Nisan ayında Adana’da 2 493, Mersin’de 2 955 konut satıldı

Ana Sayfa » Güncel » Yerel demokrasi olmadan demokratikleşme mümkün mü?... Abdullah Ayan yazdı

Yerel demokrasi olmadan demokratikleşme mümkün mü?... Abdullah Ayan yazdı

Yerelleşmeyi göz ardı eden, korkulara esir Türkiye...

 
 
Yerel demokrasi olmadan demokratikleşme mümkün mü?... Abdullah Ayan yazdı

Bir önceki yazıda AK Partinin 2003 yılında hayata geçirmeye hazırlandığı yerel yönetimler reformu üzerinden merkezin yetkilerini yerele devretme hazırlıklarını, dönemin Cumhurbaşkanı Sezer’in vetosu nedeniyle kaçırılan eşsiz tarihi fırsatı o günlerdeki yazılarımdan alıntılarla özetlemeye çalıştım.

Sonrasında yaşadıklarımız ortada…

Zaman içinde iktidarı muktedir olmaya çevirmeye başlayan aynı AK Parti, yetki devri bir yana her şeyi merkeze ve o merkezde de tüm gücü, bir başka ifadeyle karar mekanizmalarını tek kişide toplanmasını sağlayan acayip bir sisteme giden yolu açtı.

Bugün geldiğimiz yeri anlatması bakımından iki anekdotu çok çarpıcı bulur ve sıkça yinelerim.

Henüz hafızalardan silinmemiş iki vaka da futboldan…

2011-2012 sezonunda şampiyonluğunu Fenerbahçe’ ye ait Saraçoğlu stadında ilan eden Galatasaray’ ın kupayı orada almak istemesi seyircilerin tepkisiyle karşılanmış, can güvenliği nedeniyle soyunma odasına giden ancak kupayı o gece orada almaktan da vazgeçmeyen GS ile FB arasındaki büyük kriz devreye Erdoğan’ ın girmesiyle çözülebilmişti.

İkinci örnek çok daha yeni ve çarpıcı: Geçtiğimiz günlerde Trabzon stadında verdiği penaltı nedeniyle tacize uğrayan hakem soyunma odasına sığınmış ve Trabzonspor başkanının “odadan çıkarılmasın” talimatı ardından deyim yerindeyse rehin tutulan hakem, araya Erdoğan’ ın girmesiyle stattan ayrılabilmişti.

Herkesin kendi alanında sayısız örnekle katkıda bulunacağı, yeterince zengin tek adam dağarcığımızı özetleyecek iki küçük ve çoğumuza göre üzerinde konuşulmaya değmeyecek kadar önemsiz iki örnek, Türkiyenin bugün geldiği yeri yeterince anlatıyor sanırım.

Gelişmiş ülkelerle aramızdaki demokrasi makası kapansın diye umut ederken savrulduğumuz yönetim tarzı her şeyi kendinde toplayan ve gün geçtikçe hantallaşıp sırtındaki yükün altında ezilen Ankara’ nın mevcut halini ve bu gidişle içinden çıkılamaz, çaresiz geleceğini de anlatıyor.

Oysa 2003 yılında sadece yerel yönetimleri güçlendirmeyi hedeflemiyordu AK Parti. Artık yolun sonuna gelen temsili demokrasinin yerini, yerelleşme hamlesiyle birlikte katılımcı demokrasinin alması doğrultusunda da pek çok ciddi hamleyi de yerine getiriyordu. Bu konuda o günlerde eşiğine geldiğimizi düşündüğümüz AB’ nin yeterince deneyiminden de yararlanılıyor, uyum çerçevesinde pek çok adım atılıyordu. Örnek mi? Tek başına “bilgi edinme hakkı kanunu” bile vatandaşın hesap sorması ve idarenin şeffaflığı bakımından tarihi öneme sahipti.

O heyecan dolu günler ne yazık ki çabuk bitti. Bugün savrulduğumuz yerden, o AB müzakere sürecinde demokrasi çıtasını koyduğumuz çizgiyi anlatmak bile hem hayli zor hem acı verici.

2003 Eylülünde tam da yerel yönetimler reformunu tartışırken, sıcağı sıcağına kaleme aldığım makalelerden birinden aşağıda yer verdiğim bir bölüm yeterince anlatacaktır o günleri ve ruh halimizi:

“Devinim içindeki insanlık binlerce yıl öncesinin katılımcı site demokrasisinden son iki asrın dinamikleri etkisiyle temsili demokrasiye geçti.

200 yıllık sürecin sonunda bugün, insanlık sancılı sanayi çağı demokrasisini sorgulamaya, eleştirmeye, yeni çıkışlarla restore etmeye çalışıyor.

Özellikle Bilgi Çağının ayak seslerinin duyulduğu son 30 yılda temsili demokrasi tükeniyor. İnsanlık, yönetenle yönetilen arasındaki ilişkinin seçimden seçime hatırlandığı modelin yerini alacak yeni bir demokrasi anlayışının arayışında.

Temsili demokrasinin en büyük açmazı: İki seçim arasındaki süreçte seçenle seçilenin bir daha karşılaşmaması…

Hesap sorma, kötüyü cezalandırma gibi mekanizmalar da yok o demokraside. Bizden farksız birileri seçildikten sonra ayrıcalıklı hale geliyor. Atanmış yöneticiler de seçenle seçilen arasındaki kopukluktan yararlanarak, onları var eden, başına taç eden halka tahakküm etmeye başlıyorlar.

Sistemlerin açıkları sayesinde azınlık oylarıyla çoğunluğu sağlayanlar, halkın sesine, tercihlerine aldırmadıkları gibi, kamuoyunu oluşturan çok renkli, çok sesli “kendilerinden olmayan ötekileri” sindirmekten çekinmediler.

Bugün 20. yüzyılın temsili demokrasisinden eski yunan sitelerindeki katılımcı demokrasiyi bilim çağının araçlarıyla yoğuran bir senteze doğru taşıma arayışları yoğunlaşmakta.

“Piramit harmanlaması” olarak adlandırabileceğimiz bu sentezde, piramidin tabanını gönüllülük esasına göre bir araya gelmiş sendika, oda, lonca, dernek, hatta mahalle sakinleri/üyeler oluşturuyor. Her mesleğin temsilcileri veya aynı hedefleri taşıyan oluşumlar, içlerinden yöneticileri seçiyorlar. Yöneticilik çok bilmişlerin dışında amatör ruhla yapılıyor. Belli bir zaman diliminde görev yapan kişiler, günü geldiğinde bayrağı devredip çekiliyorlar.

Eski yunandaki gibi piramidin tabanında yer alan tüm katılımcılar sorunlarını özgür ortamda tartışarak somut projeler, öneriler manzumesi haline getiriyorlar. Aralarından seçilen temsilciler bir araya gelerek üst meclisi oluşturuyor, kurumlarının beklentilerini, sorunlarını oraya taşıyorlar. Temsil ettiği grup ya da örgütün sorunlarını, tabanın özlemlerini bilen, seçilerek katıldığı yerel mecliste kişisel hesapların, çıkar ilişkilerinin değil, içinden geldikleri tabanın dertlerini derdi bilen insanlar.

Başta AB olmak üzere gelişmiş ülkeler sanayi çağındaki temsili demokrasiyi terk ediyor, başlayan yeni süreçte bilgi çağındaki katılımcılığı öne çıkaran yerel meclislere ve meclisleri oluşturacak alt yapılanmalara önem veriyorlar. “

Abdullah Ayan

 
 
11 Şubat 2016 Perşembe 07:26
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 804 bin kişi seyahate çıktıTrafiğe kayıtlı araç sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 22 218 945 oldu
Ocak ayı enflasyon rakamları belli olduKDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele Alındı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:23
  • Güneş05:20
  • Öğlen12:49
  • İkindi16:40
  • Akşam19:58
  • Yatsı21:40
 
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
34
24
3
7
75
2
Fenerbahçe
34
21
9
4
72
3
Başakşehir
34
22
6
6
72
4
Beşiktaş
34
21
8
5
71
5
Trabzonspor
34
15
10
9
55
6
Göztepe
34
13
10
11
49
7
Sivasspor
34
14
7
13
49
8
Kasımpaşa
34
13
7
14
46
9
Kayserispor
34
12
8
14
44
10
Malatyaspor
34
11
10
13
43
11
Akhisar Bld.Spor
34
11
9
14
42
12
Alanyaspor
34
11
7
16
40
13
Bursaspor
34
11
6
17
39
14
Antalyaspor
34
10
8
16
38
15
Konyaspor
34
9
9
16
36
16
Osmanlıspor
34
8
9
17
33
17
Gençlerbirliği
34
8
9
17
33
18
Karabükspor
34
3
3
28
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1571 - İspanya Kralı, Venedik ve Papa, Osmanlı Devleti aleyhine ittifak kararı aldı...
1924 - Türk Milli Futbol Takımı, Olimpiyat Oyunları kapsamındaki ilk milli maçında, Çek Milli Futbol Takımı'na 5-2 yenildi.
1944 - Nuri Demirağ'ın fabrikasında yapılan ilk Türk yolcu uçağı İstanbul'dan Ankara'ya uçtu.
1953 - ABD, Nevada'da bulunan deneme bölgesinde, topçu birlikleri tarafından atılan ilk ve tek nükleer bomba denemesini yaptı.
1954 - Tokyo'da yapılan Dünya Serbest Güreş Şampiyonası'nda Türkiye birinci oldu.
1954 - Türkiye, Osmanlı borçlarının son taksitini ödedi.
1961 - ABD Başkanı John F. Kennedy ABD Kongresi'nde yaptığı bir konuşmada 1960'lı yıllar sona ermeden önce mutlaka Ay'a ayak basacaklarını ilan etti.
1963 - 30 Afrika ülkesi bir araya gelerek Afrika Birliği Örgütü'nü kurdu.
1977 - Yıldız Savaşları filmi gösterime girdi.
1982 - Falkland Savaşı sırasında İngilizlerin HMS Coventry adlı destroyeri Arjantin uçakları tarafından batırıldı.
1983 - Milli Güvenlik Konseyi kürtaj yasa tasarısını kabul etti.
1988 - Irak Basra'yı İran'dan geri aldı.
1989 - Mihail Gorbaçov, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği Devlet Başkanı oldu.
1997 - Afganistan'dan kaçan General Raşid Dostum, Türkiye'ye sığındı.
2001 - 32 yaşındaki Coloradolu Erik Weihenmayer, Everest Dağı'nın zirvesine ulaşan ilk görme özürlü insan ünvanını aldı.
2003 - Nuri Bilge Ceylan'ın 'Uzak' adlı filmi 56'ncı Cannes Film Festivali'nde 'Elephant' filmiyle birlikte En İyi Film ödülünü paylaştı.
2005 - Azeri petrolünü Türkiye üzerinden dünya pazarına ulaştırması amaçlanan Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) boru hattına ilk petrol verildi.
2005 - UEFA Şampiyonlar Ligi 2004-2005 sezonu finali Atatürk Olimpiyat Stadı'nda yapıldı. Normal süresi 3-3 biten maçı Liverpool penaltılarla 6-5 Milan'ı yendi.
2008 - 61. Cannes Film Festivali'nde En İyi Yönetmen ödülünü Nuri Bilge Ceylan aldı. Ceylan ödülünü kucaklarken, 'Benim yalnız ve güzel ülkeme ithaf ediyorum' dedi. Ceylan, üçüncü kez Cannes'da ödül alarak bir rekora da imza attı..
2010 - Samandıra'da eğitim uçuşu yapan bir askeri uçak, sokağın ortasına düştü. 3 personel hafif yaralandı.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
24.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu061134404950
 
On Numara
21.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu01020406122428323341445153585965686973757678
 
Sayısal Loto
19.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030405212434
 
Şans Topu
23.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu060910242712
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji