Özdemir,'İhracat Yarışında Mersin 20 Yıldır Geriliyor'

Ana Sayfa » Gündem » Yas tutmak, acılara tutunmak... Abdullah Ayan yazdı

Yas tutmak, acılara tutunmak... Abdullah Ayan yazdı

Bir acıdan öbürüne öylesine soluksuz koşuyoruz ki, yasımızı tutmayı bile çok gördüler bize..

 
 
Yas tutmak, acılara tutunmak... Abdullah Ayan yazdı

Yas tutmak insanla başlayan ve bugüne kadar süregelen bir olgu, bir gerçek diyeceğim ama son dönemdeki araştırmalar yasın insanlarla da sınırlı olmadığını pek çok hayvanın da benzer tepkiler verdiğini ortaya koymakta...

Örneğin ölenin başında üç gün bekleyen, onu dürten kendi ailesi dışında başka yerlerden çıkıp gelen ve etrafında dönüp duran diğer aileler...

Örneğin yine ölüsünün başında üç gün bekleyen ve merak nedeniyle de olsa yaklaşan yabancı her türlü varlığı oradan uzaklaştıran yunuslar... Yunuslar da tıpkı filler gibi ölünün etrafında adeta dans ediyor, onu dürtüyorlar...

Ve şempanzeler; Bir yavru şempanze öldüğünde annesi onun cansız bedenini haftalarca bazen aylarca yanında taşıyor, tüylerini temizliyor, kaçınılmaz çürümeyi iç güdüsel refleksle geciktirmeye çalışıyor. Annenin ölü yavruyla ilişkisi ancak çürüme nedeniyle artık tanınamaz hale geldiğinde sona eriyor...

Son üç beş yıllık bilimsel gözlemler yas tutmanın memelilerle sınırlı olmadığını ortaya koymakta.

Örnek mi; zürafaların ve çalı kargalarının da yas tuttuğu gerçeği...

Ölen sahibi etrafında ve hatta mezarları başında günlerce bekleyen hatta tuttuğu yasın etkisiyle açlıktan ölmeye yatan köpeklerle ilgili öykülere girecek değilim.

Sadece "insan duygusal hayvandır" gibisinden ucuz tanımların ne kadar sığ olduğunu yukarıdaki örneklerde görülen duygusal tepkilerin ortaya serdiğini anlatıp asıl mevzua, insan oğlunun yas tutmasına değinmek, acıları dindiren bu olguların bile bizi insan yapan kimi hasletlerin eksilmesiyle ne hallere geldiğini anlatmak, son sözü sona saklayıp değinmek istiyorum.

Sümerlerden Göktürklere, Eski Mısırdan antik Yunana, Yahudilikten İslamiyet'e izlerine rastlanan tarihin her döneminde ölüm ve ölünün ardından yaşananlar, ritüeller gösteriyor ki, yas veya matem insanın kaybettiğine duyduğu acının olağan bir parçası, yansıması...

Orta Asya steplerinde ölünün koyulduğu çadırın etrafında dönüp duranların yüzlerini bıçaklarla çizip gözyaşının akan kana karışması da yasın bir parçası...

Musevilerde, cenazenin dini ritüellere uygun olarak deneyimli bir ekip tarafından hazırlanması, biri öldüğünde, Hevra Kadişa yani ‘Kutsal Görev’ adı verilen bu ekipten birinin cenaze gömülünceye kadar başında bekleyerek Tevrat’tan bölümler okuması...

Katoliklerde ise aile fertleri ve arkadaşların cenaze başında bir araya gelmesi...

Antik Romalılarda evde kapalı bir yerde tutulan cenaze ve akrabaların hemen toplanarak naaş başında mersiyeler okuması...

Anadolu gibi binlerce yıl her tür uygarlığa ev sahipliği yapmış topraklarda cenaze ve ardından tutulan yasın yöresel farklılıklar gösterse de, acıya ortak olma, onu birlikte paylaşma, göğüsleme geleneği...

Cenazenin toprağa verilmesi, kılınan cenaze namazı, helalleşme, ardından başlayan taziye, dayanışma adına komşuların, tanıdıkların cenaze evine yemek taşıması...

Bunların hepsi kişisel acılarla başa çıkma, göğüs germe adına iyi güzel de, son yüz yılda toplumsal travma anlamına gelen kitlesel ölümlere, acılara karşı birlikte yas tutma hasletini mi yitirdik?

Yoksa bir acı bitmeden daha beteri durmadan sahili döven dalga misali, sürekli bu topraklarda yaşayanları soluksuz, biteviye dövdüğü için mi, matemimizi bile tutamıyor, yasımızı yaşayamıyoruz?

90 yaşında ölen Suudi Arabistan kralı Abdullah nedeniyle bayrakları yarıya indirip milli yas ilan eden bu ülke kör teröre kurban verdiği 32 genç fidanının ölümünün ardından neden bir günlük te olsa yas ilan etmez?

48 uçağıyla seyahat eden ve ortalama ömürden fazlasını yaşamış bir başka ülke kralının ölümüne duyulan üzüntüyü neden 23 yaş ortalamasına sahip, günahsız yere ölüme gönderdiğimiz kendi gençlerimize, ölülerimize duymayız?

Çok mu zor bir günlüğüne bayrakları yarıya indirmek, dünyaya böylesi bir acımız olduğunu duyurmak...

Pakistan' da toplu kıyıma maruz kalan insanlar nedeniyle duyulan acıya ortak olan (çok ta yerinde bir davranıştı) ve o acı nedeniyle milli yas ilan eden bu ülke Suruç' ta biçilen kendi çocuklarına aynı duyguları taşımakta neden zorlanır?

Evet bu yazı kaleme alınırken 32 ölüsüne ağlayan, hastanede ecelle pençeleşen onlarca yaralısının sağlığına kavuşması için dua eden milyonların duygularına tercüman olacak bir hükümet ve o hükümetin ilan edeceği "bir ulusal yas" bekleyip durduk...

Çok mu şey istedik?

Bir acının yerini daha beterinin almaması için nefesini tutup dua etmekten başka elinden bir şey gelmeyen bizler yeterince acı çekiyor, yas tutuyoruz da...

Ya 90 yaşındaki Suudi kralına yas ilan edip, kendi ölüsünü unutanlar...

Sözün bittiği yerdeyiz diyeceğim ama korkarım ki Suruç ilk değildi ve alametler gösteriyor ki son olmayacak...

Birine baş sağlığı dilerken "Allah bunu unutturacak acı göstermesin" dileğimi iletirim yıllardır...

İyisi mi aynı dileklerle noktalamak: "Allah bu acıyı unutturacak daha büyük acıyı yaşatmasın"

Unuttunuz mu? Ne diyordu Hasan Hüseyin:

"kanadık toprak olduk/çekildik bayrak olduk

döküldük yaprak olduk /geldik bugüne

ekmeği bol eyledik /acıyı bal eyledik,

sıratı yol eyledik /geldik bugüne..."

 

Abdullah Ayan

 
23 Temmuz 2015 Perşembe 10:49
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçünSamsung Galaxy S6 ve Galaxy S6 Edge'yi tanıttıDünyanın en çok turist alan şehirleriAvşar Kızı, Ilıcalı'ya Fark AttıTelefonlarda 'keşke yazmasaydım' mesajları geri alınabiliyor2014 en sıcak yıl olduMicrosoft’tan Windows 10.. İlk yıl ücretsiz
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:53
  • Güneş07:34
  • Öğlen12:44
  • İkindi15:17
  • Akşam17:33
  • Yatsı19:03
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
13
7
3
3
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
10
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
11
Antalyaspor
13
4
4
5
16
12
Trabzonspor
13
4
3
6
15
13
Alanyaspor
13
4
2
7
14
14
Kasımpaşa
13
3
3
7
12
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
13
2
4
7
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
13
1
3
9
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1787 - Delaware, ABD anayasasını onaylayan ilk eyalet oldu.
1836 - Martin Van Buren (1782-1862), Amerika Birleşik Devletleri'nin sekizinci başkanı seçildi.
1917 - I. Dünya Savaşı: ABD, Avusturya-Macaristan'a savaş ilan etti.
1920 - Türkiye Halk İştirakiyun Fırkası kuruldu.
1921 - Kilis düşman işgalinden kurtuldu.
1923 - İngiltere'de yapılan seçimlerde Muhafazakâr Parti 257, İşçi Partisi 191, Liberal Parti 158 milletvekilliği aldı.
1932 - Muhsin Ertuğrul'un "Bir Millet Uyanıyor" filmi gösterime girdi.
1934 - Türk Kadınlar Birliği, İstanbul'da bir mitingle kadınların milletvekili seçme ve seçilme hakkını kutladı.
1941 - II. Dünya Savaşı: Kanada; Finlandiya, Macaristan, Romanya, ve Japonya'ya savaş ilan etti.
1941 - Pearl Harbor Saldırısı: Japon uçakları Amerikan deniz üssü Pearl Harbor'u bombaladı. 5 savaş gemisi, 14 gemi, 200 uçak yok edildi, 2400 kişi öldü.
1944 - Reşat Ekrem Koçu'nun İstanbul Ansiklopedisi'nin ilk fasikülü çıktı.
1958 - İstanbul sokaklarında "hula-hoop" çevirmek yasaklandı.
1961 - MGK Başbakan İsmet İnönü'nün başkanlığında ilk toplantısını yaptı.
1972 - Apollo 17, ay görevine doğru yola çıktı.
1975 - Endonezya, Doğu Timor'u işgal etti.
1979 - İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Cavit Orhan Tütengil öldürüldü. Olay yerine "Anti Terör Birliği" imzalı bir bildiri bırakıldı.
1983 - İber havayollarına ait bir Boeing-727 ile bir DC-9 yoğun siste Madrid havaalanının pistinde çarpıştı: 93 kişi öldü.
1987 - Paso Robles-Kaliforniya'da bir yolcu uçağı düştü: 43 kişi öldü.
1988 - Ermenistan'da 6,9 şiddetinde bir deprem meydana geldi: 25.000'in üzerinde ölü, 15.000'den fazla yaralı, 400.000 kişi evsiz kaldı.
1996 - TBMM'de harçları protesto etmek için pankart açan öğrencilerin yargılanması sona erdi; gençler toplam 96 yıla mahkûm oldular.
1999 - Düzce,Türkiye'nin 81. ili oldu.
 
Arşiv
 
Süper Loto
01.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu101823343650
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
30.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu041011162601
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji