Mersin Ticaret Borsası 90 yaşında

Ana Sayfa » Gündem » Yeni anayasayı tartışıp sistemi konuşmamak…

Yeni anayasayı tartışıp sistemi konuşmamak…

Bir kent sahiline turizm tesisi mi, tehlikeli atık yaratacak sanayi tesisi mi kurulacağını kim hangi önceliklerle, kaygılarla onaylıyor veya red ediyor?

 
 
Yeni anayasayı tartışıp sistemi konuşmamak…
Doludizgin anayasa tartışmalarını izliyoruz, belli ki daha bir süre devam edecek görüş beyanları.
Büyük olasılıkla da Nisan sonu gibi bu ham çalışmalar bitecek, iş belirlenen komisyonun bir masa etrafında toplanıp yeni metni yazmasına gelecek.
İşte bugün büyük heyecanla görüş bildirenler dâhil, sıranın o yazım aşamasına geleceği gerçeği karşısında çok umutlu görmüyorum insanları nedense.
“Değişmez değiştirilmesi teklif dahi edilemez” maddelerini Kanije Kalesini korur gibi beklemeye niyetli kesimin ve Anayasa komisyonundaki temsilcilerinin niyetlerini görüşlerini üç aşağı beş yukarı biliyoruz.
Dolayısıyla konu o zurnanın zırt dediği noktaya geldiğinde, neler yaşanacak komisyonda.
Veya anayasanın Türklüğe vurgu yapan maddeleri yerine belki Türkiye’ lilik kavramı koyulmaya kalkışıldığında aynı komisyondaki MHP’ liler, “elinize sağlık, zaten bizi de rahatsız ediyordu bu ırkçılık vurgusu” mu diyecekler?
Ana dilde eğitim, yerel özerklik gibi Kürtlerin asla taviz vermeyecekleri konular nasıl çözülecek?
Sorular çok ve dört ayrı dünyayı temsil eden komisyonun, bunca çetrefilli, yüz yıldır uzlaşılamamış meseleler üzerinde ortak bir metin üzerinde mutabık kalması çok zor hatta imkânsız.
Kimi kesimleri temsil ettiğini söyleyen siyasi partilerin masadan kalkması en akla yakın olasılık olduğuna göre, kalanlarla mı yapılacak, yazılacak yeni anayasa?
MHP’ nin kalkması halinde BDP ile mi ortak metin hazırlanacak, yoksa BDP’ nin olmazsa olmaz gördüğü konulara dokunulamayacağı için BDP dışında MHP’ nin damgasını vurduğu statüko ile kol kola bir anayasa ile mi yakalayacağız 21. Yüzyılın baş döndüren değişim sürecini?
Rahatımızı kaçırması gereken sorular bundan da ibaret değil…
100 yılı aşkın süredir temsili demokrasiyi bile doğru dürüst uygulayamamış Anadolu coğrafyasını gelecek yüzyıla hangi sistemle hazırlayacağız?
Daha basitçe sorayım: Dünyada geçerliliğini yitiren temsili demokrasinin yerine katılımcı demokrasiyi nasıl bir yol haritasıyla, hangi vadede hayata geçireceğiz?
Herkes 2014’ ten başlayarak Cumhurbaşkanını halkın seçeceğini biliyor da, o halkın seçtiği Başkanla nasıl bir yönetim tarzının ortaya çıkacağı konusunda, eminim Çankaya’ ya çıkma hayalleri yapanların bile somut bir planları yok.
Cumhurbaşkanını Meclisin seçtiği temsili demokratik yöntemden, halkın seçtiği katılımcı demokrasiye iyi kötü bir geçiş olacak ve halkın seçtiği bir Cumhurbaşkanının geçmiştekilerden farklı olacağını bilmek için müneccim olmak gerekmiyor…
Verseniz de vermesiniz de kendince halkın verdiğini iddia edeceği ve kullanmaya kalkacağı yetkilerle 90 yıllık Cumhurbaşkanlarının tümünden farklı konuma ve kullanmak isteyeceği güce sahip olacağını şimdiden görmek gerekiyor.
Gerçekten merak ediyorum. Yeni anayasa yazılırken Cumhurbaşkanının seçimi, yetkileri ile ilgili nasıl bir ortak görüş çıkacak ortaya?
Cumhurbaşkanlığına biçilecek rol ile ilgili yeni anayasada çizilecek çerçeve, başlayacak önümüzdeki dönem adına bana kalırsa sanılandan çok daha önemli…
Önemli çünkü, bu Türkiye’ deki tüm yapıyı en yukarıdan en aşağıdaki mahalle yaşayanlarının seslerini nasıl çıkaracakları, görüşlerini, temsillerini nasıl ortaya koyacaklarıyla da ilgili…
Katılımcı demokraside oyun tümüyle değişecek çünkü…
Bugün biz bir siyasi partiye, hatta o parti aracılığıyla bir lidere oy veriyor ve sonra sahneden yeni seçime kadar çekiliyoruz.
Her şeyin doğrusunu bizim adımıza iktidara getirdiğimiz veya ortak ettiğimiz insanlar biliyor, kararı onlar veriyorlar.
Nükleer santrale yöre halkı karşı çıksa da, eğer Başbakan karar vermişse, halkın değil onun dediği oluyor.
Örnekleri çoğaltmak mümkün:
Bırakın Başbakanı, seçtiğiniz bir Büyükşehir veya ilçe, belde Belediye Başkanlarının günümüz Türkiye’sindeki yönetim anlayışlarına, uygulamalarına bakın.
Örneğin İstanbul’ a açılacak yeni kanaldan tutun da, bir mahalleye yapılacak park veya spor tesisine kadar kim ve kimler karar veriyor?
Bir kent sahiline turizm tesisi mi, tehlikeli atık yaratacak sanayi tesisi mi kurulacağını kim hangi önceliklerle, kaygılarla onaylıyor veya red ediyor?
Temsili demokraside sandığın açılmasıyla ipleri seçtiklerimize veriyoruz. Katılımcı demokrasi ise oyunun her aşamasında yer almamız anlamına geliyor.
İsviçre’ deki son referandumlardan birinin konusu “kötü muamele gören köpeklerle” ilgiliydi. Ve önüne sandık koyulan halk “kötü muamele gören hayvanlar için mahkemelerde devlet tarafından avukat atanmasına ilişkin öneriyi” oyladı.
Köpek sahiplerinin kursa gitme zorunluluğu olan, muhabbet kuşlarının tek başlarına kafeste tutulmaları gereken, başı sıkıştıkça en küçüğünden büyüğüne tartışılan her konuyu halkın oylarıyla çözmeye çalışan (son referandumlardan biri köpeklerle, bir diğeri ise zorunlu askerlikle ilgiliydi), neredeyse her hafta bir konunun referanduma götürüldüğü bir ülkeden söz ediyorum.
Milletvekillerini hane halkıyla birlikte belirleyen, hanımefendilere veya bir parti başkanının sekreterine bir şeyler hediye etmenin Meclise kapağı atmada en kestirme yol olduğu bir başka ülke halkının anlamakta zorlandığı konular bunlar.
Ama zor da bu çağımızın gereği anlayışa uygun yeni yöntemleri hayata geçirmek için vakit geldi, geçiyor…
 
 
9 Şubat 2012 Perşembe 08:15
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:46
  • Güneş06:21
  • Öğlen12:45
  • İkindi16:12
  • Akşam18:49
  • Yatsı20:12
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
5
4
1
0
13
2
Beşiktaş
5
4
1
0
13
3
Göztepe
5
3
1
1
10
4
Kayserispor
5
3
1
1
10
5
Başakşehir
5
3
1
1
10
6
Akhisarspor
5
3
1
1
10
7
Bursaspor
5
3
0
2
9
8
Fenerbahçe
5
2
2
1
8
9
Trabzonspor
5
2
2
1
8
10
Kasımpaşa
5
2
1
2
7
11
Sivasspor
5
2
0
3
6
12
Karabükspor
5
1
2
2
5
13
Malatyaspor
5
1
1
3
4
14
Alanyaspor
5
1
1
3
4
15
Konyaspor
5
1
0
4
3
16
Antalyaspor
5
0
3
2
3
17
Gençlerbirliği
5
0
1
4
1
18
Osmanlıspor
5
0
1
4
1
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1792 - Devrimci Fransa'da Yasama Meclisi krallığı kaldırdı.
1858 - Babür İmparatorluğu yıkıldı.
1903 - İlk kovboy filmi Kit Carson'un prömiyeri ABD'de yapıldı.
1918 - Megiddo Savaşı sona erdi.
1924 - Mustafa Kemal Paşa, "Halk, köylüler bana her yerde iş programını şu iki kelime ile ihtar ettiler; Yol, mektep" dedi.
1932Himayei - Etfal Cemiyeti tarafından düzenlenen Alaturka Güreş müsabakaları Taksim Stadyumu'nda yapıldı.
1938 - İlk TV haber programı, BBC'de yayınlandı.
1938 - Polonya hükümeti, Çekoslavakya sınırına asker sevk etti. (bkz: Südet Krizi)
1943 - İnönü Ansiklopedisi'nin ilk fasikülü yayımlandı.
1947 - Zonguldak Kozlu kömür ocaklarında grizu patlaması: 48 işçi öldü.
1949 - Erzurum Hasankale demiryolu ulaşıma açıldı.
1958 - Başbakan Adnan Menderes , Cumhuriyet Halk Partisi'nin parti olmadığını, İsmet İnönü'nün siyaseti bırakması gerektiğini, basının istediğini yazamayacağını söyledi. Menderes, "Bize yumruk atan İsmet Paşa'yı alır layık olduğu muameleyi yaparız" dedi.
1960 - 27 Mayıs günü "Milli Birlik ve Hürriyet Bayramı" olarak kabul edildi.
1964 - Malta , İngiltere'den bağımsızlığını kazandı.
1977 - Türk Lirası devalüe edildi; Dolar 19,25 lira, Mark 8,27 lira oldu. Bu, Milliyetçi Cephe hükümetinin bir yılda yaptığı üçüncü devalüasyon oldu.
1980 - Orgeneral Haydar Saltık devlet başkanı genel sekreteri oldu. Aynı gün Başbakan Bülent Ulusu kabinesini açıkladı. (bkz:12 Eylül Darbesi)
1981 - Belize bağımsızlığını kazandı.
1995 - İzmir Buca Hapishanesi'ne düzenlenen operasyonda 3 siyasi tutuklu ve hükümlü yaşamını yitirdi. Olay, Buca Katliamı olarak tarihe geçti.
 
Get our toolbar!
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
14.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121520253053
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
16.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052036414546
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji