Özdemir,'Narenciye Sektöründe Ana Sorun Katma Değer Eksikliği'

Ana Sayfa » Gündem » Yerel yönetim ve kent yaşamı... Bedrettin Gündeş yazdı

Yerel yönetim ve kent yaşamı... Bedrettin Gündeş yazdı

Toroslar kentleşmeye ve kırsalla bir bütünlük oluşturmaya müsait konumuyla yeni bir sürecin başlatılması için heyecanla beklemekte

 
 
Yerel yönetim ve kent yaşamı... Bedrettin Gündeş yazdı
Yerel Yönetimler, sağlık, eğitim, spor, çevre, ekonomi, toplumsal yaşam ve farklılıkların yaşamını şekillendiren, düzenleyen, sürdürülebilir kılan bir kurumdur.

Yerel yönetimler, bir yaşam boyu açık alan okullarıdır. Bir insanın doğumundan ölümüne kadar tüm dünyasıyla yakından ilgili bir yönetme ve hizmet etme alanıdır.

Kentleri ve kırsalı doğallığıyla yaşanabilir ve sürdürülebilir kılmak, Yerel Yönetimlerin sorumluluğundadır. İyi yönetilir ve dönüştürülürse, yaşamı kolaylaştırma ve anlamlı kılma olasıdır.

Devasa büyüyen, insanı yutan, beton yığınları içinde tüm yaşamı ve toplumu ötekileştiren, felç eden sözüm ona, uygarlık abideleri yerine ne koyacağız? Kentli olmanın bu kadar özendirilen olmasının arkasındaki gerçek hiç sorgulanmayacak mı? Acaba kırı boşaltan sürekli göç hali ve bunu özendiren medeniyet bir gün hepimizi soluksuz bırakmayacak mı?

Her şehir gibi, Torosların da bir neolitik geçmişi, bir doğal yaşam süreci ve köye dayanma durumu vardır. Bu gerçeğine yüzünü dönen, geçmişini ve kendini inkâr eden, kimliksizliği giderek bir yaşam biçimine dönüştüren bir gidişat yaşanıyor. Bu inkâr ve kimliksizlik kader değildir. Tarihiyle, doğasıyla her köyün ve kentin bir kimliği ve destanı vardır.

Yerel yönetimler demokrasi ve özgürlük mekânları olarak tanımlandığında bu kimliksizliğe ve özünü kirletmeye “Dur” deme yerleri olmak zorundadır. Mimarisinden tutalım, üretimine, ormanına, suyuna, insanına kadar, özgünlükler kimlikli ve kişilikli olarak varlığını güvenceye alarak sürdürebilir duruma getirilmelidir. Farklılıkların bir arada var olma mücadelesi bu özün mayasındadır.

Torosların eteğine yayılmış bu cennet diyarında ucube binalar, çarpık, çurpuk gelişigüzel serpiştirilmiş sözüm ona konutlar, estetik, mimari, çevresel yoksunluk içinde tipik bir az gelişmiş Uzakdoğu yapılaşması içinde, sorunların ağırlaşarak arttığı bir fotoğrafla karşı karşıyayız.

Toroslar İlçemiz topoğrafik olarak kentleşmeye son derece müsait olmasına rağmen, plansız ve çarpık kentleşmeyle birçok problemi de bünyesinde taşımaktadır. Birkaç mahallenin dışında sosyal donatılardan yoksun bu ilçemiz, sürdürülebilir ve yenilenebilir bir kent yapılanmasına ihtiyaç duymaktadır.

Bu arada, nükleer santral planlarıyla sadece doğayla birlikte toplum yaşamına da bir yok oluş dayatılmaktadır. Binlerce yıl yerinde yaşayan hayvan ve bitki türleriyle birlikte toplumsal yaşam da ya yok olmaya, sürgün olmayla yüzyüzedir.

Adeta yaşam yerleri yaşanılamaz hale getirilmek istenmektedir. Yaşamı iyileştiren hiçbir yönü olmayan bu yok edici uygulamalara karşı durmak, yaşamı savunmanın gereğidir. Yaşama ilgi duyan doğaya ilgi duyar, yaşamı zenginleştirmek isteyen doğada yaşayan tüm varlıkların sürekliliğini savunur, korur ve geliştirir.

Yaşadığımız yerler nasıl olmalı? Köy- tarım toplumunu bitirmeyen, tam tersine şehirleri tamamlayan ve besleyen mekânlar olarak koruyan, dengeli bir kentleşme ile toplumsal dokunun dağılmasına, bozulmasına izin vermeyen bir anlayış birliği olmalıdır. Bu anlayış birliği ile sağlıklı yaşam alanları oluşturmanın peşine düşerek, bunun bilincini geliştirip eylemine öncülük etmek, toplumsal ve sosyal sorumluluğun bir gereği olmalıdır.

Klasik belediyecilik anlayışı ile merkezci düşünmek, köyü, mahalleyi görmeyen, sadece yığınların doluştuğu merkezleri biçimsel olarak donatmaya çalışan bir yerel yöneticilik olmamalı. Mahalleyi, sokağı, çarşıyı ve sosyal donatı alanlarını insan yaşamına uygun hale getirmek esas amaç olmalıdır. Popülist söylem ve uygulamalardan kaçınarak, stratejik planlarla kalıcı ve sürdürülebilir hizmetleri halkın yaşamına sunmak gerek.

Hizmetin doğru temelde yapılması durumunda, en iyi siyasetinde bu noktada yapılmış olacağı gerçeği unutulmamalıdır. Evet, doğru temelde yapılması durumunda, hizmet siyasettir. Hizmet insana değer, doğaya değer, toplumsal birliğe değer katar.

Bitirilmek istenen hayvancılığa, meyveciliğe, tarıma karşı tedbirlerimiz olmayacak mı?  Bu mekânlardakiler ekonomik alandan bu kadar uzaklaştırılarak, işçileştirilen ve daha sonra işsizleştirilen bir toplumun yerel yönetimleri, bu olumsuz gidişin karşısında tavrı olmayacak mı? Bir insanın doğumundan ölümüne kadar bütün sosyal yaşamıyla ilgili olan yerel yönetimler bu çarpık anlayışa dur demeyecekler mi?

Sadece devletten gelen parayı -az veya çok- kullanmanın ötesinde hem kendi öz kaynaklarını yaratma hem de toplumsal dokunun bozulmasına “Dur” diyecek planlamalar içinde olmayacak mı?

Elbette halkıyla bütünleşen, katılımcılığı esas alan, birlikte örgütlenmeyi ve üretmeyi uygulayan Yerel Yönetimler olacaktır.

Bunun için tüm toplumsal dinamikleri harekete geçirmek, katılımcılık ve ortaklaşmanın özünde bir ekonomik faaliyet olduğu bilinciyle, yeni yaşam alanları oluşturmak vazgeçilmez bir gerekliliktir.

Yerel Yönetimler de Kooperatifleşme ve ortak girişim hareketi, ekonominin gelişimine katkı sunacak bir anlayışla geliştirilmelidir. Bu anlayış; kimi imkânları birleştirerek yeni alanlar oluşturacak, yerindenliği güçlendirecek, aşırı kentleşmenin önüne geçen ve dengeli dağılımla tarım alanlarını koruyan, köy yaşamını güçlendiren, kolaylaştıran, özendiren hizmetleri geliştirerek; özyönetime katılımı, güveni, kendine ait kılmayı gerekli kılacaktır.

Yine bu anlayış,  demokratikleşme mücadelesinde önemli bir alandır. Merkeziyetçi kurumlaşma, tepeden yönetme mantığı her alanda sınırlar oluşturmaktadır. Türkiye Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nı imzalamasına rağmen, yerellik, yerindenlik ve özyönetim gücünü açığa çıkaracak maddelere çekince koymuştur.

Bu çekinceler, bir toplumun vazgeçilmez, devredilmez olan kimlik, kişilik haklarının reddinde ısrardır. Bu olumsuz tavırlara karşı alternatif geliştirmek, yerinden yönetimin özü saymak ve kazanma mücadelesi içinde olmak, demokratik mücadele sürecinin önemli bir alanını oluşturmaktadır.

Özgür Demokratik Yerel Yönetimler Modeli, yerel yönetim deneyimini bir sisteme kavuşturmuş ve zihniyetini oluşturmuştur. Toplumsal yaşamı yerinde örgütlemenin zorluklarını tanımlamak kadar, direnişçi yanlarından güç alarak bu zorlukları aşmanın sayısız örneği vardır.

Asıl olan; Ekolojik alana duyarlılığı, demokratikleşmeye duyarlılık düzeyinde ele alan ve yaşam alanlarındaki tahribata geçit vermeyecek bir duruş geliştirmektir. Torosların zirvesinden süzülen topoğrafik yapının denizle buluşan ara sergisinde, hem kenti, yaylayı, köyü, tarımı, hayvancılığı koruma,  hem de insan yaşamına organik ve doğal ortamı katma şansı var.
Kişilerin insafına kalan alanlar yerine toplumsal kesimlerin sözünü söylediği, kendini kattığı, hizmet sürecinin içinde olduğu alanlara dönüştürme tercihi esas olmalıdır.

Doğamızı, toplumumuzu ve tarihimizi sevmenin, korumanın ve geleceğe sağlıklı ulaştırmanın yollarını kent yaşamıyla bütünleştirip sosyal yaşama uyarlamalıyız.

Torosların ormanını, tarımını, köyünü, hayvancılığını, yaylasını ve kentini bir bütün olarak ele alarak geleceği kurgulayan bir planlama yapılmalıdır. Bu planlama kısa orta ve uzun vadeli bir stratejik planla süreç içinde hayata geçirilmelidir. Bu planlama içinde insanca yaşanabilecek konut alanları ve sosyal donatıları bulunmalıdır.

Bu sosyal donatılar içinde istisnasız tüm çocukların yararlanabileceği eğitim, kültür-sanat ve spor alanları yaratılmalıdır. Bu planlama içinde gençliğin kendini bulabileceği, kadının öncü, üretken, dönüştürücü ve sürdürücü yönünü geliştirici tüm alt yapı donatıları yaratılmalıdır.

Toroslar kentleşmeye ve kırsalla bir bütünlük oluşturmaya müsait konumuyla yeni bir sürecin başlatılması için heyecanla beklemektedir.


BEDRETTİN GÜNDEŞ
 
 
13 Ocak 2014 Pazartesi 08:42
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:06
  • Güneş07:46
  • Öğlen13:02
  • İkindi15:41
  • Akşam17:57
  • Yatsı19:26
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
17
11
3
3
36
2
Galatasaray
17
11
2
4
35
3
Fenerbahçe
17
9
6
2
33
4
Beşiktaş
17
8
6
3
30
5
Kayserispor
17
8
6
3
30
6
Göztepe
17
9
3
5
30
7
Trabzonspor
17
8
5
4
29
8
Sivasspor
17
8
2
7
26
9
Bursaspor
17
7
4
6
25
10
Malatyaspor
17
6
4
7
22
11
Kasımpaşa
17
5
4
8
19
12
Akhisarspor
17
5
4
8
19
13
Aytemiz Alanyaspor
17
5
3
9
18
14
Osmanlıspor
17
5
2
10
17
15
Antalyaspor
17
4
5
8
17
16
Konyaspor
17
4
3
10
15
17
Gençlerbirliği
17
3
5
9
14
18
Karabükspor
17
2
3
12
9
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1547 - Rus Çarı Korkunç İvan taç giydi.
1556 - Philip II, İspanya'nın kralı olur.
1795 - Fransa, Hollanda'nın Utrecht şehrini işgal etti.
1846 - İlk Ziraat Bakanlığı (Nazırlığı) kuruldu.
1914 - Altay Spor Kulübü kuruldu.
1925 - Sovyetler Birliği'nde Lev Troçki savaş komiserliği görevinden alındı.
1928 - Sovyetler Birliği'nde 30 muhalefet lideri Almanya'ya sürgüne gönderildi. Sürgüne gidenler arasında Lev Troçki de vardı.
1928Cemal - Reşit Rey'in "12 Anadolu Türküsü" adlı ses ve piyano için yapıtı ilk kez seslendirildi.
1928 - Doktor Şefik Hüsnü Değmer ve arkadaşlarının Türkiye Komünist Partisi davası başladı.
1929 - Josef Stalin'le anlaşmazlığa düşen Nikolay Buharin, Komünist Enternasyonal'in başkanlığından istifa etti.
1952 - Gazeteci ve yazar Ercüment Ekrem Talu'ya Fransız "Légion d'honneur" nişanı verildi. Yazar bu ödüle Türk-Fransız kültür ilişkilerine katkılarından dolayı layık görüldü.
1956 - Uluslararası Basın Enstitüsü Türkiye'de basına baskı yapıldığını açıkladı.
1960 - İşçi Sigortalıları Kurumu İstanbul Hastanesi Cumhurbaşkanı Celal Bayar tarafından hizmete açıldı.
1961 - ABD Türkiye'ye 43 milyon Dolar yardımda bulundu.
1969 - Metroliner treni hizmete girdi
1970 - Muammer Kaddafi Libya başkanı oldu.
1979 - Şah Muhammed Rıza Pehlevi, ailesi ile birlikte İran'ı terk ederek Mısır'a yerleşti.
1980 - Bilim insanları interferon üretmeyi başardı.
1983 - Türk Hava Yolları'nın "Afyon" uçağı Ankara'da düştü: 47 kişi öldü.
1985 - Halkçı Parti (HP) milletvekili Bahriye Üçok, zina yapan erkeklerin de cezalandırılmasını öngören yasa önerisi vermişti. TBMM yasa önerisini reddetti.
1986 - İnternet mühendislik özel kuvvetinin ilk toplantısı.
1986 - New York'ta toplanan Uluslararası PEN Kongresi, Türk hükümetini yazarlarla ilgili tutumunu gözden geçirmeye çağırdı.
1987 - 1 Ocak'ta Pekin'de Tiananmen Meydanı'nda öğrencilerin başlattığı gösteriler sonunda Komünist Partisi lideri Hu Yaobang istifa etti; yerine Zao Ziyang getirildi.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
11.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu042327365154
 
On Numara
15.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu07091217192123293839444750525456626669707380
 
Sayısal Loto
13.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu021427313245
 
Get our toolbar!
 
Şans Topu
10.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu091216192609
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji