Milli İstihdam Seferberliği Mersin’de Başladı

Ana Sayfa » Gündem » Yedi yılda üç Çevre Planı... Çöpe giden trilyonlar... Abdullah Ayan yazdı

Yedi yılda üç Çevre Planı... Çöpe giden trilyonlar... Abdullah Ayan yazdı

Yedi yılda üç çevre düzeni planı çöpe gitti, bu gidişle yenisi de çöpe gidecek.

 
 
Yedi yılda üç Çevre Planı... Çöpe giden trilyonlar... Abdullah Ayan yazdı
Yedi yılda üç çevre planı Mersin' i kesmedi...

Belli ki, "hafıza-ı beşer nisyan ile maluldür" sözüne bir kez daha şapka çıkarmamızı gerektirecek olaylara tanık oluyoruz ve belli ki, unutmuş olduğumuz varsayımından hareketle durmadan yapılan yanlışlardan ders çıkarmayanlar yeni yanlışlara hazırlanıyorlar.

2007, 2009 ve 2011 yıllarında birbiri peşi sıra avuç dolusu para verilerek sipariş edilen üç Çevre Düzeni Planını kucağında bulan, üçünün de yargı kararıyla çöpe atılma süreçlerini yaşayan Mersin'e, şimdi yeni plana kavuşma hazzını yaşatmaya hazırlanıyor Ankara' da her şeyi bizden daha iyi bilen, gören, adımıza düşünen, karar verenler...

İyisi mi Çevre Düzeni planıyla ilgili geçmişte yaşananları ve bundan sonra olacakları detaylarıyla anlatayım. Hem hafızalar canlansın, hem de boşa harcanacak yaklaşık bir trilyon lirayla ilgili şimdiden yetkili, yetkisiz herkesi uyarayım ki, vebal üzerimde kalmasın...

İki bölüm halinde ele alacağım konuyu. Birinci bölümde 2005' te başlayıp 2012'ye kadar olan geçmiş üç planı ve uyarılarımıza ilk günden itibaren kulak tıkayanların sonunda tosladıkları yargı duvarlarını, kararlarını anlatacağım. İkinci bölümde de bugünden, yarına yaşanacakları ve olası gelişmeleri...

2004 yerel seçimlerinin ardından AB muhabbetinin aşka dönüştüğü günlerde herkesi saran heyecan, kimi Bakanlıkları uyum sürecine bir an önce uyma derdine düşürmüştü.

O uyum merakı içinde Çevre Bakanlığı da ülke genelinde %5'lerde olan Çevre Düzeni planına sahip il sayısını hızla arttırmaya girişti.

Yasaya göre il sınırları Büyükşehir Belediye sınırlarıyla aynı olan İstanbul ve Kocaeli dışındaki diğer illerde planlandırma en az iki ilin bir araya getirilmesiyle yapılabilecekti.

Bu durumda doğal olanı zaten her açıdan neredeyse birleşmiş, üstelik istatistiki bölge tanımı itibariyle zaten birlikte anılan Adana ve Mersin’in çevre planını ortaklaşa hazırlamalarına olanak sağlanmasıydı.

Ancak Adana mızıkçılık yapıp, kendi planını kendisi yapmaya kalkınca, Mersin’e eşlik edecek bir yoldaş il arandı, bulunmakta da gecikilmedi.

Mersin'in bahtına Karaman düşmüştü.

Mersin ile Karaman' ın sınır komşuluğu dışında en küçük ortak bağı yoktu ama kimin umurundaydı?

Nikah Ankara'da kıyılmıştı ama Mersin' de gelişmelerin bu kesitinden hayli zaman sonra haberimiz oldu.

30 Haziran 2005' te Ankara' da ihalesi gerçekleştirilen ve 575 milyar+KDV (yaklaşık 700 milyar liraya) Mersin-Karaman çevre düzeni planıyla ilgili bilgilendirilmemiz için aradan 18 ay geçmesi gerekecekti.

Aralık 2006’da çalışmalarını neredeyse tamamlamış halde çıkıp geldiler Mersin’e…

Ellerinde haritalar, 2025 yılının kentine ait projeksiyonlar, tahminlerle bu kentin dinamiklerini aydınlatmayı! Hedefliyorlardı…

Örneğin bırakın göç almayı, o günlerde ayak sesleri duyulmaya başlanan "göç veren Mersin" olgusundan habersiz biçimde 1,6 milyonluk Mersin'e, 2023 için 5,5 milyon nüfus hayal ediyorlardı.

Böylesi artışı hangi hesaba göre yaptıkları konusu bir yana, o nüfusa uygun yeni yaşanabilir yerleşim alanlarının neden düşünülmediği sorusuna da cevap verememişlerdi.

Kıymetli zamanları zaten kısıtlı Bakanlık bürokratlarıyla, plan yapma işini üstlenen taşeron firma yetkililerini, hayatımızı ve çocuklarımızın geleceğini ilgilendiren böylesine önemli bir konunun aceleye getirilmemesi yönünde uyardık…

Karar verme aşamasından önce kent dinamiklerinin de görüşleri doğrultusunda ortak akılla bir çalışma yürütülmesi sağlıklı sonuç elde edilmesinin öncelikli kuralıydı.

Durmadan saatlerine bakan ve geldikleri gün Ankara'ya dönme planlarını çevre planından daha fazla önemseyenlere, o gün söylediklerimin içinden bir isyan cümlesi bugün de aklımda ve kaleme aldığım yazılar (http://abdullahayan.wordpress.com/2009/02/07/dogmadan-olen-cevre-plani%E2%80%A6/) arşivlerde:

“Siz harita üzerinde, geleceğimizi planlayanlar..

En vazgeçilmez yaşam alanlarımızı bile bize sormadan, uygunluğunu tartışmadan kendi kafanıza göre tasarlayanlar. Yerelliğin bu kadar öne çıktığı 21. yüzyılda bırakın da mezarlığımızın yerine biz karar verelim!”

Mersin’i Karaman’ la birlikte düşünüp ortak plan sipariş edenlerin de, o siparişe göre masa başında plan çiziktirenlerin de uyarılarımıza kulak verecek vakitleri yoktu.

Bir an önce sipariş edilen iş tamamlandı, birileri faturalarını kestiler, birileri ödemeyi yaptı ve Ankara cephesi açısından konu o gün için kapandı gitti.

16 Nisan 2007' de plan Bakanlıkça onandı.

Onlar muradına erdi ama asıl bedeli ödemek biz Mersinlilere düştü. Çevre Düzeni planı yapılırken küçük! bir ayrıntı gözlerden kaçmıştı: Konu yargıya taşındığında hep birlikte görecektik ki "Mersin-Karaman dahil Bakanlığın ihaleyle taşeron firmalara sipariş ettiği tüm planlar henüz yayınlanmamış yönetmeliğe" istinaden verilmişti.

Peş peşe iptaller de böylece gelmeye başladı.

Manisa–Kütahya–İzmir, Karaman-Mersin, Antalya-Burdur ve diğerleri...

Yayınlanmamış yönetmeliğe dayanarak yapılan planlar bir yana, başka nedenlerle de açılan pek çok davada yürütmeyi durdurma kararları çıktı Danıştay' dan...

Örneğin Mersin Büyükşehir Belediyesinin belirlediği –belirlemek te ne kelime, yasal itirazların sonucunu beklemeden 21 trilyon ödeyerek hazırladığı- yeni çöp alanı ile ilgili karar...

Ardından Ege' den kovulan balık çiftliklerine yeni mekân arayan bürokrasinin plana sokuşturduğu deniz üstü alanlarla ilgili itirazlarımız...

Danıştay o konuda da haklı buldu yapılan başvuruları...

6.Dairenin 19 Aralık 2008 günü verdiği yürütmeyi durdurma kararı bunlardan sadece biriydi.

Bundan sonrası yargının çetrefilli yollarında kelimenin tam anlamıyla kaostan beter gelişti.

Bakanlık baktı ki işin içinden çıkamıyor 11 Kasım 2008 günü yayınladığı gecikmiş yönetmeliğin ardından planları revize etme iddiasıyla yeni süreç başlattı.

Bir kaç küçük değişiklikle tekrar hazırlatılarak onanan Plan 19.03.2009 tarihinden itibaren bir (1) ay süreyle askıya çıkarıldı.

Bakanlığın bu hamlesine karşı 2009 Temmuz ayında bir kez daha ve tümüyle iptali talebiyle Mersin platformu içinde yer alan bileşenleri yine mahkemeye başvurdu.

İpin ucunu kaçırdığımız, hangi plana karşı hangi iptal davasının açıldığını konunun en yakın takipçilerinin bile izlemekte zorlandığı bu baş döndüren süreçte Bakanlığın son tasdik ettiği plan 10 Mart 2011 tarihini taşıyor.

Taşıyor taşımasına da o planın iptaliyle ilgili TMMOB' dan dava gecikmedi.

O dosyanın akıbeti de değişmedi. Danıştay 6. Dairesi 13 Şubat 2012 günü oy birliğiyle bir kez daha iptal etti Mersin-Karaman Çevre Düzeni planını...

Bütün bu gelişmeleri detaylarıyla belki de lafı uzatarak anlatmamın sebebi var.

Şu günlerde Ankara'daki bürokrasi geçmişten hiç bir ders almamış olmalı ki, yeniden bir ihale sürecine ve Mersin'e sil baştan 100 binlik Çevre Düzeni Planı kazandırma derdine düşmüş.

Vali Güzeloğlu' nun düzenlediği basın toplantısıyla öğreniyoruz ki, iki aylık hazırlık döneminin ardından ve yaklaşık altı ay sonra nur topu gibi bir plana kavuşmamız için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ihale hazırlığına başlamış bile.

İyi de, 2006'da yapılan yasal düzenlemeyi ve düzenlemeyle getirilen ; “Belediye sınırları il sınırı olan Büyükşehir Belediyelerinde il çevre düzeni planı ilgili Büyükşehir Belediyeleri tarafından yapılır veya yaptırılır ve doğrudan Belediye Meclisi tarafından onaylanır” hükmünün halen yürürlükte olduğunu ben biliyorum da Bakanlık bilmez mi?  (1.7.2006 tarih 5538 sayılı kanun 26. madde)

O hükme göre 6 Aralık 2012 günü Resmi gazetede yayınlanan yasayla Mersin dâhil tüm Büyükşehir Belediye sınırlarının il sınırları olarak tanımlandığına göre çevre düzeni planı yapma yetkisinin Büyükşehir Belediyelerine ait olduğunu hatırlatmaya gerek var mı?

Konuyu ve özellikle bundan sonra olacakları bir sonraki yazıda enine boyuna irdelemeye devam edelim...

 
17 Aralık 2012 Pazartesi 10:17
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdıAkdeniz İlçe Teşkilat İçi Eğitim Ve Referandum Hazırlık Toplantısını GerçekleştirdiÖzturan,10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü Kutladı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:43
  • Güneş07:18
  • Öğlen13:06
  • İkindi16:11
  • Akşam18:33
  • Yatsı19:58
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
20
13
5
2
44
2
Başakşehir
21
12
7
2
43
3
Galatasaray
21
12
4
5
40
4
Fenerbahçe
20
10
6
4
36
5
Antalyaspor
21
10
5
6
35
6
Trabzonspor
20
9
3
8
30
7
Bursaspor
21
8
4
9
28
8
Konyaspor
20
7
7
6
28
9
K.D.Ç. Karabük
21
8
3
10
27
10
Osmanlıspor FK
20
6
9
5
27
11
Akhisar Bld.
20
6
6
8
24
12
Kasımpaşa
20
7
3
10
24
13
Gençlerbirliği
19
5
8
6
23
14
Kayserispor
21
6
4
11
22
15
Alanyaspor
20
6
3
11
21
16
Ç. Rizespor
21
5
5
11
20
17
Adanaspor
20
4
5
11
17
18
Gaziantepspor
20
4
3
13
15
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1600 - Peru'daki Huaynaputina yanardağı Güney Amerika tarihindeki en şiddetli patlamayla püskürdü.
1807 - ABD eski başkan yardımcısı Aaron Burr vatana ihanet iddiasıyla tutuklandı.
1861 - Rusya'da toprağa bağlı kölelik yasaklandı.
1878 - Thomas Edison fonografın patentini aldı.
1881 - Kansas'ta tüm alkollü içecekler yasaklandı.
1915 - I. Dünya Savaşı: Gelibolu muharebeleri başladı.
1915 - İtilaf devletleri'nin Çanakkale'ye denizden yaptıkları saldırı püskürtüldü.
1925 - Telsiz tesisi hakkındaki kanun çıktı. Türkiye'de radyonun kurulması TBMM'de kabul edildi.
1928 - Amacı yoksul kadınlara yardım etmek olan "Himaye-i Etfal Kadın Yardım Cemiyeti" kuruldu. Cemiyetin adı 1938'de Yardım Sevenler Derneği olarak değiştirildi. Mevhibe İnönü derneğin fahri başkanıydı.
1932 - Halkevleri kuruldu. 1951'de Demokrat Parti hükümeti tarafından kapatıldı.
1945 - II. Dünya Savaşı: Iwo Jima muharebesi. Yaklaşık 30.000 ABD askeri Batı Pasifik'teki Iwo Jima adasına çıktı. Japon ordusunun şiddetli direnişi ile karşılaşan ABD birlikleri adada kontrolü ancak bir ay sonra sağlayabildiler.
1947 - İstanbul'da et giderek pahalılaşıyor; İstanbul Belediyesi halkı et boykotuna çağırdı.
1956 - Türkiye-Macaristan milli futbol maçı Mithatpaşa Stadı'nda oynandı. Türkiye Macaristan'ı 3-1 yendi.
1957 - Türk Ordusu'nun ilk kadın doktor subayı Sema Aran göreve başladı.
1959 - Londra Konferansı sona erdi. İngiltere Kıbrıs'ın bağımsızlığını tanıdı. İngiltere, Türkiye ve Yunanistan, Kıbrıs'ta garantör devlet oldu. Bağımsızlığın resmi olarak ilan edilmesi 16 Ağustos 1960'da oldu.
1968 - Larnaka uluslararası havaalanındaki bir uçak kaçırma olayına, Kıbrıslı yetkililerden izin almaksızın müdahale etmeye kalkan Mısır komando birliğinin 15 üyesi, Kıbrıs milli muhafızları tarafından öldürüldü.
1972 - Güvenlik güçleri, sabaha karşı Fındıkzade ve Arnavutköy'de operasyonlar düzenledi. Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (THKP-C ) üyesi Ulaş Bardakçı öldürüldü.
1975 - Devlet Sinema Televizyon Enstitüsü kuruldu.
1985 - İspanya havayollarına ait Boeing 747 tipi bir yolcu uçağı Oiz dağlarına (İspanya) çarparak düştü: 148 kişi öldü.
1985 - William J. Schroeder, yapay kalp takıldıktan sonra hastaneden taburcu edilip evine gönderilebilen ilk hasta oldu.
1985 - Türk aktör Haluk Bilginer'in de rol aldığı BBC pembe dizisi ünlü EastEnders'ın ilk bölümü İngiltere'de yayımlandı. Dizi halen devam etmektedir.
1985 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren bozuk ilaç yapanlar için " Bu adamların kafasını koparmak lazım" dedi.
1986 - SSCB Mir uzay istasyonu'nu uzaya gönderdi.
1994 - Libya'da şeriat uygulamasına geçildi; İslami takvim uygulanmaya başlandı.
1994 - Haftalık Newroz gazetesi yayımlanmaya başladı.
1994 - Adalar Belediye Başkanı ANAP'lı Recep Koç Büyükada vapur iskelesinde uğradığı silahlı saldırıda öldürüldü. İki kişi de yaralandı. Recep Koç'u, kaçak yapısını yıktırdığı Osman Özgen adlı bir vatandaşın öldürdüğü bildirildi.
1997 - İran'ın Ankara Büyükelçisi Bagheri, Sincan'da düzenlenen Kudüs gecesindeki konuşmaların ardından, artan tepkiler nedeniyle ülkesine gitti.
1997 - Başbakan Tansu Çiller Meclis'te mal varlığı soruşturmasından aklandı.
1998 - Rusya'dan Türkiye'ye boru hattı ile doğalgaz getirecek Mavi Akım Projesi için müteahhit firmalar arasında anlaşma imzalandı.
2001 - Milli Güvenlik Kurulu'nun Çankaya Köşkü'nde yapılan şubat ayı toplantısında, Başbakan Bülent Ecevit, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile yaşadığı tartışma nedeniyle toplantıyı terk etti.
2008 - Küba lideri Fidel Castro görevinden ayrıldığını açıkladı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
16.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu061028294753
 
On Numara
13.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04050717202627282938394244525456606572747578
 
Sayısal Loto
18.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021828333640
 
Şans Topu
15.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu031112192409
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji