CHP'nin Mersin adayları belli oldu

Ana Sayfa » Ekonomi » Vergi artışı, bizi ve yabancı ortaklarımızı zorda bırakıyor

Vergi artışı, bizi ve yabancı ortaklarımızı zorda bırakıyor

Otomotiv sektörünün zirvesindeki isimler, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün'e, sektördeki vergi artışlarının yeni yatırımları olumsuz etkilediği uyarısında bulundu. Sektörün temsilcileri "Tam da vergi istikrarı oluştu denilen bir zamanda bunların olması yatırımcıları üzüyor." ifadelerini kullandı.

 
 
Vergi artışı, bizi ve yabancı ortaklarımızı zorda bırakıyor
Otomotiv sektörü temsilcileri, yeni yatırımlar bekleyen ve yerli oto üretilmesini talep eden hükümete vergilerin artırılması konusundaki endişelerini dile getirdi. Zaman'ın Otomotiv Sektör Buluşmaları'na katılan sektörün duayenleri, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün'e "ÖTV'deki artışlar hem bizi hem de yabancı ortaklarımızı zor durumda bırakıyor. Tam da vergi istikrarı oluştu denilen bir zamanda bunların olması üzüyor." ifadelerini kullandı.

Otomotiv Sanayii Derneği Başkanı Kudret Önen, geçen yıl alınan ekonomiyi soğutma tedbirlerinden netice alındığını ancak normalleşmeye geçilmemesi halinde Avrupa'da da devam eden krizler nedeniyle üretimde beklenenden daha fazla düşüş yaşanabileceğini kaydetti. Önen, vergi artışlarının 2023 hedeflerini de olumsuz etkilediğini dile getirdi.

Bakan Ergün, otomotivde vergi konusunun zaman zaman gündeme geldiğini söyledi. Türkiye'de insanların orta gelir düzeyine yükseldiğini belirten Bakan Ergün, otomobil sahipliğinin dünya ortalamasının altında, satın alma arzusunun ise yüksek olduğunu ifade ederek, "Otomobil sahipliğinde ikinci el pazar da canlı. Ancak o pazarda artık ciddi yorulmuşluklar var. Araçların bir kısmı 20 yılı aşan yaşlara gelmiş, trafikte olmaması gereken araçlar bunlar. Bunlara da birtakım tedbirler getirilmesi gerekiyor." dedi.

Türkiye otomotiv pazarının en önemli ihracat alanı olan Avrupa'da ve bölgedeki diğer ülkelerde ortaya çıkan gelişmelerin süreklilik kazanmayacağını söyleyen Bakan Nihat Ergün, krize bağlı olarak Avrupa ülkelerinde pazarın yavaşladığını belirterek, "Bu böyle devam etmeyecek. Avrupa pazarlarında da genişleme kararlarının etkisi olacak. Bu da Türkiye otomotiv sanayiine bir şekilde yansıyacak. Tabii ki başka pazarlara açılmak gerekiyor." diye konuştu. Stratejik teşvikler konusunda da uygulamada esneklik olduğunu kaydeden Ergün, "Yüzde 40 katma değeri sağlayan bir proje getirsinler, Türkiye'de üretilmeyen bir sınıfta araç şartı olmaz. İster B, ister C isterse başka bir sınıf olsun fark etmez, stratejik teşvik kapsamında değerlendirilir." dedi. Otomotivde katma değeri yukarı taşıyacak en önemli konulardan birinin de test merkezleri olduğunu kaydeden Bakan Nihat Ergün, "Bu konuda önemli mesafe aldık. Seri üretim öncesi testlerin Türkiye'de yapılması bir katma değer konusu olacak. Belgelendirmede de Avrupa tip onay belgelerini artık bakanlığımız vermeye başladı. Test ve tasarımın da ön plana alınmasıyla eminim katma değer konusunda daha iyi bir noktaya gelinecek. Bu adımlar o kanalları açacak." diye konuştu.

KAPANACAK OTOBÜS FABRİKASI, ŞİMDİ SİPARİŞ YETİŞTİREMİYOR

Ar-Ge'ye dayalı yatırımların teşviki konusunda yorum farkına ilişkin zorlukların çıkması halinde kendisine bizzat haber verilmesini isteyen Bakan Ergün, yatırımcıyı söz konusu bakanlıklarla yan yana getirebileceklerinin sözünü verdi. Uygulamada çıkacak sorunlar yüzünden yatırıma engel durumları yakından takip ettiklerini anlatan Bakan Ergün, şunları söyledi: "Mesela otobüs üretim ve satışları konusunda yerel yönetimler Türkiye'de üretileni tercih etmek konusunda gevşek davranıyorlar. Bir araya geldik, sonra farklı tavır ortaya koydular. Bir otobüs fabrikası kapanma, satılma noktasına gelmişti. Şimdi baktım sipariş yetiştiremiyorlar, birkaç yıllık siparişler dolmuş arkadaşların tavrı değiştiği için. Otobüs üretimi yapan fabrikalar önemli bir mesafe aldılar. İş makinesinde de bunun aynısını yaptık."

 

Çok daha yerli bir üretim peşindeyiz Orhan Özer (Toyota Otomotiv CEO'su): Yerli otomobil üretilmesinin teknik olarak ya da üretim yönünden hiçbir sorun olacağına inanmıyorum. Yapılması gereken daha çok pazarlama olacak. Pazarlama ayağında da daha çok Türkiye olarak bakarsak yerli otomobil yine güçlü doğmayabilir. Bizim ihracata yönelik de bakmamız lazım. Böyle bir ortamda da Türkiye'nin yerli bir markasının olmasını hak ediyoruz. İkinci konu teşvikler. Ben bunun bir mutabakat içinde karşılıklı görüşerek doğrunun bulunması görüşündeyim. 2006 yılında 76 bin araç üretmiştik. Katma değer oranı yüzde 35'i geçmişti. Kârlılık çok önemli, katma değer çok önemli, orada da bir destek unsuru var. Ciddi şekilde zor bir hedef. Fakat yapılamayacak değil. Zaten amaçlanan da entegrasyonun artması, yerlileşmenin artması. Hükümetin tercihi bu. Biz önümüzdeki yıl yeni sedan modeli üreteceğiz. Çok daha büyük bir projenin peşindeyiz. Orada yüzde 40'ı yakalama gayreti içindeyiz. Üretimimiz yüzde 86 yerli ama değer açısından daha az.

 

Çoğu yatırımcı devlet desteği bekler Yüksel Mermer (Mermerler Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı): Yerli marka otomotiv şimdiye kadar cıvatasına kadar yerli olacak diye biliniyordu. Buna burada açıklık getirildiği için hepimiz rahatladık. Çünkü ilk başta yerli oto 'motoru da dahil yerli olacak' şeklinde anlatılıyordu. Ar-Ge çalışmaları ciddi yatırım gerektiriyor. Eğer otomotiv sektörü ilk başladığı yıllarda yerli oto çalışmalarına başlasaydı şimdi bir hayli yol almış olurdu. Yatırımcıların çoğu devletten büyük destekler bekliyor. Bu konuda maalesef bir babayiğit çıkmadı bugüne kadar. Ama burada devletin yapacağı şey, yatırımcıların gözünü korkutmadan, teşviklerle sahip çıkmak olmalı. Bunun için de biz yerli marka demiyoruz ama zaman içinde olmaması için de bir sebep yok. Bir de arkadaşların çoğu ithalattan şikâyet ediyor. En büyük ithalatçılar, üreticiler aslında. İhracat yapıyorlar ama ithalat rakamları da ortada. Onun için galiba verilen teşviklerden pek sonuç alınmıyor.

Yerli otoyu geliştirenin avantajı ne olacak? Ali Kibar (Hyundai Assan Yönetim Kurulu Başkanı): Uzun çalışmaların akabinde çıkıp metin haline dönüşen teşvikler önemli bir yol haritası, kılavuz haline geldi. Bu kılavuzu okurken detayları anlamakta taraflar arasında farklı anlayışlar olabiliyor. Belki bu konuda biraz daha nokta atışlarıyla kenarları köşeleri daha iyi belirlemek, bizlerin bunları daha iyi anlayabilmesi açısından faydalı olur. Örneğin yüzde 40'lık katma değer sağlama konusunu bütün oyuncular net olarak belli yerlere kadar anlayıp belli yerlerde tereddüt içinde kalıyor. Türk pazarı tamamen dışa açık. Bazı coğrafyalarda birtakım sıkıntılı pazarlama ortamları o ülkelerden ülkemize birtakım fiyatı düşürülen ithalatın olduğu da ortada. Bu da yerli üretime ister istemez maliyetsel sıkıntılar yansıtıyor. Yerli otomotive tam nelerin verildiği üzerine birçok şeyler konuşuluyor ama yerli otomobili geliştiren kurumun geliştireceği avantajlar nedir? Bunlar bir formatlama şeklinde sektörün önüne daha net konulabilse elimizin altındaki kılavuzları daha sağlıklı edinmiş oluruz. Ürün grubu bazında mevzuatlardan kaynaklanan farklılıklar var.

Brezilya ve Rusya'da güç kaybedebiliriz Alper Kanca (TAYSAD Başkan Yardımcısı): Türkiye'de yerli bir marka olması hepimizin çocukluğundan beri özlemidir. Biz yan sanayiciler olarak mutlaka bu projelerin arkasındayız. Ama kategorik olarak baktığımızda yerli bir markadan sonraki ikinci büyük hedefimizin yan sanayinin güçlendirmesi olduğunu düşünüyorum. Yan sanayimiz gerçekten uluslararası seviyede rekabetçiliği yüksek. Ancak bu ay itibarıyla yurtdışından gelen siparişlerde azalma başladı. Henüz gündeme gelmemiş birkaç tavsiyem var; bunlardan biri Ar-Ge merkezleri. Yan sanayi bu konuda çok iyi. Ancak endişelerimiz var, Ar-Ge teşviklerinin durağan değil, artırılması gerekiyor. Brezilya ve Rusya'da serbest ticaret anlaşmasında sıkıntılarımız var. Bu ülkelerde yapılacak olan anlaşmaların yan sanayicilerin korunmasına yönelik en azından mağdur edilmemesine yönelik tedbirler alınması gerektiğini düşünüyoruz. Son olarak da Türkiye'deki yan sanayici profili daha çok aile şirketlerinden oluşuyor. Yönetim anlamında rekabetçi olmalarını istiyoruz. Bu konuda hükümetin teşvikleri var. Bu teşviklerin devam etmesini istiyoruz.

Yüksek teknolojili oto üretimine hazır olmalıyız İbrahim Aybar (Renault Mais Genel Müdürü): Türkiye'nin 2023 vizyonunu gerçekleştirmek için misyon detaylarını belirlerken ve bunları hayata geçirmeye çalışırken bazı konuları yeniden irdelememiz gerekiyor. Bu vizyon içerisinde giderken o yıllar için söylenenler gayet net. Özellikle çevreci ve hafif malzemeli araçlar üzerinde rekabet gücü artacak. Biz de bu doğrultuda kendi teşvik programlarımızı ve yatırım planlarımızı yönetmek durumundayız. Onun dışında artık bahsedilen çok net bir şey var; elektromobilite. Bu sadece elektrikli araçlardan bahsetmiyor. Buradaki amaç, araçların içerisine konulan elektronik düzeneklerin giderek çok daha sofistike, çok daha yoğunlaşmış olması. Demek ki artık bu doğrultuda yeni üretim modelleri ortaya çıkacak. Bizim buna göre yönlenmemiz ve üretim detaylarımızı oluşturmamız gerekiyor. Diğer önemli gerçek ise dünya için geçerli. Yüzde 30 mertebesinde önemli bir kapasite artırımından söz ediliyor. O günler için yeni ittifaklar, yeni marka birleşmelerinden bahsediliyor. Bu doğrultuda da kapasite fazlalığımızı ne yapacağımızı düşünmeliyiz.

Türk marka otomobil için görüş birliği oluştu Haydar Yengün (Ford Otosan Genel Müdürü): Türkiye'nin 2023 vizyonu ihracat ve üretim olarak çok güzel hedefler. Otomotivde üretimi katlamak gerekiyor. Teşvikler, bu büyümeyi hayata geçirecek faktörlerden yalnızca biri. Dünya devlerinin tamamına yakını ciddi yatırımlar yapıyor, Türkiye'de. Yani yatırım sadece teşvikle olmuyor. Bunun altını çizmek isterim. Ford Otosan'ın üzerinde çalıştığı 4 proje var. Bunlar şirketi önümüzdeki 10 yıla taşıyacak işler. 2023'e ulaşmak için daha teknik altyapıya ihtiyacımız var. Yerli üretim yapabileceğimize dair hepimizde görüş birliği oluştu. Ama bunun için Ar-Ge'ye ihtiyacımız var. Bu hedefin olacağına da inananlardanım. Bundan sonra hedefleri hayata geçirme kısmı kaldı. Bu aşamada sıkıntılar olduğunu gözlemliyoruz. Bunlar bence aşılacak konular. Otomotivde Ar-Ge oluşumu diğer sektörlerden biraz farklı. Bunun için belki küçük çalışma grupları kurulabilir. Toplamda tarif edilen teşvik sistemini bozmayacağı gibi sanayiye fayda sağlanmayacak şekilde algılanmasının da önüne geçilmiş olacak.

 

 
 
23 Eylül 2012 Pazar 12:28
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 804 bin kişi seyahate çıktıTrafiğe kayıtlı araç sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 22 218 945 oldu
Ocak ayı enflasyon rakamları belli olduKDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele Alındı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:26
  • Güneş05:22
  • Öğlen12:49
  • İkindi16:39
  • Akşam19:55
  • Yatsı21:37
 
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
34
24
3
7
75
2
Fenerbahçe
34
21
9
4
72
3
Başakşehir
34
22
6
6
72
4
Beşiktaş
34
21
8
5
71
5
Trabzonspor
34
15
10
9
55
6
Göztepe
34
13
10
11
49
7
Sivasspor
34
14
7
13
49
8
Kasımpaşa
34
13
7
14
46
9
Kayserispor
34
12
8
14
44
10
Malatyaspor
34
11
10
13
43
11
Akhisar Bld.Spor
34
11
9
14
42
12
Alanyaspor
34
11
7
16
40
13
Bursaspor
34
11
6
17
39
14
Antalyaspor
34
10
8
16
38
15
Konyaspor
34
9
9
16
36
16
Osmanlıspor
34
8
9
17
33
17
Gençlerbirliği
34
8
9
17
33
18
Karabükspor
34
3
3
28
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1795 - Fransa'da kadınların toplantılara katılması yasaklandı.
1904 - FIFA'nın Paris'te kurulması.
1919 - İzmir'in İtilaf Devletleri tarafından işgalini protesto için Sultanahmet Mitingi yapıldı, mitinge 200 bin kişi katıldı.
1928 - Türk Vatandaşlığı Kanunu kabul edildi, tekke ve zaviyeler kapatıldı.
1938 - İstanbul Elektrik Şirketinin hükümetçe satın alınmasına ilişkin sözleşme Ankara'da imzalandı.
1945 - Nazi liderlerinden Himmler, müttefiklerin eline geçmemek için siyanür kapsülüyle intihar etti.
1949 - Sovyet lideri Josef Stalin, Berlin ablukasını kaldırdı ve II. Dünya Savaşı sonrası ikiye bölünen Almanya'nın batısında federal cumhuriyet ilan edildi.
1960 - İsrail ajanları, 6 milyon Yahudinin ölümünden sorumlu tutulan Adolf Eichmann'ı Arjantin'de ele geçirdi. Eichmann yargılanmak üzere İsrail'e götürüldü.
1965 - Adalet Partisi Antalya Milletvekili İhsan Ataöv, "milliyetçi öğretmenler ayaklandığı gün içim müsterih olacaktır. Ölenler şehit, kalanlar gazi sayılacaktır" dedi.
1971 - İstanbul'da sokağa çıkma yasağı kondu. 25 bin asker ve polis kentte arama yaptı.
1978 - İmralı Cezaevi'nden kaçan ABD'li Billy Hayes'in yazdığı roman 'Geceyarısı Ekspresi' adıyla sinemaya aktarıldı. Türkiye, filmi protesto etti.
1992 - İstanbul'a 117 yıl hizmet eden Galata Köprüsü yerinden sökülerek Haliç'e çekildi.
2002 - Ankara'nın en eski ve en büyük sinemalarından Akün, 1975 yılında Ertem Eğilmez'in unutulmaz filmi 'Hababam Sınıfı' ile açtığı perdelerini, yine aynı filmle bir daha açılmamak üzere kapattı.
2006 - Türk-Yunan F-16 uçakları çarpıştı.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
17.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu071227304953
 
On Numara
21.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu01020406122428323341445153585965686973757678
 
Sayısal Loto
19.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030405212434
 
Şans Topu
16.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu050914263112
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji