Özdemir,'İhracat Yarışında Mersin 20 Yıldır Geriliyor'

Ana Sayfa » Gündem » Yeni süreç, yeni Anayasa... Mustafa Güler yazdı

Yeni süreç, yeni Anayasa... Mustafa Güler yazdı

Mersin küçük Millet Meclisi ilk toplantısını Yeni süreç, yeni Anayasa başlığı altında yaptı.Güler,"Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan beri gündeminde olup ertelediği sorunlarını gündemine alarak tartışmaya başlamasını çok önemli buluyoruz.Sorun sadece Kürt veya Alevi sorunu değildir.tüm değerleri önemseyen ve ayrımsız bütün hassasiyetlerin gözlendiği ve duyarlık gösterilerek çözme sorunudur"

 
 
Yeni süreç, yeni Anayasa... Mustafa Güler yazdı
Mersin küçük Millet Meclisi ilk toplantısını yaptı. Gündemin ilk maddesi Yeni süreç, yeni Anayasa başlığını taşıyordu. Ulusal gündemin yerelde tartışılması oldukça anlamlı ve cesurca idi.
Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan beri gündeminde olup ertelediği sorunlarını gündemine alarak tartışmaya başlamasını çok önemli buluyoruz. Mersin buna kayıtsız kalamazdı.
Anayasa sorunu yüzyılın sorunudur. Birlikte yaşamaya başlayan toplulukların birlikte yaşama ilke ve iradelerinin ortak beyanı olan Anayasamız, ne yazık ki birlikte yaşamaya karar veren ayrı inanç, ayrı kültür ve ayrı etnisite den olan insanların iradeleri yok sayılarak, yukarıdan aşağıya dayatılmıştı. Bu nedenle Cumhuriyet tarihimiz iç kavgalarla geçmiştir. İnsan ve maddi kaynaklarımızın çok önemli bir bölümünü burada tüketerek, yoksulluğa razı olduk.
Evrensel Hukuku, İnsan Haklarını ve Demokrasiyi çok gören, kurucu eliti yücelten ve onların mutlak hakimiyetini sonuna kadar garanti altına alan Anayasalarımız, 3. Sınıf demokrasi ve geri kalmışlığı bize kader olarak dayatmıştır.
Bunu daha ileriye taşımaya gücümüz kalmadı. Bu kötü yazgıyı değiştirmek istiyoruz. Bunu değiştirmek isterken bundan beslenenlerin sonuna kadar rızasını beklemekte beyhude olacaktır. Razı olmak yerine sistem den zarar görenlerin eskisi gibi yaşamaya devam etmelerini istemektedirler. Bunun içinde bin yıllık kardeşlikten dem vururken, bu bin yıllık tek taraflı kardeşlikte hiç itiraz olmamış ve ortalık güllük gülüstanlıkmış gibi gösterilmektedir.
İnsanlık tarihi çatışmalar tarihidir. Binlerce yıl inanç farklılıkları savaşların ana kaynağı olmuştur. 20. Yy. sınıf savaşlarına gerekçe olurken, 20. Yy son çeyreğinden itibaren sosyalist sistemin de çöküşü yerini kimlik savaşlarına bırakmıştır. En azında 21. yüz yılın ilk yarısı kimlik savaşları ile geçeceğe benziyor.  Avrupa da, Balkanlarda, Kafkaslarda, Arap Baharı, Afrika ve Asya da çatışmalar bu meyanda gelişti ve yeni yerlerde devem edecektir.
Gelişmiş demokrasilere sahip, İnsan Hakları ve kimliklere saygılı, insan onurunu koruyan, insanı topraktan üstün gören bir anlayışla yönetilen ülkeler refahı sağlarken, iç çatışmalardan uzak durdu.  Başta kuzey Amerika ülkeleri olmak üzere, kimlik siyasetinden uzaklaşan Avrupa ülkeleri, refah için  Birleşik Avrupa ya doğru yol almaktadırlar.
Türkiye bu trendin dışında kalamaz. Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren tek tipleştirme siyaseti, Cumhuriyet tarihimiz süresince çatışmalar ve yenilgiler tarihidir.
1922 de sona eren istiklal savaşının ardında başlayan Lozan görüşmeleri 24 Temmuz 1923 tarihinde Lozan barışı ile sonuçlanmıştır. Lozan ile Misak ı Milli sınırları tescil edilirken, 29 Ekim 1923 günü  yeni Türkiye Cumhuriyeti ilan edilmiştir. 
Ardında 3 Mart 1924 tarihinde Hilafet kaldırılırken, 20 Nisan 1924 tarihinde 1921 Anayasası yürürlükten kaldırılmış, 1924 Anayasa yürürlüğe girmiştir. Bu Anayasa ile Genç Türk devleti tescil edilerek ilan edilmiştir.
Böylece bin yıldır sürdüğü söylenen Türk – Kürt kardeşliği sona ermiştir.  Zira İmparatorluklar döneminde birlikte yaşayan Türk ve Kürt halkları etnik kimlik üzerinden değil, inanç birliği üzerinde birlikte yaşamış ve söylenen kardeşliği bu yolla ulaşmıştır.
Ancak 1924 yılı başında kaldırılan Hilafet ve ardında kabul edilen 1924 Anayasası Kürt ve Türk ortak paydasını ortadan kaldırdığında, ilk itirazlar gelmeye başlamıştır. Bu itirazların en büyüğü 13 Şubat 1925 tarihinde başlayan Sih Sait isyanı bunun doruk noktası olup, tarihe önemli not düşmüştür.
Bu tarihten itibaren farklı boyutlarda isyan ve itirazlar devam etmiştir. Bu itirazların en büyüğü 30 yıl süren düşük yoğunluklu savaşla devam etmektedir. Bu süre içinde 40 000 insan ve kimine göre 400 milyar dolar, kimine göre aktif ve pasifi ile bir trilyon doları kendi topraklarımızda ve kendi insanımızda tükettik. 
Askere alınıp doğuya gönderilen her genç ve her gece korkular içinde teskere bekleyen annelerin yüreği ne kadar dayanacak.
Denedik, bu sorun güvenlik önlemleri ile aşılamıyor. Bu çözümsüzlük Askerimiz ve diğer Güvenlik güçlerimizin yeteneği ile ilgili değil. Dünya da bunu güvenlik önlemleri ile çözemedi. Temelinde geniş kitleleri ilgilendiren kimlik sorunu var. Dünya bunu görüşerek çözdü.  Biz de bu yolla çözeceğiz. Ancak 21. Yy girerken artık inanç temelli bir çözüm yetmeyecektir. Kürtler de buna razı değil. Bütün kimliklerin Çağdaş Demokrasi ve insan hakları temelinde özgürce yaşanmasını talep etmektedir.
Hükümetimiz sorunun etrafında dolaştı.  Kürt açılımı, Alevi açılımı, Roman açılımı gibi parça görüşmeler yaptı. Bunlardan sonuç çıkmadı. En büyük tutuklanmalar Kürt açılımından sonra geldi. Sorunumuz tek tek kimlik sorunu olmakla beraber, büyük bir demokrasi ve İnsan hakları sorunudur.
Sorun sadece Kürt veya Alevi sorunu değildir. Bu bizi yanıltır.  Türk, Kürt, Çerkez, Laz, Boşnak, Ermeni, Rum, Sunni, Alevi, Hırıstiyan, Musevi, Ateist, Çocuk, Kadın, Engelli, Çevre gibi tüm değerleri önemseyen ve ayrımsız bütün hassasiyetlerin gözlendiği ve duyarlık gösterilerek çözme sorunudur. 
Hükümetimiz tarihi ve cesur bir tutumla en büyük sorunlarımızı tartışmaya açtı. Çok önemli bir misyon üstlenmiştir. Buna hep beraber destek vermeliyiz. Başarılı sonuçlandığı oranda hepimiz için ekonomik sosyal ve siyasal sonuçlar doğuracaktır.
İlk defa sivil bir Anayasa hedeflenirken ayrımsız hepimizin sahipleneceği bir metin için çalışmalar yürütülmelidir. Tarihinde ilk defa sivil bir Anayasa yazılımı sürerken, halkımız eski alışkanlıkla şaşkınlık içindedir.    Güven sorunu yaşanmaktadır. Bunu aşmak görevi Hükümetimiz ve Başbakanımız Sayın Recep Tayip Erdoğan a düşmektedir.
Anayasamız aceleye getirilmeden büyük bir katılımcılıkla hazırlanırsa Hükümetimiz ve Başbakan Sayın Recep Tayip Erdoğan binlerce yıl anılan bir saygıyı hak edeceklerdir. Bu konum Devlet Başkanlığından daha önemli ve daha yüce bir onur olacaktır.
Yeni Anayasa yazılımı ve görüşmeler bu temelde sürdürülürse, yeni Anayasa herkesin Anayasası olacak ve itirazlar azalacaktır.

Mustafa Güler
 
 
10 Nisan 2013 Çarşamba 14:47
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçünSamsung Galaxy S6 ve Galaxy S6 Edge'yi tanıttıDünyanın en çok turist alan şehirleriAvşar Kızı, Ilıcalı'ya Fark AttıTelefonlarda 'keşke yazmasaydım' mesajları geri alınabiliyor2014 en sıcak yıl olduMicrosoft’tan Windows 10.. İlk yıl ücretsiz
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:55
  • Güneş07:37
  • Öğlen12:45
  • İkindi15:18
  • Akşam17:33
  • Yatsı19:03
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
13
7
3
3
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
Trabzonspor
14
5
3
6
18
10
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
11
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
12
Antalyaspor
13
4
4
5
16
13
Alanyaspor
13
4
2
7
14
14
Kasımpaşa
13
3
3
7
12
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
13
2
4
7
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
14
1
3
10
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1774 - Kazak isyanı önderi Pugaçev idam edildi.
1817 - Mississippi, A.B.D. nin 20. eyaleti olarak birliğe katıldı.
1863 - Londra metrosu açıldı.
1898 - İspanyol-Amerikan savaşı sonrası Küba İspanya'dan bağımsızlığını kazandı.
1901 - İlk Nobel ödülleri verildi.
1902 - Mısır'da Nil nehri üzerinde inşa edilen Aswan Barajı hizmete girdi.
1906 - Theodore Roosevelt, Rus-Japon Savaşının sona ermesinde oynadığı arabuluculuk rolünden dolayı, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk Amerikalı oldu.
1923 - İrlandalı şair William Butler Yeats Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1927 - Fransız filozof Henri Bergson Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1929 - Alman yazar Thomas Mann Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1941 - Malaya açıklarında Prince of Wales ve Repulse olmak üzere Kraliyet Donanmasına ait iki zırhlı Japon İmparatorluk Deniz Kuvvetleri'ne bağlı torpido bombardıman uçakları tarafından batırıldı.
1948 - Birleşmiş Milletler Meclisi, İnsan Hakları Bildirgesini kabul etti. Türkiye İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ne kabul oyu verdi.
1956 - Macaristan'da çatışmalar başladı, sıkıyönetim ilan edildi.
1964 - Martin Luther King Nobel barış Ödülü'nü aldı.
1970 - Rus yazar Aleksandr Soljenitsin Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1971 - Aralarında Türkiye İşçi Partisi Genel Sekreteri Tarık Ziya Ekinci'nin de bulunduğu 26 sanıklı Devrimci Doğu Kültür Ocakları davasına Diyarbakır'da başlandı.
1975 - Rus bilim insanı Andrey Saharov Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - Uluslararası Af Örgütü Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - İstanbul Toptaşı Cezaevi'nden 9 siyasi tutuklu kaçtı.
1978 - Enver Sedat ve Menahem Begin Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1979 - Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Gürer Aykal görevinden alınmıştı. 10 Aralık günü bu göreve İsmet Kurt'un atanması üzerine Devlet Opera ve Balesi çalışanları Carmina Burana'nın sahnelenmesine katılmama kararı aldı. Kurt iki gün sonra istifa etti.
1979 - Rahibe Teresa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1982 - Günaydın gazetesi yayın hayatına başladı.
1983 - Arjantin'de askeri rejim sona erdi; Arjantin'in 8 yıldan sonra ilk sivil başkanı Raul Alfonsin oldu.
1983 - Polonyalı Dayanışma Sendikası lideri Lech Walesa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1984 - Güney Afrika'lı Piskopos Desmond Tutu Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1987 - Sedat Simavi Basın Ödülü Uğur Mumcu'ya verildi.
1987 - İnsan Hakları Derneği "Genel Af ve Ölüm Cezalarının Kaldırılması" talepli 130 bin imzalı dilekçeyi Meclis Genel Sekreterliği'ne sundu.
1988 - Türkiye'de ilk karaciğer nakli ameliyatı yapıldı. Ameliyatı, Ankara Hacettepe Üniversitesi'nden Prof.Dr. Mehmet Haberal gerçekleştirdi.
1988 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in veto ettiği öğrenci affı yasası Meclis'te tekrar kabul edildi. Yasa, üniversitelerde türbana izin veriyordu.
1988 - Mısırlı Necip Mahfuz Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1989 - Aliağa'da çevre şenliği yapıldı.
1993 - Güvenlik kuvvetleri Özgür Gündem gazetesinin İstanbul Kadırga'daki merkezini bastı ve tüm çalışanları gözaltına aldı.
1994 - Yaser Arafat, Shimon Perez ve Yitzhak Rabin Nobel Barış Ödülü'nü aldılar.
1994 - TBMM TV ( Meclis Tv) kuruldu.
2002 - Stanford Üniversitesi insan embriyosu klonlayacağını açıkladı.
2002 - Eski Amerikan Başkanı Jimmy Carter, 1970 lerde Orta Doğu'da sürdürdüğü diplomatik arabuluculuklarından dolayı Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
2002 - Kuzey Kore`den gelen Scud füzeleri taşıyan bir gemi Umman denizinde İspanyol donanması tarafından durduruldu.
2002 - Bangladeş gözaltına aldığı iki Avrupalı gazeteciyi serbest bıraktı.
2003 - İranlı Shirin Ebadi, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk müslüman kadın oldu.
2005 - 10 Aralık Hareketi ilk toplantısını İstanbul Dedeman Oteli'nde gerçekleştirdi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
08.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu040619233854
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
07.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu061017243004
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji