Türkiye Tanıtım Grubundan Proje Çağrısı

Ana Sayfa » Güncel » Yolsuzluk endeksinin neresindeyiz?... Abdullah Ayan yazdı

Yolsuzluk endeksinin neresindeyiz?... Abdullah Ayan yazdı

Raporların sonuncusu Aralık 2014’ te yayınlandı. 20 yıllık tüm raporlara bakıldığında Türkiye’ nin durumunu bir cümleyle özetlemek mümkün: “az gittik uz gittik, dere tepe düz gittik, bir de baktık ki arpa boyu yol gitmişiz”

 
 
Yolsuzluk endeksinin neresindeyiz?... Abdullah Ayan yazdı

Uluslararası şeffaflık örgütü diye evrensel kabul edilen bir kuruluş var bu kuruluş gerek Birleşmiş Milletler gerek OECD verilerini işin içine katarak tüm ülkelerin yolsuzluk algısını bir endeksle ölçüyor ve endeksi her yıl bir rapor halinde yayınlıyor.

Şeffaflık ve hesap verebilirlik gibi günümüzde önem kazanan değerler yanında yolsuzluk algısı sosyal, siyasal ve ekonomik açıdan önemli bir kriter.

Önemli çünkü, küresel yatırımcı bir ülkeye yatırıma giderken bu yolsuzluk algısının göstergesi olan endekse bakıp karar veriyor.

Kısaca yatırım yapılabilir ülke olma özelliğini yitirmeniz yetmiyor, sözünü ettiğim endeks dış borçlanma faizlerinizi bile etkiliyor. Bir başka ifadeyle anlatayım: İste uzun vadeli yatırım anlamına gelen yatırımcı ister tesis, ister kısa vadeli borç vermek üzere para getirirken ülkenizin yolsuzluk notuna bakıyor, bu not aynı zamanda dış borçlanma maliyetini yani faizi belirleyen riski de etkiliyor.

Uluslararası şeffaflık örgütü (UŞÖ) 20 yıldır ölçüyor endeksi ve 1995’ ten beri bu konuda tüm ülkelere ayna tutan raporlar yayınlıyor.

Raporların sonuncusu Aralık 2014’ te yayınlandı. 20 yıllık tüm raporlara bakıldığında Türkiye’ nin durumunu bir cümleyle özetlemek mümkün: “az gittik uz gittik, dere tepe düz gittik, bir de baktık ki arpa boyu yol gitmişiz”

Aslında 2014 raporu olmasa geçerliliği olacak bu benzetme bile son bir yılda uğradığımız dibe vuruş nedeniyle hayal olmuş görünüyor.

20 yıldır tüm ülkeler arasında orta altı yerlerde dolaşıp duran, yolsuzluğun stabilize olduğu bir yerdeyken son bir yılda dünyada en hızlı düşüş kaydeden ve 5 puan birden yitirerek kör kuyulara yuvarlanan bir Türkiye algısı var ortada.

Ne şeffaf olabilmiş ne de içine tam olarak kapanmış halde 20 yıldır endeksin orta ve orta altı kategorisinde yer alan Türkiye için 2014 sonunda varılan durak hiç te iç açıcı değil.

İlk ölçümün yapıldığı 1995’ te 100 üzerinden (100 ideal şeffaflık anlamına geliyor) 42 puana sahip Türkiye 2001 krizinin ardından dibe vurup 32 puana kadar geriler. Kara tablo 2003, 2004 te de etkisini sürdürür. 3 yıl boyunca bu 31-32 bandında dolaşıp duran bir ülke…

Karamsarlığın doruğa çıktığı günlerde sihirli değnek anlamına gelen AB süreciyle başlayan değişim 2004’ te hız kazanır. Bilgi Edinme Yasası, AB kriterlerinin dayattığı benzer yasal düzenlemeler vs. derken dibe vuran endeks yönünü yukarı çevirir. 2005’ te 36’ ya çıkarak başlayan iyileşme trendi biraz daha yükselip önce 40’a 2008’ de 45 puana dayanır.

Uluslararası kabul edilir en düşük geçerli not olan 50’ ye erişmek ancak 2012-2013 döneminde mümkün olacaktır.

Ya sonra?

Sonrası gerçekten hayal kırıklığı…

2013 Aralık ayında ortalığa dökülen iddialarla başlayan süreç 2014’ te Türkiye’ nin dünyadaki en sert düşüşle karşılaşmasına yol açar.

Çin, Angola, Ruanda gibi ülkelerin 4 puan gerilediği bu son yılda ülke 5 puan düşüşle, o ortalama öğrencinin sınıf geçme notu olan 50’ yi mumla arayacak aralığa 45 bandına döner.

Araf çizgisi diye de tarif edeceğim bu notun daha acıklı tanımı şu: 175 ülke arasında 53. Sırada yer alan ve bu yeri itibariyle de zaten sıkıntıda olan Türkiye tam 16 basamak birden inip 69’ luğa iner.

Bir taraftan dünyanın en büyük 10 ekonomisi iddiasına, bu 69. Sırasıyla da iç karartan bir tabloya sahip med cezirler yaşayan ülke…

Yukarıda değindiğim gibi başdöndüren düşüşün önemli faktörü elbette 17 Aralıkla gelen ve sonra üstü örtülmeye çalışılıyor algısıyla tüm olumlu havayı kara kışa döndüren gelişmeler.

Ama sorun bundan ibaret değil.

Değil çünkü, lokal olarak Türkiye’ ye özgü lokal bir sorun olmaktan çıkıyor yolsuzluk algısı ve tüm gelişmekte olan ülkeleri sarıp sarmalayan bulaşıcı bir virüse dönüşme istidadı taşıyor.

Örneğin yolsuzluk için en ağır cezaları öngören, yolsuzluğa bulaşmanın enseye sıkılan kurşunla cezalandırıldığı Çin’ in son üç yıldır 39 olan ülke puanı 2014’ te 36’ ya gerilemiş. Daha anlaşılır biçimde anlatayım: Bugün itibariyle 2014’ ü dünyanın en büyük ekonomisi payesiyle taçlandıracak olan Çin yolsuzluk sıralamasında 104. Sırada…

Stratejik ortaklıklara soyunduğumuz Putin Rusya’ nın durumu daha da vahim. Zaten yeterince kötü 28 olan puanını bu yıl 27’ ye düşüren Rusya dünya klasmanının neresinde mi? 136. Lıkta ve esamisi bilinmez nice Afrika ülkesinin bile altında.

Uluslararası Şeffaflık Örgütü sadece yolsuzluk endeksi yayınlamıyor, her ülkeyi ayrı ayrı değerlendirdiği ve şifa niyetine çözüm reçetelerini önerdiği raporlarla içini dolduruyor endeksin.

Türkiye’ ye bu kara tabloyu tersine çevireceği öneriler neler mi?

Aslında çok basit ve hepimizin anlayacağı, yıllardır artık dinlemekten bıktığımız bir reçete var önümüzde. İşte UŞÖ’ nün 5 maddelik diyet! Paketi:

-Siyasilerden başlayarak mal varlıklarının kamuoyuna açıklanması,

-Siyasi etik yasasının bir an önce hayata geçirilmesi,

-Dokunulmazlıkların kaldırılması,

-Siyasetin finansmanının şeffaf hale getirilmesi ve herkesin erişimine açılması,

-Seçimlerin şeffaflıkla izlenmesi ve denetlenmesi

Aslında önerileri yerine getirmek hiç zor değil, Mecliste temsil edilen partiler elbette başta iktidar olmak üzere bu alanda bir irade ortaya koysa, bir günde yasalaşıp hayata geçecek, hepsi de makul ve tüm vatandaşların gönlünden geçen basit, makul, kabul edilebilir, uygulanabilir kriterler bunlar…

Bu kadar basitse neden gerekli adımı atmıyoruz? Dediğinizi, en acımasız soruyu dilendirdiğinizi duyar gibiyim…

Sorunuza bir soruyla da ben cevap verip noktalayayım:

Siyasetin şeffaflaşması, siyasinin hesap vermesi sonunda neyi getirir?

O gelecek şeffaflığın dağıttığı bulut kimin işine gelir, o ışık kimi kör eder?

Abdullah Ayan

 
 
18 Aralık 2014 Perşembe 08:26
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:41
  • Güneş07:20
  • Öğlen12:38
  • İkindi15:19
  • Akşam17:36
  • Yatsı19:04
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
12
8
2
2
26
2
Başakşehir
12
8
2
2
26
3
Beşiktaş
12
6
4
2
22
4
Kayserispor
12
6
4
2
22
5
Fenerbahçe
12
5
5
2
20
6
Sivasspor
12
6
1
5
19
7
Bursaspor
12
5
3
4
18
8
Göztepe
12
5
3
4
18
9
Akhisarspor
12
5
3
4
18
10
Aytemiz Alanyaspor
12
5
2
5
17
11
Trabzonspor
12
4
4
4
16
12
Kasımpaşa
12
4
3
5
15
13
Malatyaspor
12
4
2
6
14
14
Antalyaspor
12
3
4
5
13
15
Konyaspor
12
3
2
7
11
16
Osmanlıspor
12
2
2
8
8
17
Karabükspor
12
2
2
8
8
18
Gençlerbirliği
12
2
2
8
8
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1497 - Portekizli denizci Vasco de Gama Ümit Burnu'na vardı.
1909 - Tıp Fakültesi'ne bağlı Diş Hekimliği bölümü kuruldu.
1922 - Mısır'da Howard Carter, yardımcısı Lord Carnarvon'la birlikte firavun Tutankhamun'un mezarını açtılar.
1925 - Şapka devrimine karşı gösteriler sürüyor. Kayseri'de gösteriler yapıldı.
1928 - Ravel'in Boléro'su ilk kez Paris'te sahnelendi.
1936 - Halit Ziya Uşaklıgil'in son anıları "Saray ve Ötesi", Cumhuriyet gazetesinde yayımlanmaya başlandı.
1943 - Lübnan, Fransa'dan bağımsızlığını kazandı.
1948 - İkinci İktisat Kongresi olan 1948 Türkiye İktisat Kongresi toplandı. Kongrede, devletçilik politikası eleştirildi, özel girişimciliğin teşviki istendi.
1952 - Vatan gazetesi başyazarı Ahmet Emin Yalman silahlı saldırıya uğradı.
1958 - Juilliard Dörtlüsü, besteci Adnan Saygun'un 1. Yaylı Çalgılar Dörtlüsü'nü Washington'da seslendirdi.
1963 - Amerika Birleşik Devletleri başkanı John F. Kennedy Dallas'ta öldürüldü. Aynı gün, yardımcısı Lyndon B. Johnson başkan oldu.
1968 - Türkiye'de ilk kalp nakli yapıldı. Doktor Kemal Beyazıt ve ekibinin gerçekleştirdiği ameliyat sonrası hasta 18 saat yaşayabildi.
1975 - Monarşi İspanya'ya geri döndü; Juan Carlos İspanya kralı oldu.
1979 - Uluslararası Para Fonu, IMF, Türk Lirası'nın yeniden devalüe edilmesini istedi.
1982 - Yazar Tezer Özlü Almanya'da "Malbug Ödülü"nü kazandı.
1984 - Avrupa Konseyi'nde Türkiye'nin dönem başkanlığı tartışıldı. Sonuca varılamayınca, Dışişleri Bakanı Vahit Halefoğlu toplantıyı terk etti.
1986 - Mike Tyson 20 yaşında dünyanın en genç ağır sıklet şampiyonu oldu.
1994 - Devlet Opera ve Balesi'nin bütçesinde kesinti yapıldı. Kesintiyi yapan Doğru Yol Partisi, Anavatan Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi ve Refah Partisi milletvekilleri, "Opera ve bale ne iş yapar, bunları kaç kişi seyrediyor" dediler.
1995 - Tamamı bilgisayar desteği ile oluşturulmuş ilk uzun metrajlı konulu film olan Oyuncak Hikayesi gösterime verildi.
2005 - Angela Merkel, Almanya'nın ilk kadın şansölyesi oldu.
 
Get our toolbar!
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
16.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121424303145
 
On Numara
20.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060910212223242528334041424556676872737577
 
Sayısal Loto
18.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011113182649
 
Şans Topu
15.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030508233211
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji