MÜSİAD Mersin 18'inci Olağan Genel Kurulu gala programını gerçekleştirdi

Ana Sayfa » Ekonomi » Vergi artışı, bizi ve yabancı ortaklarımızı zorda bırakıyor

Vergi artışı, bizi ve yabancı ortaklarımızı zorda bırakıyor

Otomotiv sektörünün zirvesindeki isimler, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün'e, sektördeki vergi artışlarının yeni yatırımları olumsuz etkilediği uyarısında bulundu. Sektörün temsilcileri "Tam da vergi istikrarı oluştu denilen bir zamanda bunların olması yatırımcıları üzüyor." ifadelerini kullandı.

 
 
Vergi artışı, bizi ve yabancı ortaklarımızı zorda bırakıyor
Otomotiv sektörü temsilcileri, yeni yatırımlar bekleyen ve yerli oto üretilmesini talep eden hükümete vergilerin artırılması konusundaki endişelerini dile getirdi. Zaman'ın Otomotiv Sektör Buluşmaları'na katılan sektörün duayenleri, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün'e "ÖTV'deki artışlar hem bizi hem de yabancı ortaklarımızı zor durumda bırakıyor. Tam da vergi istikrarı oluştu denilen bir zamanda bunların olması üzüyor." ifadelerini kullandı.

Otomotiv Sanayii Derneği Başkanı Kudret Önen, geçen yıl alınan ekonomiyi soğutma tedbirlerinden netice alındığını ancak normalleşmeye geçilmemesi halinde Avrupa'da da devam eden krizler nedeniyle üretimde beklenenden daha fazla düşüş yaşanabileceğini kaydetti. Önen, vergi artışlarının 2023 hedeflerini de olumsuz etkilediğini dile getirdi.

Bakan Ergün, otomotivde vergi konusunun zaman zaman gündeme geldiğini söyledi. Türkiye'de insanların orta gelir düzeyine yükseldiğini belirten Bakan Ergün, otomobil sahipliğinin dünya ortalamasının altında, satın alma arzusunun ise yüksek olduğunu ifade ederek, "Otomobil sahipliğinde ikinci el pazar da canlı. Ancak o pazarda artık ciddi yorulmuşluklar var. Araçların bir kısmı 20 yılı aşan yaşlara gelmiş, trafikte olmaması gereken araçlar bunlar. Bunlara da birtakım tedbirler getirilmesi gerekiyor." dedi.

Türkiye otomotiv pazarının en önemli ihracat alanı olan Avrupa'da ve bölgedeki diğer ülkelerde ortaya çıkan gelişmelerin süreklilik kazanmayacağını söyleyen Bakan Nihat Ergün, krize bağlı olarak Avrupa ülkelerinde pazarın yavaşladığını belirterek, "Bu böyle devam etmeyecek. Avrupa pazarlarında da genişleme kararlarının etkisi olacak. Bu da Türkiye otomotiv sanayiine bir şekilde yansıyacak. Tabii ki başka pazarlara açılmak gerekiyor." diye konuştu. Stratejik teşvikler konusunda da uygulamada esneklik olduğunu kaydeden Ergün, "Yüzde 40 katma değeri sağlayan bir proje getirsinler, Türkiye'de üretilmeyen bir sınıfta araç şartı olmaz. İster B, ister C isterse başka bir sınıf olsun fark etmez, stratejik teşvik kapsamında değerlendirilir." dedi. Otomotivde katma değeri yukarı taşıyacak en önemli konulardan birinin de test merkezleri olduğunu kaydeden Bakan Nihat Ergün, "Bu konuda önemli mesafe aldık. Seri üretim öncesi testlerin Türkiye'de yapılması bir katma değer konusu olacak. Belgelendirmede de Avrupa tip onay belgelerini artık bakanlığımız vermeye başladı. Test ve tasarımın da ön plana alınmasıyla eminim katma değer konusunda daha iyi bir noktaya gelinecek. Bu adımlar o kanalları açacak." diye konuştu.

KAPANACAK OTOBÜS FABRİKASI, ŞİMDİ SİPARİŞ YETİŞTİREMİYOR

Ar-Ge'ye dayalı yatırımların teşviki konusunda yorum farkına ilişkin zorlukların çıkması halinde kendisine bizzat haber verilmesini isteyen Bakan Ergün, yatırımcıyı söz konusu bakanlıklarla yan yana getirebileceklerinin sözünü verdi. Uygulamada çıkacak sorunlar yüzünden yatırıma engel durumları yakından takip ettiklerini anlatan Bakan Ergün, şunları söyledi: "Mesela otobüs üretim ve satışları konusunda yerel yönetimler Türkiye'de üretileni tercih etmek konusunda gevşek davranıyorlar. Bir araya geldik, sonra farklı tavır ortaya koydular. Bir otobüs fabrikası kapanma, satılma noktasına gelmişti. Şimdi baktım sipariş yetiştiremiyorlar, birkaç yıllık siparişler dolmuş arkadaşların tavrı değiştiği için. Otobüs üretimi yapan fabrikalar önemli bir mesafe aldılar. İş makinesinde de bunun aynısını yaptık."

 

Çok daha yerli bir üretim peşindeyiz Orhan Özer (Toyota Otomotiv CEO'su): Yerli otomobil üretilmesinin teknik olarak ya da üretim yönünden hiçbir sorun olacağına inanmıyorum. Yapılması gereken daha çok pazarlama olacak. Pazarlama ayağında da daha çok Türkiye olarak bakarsak yerli otomobil yine güçlü doğmayabilir. Bizim ihracata yönelik de bakmamız lazım. Böyle bir ortamda da Türkiye'nin yerli bir markasının olmasını hak ediyoruz. İkinci konu teşvikler. Ben bunun bir mutabakat içinde karşılıklı görüşerek doğrunun bulunması görüşündeyim. 2006 yılında 76 bin araç üretmiştik. Katma değer oranı yüzde 35'i geçmişti. Kârlılık çok önemli, katma değer çok önemli, orada da bir destek unsuru var. Ciddi şekilde zor bir hedef. Fakat yapılamayacak değil. Zaten amaçlanan da entegrasyonun artması, yerlileşmenin artması. Hükümetin tercihi bu. Biz önümüzdeki yıl yeni sedan modeli üreteceğiz. Çok daha büyük bir projenin peşindeyiz. Orada yüzde 40'ı yakalama gayreti içindeyiz. Üretimimiz yüzde 86 yerli ama değer açısından daha az.

 

Çoğu yatırımcı devlet desteği bekler Yüksel Mermer (Mermerler Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı): Yerli marka otomotiv şimdiye kadar cıvatasına kadar yerli olacak diye biliniyordu. Buna burada açıklık getirildiği için hepimiz rahatladık. Çünkü ilk başta yerli oto 'motoru da dahil yerli olacak' şeklinde anlatılıyordu. Ar-Ge çalışmaları ciddi yatırım gerektiriyor. Eğer otomotiv sektörü ilk başladığı yıllarda yerli oto çalışmalarına başlasaydı şimdi bir hayli yol almış olurdu. Yatırımcıların çoğu devletten büyük destekler bekliyor. Bu konuda maalesef bir babayiğit çıkmadı bugüne kadar. Ama burada devletin yapacağı şey, yatırımcıların gözünü korkutmadan, teşviklerle sahip çıkmak olmalı. Bunun için de biz yerli marka demiyoruz ama zaman içinde olmaması için de bir sebep yok. Bir de arkadaşların çoğu ithalattan şikâyet ediyor. En büyük ithalatçılar, üreticiler aslında. İhracat yapıyorlar ama ithalat rakamları da ortada. Onun için galiba verilen teşviklerden pek sonuç alınmıyor.

Yerli otoyu geliştirenin avantajı ne olacak? Ali Kibar (Hyundai Assan Yönetim Kurulu Başkanı): Uzun çalışmaların akabinde çıkıp metin haline dönüşen teşvikler önemli bir yol haritası, kılavuz haline geldi. Bu kılavuzu okurken detayları anlamakta taraflar arasında farklı anlayışlar olabiliyor. Belki bu konuda biraz daha nokta atışlarıyla kenarları köşeleri daha iyi belirlemek, bizlerin bunları daha iyi anlayabilmesi açısından faydalı olur. Örneğin yüzde 40'lık katma değer sağlama konusunu bütün oyuncular net olarak belli yerlere kadar anlayıp belli yerlerde tereddüt içinde kalıyor. Türk pazarı tamamen dışa açık. Bazı coğrafyalarda birtakım sıkıntılı pazarlama ortamları o ülkelerden ülkemize birtakım fiyatı düşürülen ithalatın olduğu da ortada. Bu da yerli üretime ister istemez maliyetsel sıkıntılar yansıtıyor. Yerli otomotive tam nelerin verildiği üzerine birçok şeyler konuşuluyor ama yerli otomobili geliştiren kurumun geliştireceği avantajlar nedir? Bunlar bir formatlama şeklinde sektörün önüne daha net konulabilse elimizin altındaki kılavuzları daha sağlıklı edinmiş oluruz. Ürün grubu bazında mevzuatlardan kaynaklanan farklılıklar var.

Brezilya ve Rusya'da güç kaybedebiliriz Alper Kanca (TAYSAD Başkan Yardımcısı): Türkiye'de yerli bir marka olması hepimizin çocukluğundan beri özlemidir. Biz yan sanayiciler olarak mutlaka bu projelerin arkasındayız. Ama kategorik olarak baktığımızda yerli bir markadan sonraki ikinci büyük hedefimizin yan sanayinin güçlendirmesi olduğunu düşünüyorum. Yan sanayimiz gerçekten uluslararası seviyede rekabetçiliği yüksek. Ancak bu ay itibarıyla yurtdışından gelen siparişlerde azalma başladı. Henüz gündeme gelmemiş birkaç tavsiyem var; bunlardan biri Ar-Ge merkezleri. Yan sanayi bu konuda çok iyi. Ancak endişelerimiz var, Ar-Ge teşviklerinin durağan değil, artırılması gerekiyor. Brezilya ve Rusya'da serbest ticaret anlaşmasında sıkıntılarımız var. Bu ülkelerde yapılacak olan anlaşmaların yan sanayicilerin korunmasına yönelik en azından mağdur edilmemesine yönelik tedbirler alınması gerektiğini düşünüyoruz. Son olarak da Türkiye'deki yan sanayici profili daha çok aile şirketlerinden oluşuyor. Yönetim anlamında rekabetçi olmalarını istiyoruz. Bu konuda hükümetin teşvikleri var. Bu teşviklerin devam etmesini istiyoruz.

Yüksek teknolojili oto üretimine hazır olmalıyız İbrahim Aybar (Renault Mais Genel Müdürü): Türkiye'nin 2023 vizyonunu gerçekleştirmek için misyon detaylarını belirlerken ve bunları hayata geçirmeye çalışırken bazı konuları yeniden irdelememiz gerekiyor. Bu vizyon içerisinde giderken o yıllar için söylenenler gayet net. Özellikle çevreci ve hafif malzemeli araçlar üzerinde rekabet gücü artacak. Biz de bu doğrultuda kendi teşvik programlarımızı ve yatırım planlarımızı yönetmek durumundayız. Onun dışında artık bahsedilen çok net bir şey var; elektromobilite. Bu sadece elektrikli araçlardan bahsetmiyor. Buradaki amaç, araçların içerisine konulan elektronik düzeneklerin giderek çok daha sofistike, çok daha yoğunlaşmış olması. Demek ki artık bu doğrultuda yeni üretim modelleri ortaya çıkacak. Bizim buna göre yönlenmemiz ve üretim detaylarımızı oluşturmamız gerekiyor. Diğer önemli gerçek ise dünya için geçerli. Yüzde 30 mertebesinde önemli bir kapasite artırımından söz ediliyor. O günler için yeni ittifaklar, yeni marka birleşmelerinden bahsediliyor. Bu doğrultuda da kapasite fazlalığımızı ne yapacağımızı düşünmeliyiz.

Türk marka otomobil için görüş birliği oluştu Haydar Yengün (Ford Otosan Genel Müdürü): Türkiye'nin 2023 vizyonu ihracat ve üretim olarak çok güzel hedefler. Otomotivde üretimi katlamak gerekiyor. Teşvikler, bu büyümeyi hayata geçirecek faktörlerden yalnızca biri. Dünya devlerinin tamamına yakını ciddi yatırımlar yapıyor, Türkiye'de. Yani yatırım sadece teşvikle olmuyor. Bunun altını çizmek isterim. Ford Otosan'ın üzerinde çalıştığı 4 proje var. Bunlar şirketi önümüzdeki 10 yıla taşıyacak işler. 2023'e ulaşmak için daha teknik altyapıya ihtiyacımız var. Yerli üretim yapabileceğimize dair hepimizde görüş birliği oluştu. Ama bunun için Ar-Ge'ye ihtiyacımız var. Bu hedefin olacağına da inananlardanım. Bundan sonra hedefleri hayata geçirme kısmı kaldı. Bu aşamada sıkıntılar olduğunu gözlemliyoruz. Bunlar bence aşılacak konular. Otomotivde Ar-Ge oluşumu diğer sektörlerden biraz farklı. Bunun için belki küçük çalışma grupları kurulabilir. Toplamda tarif edilen teşvik sistemini bozmayacağı gibi sanayiye fayda sağlanmayacak şekilde algılanmasının da önüne geçilmiş olacak.

 

 
23 Eylül 2012 Pazar 12:28
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Miniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdıAkdeniz İlçe Teşkilat İçi Eğitim Ve Referandum Hazırlık Toplantısını GerçekleştirdiÖzturan,10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü KutladıMESİAD Başkan Vekili Hasan Engin, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününü kutladıErcik, 'Güçlü Bir Demokrasi Güçlü Bir Basın İle Mümkündür'Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:04
  • Güneş07:42
  • Öğlen13:04
  • İkindi15:49
  • Akşam18:06
  • Yatsı19:34
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
18
12
5
1
41
2
Başakşehir
18
11
6
1
39
3
Galatasaray
18
11
3
4
36
4
Fenerbahçe
18
10
5
3
35
5
Antalyaspor
18
8
4
6
28
6
Konyaspor
18
7
6
5
27
7
Bursaspor
18
8
3
7
27
8
Osmanlıspor FK
18
6
8
4
26
9
Trabzonspor
18
7
3
8
24
10
K.D.Ç. Karabük
18
7
3
8
24
11
Gençlerbirliği
17
5
7
5
22
12
Akhisar Bld.
18
5
6
7
21
13
Kasımpaşa
18
6
3
9
21
14
Alanyaspor
18
5
3
10
18
15
Ç. Rizespor
18
4
4
10
16
16
Adanaspor
18
3
5
10
14
17
Kayserispor
18
3
4
11
13
18
Gaziantepspor
17
3
2
12
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1679 - İngiltere Kralı II. Charles parlamentoyu feshetti.
1848 - Kaliforniya'da altın bulundu.
1921 - Ankara-Sivas demiryolunun inşasına ilişkin yasa TBMM'de kabul edildi. Hattın inşası 1930 yılında tamamlandı.
1921 - Çerkez Ethem'in güçleri dağıtıldı.
1924 - Rusya'da St. Petersburg şehrinin adı, devrimci liderin (V.İ. Lenin) anısına Leningrad olarak değiştirildi.
1927 - Eczacılar ve eczaneler hakkında kanun Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi.
1927 - Alfred Hitchcock'un ilk filmi The Pleasure Garden Birleşik Krallık'ta gösterime girdi.
1935 - İlk kutu bira, Krueger Brewing Company tarafından Richmond, Virjinya'da (Amerika Birleşik Devletleri) satışa sunuldu.
1938 - İzmir Telefon Şirketi hükümetçe satın alındı.
1943 - II. Dünya Savaşı: Franklin D. Roosevelt ve Winston Churchill'in katıldığı Casablanca Konferansı sona erdi.
1946 - Birleşmiş Milletler, Uluslararası Atom Enerjisi Komisyonu'nu kurdu.
1946 - Cumhuriyet Halk Partisi Sanat Ödülü'nü 35 Yaş şiiriyle Cahit Sıtkı Tarancı kazandı.
1949 - Behçet Kemal Çağlar Cumhuriyet Halk Partisi'nden ve milletvekilliğinden istifa etti.
1955 - Zonguldak'ta, Ereğli Kömür İşletmelerine bağlı Gelik ocağındaki grizu patlamasında 52 madenci öldü, 19 madenci yaralandı.
1956 - Eskişehir Cezaevi'nde 388 mahkum ayaklandı.
1959 - İstanbul Küçükyalı'da Neşe Sineması çöktü; 37 kişi öldü, çok sayıda kişi yaralandı.
1961 - Yassıada duruşmalarında Başsavcı Altay Ömer Egesel, Adnan Menderes'in idamını istedi.
1961 - Marilyn Monroe ile Arthur Miller boşandılar. Çift beş yıldır evliydi.
1963 - Çatalca'da kara saplanan trenle ilgili haber yapmak için 23 Ocak'ta gazetelerinden ayrılan Hürriyet gazetesi yazarı Yüksel Kasapbaşı ile foto muhabiri Abidin Behpur ve aracın sürücüsü Yüksel Öztürk'ün donmuş cesetleri, Çatalca yakınlarında bulundu.
1966 - Hindistan havayolları'na ait Boeing 707 tipi bir yolcu uçağı, Bombay-New York seferini yaparken İsviçre'nin Cenova kentine inmeye hazırlandığı sırada, Alp dağlarının Mont Blanc tepelerine çarparak düştü: 117 kişi öldü.
1967 - Üniversite öğrencileri, Türkiye Milli Talebe Federasyonu'na karşı tutumu protesto ettiler. Ankara'da bir miting düzenlediler. Türkiye Milli Talebe Federasyonu 19 Ocak günü polis tarafından mühürlenmiş, 21 Ocak günü de beş yöneticisi tutuklanmıştı.
1972 - Mahir Çayan'a dedesinden kalan mirasa sıkıyönetim mahkemesi tarafından el konuldu.
1972 - İsmet İnönü "Siyasi suçlar için idam olmamalı" dedi ve sıkıyönetimin kaldırılmasını istedi.
1972 - Guam ormanlarında 2. Dünya Savaşı'ndan beri teslim olmamak için saklanan bir Japon askeri bulundu.
1978 - Sovyetler Birliği'ne ait nükleer reaktör taşıyan Cosmos 954 adlı uydu Dünya atmosferine girerken yanarak parçalandı, radyoaktif serpintileri Kanada'nın kuzeybatısına yayıldı. Dağılan parçaların ancak %1'i toplanabildi.
1980 - Başbakan Süleyman Demirel başkanlığındaki hükümetçe alınan ve 24 Ocak Kararları olarak bilinen ekonomik istikrar programı kamuoyuna açıklandı.
1983 - 1. Ordu ve İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı Cumhuriyet gazetesinin basımı, yayımı ve dağıtımını yasakladı. Nadir Nadi ve yazı işleri müdürü Okay Gönensin hakkında dava açıldı.
1984 - Macintosh bilgisayarlar piyasaya sürüldü.
1986 - Voyager 2 uydusu, Uranüs'ün 81.500 km yakınından geçti.
1989 - Seri katil Ted Bundy, 1978'de 12 yaşındaki Kimberley Leach'i kaçırıp öldürmek suçundan, Florida'da elektrikli sandalye ile idam edildi.
1993 - Milliyetçi Çalışma Partisi, adını Milliyetçi Hareket Partisi olarak değiştirdi.
1993 - Gazeteci ve yazar Uğur Mumcu, otomobiline yerleştirilen bombanın patlaması sonucu öldürüldü.
1994 - Türkiye'nin ilk haberleşme uydusu TÜRKSAT-1, fırlatıldıktan 12 dakika 12 saniye sonra okyanusa düştü.
2001 - Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan, 4 koruması ve şoförü, uğradıkları silahlı saldırıda öldürüldü.
2004 - NASA'nın Opportunity adlı aracı, ikizi Spirit'ten iki hafta sonra Mars yüzeyine indi.
2006 - Kuveyt Parlamentosu, dokuz gün önce ölen Şeyh Cabir el Ahmed el Sabah'ın yerine geçen Emir Şeyh Saad el Abdullah'ı azletti. Parlamento, oybirliğiyle aldığı karara gerekçe olarak 75 yaşındaki Emir'in sağlık durumunun kötü olmasını gösterdi.
2006 - İran'ın güneybatısındaki Ahvaz kentinde meydana gelen iki patlamada 8 kişi öldü, 40'tan fazla kişi de yaralandı.
2008 - Gaziantep'te, terör örgütü El-Kaide'ye yönelik eş zamanlı on sekiz ayrı operasyonda bir polis şehit oldu, yedi polis ile bir vatandaş yaralandı. Operasyonda, dört kişi ölü ele geçirildi, on dokuz kişi gözaltına alındı.
41 - Caligula lakabıyla tanınan, zalimliği, despotluğu ve deliliği ile ünlü Roma İmparatoru Gaius Julius Caesar Augustus Germanicus muhafızları tarafından öldürüldü.
 
Arşiv
 
Süper Loto
19.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010727325051
 
On Numara
23.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu05091020252627343839404447535562646670717480
 
Sayısal Loto
21.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222331354348
 
Şans Topu
18.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030419232908
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji