Mersin Uluslararası Narenciye Festivali Muhteşem Dönüşünü Gerçekleştirmeli.

Ana Sayfa » Gündem » Yeni anayasayı tartışıp sistemi konuşmamak…

Yeni anayasayı tartışıp sistemi konuşmamak…

Bir kent sahiline turizm tesisi mi, tehlikeli atık yaratacak sanayi tesisi mi kurulacağını kim hangi önceliklerle, kaygılarla onaylıyor veya red ediyor?

 
 
Yeni anayasayı tartışıp sistemi konuşmamak…
Doludizgin anayasa tartışmalarını izliyoruz, belli ki daha bir süre devam edecek görüş beyanları.
Büyük olasılıkla da Nisan sonu gibi bu ham çalışmalar bitecek, iş belirlenen komisyonun bir masa etrafında toplanıp yeni metni yazmasına gelecek.
İşte bugün büyük heyecanla görüş bildirenler dâhil, sıranın o yazım aşamasına geleceği gerçeği karşısında çok umutlu görmüyorum insanları nedense.
“Değişmez değiştirilmesi teklif dahi edilemez” maddelerini Kanije Kalesini korur gibi beklemeye niyetli kesimin ve Anayasa komisyonundaki temsilcilerinin niyetlerini görüşlerini üç aşağı beş yukarı biliyoruz.
Dolayısıyla konu o zurnanın zırt dediği noktaya geldiğinde, neler yaşanacak komisyonda.
Veya anayasanın Türklüğe vurgu yapan maddeleri yerine belki Türkiye’ lilik kavramı koyulmaya kalkışıldığında aynı komisyondaki MHP’ liler, “elinize sağlık, zaten bizi de rahatsız ediyordu bu ırkçılık vurgusu” mu diyecekler?
Ana dilde eğitim, yerel özerklik gibi Kürtlerin asla taviz vermeyecekleri konular nasıl çözülecek?
Sorular çok ve dört ayrı dünyayı temsil eden komisyonun, bunca çetrefilli, yüz yıldır uzlaşılamamış meseleler üzerinde ortak bir metin üzerinde mutabık kalması çok zor hatta imkânsız.
Kimi kesimleri temsil ettiğini söyleyen siyasi partilerin masadan kalkması en akla yakın olasılık olduğuna göre, kalanlarla mı yapılacak, yazılacak yeni anayasa?
MHP’ nin kalkması halinde BDP ile mi ortak metin hazırlanacak, yoksa BDP’ nin olmazsa olmaz gördüğü konulara dokunulamayacağı için BDP dışında MHP’ nin damgasını vurduğu statüko ile kol kola bir anayasa ile mi yakalayacağız 21. Yüzyılın baş döndüren değişim sürecini?
Rahatımızı kaçırması gereken sorular bundan da ibaret değil…
100 yılı aşkın süredir temsili demokrasiyi bile doğru dürüst uygulayamamış Anadolu coğrafyasını gelecek yüzyıla hangi sistemle hazırlayacağız?
Daha basitçe sorayım: Dünyada geçerliliğini yitiren temsili demokrasinin yerine katılımcı demokrasiyi nasıl bir yol haritasıyla, hangi vadede hayata geçireceğiz?
Herkes 2014’ ten başlayarak Cumhurbaşkanını halkın seçeceğini biliyor da, o halkın seçtiği Başkanla nasıl bir yönetim tarzının ortaya çıkacağı konusunda, eminim Çankaya’ ya çıkma hayalleri yapanların bile somut bir planları yok.
Cumhurbaşkanını Meclisin seçtiği temsili demokratik yöntemden, halkın seçtiği katılımcı demokrasiye iyi kötü bir geçiş olacak ve halkın seçtiği bir Cumhurbaşkanının geçmiştekilerden farklı olacağını bilmek için müneccim olmak gerekmiyor…
Verseniz de vermesiniz de kendince halkın verdiğini iddia edeceği ve kullanmaya kalkacağı yetkilerle 90 yıllık Cumhurbaşkanlarının tümünden farklı konuma ve kullanmak isteyeceği güce sahip olacağını şimdiden görmek gerekiyor.
Gerçekten merak ediyorum. Yeni anayasa yazılırken Cumhurbaşkanının seçimi, yetkileri ile ilgili nasıl bir ortak görüş çıkacak ortaya?
Cumhurbaşkanlığına biçilecek rol ile ilgili yeni anayasada çizilecek çerçeve, başlayacak önümüzdeki dönem adına bana kalırsa sanılandan çok daha önemli…
Önemli çünkü, bu Türkiye’ deki tüm yapıyı en yukarıdan en aşağıdaki mahalle yaşayanlarının seslerini nasıl çıkaracakları, görüşlerini, temsillerini nasıl ortaya koyacaklarıyla da ilgili…
Katılımcı demokraside oyun tümüyle değişecek çünkü…
Bugün biz bir siyasi partiye, hatta o parti aracılığıyla bir lidere oy veriyor ve sonra sahneden yeni seçime kadar çekiliyoruz.
Her şeyin doğrusunu bizim adımıza iktidara getirdiğimiz veya ortak ettiğimiz insanlar biliyor, kararı onlar veriyorlar.
Nükleer santrale yöre halkı karşı çıksa da, eğer Başbakan karar vermişse, halkın değil onun dediği oluyor.
Örnekleri çoğaltmak mümkün:
Bırakın Başbakanı, seçtiğiniz bir Büyükşehir veya ilçe, belde Belediye Başkanlarının günümüz Türkiye’sindeki yönetim anlayışlarına, uygulamalarına bakın.
Örneğin İstanbul’ a açılacak yeni kanaldan tutun da, bir mahalleye yapılacak park veya spor tesisine kadar kim ve kimler karar veriyor?
Bir kent sahiline turizm tesisi mi, tehlikeli atık yaratacak sanayi tesisi mi kurulacağını kim hangi önceliklerle, kaygılarla onaylıyor veya red ediyor?
Temsili demokraside sandığın açılmasıyla ipleri seçtiklerimize veriyoruz. Katılımcı demokrasi ise oyunun her aşamasında yer almamız anlamına geliyor.
İsviçre’ deki son referandumlardan birinin konusu “kötü muamele gören köpeklerle” ilgiliydi. Ve önüne sandık koyulan halk “kötü muamele gören hayvanlar için mahkemelerde devlet tarafından avukat atanmasına ilişkin öneriyi” oyladı.
Köpek sahiplerinin kursa gitme zorunluluğu olan, muhabbet kuşlarının tek başlarına kafeste tutulmaları gereken, başı sıkıştıkça en küçüğünden büyüğüne tartışılan her konuyu halkın oylarıyla çözmeye çalışan (son referandumlardan biri köpeklerle, bir diğeri ise zorunlu askerlikle ilgiliydi), neredeyse her hafta bir konunun referanduma götürüldüğü bir ülkeden söz ediyorum.
Milletvekillerini hane halkıyla birlikte belirleyen, hanımefendilere veya bir parti başkanının sekreterine bir şeyler hediye etmenin Meclise kapağı atmada en kestirme yol olduğu bir başka ülke halkının anlamakta zorlandığı konular bunlar.
Ama zor da bu çağımızın gereği anlayışa uygun yeni yöntemleri hayata geçirmek için vakit geldi, geçiyor…
 
 
9 Şubat 2012 Perşembe 08:15
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Güneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:05
  • Güneş05:49
  • Öğlen12:50
  • İkindi16:34
  • Akşam19:31
  • Yatsı21:03
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
27
18
7
2
61
2
Başakşehir
28
16
9
3
57
3
Fenerbahçe
28
15
8
5
53
4
Galatasaray
28
15
4
9
49
5
Trabzonspor
28
14
5
9
47
6
Antalyaspor
28
12
7
9
43
7
Gençlerbirliği
28
10
9
9
39
8
Konyaspor
28
10
9
9
39
9
Osmanlıspor FK
28
9
10
9
37
10
Kasımpaşa
28
10
7
11
37
11
K.D.Ç. Karabük
28
10
5
13
35
12
Bursaspor
28
10
5
13
35
13
Alanyaspor
28
10
4
14
34
14
Akhisar Bld.
28
9
6
13
33
15
Kayserispor
28
7
6
15
27
16
Gaziantepspor
28
7
4
17
25
17
Ç. Rizespor
28
6
6
16
24
18
Adanaspor
27
5
5
17
20
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1512 - I. Selim tahta çıktı.
1830 - Osmanlı hükümeti, Yunan devletinin varlığını resmen kabul etti.
1877 - Rusya, Eflak ve Boğdan'a girerek Osmanlı'lara savaş açtı, böylece 93 Harbi olarak anılan Osmanlı-Rus savaşı başlamış oldu.
1898 - İspanyolların Küba adasının boşaltılması istemini reddederek ABD'ye savaş ilan etmesiyle İspanyol-Amerikan Savaşı başladı.
1909 - İstanbul'a gelen Hareket Ordusu, 31 Mart Ayaklanması'nı bastırdı.
1915 - İstanbul'da Ermeni topluluğunun önde gelen 2.345 kişi tutuklandı.
1916 - Patrick Pearse önderliğindeki gizli milliyetçi örgüt, İrlanda Cumhuriyetçi Kardeşliği, Postane Baskını ile, Dublin'de İngiliz egemenliğine karşı Paskalya Ayaklanması'nı başlattı.
1920 - Mustafa Kemal, Büyük Millet Meclisi Reisliğine seçildi.
1946 - Ulvi Cemal Erkin'in Birinci Senfonisi, Ankara Devlet Konservatuvarı'nda ilk kez seslendirildi.
1959 - Mısır Devlet Başkanı Cemal Abdül Nasır, Shell ve Anglo-Egyptian petrol şirketlerini kamulaştırma emri verdi.
1972 - TBMM, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın idam kararlarını yeniden onayladı.
1978 - Ereğli Kömür İşletmesi'nin Armutçuk üretim bölgesindeki grizu patlamasında 17 işçi öldü.
1980 - İran'da rehin tutulan 52 ABD'liyi kurtarmak için girişilen kurtarma operasyonu, rehineler kurtarılamadan sekiz ABD askerinin ölümüyle sonuçlandı.
2001 - Ankara DGM Cumhuriyet Başsavcılığı, Beyaz Enerji Operasyonu'na ilişkin soruşturmayı tamamlayarak dava açtı.
2004 - BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs'ta çözüm için hazırladığı plana ilişkin referandum yapıldı. KKTC'de kabul edilen, ancak Kıbrıs Cumhuriyeti'nde reddedilen plan, her iki toplum tarafından kabul edilmediği için reddedilmiş oldu.
2007 - Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül'ü Cumhurbaşkanlığına aday olarak gösterdi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
20.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030622243337
 
On Numara
17.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030616202327282933434651526065717374757679
 
Sayısal Loto
22.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051825283841
 
Şans Topu
19.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu091014303107
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji