Hizmet sektörü güven endeksi 98,8 oldu

Ana Sayfa » Güncel » Yolsuzluk endeksinin neresindeyiz?... Abdullah Ayan yazdı

Yolsuzluk endeksinin neresindeyiz?... Abdullah Ayan yazdı

Raporların sonuncusu Aralık 2014’ te yayınlandı. 20 yıllık tüm raporlara bakıldığında Türkiye’ nin durumunu bir cümleyle özetlemek mümkün: “az gittik uz gittik, dere tepe düz gittik, bir de baktık ki arpa boyu yol gitmişiz”

 
 
Yolsuzluk endeksinin neresindeyiz?... Abdullah Ayan yazdı

Uluslararası şeffaflık örgütü diye evrensel kabul edilen bir kuruluş var bu kuruluş gerek Birleşmiş Milletler gerek OECD verilerini işin içine katarak tüm ülkelerin yolsuzluk algısını bir endeksle ölçüyor ve endeksi her yıl bir rapor halinde yayınlıyor.

Şeffaflık ve hesap verebilirlik gibi günümüzde önem kazanan değerler yanında yolsuzluk algısı sosyal, siyasal ve ekonomik açıdan önemli bir kriter.

Önemli çünkü, küresel yatırımcı bir ülkeye yatırıma giderken bu yolsuzluk algısının göstergesi olan endekse bakıp karar veriyor.

Kısaca yatırım yapılabilir ülke olma özelliğini yitirmeniz yetmiyor, sözünü ettiğim endeks dış borçlanma faizlerinizi bile etkiliyor. Bir başka ifadeyle anlatayım: İste uzun vadeli yatırım anlamına gelen yatırımcı ister tesis, ister kısa vadeli borç vermek üzere para getirirken ülkenizin yolsuzluk notuna bakıyor, bu not aynı zamanda dış borçlanma maliyetini yani faizi belirleyen riski de etkiliyor.

Uluslararası şeffaflık örgütü (UŞÖ) 20 yıldır ölçüyor endeksi ve 1995’ ten beri bu konuda tüm ülkelere ayna tutan raporlar yayınlıyor.

Raporların sonuncusu Aralık 2014’ te yayınlandı. 20 yıllık tüm raporlara bakıldığında Türkiye’ nin durumunu bir cümleyle özetlemek mümkün: “az gittik uz gittik, dere tepe düz gittik, bir de baktık ki arpa boyu yol gitmişiz”

Aslında 2014 raporu olmasa geçerliliği olacak bu benzetme bile son bir yılda uğradığımız dibe vuruş nedeniyle hayal olmuş görünüyor.

20 yıldır tüm ülkeler arasında orta altı yerlerde dolaşıp duran, yolsuzluğun stabilize olduğu bir yerdeyken son bir yılda dünyada en hızlı düşüş kaydeden ve 5 puan birden yitirerek kör kuyulara yuvarlanan bir Türkiye algısı var ortada.

Ne şeffaf olabilmiş ne de içine tam olarak kapanmış halde 20 yıldır endeksin orta ve orta altı kategorisinde yer alan Türkiye için 2014 sonunda varılan durak hiç te iç açıcı değil.

İlk ölçümün yapıldığı 1995’ te 100 üzerinden (100 ideal şeffaflık anlamına geliyor) 42 puana sahip Türkiye 2001 krizinin ardından dibe vurup 32 puana kadar geriler. Kara tablo 2003, 2004 te de etkisini sürdürür. 3 yıl boyunca bu 31-32 bandında dolaşıp duran bir ülke…

Karamsarlığın doruğa çıktığı günlerde sihirli değnek anlamına gelen AB süreciyle başlayan değişim 2004’ te hız kazanır. Bilgi Edinme Yasası, AB kriterlerinin dayattığı benzer yasal düzenlemeler vs. derken dibe vuran endeks yönünü yukarı çevirir. 2005’ te 36’ ya çıkarak başlayan iyileşme trendi biraz daha yükselip önce 40’a 2008’ de 45 puana dayanır.

Uluslararası kabul edilir en düşük geçerli not olan 50’ ye erişmek ancak 2012-2013 döneminde mümkün olacaktır.

Ya sonra?

Sonrası gerçekten hayal kırıklığı…

2013 Aralık ayında ortalığa dökülen iddialarla başlayan süreç 2014’ te Türkiye’ nin dünyadaki en sert düşüşle karşılaşmasına yol açar.

Çin, Angola, Ruanda gibi ülkelerin 4 puan gerilediği bu son yılda ülke 5 puan düşüşle, o ortalama öğrencinin sınıf geçme notu olan 50’ yi mumla arayacak aralığa 45 bandına döner.

Araf çizgisi diye de tarif edeceğim bu notun daha acıklı tanımı şu: 175 ülke arasında 53. Sırada yer alan ve bu yeri itibariyle de zaten sıkıntıda olan Türkiye tam 16 basamak birden inip 69’ luğa iner.

Bir taraftan dünyanın en büyük 10 ekonomisi iddiasına, bu 69. Sırasıyla da iç karartan bir tabloya sahip med cezirler yaşayan ülke…

Yukarıda değindiğim gibi başdöndüren düşüşün önemli faktörü elbette 17 Aralıkla gelen ve sonra üstü örtülmeye çalışılıyor algısıyla tüm olumlu havayı kara kışa döndüren gelişmeler.

Ama sorun bundan ibaret değil.

Değil çünkü, lokal olarak Türkiye’ ye özgü lokal bir sorun olmaktan çıkıyor yolsuzluk algısı ve tüm gelişmekte olan ülkeleri sarıp sarmalayan bulaşıcı bir virüse dönüşme istidadı taşıyor.

Örneğin yolsuzluk için en ağır cezaları öngören, yolsuzluğa bulaşmanın enseye sıkılan kurşunla cezalandırıldığı Çin’ in son üç yıldır 39 olan ülke puanı 2014’ te 36’ ya gerilemiş. Daha anlaşılır biçimde anlatayım: Bugün itibariyle 2014’ ü dünyanın en büyük ekonomisi payesiyle taçlandıracak olan Çin yolsuzluk sıralamasında 104. Sırada…

Stratejik ortaklıklara soyunduğumuz Putin Rusya’ nın durumu daha da vahim. Zaten yeterince kötü 28 olan puanını bu yıl 27’ ye düşüren Rusya dünya klasmanının neresinde mi? 136. Lıkta ve esamisi bilinmez nice Afrika ülkesinin bile altında.

Uluslararası Şeffaflık Örgütü sadece yolsuzluk endeksi yayınlamıyor, her ülkeyi ayrı ayrı değerlendirdiği ve şifa niyetine çözüm reçetelerini önerdiği raporlarla içini dolduruyor endeksin.

Türkiye’ ye bu kara tabloyu tersine çevireceği öneriler neler mi?

Aslında çok basit ve hepimizin anlayacağı, yıllardır artık dinlemekten bıktığımız bir reçete var önümüzde. İşte UŞÖ’ nün 5 maddelik diyet! Paketi:

-Siyasilerden başlayarak mal varlıklarının kamuoyuna açıklanması,

-Siyasi etik yasasının bir an önce hayata geçirilmesi,

-Dokunulmazlıkların kaldırılması,

-Siyasetin finansmanının şeffaf hale getirilmesi ve herkesin erişimine açılması,

-Seçimlerin şeffaflıkla izlenmesi ve denetlenmesi

Aslında önerileri yerine getirmek hiç zor değil, Mecliste temsil edilen partiler elbette başta iktidar olmak üzere bu alanda bir irade ortaya koysa, bir günde yasalaşıp hayata geçecek, hepsi de makul ve tüm vatandaşların gönlünden geçen basit, makul, kabul edilebilir, uygulanabilir kriterler bunlar…

Bu kadar basitse neden gerekli adımı atmıyoruz? Dediğinizi, en acımasız soruyu dilendirdiğinizi duyar gibiyim…

Sorunuza bir soruyla da ben cevap verip noktalayayım:

Siyasetin şeffaflaşması, siyasinin hesap vermesi sonunda neyi getirir?

O gelecek şeffaflığın dağıttığı bulut kimin işine gelir, o ışık kimi kör eder?

Abdullah Ayan

 
18 Aralık 2014 Perşembe 08:26
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Toroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:15
  • Güneş05:18
  • Öğlen12:55
  • İkindi16:47
  • Akşam20:13
  • Yatsı21:59
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
34
23
8
3
77
2
Başakşehir
34
21
10
3
73
3
Fenerbahçe
34
18
10
6
64
4
Galatasaray
34
20
4
10
64
5
Antalyaspor
34
17
7
10
58
6
Trabzonspor
34
14
9
11
51
7
Akhisar Bld.
34
14
6
14
48
8
Gençlerbirliği
34
12
10
12
46
9
Kasımpaşa
34
12
7
15
43
10
Konyaspor
34
11
10
13
43
11
K.D.Ç. Karabük
34
12
7
15
43
12
Alanyaspor
34
12
4
18
40
13
Osmanlıspor FK
34
9
11
14
38
14
Kayserispor
34
10
8
16
38
15
Bursaspor
34
11
5
18
38
16
Ç. Rizespor
34
10
6
18
36
17
Gaziantepspor
34
7
5
22
26
18
Adanaspor
34
6
7
21
25
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1763 - Macaristan'da deprem.
1838 - I. Victoria 18 yaşında Birleşik Krallık tacını giydi. Kraliçe 20 Haziran'da tahta çıkmıştı ve ülkesinin tarihinde en uzun süre saltanat sürmüş hükümdar olacaktır.
1841 - Giselle balesinin prömiyeri ilk kez Paris'teki Théâtre de l'Académie Royale de Musique tiyatrosunda yapıldı.
1862 - Tasviri Efkar gazetesi, Şinasi tarafından çıkarılmaya başlandı.
1894 - İşçi Bayramı, Amerika Birleşik Devletleri'nde resmi tatil olarak kabul edildi.
1895 - El Salvador, Honduras ve Nicaragua birleşerek Orta Amerika Birliğini kurdular.
1914 - Avusturya arşidükü Franz Ferdinand ve karısı Sophia'nın, Gavrilo Princip adlı bir Sırp milliyetçisi tarafından öldürülmesi üzerine I. Dünya Savaşı başladı.
1919 - I. Dünya Savaşı sonunda, İtilaf Devletleri ile Almanya arasında Versay Barış Antlaşması imzalandı.
1921 - İzmit'in kurtuluşu
1923 - Darülfünun Mustafa Kemal'e "Fahri Müderrislik Şahadetnamesi" gönderdi.
1926 - Yeni Ticaret Kanunu kabul edildi.
1928 - Almanya'da sosyalist Herman Müller şansölye olarak göreve başladı.
1931 - İspanya'da genel seçimleri sosyalistler kazandı.
1933 - Anıtlar Yüksek Kurulu oluşturuldu.
1936 - Japonya, Kuzey Çin'de Mengjiang adında bir kukla devlet kurdu.
1938 - Türk Basın Birliği Kanunu kabul edildi.
1938 - Chicora-Pensilvanya'da boş bir araziye 450 tonluk meteor düştü.
1940 - Romanya, Basarabya (bugünkü Moldova) bölgesini Sovyetler Birliği'ne bıraktı.
1943 - Şair Yahya Kemal,Cumhuriyet Halk Partisi'nin sanat danışmanı oldu.
1943 - Diyarbakır-Batman demiryolu ulaşıma açıldı.
1948 - Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti, Komünist Bloğu oluşturan Kominform'dan ihraç edildi.
1950 - Seul, Kuzey Kore birliklerince ele geçirildi.
1963 - Kürt devleti kurmak için örgütlendikleri iddiasıyla 12 kişi gözaltına alındı.
1965 - Toplum polisine tam otomatik tabanca ve zırhlı araçlar verilmesi kararlaştırıldı.
1967 - İsrail, doğu Kudüs'ü ele geçirdi.
1968 - Yunus Nadi Armağanı'nı Yorgun Savaşçı romanıyla Kemal Tahir kazandı.
1969 - Stonewall ayaklanmaları başladı.
1971 - Türkiye'de afyon ekimi yasaklandı.
1978 - Kıbrıs'ın Sesi Radyosu 14 yıllık yayın hayatına son verdi.
1981 - Tahran'da İslam Cumhuriyeti Partisi merkezinde bomba patladı; 72 politikacı ve görevli öldü.
1982 - Televizyon, radyo ve gazetelerde banker reklamlarının yapılması yasaklandı.
1983 - "Az Gittik Uz Gittik" adlı kitabında komünizm propagandası yaptığı iddiasıyla yargılanan Aziz Nesin beraat etti.
1984 - 13 ilde sıkıyönetim kaldırıldı. Bu illerden 7'sinde olağanüstü hal ilan edildi; 4 ilde uygulanmakta olan olağanüstü hal uygulamasına ise son verildi.
1984 - "Sansür ve sürgün kararnamesi" nin ilk uygulamasında 2000'e Doğru ve Halk Gerçeği dergileri süresiz kapatıldı.
1989 - Natanz Olayı
1994 - Doğan Şirketler Grubu sahibi Aydın Doğan Hürriyet Holding'in yüzde elli hissesini satın aldı.
1997 - Aydın Doğan Vakfı Uluslararası Karikatür Yarışması'nı Atilla Peken kazandı.
1997 - Mike Tyson, boks maçının üçüncü raundunda rakibi Evander Holyfield'in kulağını ısırdı ve diskalifiye oldu.
2000 - Amerika Birleşik Devletleri, Küba'ya karşı 41 yıldır uyguladığı ambargoyu yumuşatma kararı aldı.
2004 - 17. Nato zirvesi İstanbul'da başladı.
2005 - Kanada, aynı cinsler arasında evliliği yasal kılan üçüncü ülke oldu.
2006 - Montenegro, Birleşmiş Milletler'e 192. üye ülke olarak kabul edildi.
2009 - Brezilya, 2009 FIFA Konfederasyon Kupasını kazandı.
 
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
22.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030520374448
 
On Numara
26.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01070814171819283031344145464851525559606575
 
Sayısal Loto
24.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071022233045
 
Şans Topu
21.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030417193310
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji