İhracat Kasım ayında geçen yıla göre %5 artışla 11 milyar 952 milyon dolar oldu

Ana Sayfa » Gündem » Uzmanlar ve yazarlar Başbuğ'un tutuklanmasını yorumladılar

Uzmanlar ve yazarlar Başbuğ'un tutuklanmasını yorumladılar

Türkiye tarihinde bir ilk yaşandı ve 26'ncı Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ internet andıçı davasında tutuklanarak hapise gönderildi.

 
 
Uzmanlar ve yazarlar Başbuğ'un tutuklanmasını yorumladılar
Türkiye'nin önemli kalemleri ve yetkin isimleri kararı bakın nasıl da şaşkınlıkla, alkışla, eleştiriyle, övgüyle yorumladı.

HASAN CELAL GÜZEL

(Sabah Gazetesi yazarı)

İlker Başbuğ internet andıçı konusundaki ıslak imzalı belgeye kağıt parçası demişti. Şimdi ise o kağıt parçası yüzünden tutuklandı. TSK'nın en başında bulunan bir ismin tutklanması üzücü. Ama eskiden bırakın bir generali tutuklamayı, gözünün üstünde kaşın var demek bile mümkün değildi. İlk defa yargının bağımsızlığı ve demokratik hukuk devletinin gerekleri yerine geliyor.

Bu internet andıçı gide gele ortaya çıktı ki belki de onun tarafından emredilerek yapılmış. En azından haberi olduğu belli. Ben tutuklanmasını son derece normal karşılıyorum.

Biliyoruz ki lav silahına da boru parçası demişti, ıslak imzaya da kağıt parçası demişti. Küçültmeye çalışmıştı.

Ben Yaşar Büyükanıt'ın da mahkemeye çıkarılmasını ve tutuklanmasını tavsiye ederim.

Türkiye bu militarist rezaletlerden kurtulsun artık.

Kenan Evren de yaşlı da olsa, azap çekmesine gönlümüz el vermese de ceza görmelidir. Peki serbest kalacaksa niye hem tutuklayıp mahkum etmekle uğraşılsın.

Çünkü darbeci general ve subaylar eskidan yargılanıp tutuklanabilselerdi Türkiye bu gelişmeleri yaşamazdı.

Ama geç de olsa bu gelişmeleri rejimin selameti bakımından son derece önemli buluyorum.

MUSTAFA KARAALİOĞLU

(Star Gazetesi yayın yönetmeni)

Türkiye'nin girdiği bir yol aşması gereken mesafe var. Bu olaya "şuraya kadar yapıldı, herkes dersini aldı, duralım" diye bakamıyorsunuz.

Sürece bakarsak, medyada bu belgenin sahte olup uydurulduğunu yazan sürüyle yazar oldu. Ancak insanlar bir olaya bu kadar sahip çıkıp yoğunlaşınca kamuoyu merakı da kışkırtıldı ve bu noktaya gelindi.

Benim için İlker Başbuğ'un vahim hata yaptığı an, internet andıcı ve ıslak imza belgesine kağıt parçası dediği andır. Yani aslında hikaye başlı başına Türkiye'nin demokratikleşmesi için benzersiz bir fotoğraf oluşturuyor.

Ancak bu tip davaları "bir kale düşürmüş olarak" görmemeli. Türk hukuku açısından çok önemli bir adımdır.

HÜSEYİN KOCABIYIK

(Yeni Asır Gazetesi köşe yazarı)

İnternet andıçı meselesinde hukuki süreç ilerleyip deliller ortaya çıkmaya başlayınca İlker Başbuğ gereksiz savunma hatalarına düştü.

Sonra toplum internet andıçı ile karşılaştı. Bakın 13 Nisan 2009 yılında Mehmet Haberal tutuklandı. Süleyman Demirel havaalanına kadar gelip Haberal'ı uğurladı. Başbuğ o gece Demirel'i arıyor, üzüntüsünü dile getiriyor. Ve hemen bir gün sonra 14 Nisan günü internet andıçı talimatını veriyor veya teklifini onaylıyor.

Genelkurmay Başkanı hükumet aleyhine yayın yapacak internet siteleri kurulması talimatını rahatça verebiliyor. Üstelik darbeci bir general olmamasına rağmen... Niçin yapıyor bunu? Çünkü içinde askeri vesayetin hala sürdüğüne dair bir inanç var. Yani Başbuğ eski alışkanlıklarının kurbanı oluyor.

Keza dava sürecinde bütün astların veya çalışanlarının ifadeleri gelip İlker Başbuğ'a dayanıyor. Mahkeme bu tutuklamayı talep edip yapmak zorundaydı. Şaşmamak gerek.

MAHMUT ÖVÜR

(Sabah Gazetesi yazarı)

Bu süreç 12 Eylül ile hesaplaşmayla da devam edecek. Sıcak tarihiyle yüzleşmeye öncelik veren Türkiye'de 28 Şubat süreci de, e-muhtıra'yı yazan Yaşar Büyükanıt da gündeme gelecektir.

Askeri yapı başka bir şeydir, siyasi yapı başkadır. Bunları ayrıştırmak askeri cılızlaştırmak sayılmamalı. Ben temelde ne zaman ki genelkurmay başkanları siyasi konularda fikir beyan etmezse işte o zaman siyaset biter diye düşünüyorum.

Bakın internet andıcı süreci 2009'da başladı, neredeyse 3 yılda bu sonuca gelindi. Ama Türkiye önemli bir noktaya geldi. Türkiye 26'ncı Genelkurmay Başkanı Başbuğ'un tutuklanmasına tanıklık ediyor. Özellikle andıç olayı çok somut bir olaydır. Islak imzaya kağıt parçası, lav silahlarına boru diyen Başbuğ olayı Türkiye'nin karanlık tarihini aydınlatmaya giden bir yoldur. Yıllardır dokunulmaz olan bir mevkiye dokunuldu. Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı'na bağlanmalı. Türkiye cesaretten ziyade zihniyet problemini aşmak zorunda.

SÜHEYL DONAY

(Avukat)


Salt hukuk açısından bakarsak, bu tutuklama kararının verilirken hangi gerekçe ile verildiğini henüz tam olarak bilmiyoruz. Genelkurmay Başkanı'nın soruşturması Özel Yetkili savcılıkta yapıldı. Belli ki internet andıçı konusu görev dışı bir olay olarak kabul edilip yargılaması yapıldı. Ben bir avukat olarak buraya dikkat çekmek isterim

MUSTAFA AKYOL

(Star Gazetesi yazarı)


Burada önemli olan tutuklama tasarrufunun kullanılması. Ve ben çok fazla tutuklama olduğu, çok sayıda davada da tutuklamaların fazla sayıda olduğunu, elektronik kelepçelerle davaların tutuksuz sürebileceğini düşünüyorum. Hele ki İlker Başbuğ gibi bilinen, kaçmayacak, delilleri karartma ihtimali olmayan bir insan tutuklanmadan yargılanmalıydı. Yanlış buluyorum.

FİKAT BİLA

(Milliyet Gazetesi Ankara temsilcisi)

Tutuksuz yargılanmalıydı. Delillerin karartılması söz konusu değil çünkü zaten aylardır süren bir davanın ortasında bir süreç. Ancak yargıçın böyle düşünmediği anlaşılıyor. Tabii genelkurmay başkanının sembolik değeri de vardır. Silahlı kuvvetlerin bir numarasını terör örgütü kurmakla suçlamak da önemli bir ithamdır. Tutuksuz yargılama yoluna gidilmesi bence uygundu ama yargıcın kararı başka oldu.

Genelkurmay Başkanı Necdet Özel ile konuştum ve tutukluluk sürelerinin uzun olduğunu, bu konularda bir strateji içinde süreleri kısaltma girişiminde bulunacağını belirtti.

"Başbuğ tutuklanırsa 2 kuvvet komutanının istifa edeceği" söylentilerine gelirsek; böyle bir öngörüm yok, zaten şu an böyle bir olasılık da gözükmüyor.

Bu tutuklama kararına dönersek, her şekilde Türk kamuoyunda büyük yankıları olacaktır.

NURİ ELİBOL

(Türkiye Gazetesi yazarı)


Türkiye sivil asker ilişkilerinin yürütülmesinde ciddi mesafeler kat etti. Bu nedenle bu Türkiye'de bir ilktir. Eskiden telaffuz etmek bile mümkün değildi. Tabii silahlı kuvvetler keşke kendi asli görevi olan yurt savunmasına, terörle mücadeleye tüm gücünü harcayıp böyle suçlamalar hiç olmasaydı. Ben üzülüyorum ama kimsenin de rütbesi ve konumu gozetilerek farklı muamele görmesine de karşıyım.

Ülke normalleşiyor ve geçmişe yönelik yapılan hataları sorguluyor. Ümit ediyorum ki bu islerin başka yolu bulunacaktır. Bir Genelkurmay Başkanı kaçmaz, emekli olduğu icçn delilleri de karartamaz, o nedenle evet tutuksuz yargılanabilirdi.

Başka tutuklamalar da, ifadeye cağırılmalar da olabilir. Ama tekrar altını çizmek isterim ki internet andıcı yüzünden içeride yatan ve tek suçları komutanlarının verdiği emirleri yerine getirmek olan subayların, askerlerin durumu gözden geçirilmeli. Emri veren sorumluluğu alsın, diğer insanlar suçsuz çünkü. Onlar verilen gorevi canı pahasına teamül gereği yerine getirmeye mecburdu çünkü. İstemese de sevmese de benimsemese de...

ALİ SİRMEN: DARBELERLE YÜZLEŞME ANLAMINA GELMEZ
Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Ali Sirmen, tutuklamanın "darbelerle yüzleşme anlamına gelmeyeceğini" savunurken yargılamanın özel yetkili mahkemece yapılmasını eleştirdi.

MEHMET ALTAN: TUTUKLANMASAYDI GARİPSERDİM
Kararın sivilleşme yolunda önemli bir adım olduğunu kaydeden Star Gazetesi Yazarı Mehmet Altan, "Tutuklanmasaydı garipserdim" dedi. Altan, 27 Nisan'ın da yargılanması gerektiğini söyledi.

Sabah Gazetesi Yazarı Nazlı Ilıcak İlker Başbuğ'un tutuklanmasını şöyle değerlendirdi:
"Cumhuriyeti koruyoruz, kollayoruz sanıyorlar. Kendni başınıza Cumhuriyet tehlikeye girdi deyip koruyamazsınız. Hukuk devletinde yaşıyoruz. Bunu şimdiye kadar rahatça yapabildiler. Bazı medya mensupları da onlara destek çıktı. Ancak bu suçtur, çete suçu değildir. Saatlerce ifade veriyor. Bu davada tutuklu generaller var. Onlarda İlker Başbuğ'u işaret ettiklerine göre tutuklu mu devam eder etmez mi bilemiyorum. Ancak keşke tutuklu olmasa."

 
 
6 Ocak 2012 Cuma 10:40
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçünSamsung Galaxy S6 ve Galaxy S6 Edge'yi tanıttıDünyanın en çok turist alan şehirleriAvşar Kızı, Ilıcalı'ya Fark AttıTelefonlarda 'keşke yazmasaydım' mesajları geri alınabiliyor2014 en sıcak yıl olduMicrosoft’tan Windows 10.. İlk yıl ücretsiz
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:50
  • Güneş07:31
  • Öğlen12:42
  • İkindi15:17
  • Akşam17:33
  • Yatsı19:02
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
12
9
3
0
30
2
Beşiktaş
12
8
4
0
28
3
Fenerbahçe
12
7
3
2
24
4
Galatasaray
12
7
2
3
23
5
Bursaspor
12
6
3
3
21
6
Konyaspor
12
4
5
3
17
7
K.D.Ç. Karabük
12
5
2
5
17
8
Osmanlıspor FK
12
3
7
2
16
9
Antalyaspor
12
4
3
5
15
10
Gençlerbirliği
12
3
6
3
15
11
Alanyaspor
12
4
2
6
14
12
Akhisar Bld.
12
3
4
5
13
13
Trabzonspor
12
3
3
6
12
14
Kasımpaşa
12
3
3
6
12
15
Gaziantepspor
12
3
2
7
11
16
Ç. Rizespor
12
2
4
6
10
17
Kayserispor
12
2
3
7
9
18
Adanaspor
12
1
3
8
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1818 - Illinois ABD'nin 21.ci eyaleti oldu.
1854 - Florence Nightingale Üsküdar'da.
1918 - I. Dünya Savaşı'ndan sonra Londra'da yapılan Müttefik Kongresi sona erdi; Almanya'nın savaş tazminatı ödemesine karar verildi.
1923 - Teşkilatı Esasiye Encümeni yeni anayasayı görüşmeye başladı.
1928 - Ekmek otuz para ucuzladı.
1934 - Dini kisvelerle ilgili yasaklar öngören "Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun" kabul edildi.
1942 - Zonguldak'ta bir maden ocağındaki kazada 63 işçi öldü.
1944 - Yunanistan'da komünistler ve kralcılar arasında Yunan İç Savaşı başladı.
1945 - İstanbul'da Tan Matbaası gericilerin saldırısıyla yıkıldı.
1956 - İngiltere ve Fransa, Süveyş'ten çekileceklerini açıkladılar.
1959 - Dr. Fazıl Küçük Kıbrıs Cumhurbaşkanı Yardımcısı oldu.
1967 - İlk kalp nakli ameliyatını, Güney Afrika'lı kalp cerrahı Dr. Christian Barnard, Cape Town'da yaptı; hasta 18 gün yaşayabildi.
1971 - Pakistan-Hindistan savaşı başladı.
1971 - Prof.Dr. Mümtaz Soysal 6 yıl 8 ay hapse mahkum edildi.
1979 - Fedai Dergisi sahibi, yazar Kemal Fedai Coşkuner İzmir'de öldürüldü.
1981 - Bülent Ecevit, dört aylık hapis cezasını çekmek üzere Ankara Merkez Kapalı Cezaevine konuldu.
1984 - Bhopal kazası: Union Carbide firmasının Hindistan'da Bhopal'de kurduğu böcek ilacı üreten fabrikadan yanlışlıkla 40 ton metil isosiyanat gazının sızması 18,000 kişinin ölümüne neden oldu.
1989 - Malta'da bir araya gelen ABD başkanı George Bush ve Sovyetler Birliği komünist partisi genel sekreteri Mikhail Gorbaçov, soğuk savaşın bittiğini resmen ilan ettiler.
1990 - TRT'nin Telegün adlı yayını başladı.
1999 - Bakanlar Kurulu, Bolu'ya bağlı Düzce ilçesinin il, Kaynaşlı ve Derince beldelerinin de Düzce'ye bağlı ilçe yapılmasına karar verdi.
2002 - BM silah denetçileri ilk kez, Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin'in saraylarından birine önceden haber vermeksizin girdiler.
2002 - Dünya Gıda Programı Afrika'da 38 milyon kişinin açlıkla karşı karşıya olduğunu açıkladı.
2003 - Türk-İş'in 19. Genel Kurulunda Genel Başkanlığa Salih Kılıç seçildi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
01.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu101823343650
 
On Numara
28.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu03091114253336374045474851535459616465727880
 
Sayısal Loto
26.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu052122262944
 
Şans Topu
30.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu041011162601
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji