Hizmet sektörü güven endeksi 98,8 oldu

Ana Sayfa » Gündem » Yerel yönetim ve kent yaşamı... Bedrettin Gündeş yazdı

Yerel yönetim ve kent yaşamı... Bedrettin Gündeş yazdı

Toroslar kentleşmeye ve kırsalla bir bütünlük oluşturmaya müsait konumuyla yeni bir sürecin başlatılması için heyecanla beklemekte

 
 
Yerel yönetim ve kent yaşamı... Bedrettin Gündeş yazdı
Yerel Yönetimler, sağlık, eğitim, spor, çevre, ekonomi, toplumsal yaşam ve farklılıkların yaşamını şekillendiren, düzenleyen, sürdürülebilir kılan bir kurumdur.

Yerel yönetimler, bir yaşam boyu açık alan okullarıdır. Bir insanın doğumundan ölümüne kadar tüm dünyasıyla yakından ilgili bir yönetme ve hizmet etme alanıdır.

Kentleri ve kırsalı doğallığıyla yaşanabilir ve sürdürülebilir kılmak, Yerel Yönetimlerin sorumluluğundadır. İyi yönetilir ve dönüştürülürse, yaşamı kolaylaştırma ve anlamlı kılma olasıdır.

Devasa büyüyen, insanı yutan, beton yığınları içinde tüm yaşamı ve toplumu ötekileştiren, felç eden sözüm ona, uygarlık abideleri yerine ne koyacağız? Kentli olmanın bu kadar özendirilen olmasının arkasındaki gerçek hiç sorgulanmayacak mı? Acaba kırı boşaltan sürekli göç hali ve bunu özendiren medeniyet bir gün hepimizi soluksuz bırakmayacak mı?

Her şehir gibi, Torosların da bir neolitik geçmişi, bir doğal yaşam süreci ve köye dayanma durumu vardır. Bu gerçeğine yüzünü dönen, geçmişini ve kendini inkâr eden, kimliksizliği giderek bir yaşam biçimine dönüştüren bir gidişat yaşanıyor. Bu inkâr ve kimliksizlik kader değildir. Tarihiyle, doğasıyla her köyün ve kentin bir kimliği ve destanı vardır.

Yerel yönetimler demokrasi ve özgürlük mekânları olarak tanımlandığında bu kimliksizliğe ve özünü kirletmeye “Dur” deme yerleri olmak zorundadır. Mimarisinden tutalım, üretimine, ormanına, suyuna, insanına kadar, özgünlükler kimlikli ve kişilikli olarak varlığını güvenceye alarak sürdürebilir duruma getirilmelidir. Farklılıkların bir arada var olma mücadelesi bu özün mayasındadır.

Torosların eteğine yayılmış bu cennet diyarında ucube binalar, çarpık, çurpuk gelişigüzel serpiştirilmiş sözüm ona konutlar, estetik, mimari, çevresel yoksunluk içinde tipik bir az gelişmiş Uzakdoğu yapılaşması içinde, sorunların ağırlaşarak arttığı bir fotoğrafla karşı karşıyayız.

Toroslar İlçemiz topoğrafik olarak kentleşmeye son derece müsait olmasına rağmen, plansız ve çarpık kentleşmeyle birçok problemi de bünyesinde taşımaktadır. Birkaç mahallenin dışında sosyal donatılardan yoksun bu ilçemiz, sürdürülebilir ve yenilenebilir bir kent yapılanmasına ihtiyaç duymaktadır.

Bu arada, nükleer santral planlarıyla sadece doğayla birlikte toplum yaşamına da bir yok oluş dayatılmaktadır. Binlerce yıl yerinde yaşayan hayvan ve bitki türleriyle birlikte toplumsal yaşam da ya yok olmaya, sürgün olmayla yüzyüzedir.

Adeta yaşam yerleri yaşanılamaz hale getirilmek istenmektedir. Yaşamı iyileştiren hiçbir yönü olmayan bu yok edici uygulamalara karşı durmak, yaşamı savunmanın gereğidir. Yaşama ilgi duyan doğaya ilgi duyar, yaşamı zenginleştirmek isteyen doğada yaşayan tüm varlıkların sürekliliğini savunur, korur ve geliştirir.

Yaşadığımız yerler nasıl olmalı? Köy- tarım toplumunu bitirmeyen, tam tersine şehirleri tamamlayan ve besleyen mekânlar olarak koruyan, dengeli bir kentleşme ile toplumsal dokunun dağılmasına, bozulmasına izin vermeyen bir anlayış birliği olmalıdır. Bu anlayış birliği ile sağlıklı yaşam alanları oluşturmanın peşine düşerek, bunun bilincini geliştirip eylemine öncülük etmek, toplumsal ve sosyal sorumluluğun bir gereği olmalıdır.

Klasik belediyecilik anlayışı ile merkezci düşünmek, köyü, mahalleyi görmeyen, sadece yığınların doluştuğu merkezleri biçimsel olarak donatmaya çalışan bir yerel yöneticilik olmamalı. Mahalleyi, sokağı, çarşıyı ve sosyal donatı alanlarını insan yaşamına uygun hale getirmek esas amaç olmalıdır. Popülist söylem ve uygulamalardan kaçınarak, stratejik planlarla kalıcı ve sürdürülebilir hizmetleri halkın yaşamına sunmak gerek.

Hizmetin doğru temelde yapılması durumunda, en iyi siyasetinde bu noktada yapılmış olacağı gerçeği unutulmamalıdır. Evet, doğru temelde yapılması durumunda, hizmet siyasettir. Hizmet insana değer, doğaya değer, toplumsal birliğe değer katar.

Bitirilmek istenen hayvancılığa, meyveciliğe, tarıma karşı tedbirlerimiz olmayacak mı?  Bu mekânlardakiler ekonomik alandan bu kadar uzaklaştırılarak, işçileştirilen ve daha sonra işsizleştirilen bir toplumun yerel yönetimleri, bu olumsuz gidişin karşısında tavrı olmayacak mı? Bir insanın doğumundan ölümüne kadar bütün sosyal yaşamıyla ilgili olan yerel yönetimler bu çarpık anlayışa dur demeyecekler mi?

Sadece devletten gelen parayı -az veya çok- kullanmanın ötesinde hem kendi öz kaynaklarını yaratma hem de toplumsal dokunun bozulmasına “Dur” diyecek planlamalar içinde olmayacak mı?

Elbette halkıyla bütünleşen, katılımcılığı esas alan, birlikte örgütlenmeyi ve üretmeyi uygulayan Yerel Yönetimler olacaktır.

Bunun için tüm toplumsal dinamikleri harekete geçirmek, katılımcılık ve ortaklaşmanın özünde bir ekonomik faaliyet olduğu bilinciyle, yeni yaşam alanları oluşturmak vazgeçilmez bir gerekliliktir.

Yerel Yönetimler de Kooperatifleşme ve ortak girişim hareketi, ekonominin gelişimine katkı sunacak bir anlayışla geliştirilmelidir. Bu anlayış; kimi imkânları birleştirerek yeni alanlar oluşturacak, yerindenliği güçlendirecek, aşırı kentleşmenin önüne geçen ve dengeli dağılımla tarım alanlarını koruyan, köy yaşamını güçlendiren, kolaylaştıran, özendiren hizmetleri geliştirerek; özyönetime katılımı, güveni, kendine ait kılmayı gerekli kılacaktır.

Yine bu anlayış,  demokratikleşme mücadelesinde önemli bir alandır. Merkeziyetçi kurumlaşma, tepeden yönetme mantığı her alanda sınırlar oluşturmaktadır. Türkiye Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nı imzalamasına rağmen, yerellik, yerindenlik ve özyönetim gücünü açığa çıkaracak maddelere çekince koymuştur.

Bu çekinceler, bir toplumun vazgeçilmez, devredilmez olan kimlik, kişilik haklarının reddinde ısrardır. Bu olumsuz tavırlara karşı alternatif geliştirmek, yerinden yönetimin özü saymak ve kazanma mücadelesi içinde olmak, demokratik mücadele sürecinin önemli bir alanını oluşturmaktadır.

Özgür Demokratik Yerel Yönetimler Modeli, yerel yönetim deneyimini bir sisteme kavuşturmuş ve zihniyetini oluşturmuştur. Toplumsal yaşamı yerinde örgütlemenin zorluklarını tanımlamak kadar, direnişçi yanlarından güç alarak bu zorlukları aşmanın sayısız örneği vardır.

Asıl olan; Ekolojik alana duyarlılığı, demokratikleşmeye duyarlılık düzeyinde ele alan ve yaşam alanlarındaki tahribata geçit vermeyecek bir duruş geliştirmektir. Torosların zirvesinden süzülen topoğrafik yapının denizle buluşan ara sergisinde, hem kenti, yaylayı, köyü, tarımı, hayvancılığı koruma,  hem de insan yaşamına organik ve doğal ortamı katma şansı var.
Kişilerin insafına kalan alanlar yerine toplumsal kesimlerin sözünü söylediği, kendini kattığı, hizmet sürecinin içinde olduğu alanlara dönüştürme tercihi esas olmalıdır.

Doğamızı, toplumumuzu ve tarihimizi sevmenin, korumanın ve geleceğe sağlıklı ulaştırmanın yollarını kent yaşamıyla bütünleştirip sosyal yaşama uyarlamalıyız.

Torosların ormanını, tarımını, köyünü, hayvancılığını, yaylasını ve kentini bir bütün olarak ele alarak geleceği kurgulayan bir planlama yapılmalıdır. Bu planlama kısa orta ve uzun vadeli bir stratejik planla süreç içinde hayata geçirilmelidir. Bu planlama içinde insanca yaşanabilecek konut alanları ve sosyal donatıları bulunmalıdır.

Bu sosyal donatılar içinde istisnasız tüm çocukların yararlanabileceği eğitim, kültür-sanat ve spor alanları yaratılmalıdır. Bu planlama içinde gençliğin kendini bulabileceği, kadının öncü, üretken, dönüştürücü ve sürdürücü yönünü geliştirici tüm alt yapı donatıları yaratılmalıdır.

Toroslar kentleşmeye ve kırsalla bir bütünlük oluşturmaya müsait konumuyla yeni bir sürecin başlatılması için heyecanla beklemektedir.


BEDRETTİN GÜNDEŞ
 
13 Ocak 2014 Pazartesi 08:42
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Toroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:15
  • Güneş05:19
  • Öğlen12:55
  • İkindi16:47
  • Akşam20:13
  • Yatsı21:59
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
34
23
8
3
77
2
Başakşehir
34
21
10
3
73
3
Fenerbahçe
34
18
10
6
64
4
Galatasaray
34
20
4
10
64
5
Antalyaspor
34
17
7
10
58
6
Trabzonspor
34
14
9
11
51
7
Akhisar Bld.
34
14
6
14
48
8
Gençlerbirliği
34
12
10
12
46
9
Kasımpaşa
34
12
7
15
43
10
Konyaspor
34
11
10
13
43
11
K.D.Ç. Karabük
34
12
7
15
43
12
Alanyaspor
34
12
4
18
40
13
Osmanlıspor FK
34
9
11
14
38
14
Kayserispor
34
10
8
16
38
15
Bursaspor
34
11
5
18
38
16
Ç. Rizespor
34
10
6
18
36
17
Gaziantepspor
34
7
5
22
26
18
Adanaspor
34
6
7
21
25
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1880 - Fransa Tahiti'yi topraklarına kattı.
1913 - Balkan Savaşı başladı.
1925 - Diyarbakır İstiklal Mahkemesi'nce idama mahkûm edilen Şeyh Said ile adamları idam edildi.
1934 - Bitlis'te yaşayan Zaro Ağa 157 yaşındayken yaşamını yitirdi. İç organları inceleme amacıyla alındı.
1938 - Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü kuruldu.
1939 - Hatay Devleti Meclisi, oybirliğiyle Türkiye'ye katılma kararı aldı.
1971 - TBMM'de çıkan bir yasayla Türkiye'de haşhaş ekimi yasaklandı.
1974 - Isabel Perón, Arjantin'in ilk kadın devlet başkanı olarak yemin etti. Kocası eski başkan Juan Peron sağlık durumunun bozulması üzerine görevlerini bırakmıştı. Zaten iki gün sonra da öldü.
1976 - Seyşel Adaları, Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını kazandı.
1984 - Türkiye ile Sovyetler Birliği arasında karma ekonomik protokol imzalandı.
1986 - Arjantin, Batı Almanya'yı 3-2 yenerek Dünya Futbol Şampiyonu oldu.
1992 - Cezayir devlet başkanı Muhammed Budiaf suikaste uğrayarak yaşamını yitirdi.
1995 - Ankara Büyükşehir Belediyesi, amblemindeki Hitit Güneşi'ni; Kocatepe Camii'ni ve Atakule'yi simgeleyen bir tasvir ile değiştirdi.
1999 - Abdullah Öcalan, vatana ihanet suçundan idam cezasına çarptırıldı.
2000 - Endonezya'da yolcu taşıyan bir tekne 500 yolcusuyla birlikte battı. Kazadan kurtulan olmadı.
2002 - Türkiye, 2002 FIFA Dünya Kupası'nda 3. oldu.
2005 - Sezen Aksu Bahane Albümünün Remiks'ini çıkarttı.
2008 - Euro 2008 finalinde İspanya, Almanya'yı yenerek Avrupa şampiyonu oldu.
 
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
22.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030520374448
 
On Numara
26.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01070814171819283031344145464851525559606575
 
Sayısal Loto
24.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071022233045
 
Şans Topu
28.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu202123242909
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji