Mersin hinterlandı 2017 ilk çeyrek ekonomik rakamları açıklandı

Ana Sayfa » Gündem » Yeni süreç, yeni Anayasa... Mustafa Güler yazdı

Yeni süreç, yeni Anayasa... Mustafa Güler yazdı

Mersin küçük Millet Meclisi ilk toplantısını Yeni süreç, yeni Anayasa başlığı altında yaptı.Güler,"Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan beri gündeminde olup ertelediği sorunlarını gündemine alarak tartışmaya başlamasını çok önemli buluyoruz.Sorun sadece Kürt veya Alevi sorunu değildir.tüm değerleri önemseyen ve ayrımsız bütün hassasiyetlerin gözlendiği ve duyarlık gösterilerek çözme sorunudur"

 
 
Yeni süreç, yeni Anayasa... Mustafa Güler yazdı
Mersin küçük Millet Meclisi ilk toplantısını yaptı. Gündemin ilk maddesi Yeni süreç, yeni Anayasa başlığını taşıyordu. Ulusal gündemin yerelde tartışılması oldukça anlamlı ve cesurca idi.
Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan beri gündeminde olup ertelediği sorunlarını gündemine alarak tartışmaya başlamasını çok önemli buluyoruz. Mersin buna kayıtsız kalamazdı.
Anayasa sorunu yüzyılın sorunudur. Birlikte yaşamaya başlayan toplulukların birlikte yaşama ilke ve iradelerinin ortak beyanı olan Anayasamız, ne yazık ki birlikte yaşamaya karar veren ayrı inanç, ayrı kültür ve ayrı etnisite den olan insanların iradeleri yok sayılarak, yukarıdan aşağıya dayatılmıştı. Bu nedenle Cumhuriyet tarihimiz iç kavgalarla geçmiştir. İnsan ve maddi kaynaklarımızın çok önemli bir bölümünü burada tüketerek, yoksulluğa razı olduk.
Evrensel Hukuku, İnsan Haklarını ve Demokrasiyi çok gören, kurucu eliti yücelten ve onların mutlak hakimiyetini sonuna kadar garanti altına alan Anayasalarımız, 3. Sınıf demokrasi ve geri kalmışlığı bize kader olarak dayatmıştır.
Bunu daha ileriye taşımaya gücümüz kalmadı. Bu kötü yazgıyı değiştirmek istiyoruz. Bunu değiştirmek isterken bundan beslenenlerin sonuna kadar rızasını beklemekte beyhude olacaktır. Razı olmak yerine sistem den zarar görenlerin eskisi gibi yaşamaya devam etmelerini istemektedirler. Bunun içinde bin yıllık kardeşlikten dem vururken, bu bin yıllık tek taraflı kardeşlikte hiç itiraz olmamış ve ortalık güllük gülüstanlıkmış gibi gösterilmektedir.
İnsanlık tarihi çatışmalar tarihidir. Binlerce yıl inanç farklılıkları savaşların ana kaynağı olmuştur. 20. Yy. sınıf savaşlarına gerekçe olurken, 20. Yy son çeyreğinden itibaren sosyalist sistemin de çöküşü yerini kimlik savaşlarına bırakmıştır. En azında 21. yüz yılın ilk yarısı kimlik savaşları ile geçeceğe benziyor.  Avrupa da, Balkanlarda, Kafkaslarda, Arap Baharı, Afrika ve Asya da çatışmalar bu meyanda gelişti ve yeni yerlerde devem edecektir.
Gelişmiş demokrasilere sahip, İnsan Hakları ve kimliklere saygılı, insan onurunu koruyan, insanı topraktan üstün gören bir anlayışla yönetilen ülkeler refahı sağlarken, iç çatışmalardan uzak durdu.  Başta kuzey Amerika ülkeleri olmak üzere, kimlik siyasetinden uzaklaşan Avrupa ülkeleri, refah için  Birleşik Avrupa ya doğru yol almaktadırlar.
Türkiye bu trendin dışında kalamaz. Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren tek tipleştirme siyaseti, Cumhuriyet tarihimiz süresince çatışmalar ve yenilgiler tarihidir.
1922 de sona eren istiklal savaşının ardında başlayan Lozan görüşmeleri 24 Temmuz 1923 tarihinde Lozan barışı ile sonuçlanmıştır. Lozan ile Misak ı Milli sınırları tescil edilirken, 29 Ekim 1923 günü  yeni Türkiye Cumhuriyeti ilan edilmiştir. 
Ardında 3 Mart 1924 tarihinde Hilafet kaldırılırken, 20 Nisan 1924 tarihinde 1921 Anayasası yürürlükten kaldırılmış, 1924 Anayasa yürürlüğe girmiştir. Bu Anayasa ile Genç Türk devleti tescil edilerek ilan edilmiştir.
Böylece bin yıldır sürdüğü söylenen Türk – Kürt kardeşliği sona ermiştir.  Zira İmparatorluklar döneminde birlikte yaşayan Türk ve Kürt halkları etnik kimlik üzerinden değil, inanç birliği üzerinde birlikte yaşamış ve söylenen kardeşliği bu yolla ulaşmıştır.
Ancak 1924 yılı başında kaldırılan Hilafet ve ardında kabul edilen 1924 Anayasası Kürt ve Türk ortak paydasını ortadan kaldırdığında, ilk itirazlar gelmeye başlamıştır. Bu itirazların en büyüğü 13 Şubat 1925 tarihinde başlayan Sih Sait isyanı bunun doruk noktası olup, tarihe önemli not düşmüştür.
Bu tarihten itibaren farklı boyutlarda isyan ve itirazlar devam etmiştir. Bu itirazların en büyüğü 30 yıl süren düşük yoğunluklu savaşla devam etmektedir. Bu süre içinde 40 000 insan ve kimine göre 400 milyar dolar, kimine göre aktif ve pasifi ile bir trilyon doları kendi topraklarımızda ve kendi insanımızda tükettik. 
Askere alınıp doğuya gönderilen her genç ve her gece korkular içinde teskere bekleyen annelerin yüreği ne kadar dayanacak.
Denedik, bu sorun güvenlik önlemleri ile aşılamıyor. Bu çözümsüzlük Askerimiz ve diğer Güvenlik güçlerimizin yeteneği ile ilgili değil. Dünya da bunu güvenlik önlemleri ile çözemedi. Temelinde geniş kitleleri ilgilendiren kimlik sorunu var. Dünya bunu görüşerek çözdü.  Biz de bu yolla çözeceğiz. Ancak 21. Yy girerken artık inanç temelli bir çözüm yetmeyecektir. Kürtler de buna razı değil. Bütün kimliklerin Çağdaş Demokrasi ve insan hakları temelinde özgürce yaşanmasını talep etmektedir.
Hükümetimiz sorunun etrafında dolaştı.  Kürt açılımı, Alevi açılımı, Roman açılımı gibi parça görüşmeler yaptı. Bunlardan sonuç çıkmadı. En büyük tutuklanmalar Kürt açılımından sonra geldi. Sorunumuz tek tek kimlik sorunu olmakla beraber, büyük bir demokrasi ve İnsan hakları sorunudur.
Sorun sadece Kürt veya Alevi sorunu değildir. Bu bizi yanıltır.  Türk, Kürt, Çerkez, Laz, Boşnak, Ermeni, Rum, Sunni, Alevi, Hırıstiyan, Musevi, Ateist, Çocuk, Kadın, Engelli, Çevre gibi tüm değerleri önemseyen ve ayrımsız bütün hassasiyetlerin gözlendiği ve duyarlık gösterilerek çözme sorunudur. 
Hükümetimiz tarihi ve cesur bir tutumla en büyük sorunlarımızı tartışmaya açtı. Çok önemli bir misyon üstlenmiştir. Buna hep beraber destek vermeliyiz. Başarılı sonuçlandığı oranda hepimiz için ekonomik sosyal ve siyasal sonuçlar doğuracaktır.
İlk defa sivil bir Anayasa hedeflenirken ayrımsız hepimizin sahipleneceği bir metin için çalışmalar yürütülmelidir. Tarihinde ilk defa sivil bir Anayasa yazılımı sürerken, halkımız eski alışkanlıkla şaşkınlık içindedir.    Güven sorunu yaşanmaktadır. Bunu aşmak görevi Hükümetimiz ve Başbakanımız Sayın Recep Tayip Erdoğan a düşmektedir.
Anayasamız aceleye getirilmeden büyük bir katılımcılıkla hazırlanırsa Hükümetimiz ve Başbakan Sayın Recep Tayip Erdoğan binlerce yıl anılan bir saygıyı hak edeceklerdir. Bu konum Devlet Başkanlığından daha önemli ve daha yüce bir onur olacaktır.
Yeni Anayasa yazılımı ve görüşmeler bu temelde sürdürülürse, yeni Anayasa herkesin Anayasası olacak ve itirazlar azalacaktır.

Mustafa Güler
 
 
10 Nisan 2013 Çarşamba 14:47
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Güneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:20
  • Güneş05:18
  • Öğlen12:49
  • İkindi16:40
  • Akşam20:00
  • Yatsı21:44
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
33
22
8
3
74
2
Başakşehir
33
20
10
3
70
3
Fenerbahçe
33
17
10
6
61
4
Galatasaray
32
18
4
10
58
5
Antalyaspor
33
16
7
10
55
6
Trabzonspor
33
14
9
10
51
7
Akhisar Bld.
33
14
6
13
48
8
Gençlerbirliği
33
11
10
12
43
9
Kasımpaşa
33
12
7
14
43
10
Konyaspor
33
11
10
12
43
11
Alanyaspor
32
12
4
16
40
12
K.D.Ç. Karabük
33
11
7
15
40
13
Osmanlıspor FK
33
9
11
13
38
14
Kayserispor
33
10
8
15
38
15
Bursaspor
33
10
5
18
35
16
Ç. Rizespor
33
9
6
18
33
17
Gaziantepspor
33
7
5
21
26
18
Adanaspor
33
6
7
20
25
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1453 - Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u fethederek Bizans İmparatorluğu'nu (Doğu Roma'yı) sona erdirdi. Birçok tarihçi için İstanbul'un fethi, Orta Çağın sonudur.
1807 - Kabakçı Mustafa ayaklanmasında, isyancılar Şehzade Mustafa ve Mahmut'un kendilerine teslimini istedi. Sultan III. Selim tahttan indirildi, IV. Mustafa tahta çıktı.
1848 - Wisconsin, 30. eyalet olarak ABD'ye katıldı.
1913 - Ulviye Mevlan yönetiminde 'Kadınlar Dünyası' dergisi yayımlanmaya başlandı.
1913 - Igor Stravinsky'nin Le Sacre du Printemps (Bahar Ayini) adlı balesi ilk kez Paris'te sahnelendi.
1927 - Ankara-Kayseri demiryolu İsmet Paşa tarafından açıldı.
1936 - Türk Bayrağı hakkında kanun, TBMM'de kabul edildi.
1942 - Adolf Hitler, Nazi propaganda bakanı Joseph Goebbels'in tavsiyesiyle işgal altındaki Paris'te yaşayan tüm Yahudilerin sol göğüslerine sarı bir yıldız takmalarını emretti.
1953 - Yeni Zelandalı dağcı Edmund Hillary ile Nepalli şerpa Tenzing Norgay, Everest'e çıkan ilk insanlar oldu.
1954 - Bilderberg Toplantıları'nın ilki yapıldı.
1960 - Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yönetime el koymasının ardından gözaltına alınan eski İçişleri Bakanı Namık Gedik intihar etti. Aynı gün gözaltına alınan 150 kişi Yassıada'ya getirildi.
1963 - Pakistan'ın doğusunda çıkan kasırgada 10 bin kişi öldü.
1977 - CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit, İzmir Çiğli Havaalanı'nda bulunduğu sırada, bir silahtan çıkan mermi, CHP'li Mehmet İsvan'ın yaralanmasına yol açtı. Merminin bir polis memurunun ateş alan gaz tüfeğinden çıktığı açıklandı.
1985 - İstanbul Boğazı'nda ikinci boğaz köprüsünün (Fatih Sultan Mehmet) temeli atıldı.
1985 - Avrupa Kupası finali için Liverpool Juventus maçının yapıldığı Belçika'nın Heysel Stadı'nda çıkan olaylarda 4 kişi öldü, 350 kişi yaralandı.
1986 - Kamuoyunda 'Fak-Fuk-Fon' olarak bilinen Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşmayı Teşvik Yasası, Meclis'te kabul edildi.
1988 - İstanbul Boğazı, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü yapımı tamamlandı.
1990 - Sovyetler Birliği'nde, radikal reformcu Boris Yeltsin, Rusya Federasyonu Parlamentosu Başkanlığı'na seçildi.
1993 - Anadolu pop müziğin öncülerinden Moğollar grubu 17 yıllık aradan sonra yeniden sahneye çıktı.
1993 - Almanya'nın Solingen şehrinde Türklerin yaşadığı bir evin kundaklanması sonucu 5 kişi yaşamını yitirdi ve 2 kişi de yaralandı.
1995 - Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın oğlu Ahmet Özal için, karşılıksız çek verdiği iddiasıyla gıyabi tutuklama kararı çıktı.
1996 - Siverek halkı aralarında Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in de bulunduğu 13 politikacı hakkında tazminat davası açtı. Politikacılar Siverek'i il yapacakları vaadinde bulunup yerine getirmemekle suçlanıyordu.
 
 
Arşiv
 
Süper Loto
25.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010313162345
 
On Numara
22.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030809101314192125303241475053546466737879
 
Sayısal Loto
27.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051416183148
 
Şans Topu
24.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222628293412
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji