Mersin'in Yeni Valisi Ali İhsan Su Oldu

Ana Sayfa » Güncel » Yerel demokrasi olmadan demokratikleşme mümkün mü?... Abdullah Ayan yazdı

Yerel demokrasi olmadan demokratikleşme mümkün mü?... Abdullah Ayan yazdı

Yerelleşmeyi göz ardı eden, korkulara esir Türkiye...

 
 
Yerel demokrasi olmadan demokratikleşme mümkün mü?... Abdullah Ayan yazdı

Bir önceki yazıda AK Partinin 2003 yılında hayata geçirmeye hazırlandığı yerel yönetimler reformu üzerinden merkezin yetkilerini yerele devretme hazırlıklarını, dönemin Cumhurbaşkanı Sezer’in vetosu nedeniyle kaçırılan eşsiz tarihi fırsatı o günlerdeki yazılarımdan alıntılarla özetlemeye çalıştım.

Sonrasında yaşadıklarımız ortada…

Zaman içinde iktidarı muktedir olmaya çevirmeye başlayan aynı AK Parti, yetki devri bir yana her şeyi merkeze ve o merkezde de tüm gücü, bir başka ifadeyle karar mekanizmalarını tek kişide toplanmasını sağlayan acayip bir sisteme giden yolu açtı.

Bugün geldiğimiz yeri anlatması bakımından iki anekdotu çok çarpıcı bulur ve sıkça yinelerim.

Henüz hafızalardan silinmemiş iki vaka da futboldan…

2011-2012 sezonunda şampiyonluğunu Fenerbahçe’ ye ait Saraçoğlu stadında ilan eden Galatasaray’ ın kupayı orada almak istemesi seyircilerin tepkisiyle karşılanmış, can güvenliği nedeniyle soyunma odasına giden ancak kupayı o gece orada almaktan da vazgeçmeyen GS ile FB arasındaki büyük kriz devreye Erdoğan’ ın girmesiyle çözülebilmişti.

İkinci örnek çok daha yeni ve çarpıcı: Geçtiğimiz günlerde Trabzon stadında verdiği penaltı nedeniyle tacize uğrayan hakem soyunma odasına sığınmış ve Trabzonspor başkanının “odadan çıkarılmasın” talimatı ardından deyim yerindeyse rehin tutulan hakem, araya Erdoğan’ ın girmesiyle stattan ayrılabilmişti.

Herkesin kendi alanında sayısız örnekle katkıda bulunacağı, yeterince zengin tek adam dağarcığımızı özetleyecek iki küçük ve çoğumuza göre üzerinde konuşulmaya değmeyecek kadar önemsiz iki örnek, Türkiyenin bugün geldiği yeri yeterince anlatıyor sanırım.

Gelişmiş ülkelerle aramızdaki demokrasi makası kapansın diye umut ederken savrulduğumuz yönetim tarzı her şeyi kendinde toplayan ve gün geçtikçe hantallaşıp sırtındaki yükün altında ezilen Ankara’ nın mevcut halini ve bu gidişle içinden çıkılamaz, çaresiz geleceğini de anlatıyor.

Oysa 2003 yılında sadece yerel yönetimleri güçlendirmeyi hedeflemiyordu AK Parti. Artık yolun sonuna gelen temsili demokrasinin yerini, yerelleşme hamlesiyle birlikte katılımcı demokrasinin alması doğrultusunda da pek çok ciddi hamleyi de yerine getiriyordu. Bu konuda o günlerde eşiğine geldiğimizi düşündüğümüz AB’ nin yeterince deneyiminden de yararlanılıyor, uyum çerçevesinde pek çok adım atılıyordu. Örnek mi? Tek başına “bilgi edinme hakkı kanunu” bile vatandaşın hesap sorması ve idarenin şeffaflığı bakımından tarihi öneme sahipti.

O heyecan dolu günler ne yazık ki çabuk bitti. Bugün savrulduğumuz yerden, o AB müzakere sürecinde demokrasi çıtasını koyduğumuz çizgiyi anlatmak bile hem hayli zor hem acı verici.

2003 Eylülünde tam da yerel yönetimler reformunu tartışırken, sıcağı sıcağına kaleme aldığım makalelerden birinden aşağıda yer verdiğim bir bölüm yeterince anlatacaktır o günleri ve ruh halimizi:

“Devinim içindeki insanlık binlerce yıl öncesinin katılımcı site demokrasisinden son iki asrın dinamikleri etkisiyle temsili demokrasiye geçti.

200 yıllık sürecin sonunda bugün, insanlık sancılı sanayi çağı demokrasisini sorgulamaya, eleştirmeye, yeni çıkışlarla restore etmeye çalışıyor.

Özellikle Bilgi Çağının ayak seslerinin duyulduğu son 30 yılda temsili demokrasi tükeniyor. İnsanlık, yönetenle yönetilen arasındaki ilişkinin seçimden seçime hatırlandığı modelin yerini alacak yeni bir demokrasi anlayışının arayışında.

Temsili demokrasinin en büyük açmazı: İki seçim arasındaki süreçte seçenle seçilenin bir daha karşılaşmaması…

Hesap sorma, kötüyü cezalandırma gibi mekanizmalar da yok o demokraside. Bizden farksız birileri seçildikten sonra ayrıcalıklı hale geliyor. Atanmış yöneticiler de seçenle seçilen arasındaki kopukluktan yararlanarak, onları var eden, başına taç eden halka tahakküm etmeye başlıyorlar.

Sistemlerin açıkları sayesinde azınlık oylarıyla çoğunluğu sağlayanlar, halkın sesine, tercihlerine aldırmadıkları gibi, kamuoyunu oluşturan çok renkli, çok sesli “kendilerinden olmayan ötekileri” sindirmekten çekinmediler.

Bugün 20. yüzyılın temsili demokrasisinden eski yunan sitelerindeki katılımcı demokrasiyi bilim çağının araçlarıyla yoğuran bir senteze doğru taşıma arayışları yoğunlaşmakta.

“Piramit harmanlaması” olarak adlandırabileceğimiz bu sentezde, piramidin tabanını gönüllülük esasına göre bir araya gelmiş sendika, oda, lonca, dernek, hatta mahalle sakinleri/üyeler oluşturuyor. Her mesleğin temsilcileri veya aynı hedefleri taşıyan oluşumlar, içlerinden yöneticileri seçiyorlar. Yöneticilik çok bilmişlerin dışında amatör ruhla yapılıyor. Belli bir zaman diliminde görev yapan kişiler, günü geldiğinde bayrağı devredip çekiliyorlar.

Eski yunandaki gibi piramidin tabanında yer alan tüm katılımcılar sorunlarını özgür ortamda tartışarak somut projeler, öneriler manzumesi haline getiriyorlar. Aralarından seçilen temsilciler bir araya gelerek üst meclisi oluşturuyor, kurumlarının beklentilerini, sorunlarını oraya taşıyorlar. Temsil ettiği grup ya da örgütün sorunlarını, tabanın özlemlerini bilen, seçilerek katıldığı yerel mecliste kişisel hesapların, çıkar ilişkilerinin değil, içinden geldikleri tabanın dertlerini derdi bilen insanlar.

Başta AB olmak üzere gelişmiş ülkeler sanayi çağındaki temsili demokrasiyi terk ediyor, başlayan yeni süreçte bilgi çağındaki katılımcılığı öne çıkaran yerel meclislere ve meclisleri oluşturacak alt yapılanmalara önem veriyorlar. “

Abdullah Ayan

 
11 Şubat 2016 Perşembe 07:26
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Toroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:13
  • Güneş05:17
  • Öğlen12:55
  • İkindi16:46
  • Akşam20:12
  • Yatsı21:59
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
34
23
8
3
77
2
Başakşehir
34
21
10
3
73
3
Fenerbahçe
34
18
10
6
64
4
Galatasaray
34
20
4
10
64
5
Antalyaspor
34
17
7
10
58
6
Trabzonspor
34
14
9
11
51
7
Akhisar Bld.
34
14
6
14
48
8
Gençlerbirliği
34
12
10
12
46
9
Kasımpaşa
34
12
7
15
43
10
Konyaspor
34
11
10
13
43
11
K.D.Ç. Karabük
34
12
7
15
43
12
Alanyaspor
34
12
4
18
40
13
Osmanlıspor FK
34
9
11
14
38
14
Kayserispor
34
10
8
16
38
15
Bursaspor
34
11
5
18
38
16
Ç. Rizespor
34
10
6
18
36
17
Gaziantepspor
34
7
5
22
26
18
Adanaspor
34
6
7
21
25
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1678 - Elena Cornaro Piscopia, Ph.D. (doktora) derecesi alan ilk kadın oldu.
1788 - Virjinya, Amerika Birleşik Devletleri anayasasını onaylayan 10. eyalet oldu.
1801 - Kahire'deki Fransız işgal orduları, Türk ordusuna teslim oldu.
1861 - Sultan Abdülmecit öldü, yerine Abdülaziz padişah oldu.
1876 - Little Bighorn muharebesinde kızılderililer ABD 7. Süvari Alayı'nı imha etti, komutanları yarbay George Armstrong Custer çatışmada öldü.
1903 - Marie Curie, Paris Üniversitesi'ne sunduğu tezde radyumun keşfini açıkladı.
1917 - Türkiye'de ilk Matbuat Cemiyeti kuruldu. Cemiyetin ilk başkanı Mahmut Sadık'tı.
1923 - Mustafa Kemal Paşa, İzmir'den milletvekili seçildi.
1925 - Yunanistan'da, General Thedoros Pangalos bir darbeyle iktidarı ele geçirdi.
1940 - Fransa, Nazilere teslim oldu.
1947 - 2. Dünya Savaşı sırasında Hollanda'da bir evin tavan arasında 2 yıl boyunca Nazilerden saklanan Yahudi kız Anne Frank'ın burada yazmış olduğu Anne Frank'ın Hatıra Defteri yayımlandı.
1948 - Berlin Ablukası'nı yarmak için Batı Berlin´e ABD uçaklarıyla bir hava köprüsü kuruldu.
1950 - Sovyetler Birliği'nce desteklenen Kuzey Kore orduları Güney Kore'ye saldırdı. Kore Savaşı başladı.
1963 - Anayasa Mahkemesi, ilk duruşmayla görevine başladı.
1967 - İlk küresel uydu televizyon programı olan ABD yapımı Our World (Bizim Dünyamız) yayına girdi.
1969 - Kırıkkale'de oynanan Kırıkkalespor Tarsus İdmanyurdu 3. Lig karşılaşmasında çıkan olaylarda, 4 kişi öldü, 100'den fazla kişi de yaralandı.
1971 - Gölcük tersanelerinde yapılan ilk Türk muhribi, törenle denize indirildi.
1975 - Mozambik bağımsızlığını ilan etti.
1982 - Yunanistan'da askere alınanların saçlarını kazıtmaları yasaklandı.
1985 - Eskişehir Uçak Fabrikası'nın temeli Cumhurbaşkanı Kenan Evren tarafından atıldı.
1991 - Hırvatistan ve Slovenya, Yugoslavya'dan bağımsızlıklarını ilan ettiler.
1993 - Tansu Çiller, Türkiye'nin ilk kadın başbakanı oldu.
1998 - Microsoft, Windows 98'i piyasaya sürüldü.
2007 - Yumurcak TV yayına başladı.
857 - Almanya , Berlin ,de Victoria ile Edward görüşmeye başladı ve Dünyanın yuvarlak olduğunu savunan ilk çift oldu.
 
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
22.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030520374448
 
On Numara
19.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04050709101315243233344244484952606271737679
 
Sayısal Loto
24.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071022233045
 
Şans Topu
21.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030417193310
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji