Nisan ayında Adana’da 2 493, Mersin’de 2 955 konut satıldı

Ana Sayfa » Gündem » Yeni anayasayı tartışıp sistemi konuşmamak…

Yeni anayasayı tartışıp sistemi konuşmamak…

Bir kent sahiline turizm tesisi mi, tehlikeli atık yaratacak sanayi tesisi mi kurulacağını kim hangi önceliklerle, kaygılarla onaylıyor veya red ediyor?

 
 
Yeni anayasayı tartışıp sistemi konuşmamak…
Doludizgin anayasa tartışmalarını izliyoruz, belli ki daha bir süre devam edecek görüş beyanları.
Büyük olasılıkla da Nisan sonu gibi bu ham çalışmalar bitecek, iş belirlenen komisyonun bir masa etrafında toplanıp yeni metni yazmasına gelecek.
İşte bugün büyük heyecanla görüş bildirenler dâhil, sıranın o yazım aşamasına geleceği gerçeği karşısında çok umutlu görmüyorum insanları nedense.
“Değişmez değiştirilmesi teklif dahi edilemez” maddelerini Kanije Kalesini korur gibi beklemeye niyetli kesimin ve Anayasa komisyonundaki temsilcilerinin niyetlerini görüşlerini üç aşağı beş yukarı biliyoruz.
Dolayısıyla konu o zurnanın zırt dediği noktaya geldiğinde, neler yaşanacak komisyonda.
Veya anayasanın Türklüğe vurgu yapan maddeleri yerine belki Türkiye’ lilik kavramı koyulmaya kalkışıldığında aynı komisyondaki MHP’ liler, “elinize sağlık, zaten bizi de rahatsız ediyordu bu ırkçılık vurgusu” mu diyecekler?
Ana dilde eğitim, yerel özerklik gibi Kürtlerin asla taviz vermeyecekleri konular nasıl çözülecek?
Sorular çok ve dört ayrı dünyayı temsil eden komisyonun, bunca çetrefilli, yüz yıldır uzlaşılamamış meseleler üzerinde ortak bir metin üzerinde mutabık kalması çok zor hatta imkânsız.
Kimi kesimleri temsil ettiğini söyleyen siyasi partilerin masadan kalkması en akla yakın olasılık olduğuna göre, kalanlarla mı yapılacak, yazılacak yeni anayasa?
MHP’ nin kalkması halinde BDP ile mi ortak metin hazırlanacak, yoksa BDP’ nin olmazsa olmaz gördüğü konulara dokunulamayacağı için BDP dışında MHP’ nin damgasını vurduğu statüko ile kol kola bir anayasa ile mi yakalayacağız 21. Yüzyılın baş döndüren değişim sürecini?
Rahatımızı kaçırması gereken sorular bundan da ibaret değil…
100 yılı aşkın süredir temsili demokrasiyi bile doğru dürüst uygulayamamış Anadolu coğrafyasını gelecek yüzyıla hangi sistemle hazırlayacağız?
Daha basitçe sorayım: Dünyada geçerliliğini yitiren temsili demokrasinin yerine katılımcı demokrasiyi nasıl bir yol haritasıyla, hangi vadede hayata geçireceğiz?
Herkes 2014’ ten başlayarak Cumhurbaşkanını halkın seçeceğini biliyor da, o halkın seçtiği Başkanla nasıl bir yönetim tarzının ortaya çıkacağı konusunda, eminim Çankaya’ ya çıkma hayalleri yapanların bile somut bir planları yok.
Cumhurbaşkanını Meclisin seçtiği temsili demokratik yöntemden, halkın seçtiği katılımcı demokrasiye iyi kötü bir geçiş olacak ve halkın seçtiği bir Cumhurbaşkanının geçmiştekilerden farklı olacağını bilmek için müneccim olmak gerekmiyor…
Verseniz de vermesiniz de kendince halkın verdiğini iddia edeceği ve kullanmaya kalkacağı yetkilerle 90 yıllık Cumhurbaşkanlarının tümünden farklı konuma ve kullanmak isteyeceği güce sahip olacağını şimdiden görmek gerekiyor.
Gerçekten merak ediyorum. Yeni anayasa yazılırken Cumhurbaşkanının seçimi, yetkileri ile ilgili nasıl bir ortak görüş çıkacak ortaya?
Cumhurbaşkanlığına biçilecek rol ile ilgili yeni anayasada çizilecek çerçeve, başlayacak önümüzdeki dönem adına bana kalırsa sanılandan çok daha önemli…
Önemli çünkü, bu Türkiye’ deki tüm yapıyı en yukarıdan en aşağıdaki mahalle yaşayanlarının seslerini nasıl çıkaracakları, görüşlerini, temsillerini nasıl ortaya koyacaklarıyla da ilgili…
Katılımcı demokraside oyun tümüyle değişecek çünkü…
Bugün biz bir siyasi partiye, hatta o parti aracılığıyla bir lidere oy veriyor ve sonra sahneden yeni seçime kadar çekiliyoruz.
Her şeyin doğrusunu bizim adımıza iktidara getirdiğimiz veya ortak ettiğimiz insanlar biliyor, kararı onlar veriyorlar.
Nükleer santrale yöre halkı karşı çıksa da, eğer Başbakan karar vermişse, halkın değil onun dediği oluyor.
Örnekleri çoğaltmak mümkün:
Bırakın Başbakanı, seçtiğiniz bir Büyükşehir veya ilçe, belde Belediye Başkanlarının günümüz Türkiye’sindeki yönetim anlayışlarına, uygulamalarına bakın.
Örneğin İstanbul’ a açılacak yeni kanaldan tutun da, bir mahalleye yapılacak park veya spor tesisine kadar kim ve kimler karar veriyor?
Bir kent sahiline turizm tesisi mi, tehlikeli atık yaratacak sanayi tesisi mi kurulacağını kim hangi önceliklerle, kaygılarla onaylıyor veya red ediyor?
Temsili demokraside sandığın açılmasıyla ipleri seçtiklerimize veriyoruz. Katılımcı demokrasi ise oyunun her aşamasında yer almamız anlamına geliyor.
İsviçre’ deki son referandumlardan birinin konusu “kötü muamele gören köpeklerle” ilgiliydi. Ve önüne sandık koyulan halk “kötü muamele gören hayvanlar için mahkemelerde devlet tarafından avukat atanmasına ilişkin öneriyi” oyladı.
Köpek sahiplerinin kursa gitme zorunluluğu olan, muhabbet kuşlarının tek başlarına kafeste tutulmaları gereken, başı sıkıştıkça en küçüğünden büyüğüne tartışılan her konuyu halkın oylarıyla çözmeye çalışan (son referandumlardan biri köpeklerle, bir diğeri ise zorunlu askerlikle ilgiliydi), neredeyse her hafta bir konunun referanduma götürüldüğü bir ülkeden söz ediyorum.
Milletvekillerini hane halkıyla birlikte belirleyen, hanımefendilere veya bir parti başkanının sekreterine bir şeyler hediye etmenin Meclise kapağı atmada en kestirme yol olduğu bir başka ülke halkının anlamakta zorlandığı konular bunlar.
Ama zor da bu çağımızın gereği anlayışa uygun yeni yöntemleri hayata geçirmek için vakit geldi, geçiyor…
 
 
 
9 Şubat 2012 Perşembe 08:15
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 804 bin kişi seyahate çıktıTrafiğe kayıtlı araç sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 22 218 945 oldu
Ocak ayı enflasyon rakamları belli olduKDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele Alındı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:21
  • Güneş05:19
  • Öğlen12:49
  • İkindi16:40
  • Akşam19:59
  • Yatsı21:42
 
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
34
24
3
7
75
2
Fenerbahçe
34
21
9
4
72
3
Başakşehir
34
22
6
6
72
4
Beşiktaş
34
21
8
5
71
5
Trabzonspor
34
15
10
9
55
6
Göztepe
34
13
10
11
49
7
Sivasspor
34
14
7
13
49
8
Kasımpaşa
34
13
7
14
46
9
Kayserispor
34
12
8
14
44
10
Malatyaspor
34
11
10
13
43
11
Akhisar Bld.Spor
34
11
9
14
42
12
Alanyaspor
34
11
7
16
40
13
Bursaspor
34
11
6
17
39
14
Antalyaspor
34
10
8
16
38
15
Konyaspor
34
9
9
16
36
16
Osmanlıspor
34
8
9
17
33
17
Gençlerbirliği
34
8
9
17
33
18
Karabükspor
34
3
3
28
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1703 - Rus Çarı I. Petro, Sankt Petersburg şehrini kurdu.(Şehir Rus İç Savaşı sırasında Petrograd, SSCB döneminde de Leningrad olarak adlandırılıyordu)
1907 - San Francisco, California'da veba salgını başgösterdi.
1935 - Hafta tatili Cuma'dan Pazar'a alındı.
1941 - Alman zırhlısı Bismarck, İngiliz donanması tarafından batırıldı.
1944 - Latin harfleri ile ilk Cumhuriyet altını basıldı.
1953 - Paris'te Belçika, Fransa, İtalya, Lüksemburg, Hollanda ve Federal Almanya arasında Avrupa Savunma Birliği Antlaşması imzalandı.
1956 - İstanbul'da yapılan Dünya Güreş Şampiyonası'nda Türkiye Milli Güreş Takımı, serbestte altı birincilikle dünya şampiyonu oldu.
1958 - Amerikan F-4 Phantom II çok amaçlı avcı-bombardıman uçağı ilk uçuşunu yaptı.
1961 - Anayasa, Kurucu Meclis'te oylamaya katılan 262 üyeden 260'ının oyuyla kabul edildi.
1962 - Çekmece Nükleer Araştırma Merkezi açıldı.
1964 - Hindistan Başbakanı Cavaharlal Nehru 75 yaşında öldü.
1980 - Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Gün Sazak, Ankara'da uğradığı bir suikast sonucu vefat etti.
1985 - Papa suikastı davasında Mehmet Ali Ağca, "Ben Hazreti İsa'yım, Tanrı'nın oğluyum" dedi.
1986 - Tütün tekelini kaldıran yasa onaylandı.
1992 - Iğdır ve Ardahan il oldu.
1993 - PKK, 33 silahsız askerimizi pusuya düşürerek öldürdü.
1994 - ABD'de 20 yıldır sürgünde bulunan Sovyet yazar Aleksandr Soljenitsin ülkesine döndü.
1999 - Birleşmiş Milletler Savaş Suçluları Mahkemesi, Yugoslavya Devlet Başkanı Slobodan Miloseviç'i Kosova'daki vahşetin sorumlusu olmakla ve etnik Arnavutlara karşı soykırım yapmakla suçladı.
2001 - 53 ülke Afrika Birliği'ni kurdu.
2007 - Mehmet Ağar Genel Başkanlığındaki DYP eski Demokrat Parti'nin adını aldı.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
24.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu061134404950
 
On Numara
21.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu01020406122428323341445153585965686973757678
 
Sayısal Loto
26.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu011011132634
 
Şans Topu
23.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu060910242712
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji