derken inanılmaz bir külfetle karşılaşıyorsunuz. Geçen yıl, oyunumu izinsiz oynayan bir şahsa ihtarname gönderdim ve tekrarı halinde gereğini yapacağım konusunda uyardım. Bu bir emek işidir ve sömürülmesine izin vermem; teşebbüs edenin de gözün yaşına bakmam.Ama keşke bu gibi durumlarda oyun yazarlarının haklarını savunan bir dernek olsa da yazmaktan soğumasak.

“Emek hırsızlarına hiç acımam”

TEKKANAT-Oyunlarınızı sahnede izlerken hangi duygular içinde oluyorsunuz? Yönetmene ne kadar özgürlük tanırsınız? Hiç hayal kırıklığı yaşadınız mı? O durumlarda nasıl bir tepki verirsiniz?

Gurur, mutluluk, heyecan patlaması yaşıyorum diyebilirim. Ama bazen kendimi oyuna o kadar kaptırıyorum ki, oyunu yazanın ben olduğumu unutuyorum. O alkış, bağımlılık yapıcı bir madde. Genelde ustalarım beni oyun sonrasında sahneye davet ediyorlar. Seyircinin tepkisi inanılmaz keyifli. Sahne büyüsü dedikleri sanırım işte o an...

Yönetmensiz yazar, yazarsız yönetmen olmaz tabii... Oyunun temel direklerini yerinden oynatmadan ve bilgim dâhilinde olmak üzere yönetmen, elbette ki kendi yorumunu katabilir. Hayal kırıklığı tabii ki yaşadım. Yola yeni çıktığım zamanlarda cast ve reji olarak çok yetersiz bulduğum oyunlar olmuştu. Artık prensiplerim oturduğu için yönetmenle sorun yaşamıyoruz. Yol aldıkça daha usta isimlerle çalışıyoruz ve şu anda hayal bile edemeyeceğim ustalar oyunlarımı oynuyor.

TEKKANAT-Mersin Toroslar Belediye Şehir Tiyatrosu, bu sezon sizin bir oyununuzu hazırlıyor. İlişkiniz nasıl başladı, bu süreci anlatır mısınız?

ARIKOĞLU-Bir Ramazan akşamında telefonum çaldı. Mersin Toroslar Belediye Şehir Tiyatrosu'ndan Onur Gürsoy ve ekip arkadaşları, Devlet Tiyatroları repertuarından aldıkları 10 farklı oyun içerisinden Düş Yakamdan adlı oyunumu çok beğenmişler ve bana ulaştılar. Ücretsiz ve halka açık olması şartıyla tüm amatör tiyatrolara kapım her zaman açıktır. Ben de seve seve oyunumu oynamalarına izin verdim ve Eylül sonu gibi sahnede olacaklar sanırım.

TEKKANAT-Kısa vadede ilk hedefiniz nelerdir?

ARIKOĞLU- Düş Yakamdan ile Devlet Tiyatroları'nda şansımı denedim ve kabul edilebilirliğini görmüş oldum. İnşallah tüm oyunlarımı bu repertuara kazandırmak istiyorum. Özel tiyatrolarla çalışmanın keyfinin yanında, Devlet Tiyatroları bir uhdedir hep içimde. Oyunlarımı o sahneye layık görecek yönetmenler ve ekiplerle birlikte bu gururu da yaşamak istiyorum.

TEKKANAT- Bu içten, keyifli sohbet ve tiyatroya kattıklarınız/katacaklarınız için çok teşekkür ederim.

ARIKOĞLU- Ben desize ve tiyatro Gazetesi’ne teşekkür ediyorum.

 

 
23 Ağustos 2014 Cumartesi 19:51
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Miniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdıAkdeniz İlçe Teşkilat İçi Eğitim Ve Referandum Hazırlık Toplantısını GerçekleştirdiÖzturan,10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü KutladıMESİAD Başkan Vekili Hasan Engin, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününü kutladıErcik, 'Güçlü Bir Demokrasi Güçlü Bir Basın İle Mümkündür'Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:05
  • Güneş07:44
  • Öğlen13:03
  • İkindi15:45
  • Akşam18:01
  • Yatsı19:30
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
17
11
6
0
39
2
Beşiktaş
17
11
5
1
38
3
Galatasaray
17
11
3
3
36
4
Fenerbahçe
17
9
5
3
32
5
Bursaspor
17
8
3
6
27
6
Osmanlıspor FK
17
6
8
3
26
7
Antalyaspor
17
7
4
6
25
8
Konyaspor
17
6
6
5
24
9
Gençlerbirliği
17
5
7
5
22
10
Trabzonspor
17
6
3
8
21
11
K.D.Ç. Karabük
17
6
3
8
21
12
Kasımpaşa
17
6
3
8
21
13
Akhisar Bld.
17
5
5
7
20
14
Alanyaspor
17
5
3
9
18
15
Ç. Rizespor
17
4
4
9
16
16
Kayserispor
17
3
3
11
12
17
Gaziantepspor
17
3
2
12
11
18
Adanaspor
17
2
5
10
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1815 - Napolyon, 140.00 kişilik bir ordu ve 200.000 kişilik gönüllü birliği ile Paris'e girdi.
1841 - Hong Kong Adası (Hong Kong'un güneyinde bir ada), Afyon Savaşları sırasında Birleşik Krallık'a verildi .
1861 - Arjantin'in Mendoza şehri, şiddetli bir depremle harabeye döndü.
1892 - Springfield, Massachusetts'te ilk resmi basketbol maçı oynandı.
1895 - Darülaceze kuruldu.
1915 - Mustafa Kemal, Esat (Bülkat) Paşa komutasındaki 3. Kolordu'ya bağlı olarak Tekirdağ'da teşkil edilecek 19.Tümen Komutanlığı'na atandı.
1916 - Albert Einstein, görelilik kuramını yayımladı.
1920 - Maraş'ta Fransızlar'a karşı Maraş Savunması başladı
1921 - Dağıstan Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti; Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'ne bağlı olarak kuruldu.
1921 - İtalyan Komünist Partisi kuruldu.
1921 - TBMM'nin oluşumunun ardından, 23 maddelik ilk anayasa Teşkilatı Esasiye kabul edildi.
1923 - Ali Şükrü Bey'in Ankara'da yayımladığı Tan gazetesinin ilk sayısı çıktı.
1923 - Türkiye Büyük Millet Meclisi, gizli oturumunda Elcezire bölgesinde bir İstiklal Mahkemesi kurulması kararı aldı.
1923 - İsmet Paşa'nın Lozan'da Yunanlılar tarafından yakılmış 26 şehrin listesini sunması.
1929 - Lev Troçki, Sovyetler Birliği'nden sınır dışı edildi.
1936 - VIII. Edward Birleşik Krallık hükümdarı oldu. Daha bir yılı doldurmadan 10 Aralık 1936'da kendi isteği ile tahtı bırakacaktır.
1936 - Sinemaların esas filmle beraber bir de "öğretici film" göstermek zorunda olduğuna ilişkin yasa çıktı.
1936 - Ankara'da Endüstri Kongresi toplandı. Toplantıda İkinci Beş Yıllık Sanayi Planı esasları kabul edildi.
1942 - Askerlik süresi üç yıla çıkarıldı.
1945 - Birleşik Krallık'ta eğitimini tamamlayan 50 Türk öğrenciye pilotluk brövesi verildi.
1947 - Fransa'da Charles De Gaulle, politikadan çekildiğini açıkladı ve görevinden istifa etti.
1950 - Kiraların serbest bırakılması kararlaştırıldı.
1952 - Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanlığı Kore'de 34 subay, 46 astsubay ve 1252 erin şehit olduğunu açıkladı.
1953 - General Eisenhower, Amerika Birleşik Devletleri başkanı seçildi.
1956 - Yaşar Kemal, "İnce Memed" romanıyla Varlık dergisi Roman Armağanı'nı kazandı.
1961 - Londra Konferansı'nda Kıbrıslı Rumlar, federal yönetim tezini reddetti. Bunun üzerine Kıbrıs Türk toplumu temsilcileri konferanstan çekildi.
1961 - Saraçhane Tiyatrosu açıldı. İlk oyun Cevat Fehmi Başkut'un "Hacıyatmaz" oyunu oldu.
1961 - John F. Kennedy, Amerika Birleşik Devletleri'nin 35. başkanı seçildi.
1963 - 21-25 Ocak'da şiddetli soğuklar ülkenin her yanını etkiledi. Elektrikler, sular kesildi, trenler yollarda kaldı. Uludağ'da kar kalınlığı 25 metre.
1967 - Uluslararası Las Vegas Maratonu'nda İsmail Akçay ikinci oldu, derecesi: 2 saat, 23 dakika, 3 saniye.
1968 - Türkiye, Yunanistan'daki askeri rejimi tanıyan ilk ülke oldu.
1969 - John Lennon, Yoko Ono ile evlendi.
1971 - Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Akademik Konsey'in kararıyla süresiz kapatıldı.
1972 - Türk Hava Yolları'nın Marmara uçağı Adana'da düştü. Uçakta yolcu yoktu. Beş kişilik mürettebattan bir hostes öldü, dört görevli yaralandı.
1975 - Tüm Memurlar Birleşme ve Dayanışma Derneği (Tüm-Der) kuruldu.
1975 - ASALA terör örgütü kuruldu.
1981 - İran, 444 gündür rehin tutulan 52 Amerikalının serbest bırakıldığını açıkladı. Haber, Ronald Reagan'ın Amerika Birleşik Devletleri başkanlığı koltuğunu Jimmy Carter'dan devralmasından birkaç dakika sonra geldi.
1981 - İstanbul Sıkıyönetim Mahkemesi 223 Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu üyesinin tutuklanmasına karar verdi.
1983 - Eski İstanbul Belediye başkanı Ahmet İsvan tahliye edildi. İsvan, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) davasında yargılanmaktaydı.
1986 - Demokratik Sol Parti (DSP) ile Sosyaldemokrat Halkçı Parti SHP arasında yapılan "solda birlik" görüşmeleri kesildi. Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Rahşan Ecevit "Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) ile yollarımız ayrıldı" dedi.
1986 - Birleşik Krallık ve Fransa, Manş Tüneli planlarını açıkladılar.
1986 - Jacques Chirac, Fransa başbakanı oldu.
1988 - Mehmet Ali Aybar ile Aziz Nesin hakkında 15'er yıla kadar hapis cezası istendi. Gerekçe 2000'e Doğru dergisine Kürt sorunu konusunda yaptıkları açıklamalardı.
1989 - Samsunspor kafilesi, Malatyaspor ile yapacağı lig maçına giderken kaza geçirdi, 3 kişi öldü.
1989 - George H.W. Bush, Amerika Birleşik Devletleri'nin 41. başkanı seçildi.
1989 - Asil Nadir, Günaydın gazetesi, Gelişim yayınlarından sonra Güneş gazetesini de satın aldı.
1990 - Bakü'de Sovyet ordusu tarafından yapılan katliam.Yüzlerce masum hayatını kaybetti. (20 Yanvar Faciası)
1992 - Flash TV yayın hayatına başladı.
1993 - Anayasa Mahkemesi dini bayramlarda Bayram dışında gazete çıkarılmasını yasaklayan yasayı iptal etti.
1993 - Meclis Anavatan Partisi (ANAP) döneminin iki bakanı Safa Giray ile Cengiz Altınkaya'nın Yüce Divan'a verilmesini kararlaştırdı.
1993 - Bill Clinton, Amerika Birleşik Devletleri'nin 42. başkanı seçildi.
1995 - Tokyo metrosuna sarin gazı saldırısı: 12 kişi öldü, 1300 kişi yaralandı.
1996 - Filistin'de ilk kez devlet başkanlığı seçimleri yapıldı. Yaser Arafat devlet başkanı seçildi.
1997 - Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), "Demokratik standartların yükseltilmesi paketi"ni Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ile Genelkurmay Başkanlığına sundu. TÜSİAD raporda Kürtçe eğitimin serbest bırakılmasını da öneriyordu.
2000 - Yargıtay, gazeteci Metin Göktepe'yi gözaltında öldürdükleri gerekçesiyle 7 yıl 6'şar ay ağır hapis cezasına çarptırılan 6 sanık polisten 5'inin cezasını onadı, sanıklardan Emniyet Amiri Seydi Battal Köse'nin cezasını ise esastan bozdu.
2001 - George W. Bush, Amerika Birleşik Devletleri'nin 43. başkanı seçildi.
2003 - MERNİS hizmete girdi.
2006 - Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Mehmet Ali Ağca'nın tahliyesine ilişkin Kartal 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararını bozdu. Ağca, Yargıtay'ın kararı doğrultusunda Kartal'da bulunduğu yerden alınarak, Kartal H Tipi Cezaevine konuldu.
2007 - Hrant Dink'in öldürülmesi olayının zanlısı Ogün Samast, Samsun'da yakalandı.
2009 - Barack Obama Amerika Birleşik Devletleri'nin 44. Başkanı olarak göreve başladı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
19.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010727325051
 
On Numara
16.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060711131823272934414550515259676973747579
 
Sayısal Loto
14.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052629343536
 
Şans Topu
18.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030419232908
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji