Hizmet sektörü güven endeksi 98,8 oldu

Ana Sayfa » Güncel » Yaya Hakkı... Yazı-YORUM'da Hidayet Gürsel yazdı

Yaya Hakkı... Yazı-YORUM'da Hidayet Gürsel yazdı

Dünya üzerinde geçerli olan trafik ahlakı ve kuralı şöyle der: YAYALARA YOLVER! bizde ise tam tersi, mobinge uğramış şirket çalışanı gibi korkmuş bir halde şehri işgal eden metal canavarlarına hürmet edip, yol veriyoruz. yaya hakkı varda, sürücü hakkı yok mu diyeceksiniz? trafiğin tanımı ile devam edelim o zaman.

 
 
Yaya Hakkı... Yazı-YORUM'da Hidayet Gürsel yazdı

Fox TV ismail Küçükkaya , sabah haberlerinde "sıradaki haberimiz mersinden..." diye anons ediyor. "16 yaşında  ailesi tarafından şımartılmış zengin bir çocuk tarafından, öldürülen 23 yaşında hayalleri olan..."  rahmetli Deniz'den bahsediyor Fox TV haberlerde.
Sorumsuz bir ailenin sorumsuzca bir davranışı yüzünden, bir aile yasa boğulmuştu.  16 yaşında ki bir çocuğun araç kullanması mı yoksa bu ailenin o aracı kullanmasına izin vermesi mi ceza konusu olmalıydı tartışılır. Ama tartışılması mümkün olmayan bir şey var ise; o da Deniz'in öldüğü...

    Yazımızın geri kalan kısmına, biz yayalara ait olan kalın beyaz çizgiler üzerinde devam edelim. Şuan geçmeye çalıştığımız yer, bir yaya geçidi. Tabi üzerimize doğru son sürat gelen, kırmızı pelerin görmüş boğa gibi saldırgan ve sinirli sürücüleri saymazsak, sohbetimize bize ait olan yaya geçidinde devam edeceğiz.  Dünya üzerinde geçerli olan trafik ahlakı ve kuralı şöyle der: YAYALARA YOLVER! bizde ise tam tersi, mobinge  uğramış şirket çalışanı gibi korkmuş bir halde şehri işgal eden metal canavarlarına hürmet edip, yol veriyoruz. yaya hakkı varda, sürücü hakkı yok mu diyeceksiniz? trafiğin tanımı ile devam edelim o zaman.
TRAFİK: Sosyal bir olgu olan trafik, sadece içerisinde akışın yönlendirildiği bir yollar sistemi değil, aynı zamanda toplum bireylerinin bir başka biçimde etkileşimde bulunma şeklidir...

    Trafiğin akışının bir başka yoğun olduğu yer ise Mersin medyasının gündem takibidir. Bu gündem yaklama sevdasına ben "HAZIR ÇORBA" benzetmesi yapıyorum. Sıcak suyu dök fincana, içine de hazır poşeti boşalt karıştır. al sana çorba! Ama evde tavuk suyuna ya da et suyuna yapılmış, helmeli yoğun miss gibi bir çorbanın yerini tutar mı? emeksiz ne yemek olur nede habercilik olur.  işte bizim Ulusal Medya havasında ki basınımızda böyle hazır çorba gibi haberi raftan alır, sıcak suya döker ve içtiği fincanı bırakır orta yere. Yerel basın önce kendi şehrine ışık tutmalı, ayna olmalıdır. Doğruyu göstermeli, yanlışı düzelene kadar takip etmelidir.
Mersin'in öncelikli haberi ve problemi; defalarca yazılıp çizilen TRAFİK. Daha sonrasında ise TEMİZLİKtir.

    Mimar Sinan üniversitesi şehir plancılığı bölümü öğrt.görv. Dr. kevser Üstündağ bakın Yaya hakkı üzerine neler söyleyecek bize...
".... yayanın yürüdüğü yol güvenli ve emniyetli olmalıdır. hem kazalara karşı korumalı, hemde yayanın yürüdüğü yol boyunca sürekliliği olmalıdır. Yürürken yaya yolunda, karşısına duvar,park etmiş araç, refüj, alt ve üst geçit gibi erişimi engelleyici kısıtlamalar çıkmamalıdır." diyor Üstündağ.
    Tamda burada taşı usulüne göre yerleştirmek için diyorum ki: Yayaların hakkını kim ya da kimler koruyacak?!...
Yaptığım araştırma sonucu, KENT KONSEYİ'nin görev başlıklarından en önemlisine ulaştım. :-) evet attığınız kahkahaları duyabiliyorum ama, maalesef onların işi bu. KENT KONSEYİ'nin çalışma ilkelerinden en önemli maddesini paylaşıyorum sizlerle.
-BİRLEŞMİŞ MİLLETLERİN ve diğer ULUSLARARASI SÖZLEŞMELERİN  KENT ve KENT YAŞAMINA İLİŞKİN KISIMLARINI HAYATA GEÇİRMEK.
 
KENT KONSEYİ'nin yapacağı işleri, konseyin esamesi bile yokken, İNOVATİF HABER ailesi yazarları olarak bizler, çeşitli başlıklar içerisinde sayfalar dolusu tutacak şekilde ele almıştık ve almayada devam edeceğiz. kent konseyi bundan sonra ne yapacak?!... işte orası düşündürücüdür.

 Yaya hakları için Avrupa kentsel Şartlar Bildirgesinde, dört temel unsur karşımıza çıkmaktadır.
-kent sokakları yayalarındır.
-kentler sosyal arenalardır.
-Bu arenalar yayalar tarafından kullanılır.
-Yayalar trafikte en çok zarar gören iştirakçilerdir.
Yayalar için Mersin'de trafik ışıkları sinyalizasyon sistemleri, şehrin en işlek arterlerinde bile karanlığa gömülüp, kaderine terkedilmiştir.  
öyleyse ne yapmalıyız.? Araçlı yolculukları en aza indirip, toplu ulaşım araçları ile yolculuk teşvik edilmeli ve özendirilmeli. Paris şehri örneğinde olduğu gibi, şehir merkezine toplu taşıma araçları hariç diğerleri ücretli olmalı ve böylece şehir merkezi içerisinde fazla araç birikiminden kurtulmuş olunup, buralar asıl sahipleri olan yayalara bırakılmış olur.

    DR. KEVSER ÜSTÜNDAĞ ile yazımızın sonlarına doğru yine beraberiz. "... araçlar çoğaldıktan sonra, yayalar insan olmaktan çıktı. Araçların önünde koşuşan, bilgisayar oyunlarında (-ıskaladık) denilen şeye dönüştü. Kent sokakta başlıyor ve sokakta sosyal birliktelik var. Ama araçlar sokağı işgal edince bu sosyal iletişimden yoksun kalıp, yayayı dışarıda bırakıyorsunuz. Bütün bu olaylar ise, yayayı ötekileştiriyor ve araçlara karşı herzaman kendini savunur hale getiriyorsunuz."  
    İşte böyle bir savunmanın haberi geçenlerde bütün basına
"ÖLEN OĞLUNA DÜĞÜN YAPTI." manşeti ile servis edildi. Ve sevgili Deniz'in haberini televizyonlardan dehşet ve üzüntü içerisinde izledik.
Bu haber, mersin' de ki bir kısım vurdum duymaz ailenin yol açtığı  matemin, yıkılmışlığın haberiydi.  Mersin'de  ELİT KESİM DEDİKLERİ...?! bir kısım insanların  ÇOLUK ÇOCUĞU  altlarında ki milyarlık değerinde güçlü spor arabaları ile trafiği alt üst ediyor. Özellikle Marina kavşağı ve mersin üniversitesi kavşağında birbirinden tehlikeli hareketler ile hem seyir halindeki araçları hem de yayaları tehlikeye atıyorlar. Trafikteki 5 arabadan 2'si çoluk çocuğun elinde. Normal şartlarda okulunda dersinde olması gereken yavrularımız, okul formaları içerisinde babasının ultra lüks araçlarını alıp, arabaların arkasını kaydıra kaydıra tozu dumana katıp,  bir üniversiteli gencin hayatına son verebiliyor. Velayeti olmadan o çocuğu yurt dışına gönderemeyen veli; ehliyetsiz bir çocuğu trafiğe salıveriyor. Rahmetli Deniz üzerinden yazmak istemem ama, gencecik bir hayat, şımartılmış ve sorumsuz bir ailenin şımarık çocuğu yüzünden son buluyor. Bir evlat kolay yetişmiyor.  o annenin yokluk içerisinde bugünlere  getirdiği evladını, varlık içerisinde şımarmış bir başka çocuğun yoketmesi "KİME HAKTIR ALMAK CANI." sorusunu akla getiriyor.
BUGÜN BAYRAM ve  DENİZ'in EVİNDE YAS VAR...                  

Hidayet Gürsel

 
5 Ekim 2014 Pazar 12:15
 
 
(1 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Mustafa Müderrisoğlu</p> <p>2014-10-05 20:46:33</p> <p>Bazı yayalar da var ki, Sıkışık trafikte PARKTA GEZİNİR GİBİ YÜRÜYÜP, araç sürücülerine saygısızlık eder</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Toroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:15
  • Güneş05:18
  • Öğlen12:55
  • İkindi16:47
  • Akşam20:13
  • Yatsı21:59
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
34
23
8
3
77
2
Başakşehir
34
21
10
3
73
3
Fenerbahçe
34
18
10
6
64
4
Galatasaray
34
20
4
10
64
5
Antalyaspor
34
17
7
10
58
6
Trabzonspor
34
14
9
11
51
7
Akhisar Bld.
34
14
6
14
48
8
Gençlerbirliği
34
12
10
12
46
9
Kasımpaşa
34
12
7
15
43
10
Konyaspor
34
11
10
13
43
11
K.D.Ç. Karabük
34
12
7
15
43
12
Alanyaspor
34
12
4
18
40
13
Osmanlıspor FK
34
9
11
14
38
14
Kayserispor
34
10
8
16
38
15
Bursaspor
34
11
5
18
38
16
Ç. Rizespor
34
10
6
18
36
17
Gaziantepspor
34
7
5
22
26
18
Adanaspor
34
6
7
21
25
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1763 - Macaristan'da deprem.
1838 - I. Victoria 18 yaşında Birleşik Krallık tacını giydi. Kraliçe 20 Haziran'da tahta çıkmıştı ve ülkesinin tarihinde en uzun süre saltanat sürmüş hükümdar olacaktır.
1841 - Giselle balesinin prömiyeri ilk kez Paris'teki Théâtre de l'Académie Royale de Musique tiyatrosunda yapıldı.
1862 - Tasviri Efkar gazetesi, Şinasi tarafından çıkarılmaya başlandı.
1894 - İşçi Bayramı, Amerika Birleşik Devletleri'nde resmi tatil olarak kabul edildi.
1895 - El Salvador, Honduras ve Nicaragua birleşerek Orta Amerika Birliğini kurdular.
1914 - Avusturya arşidükü Franz Ferdinand ve karısı Sophia'nın, Gavrilo Princip adlı bir Sırp milliyetçisi tarafından öldürülmesi üzerine I. Dünya Savaşı başladı.
1919 - I. Dünya Savaşı sonunda, İtilaf Devletleri ile Almanya arasında Versay Barış Antlaşması imzalandı.
1921 - İzmit'in kurtuluşu
1923 - Darülfünun Mustafa Kemal'e "Fahri Müderrislik Şahadetnamesi" gönderdi.
1926 - Yeni Ticaret Kanunu kabul edildi.
1928 - Almanya'da sosyalist Herman Müller şansölye olarak göreve başladı.
1931 - İspanya'da genel seçimleri sosyalistler kazandı.
1933 - Anıtlar Yüksek Kurulu oluşturuldu.
1936 - Japonya, Kuzey Çin'de Mengjiang adında bir kukla devlet kurdu.
1938 - Türk Basın Birliği Kanunu kabul edildi.
1938 - Chicora-Pensilvanya'da boş bir araziye 450 tonluk meteor düştü.
1940 - Romanya, Basarabya (bugünkü Moldova) bölgesini Sovyetler Birliği'ne bıraktı.
1943 - Şair Yahya Kemal,Cumhuriyet Halk Partisi'nin sanat danışmanı oldu.
1943 - Diyarbakır-Batman demiryolu ulaşıma açıldı.
1948 - Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti, Komünist Bloğu oluşturan Kominform'dan ihraç edildi.
1950 - Seul, Kuzey Kore birliklerince ele geçirildi.
1963 - Kürt devleti kurmak için örgütlendikleri iddiasıyla 12 kişi gözaltına alındı.
1965 - Toplum polisine tam otomatik tabanca ve zırhlı araçlar verilmesi kararlaştırıldı.
1967 - İsrail, doğu Kudüs'ü ele geçirdi.
1968 - Yunus Nadi Armağanı'nı Yorgun Savaşçı romanıyla Kemal Tahir kazandı.
1969 - Stonewall ayaklanmaları başladı.
1971 - Türkiye'de afyon ekimi yasaklandı.
1978 - Kıbrıs'ın Sesi Radyosu 14 yıllık yayın hayatına son verdi.
1981 - Tahran'da İslam Cumhuriyeti Partisi merkezinde bomba patladı; 72 politikacı ve görevli öldü.
1982 - Televizyon, radyo ve gazetelerde banker reklamlarının yapılması yasaklandı.
1983 - "Az Gittik Uz Gittik" adlı kitabında komünizm propagandası yaptığı iddiasıyla yargılanan Aziz Nesin beraat etti.
1984 - 13 ilde sıkıyönetim kaldırıldı. Bu illerden 7'sinde olağanüstü hal ilan edildi; 4 ilde uygulanmakta olan olağanüstü hal uygulamasına ise son verildi.
1984 - "Sansür ve sürgün kararnamesi" nin ilk uygulamasında 2000'e Doğru ve Halk Gerçeği dergileri süresiz kapatıldı.
1989 - Natanz Olayı
1994 - Doğan Şirketler Grubu sahibi Aydın Doğan Hürriyet Holding'in yüzde elli hissesini satın aldı.
1997 - Aydın Doğan Vakfı Uluslararası Karikatür Yarışması'nı Atilla Peken kazandı.
1997 - Mike Tyson, boks maçının üçüncü raundunda rakibi Evander Holyfield'in kulağını ısırdı ve diskalifiye oldu.
2000 - Amerika Birleşik Devletleri, Küba'ya karşı 41 yıldır uyguladığı ambargoyu yumuşatma kararı aldı.
2004 - 17. Nato zirvesi İstanbul'da başladı.
2005 - Kanada, aynı cinsler arasında evliliği yasal kılan üçüncü ülke oldu.
2006 - Montenegro, Birleşmiş Milletler'e 192. üye ülke olarak kabul edildi.
2009 - Brezilya, 2009 FIFA Konfederasyon Kupasını kazandı.
 
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
22.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030520374448
 
On Numara
26.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01070814171819283031344145464851525559606575
 
Sayısal Loto
24.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071022233045
 
Şans Topu
21.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030417193310
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji