Milli İstihdam Seferberliği Mersin’de Başladı

Ana Sayfa » Güncel » Yunanistan'ın kurtulma ihtimali, yeni bir dünya hayali... Abdullah Ayan yazdı

Yunanistan'ın kurtulma ihtimali, yeni bir dünya hayali... Abdullah Ayan yazdı

Ya sonunda Yunanistan başarırsa...küresel sistemi yıkıp yeni baştan kurma hayali..

 
 
Yunanistan'ın kurtulma ihtimali, yeni bir dünya hayali... Abdullah Ayan yazdı

Yunanistan'ın borçları konusundaki gergin bekleyiş sürüyor.

Sizler bu makaleyi okurken çözüme doğru belki bazı adımlar atılmış olacak, belki de gerilen ipler tamamen kopacak.

Almanya Başbakanı Merkel bu yazı kaleme alınırken, Yunanistan'ın borçlarının görüşüleceği zirveden beklentilerin yüksek olmaması gerektiğini söyleyerek, sürecin çok ta umut vaat etmediğini açıkça ifade etti.

Merkel öyle de Tsipras farklı mı?

O da keçeyi suya atmış vaziyette... Meşhur fıkradaki Salamon'a borçlu Mişon konumunda. "Bu borcu ödemiyoruz dediği an düşünmesi gereken Yunanistan’dan çok AB maskeli küresel finans hegemonyasıdır, gerisi teferruat...

Gürültü yapan zerzevatçı fıkrasındaki erik satıcısı Yunanistan... Asıl geriden gelen patlıcancı İspanya ve onun da peşinden gelecek İtalya, Fransa vs var ki, alacaklılar açısından asıl kâbus Yunanistan'ın kendisi değil, yaratacağı domino etkisi...

Birinci dünya savaşı için herkes bir şeyler anlatır da, işin ekonomik hikâyesinde tasarruflarını harcayacağı doğru dürüst tüketeceği sömürgesi olmadığı için birikmiş sermayeyi iyi faiz karşılığı Rusya'ya borç veren Fransa-Rusya ilişkisi var. Fransa Rusya’ya borç veriyor ama Rusya Osmanlı’dan farklı olarak aldığı borçla saray falan yapmıyor. Tüm parayı alt yapıya özellikle de tren hatlarına harcıyor. Böylece tek sermayesi savaşa gönderilecek insanı olan Rusya sanayiye de yavaş yavaş ısınıyor.

Sonra mı?

Sonrasında Rusya, İngiltere ile birlikte Fransa’ nın en büyük iki müttefikinden biri olarak savaştaki yerini alıyor.

Lenin'i Almanlar mühürlü trenle İsviçre'den Moskova'ya durup dururken postaladılar sanıyorsunuz. Oysa yazının başında dediğim gibi anlatılan her hikâyenin bir de pek bilinmeyen bilinse de anlatılmayan arka yüzü var...

Ve o birinci dünya savaşından güçlenerek çıkan kim?

O güne kadar dünya sahnesinde esamisi okunmayan ABD, bir anda dünyaya nizam veren neredeyse tek aktör haline geliyor.

Peki, ABD'yi o güce eriştiren onlarca faktör anlatılır da, işin ekonomik ayağı neden es geçilir hep merak etmişimdir?

O güne kadar savaşları devletler finanse ediyor, çoğu savaşın nedeni de o finansmanın bilançosu ve borçlularla, alacaklıların konumu...

Birinci dünya savaşında İngiltere ve Fransa kazanmış gibi görünürler de, mağlup Almanya'nın tarumar olması bir yana, galiplerin de ondan geri kalır yanı yoktur...

Ve o savaşta galipleri finanse eden yepyeni kurumlar çıkar ortaya. JP Morgan başta olmak üzere ABD özel bankalarının savaş ve sonrasındaki rolleri, etkileri pek konuşulmaz nedense...

**

Şimdi verdikleri borçları Ağustos böceği misali har vurup harman savuran Yunanistan'dan isteyen güçlü alacaklılara karşı, eski sağ/sol iktidarlardan farklı tavır sergileyen ve son ana kadar boyun eğmeyeceğini söyleyen Syriza hareketi direniyor, hatta kafa tutuyor.

Sadece AB merkezli finansörler değil IMF' te müthiş öfkeliler bu yeni yetme sokak çocuklarına. Ama bu kızgınlık o dışarıdan gazel okuyanlarla da sınırlı değil. Yunanlıların tuzu kuruları da Syriza ve özellikle de Tsipras' ı masum maskesi takmış komünist olarak görüyorlar.

‘Grexit'… İngilizce ‘Yunanistan' ve ‘çıkış' kelimelerinin baş ve son hecelerinin yapıştırılmasıyla üretilen bu yeni kavram dillerden düşmez oldu. Ama her nikâh gibi başlangıçta iyi niyetle akdedilen anlaşmalarda düşünülmeyen pek çok çetrefilli mevzu şimdi taraflar boşanmaya kalktıklarında çıkıyor ortaya...

Örneğin yukarıdaki Grexit sözcüğüyle tanımlanan "Yunanistan'ın Euro'dan çıkışı"

Şimdi taraflara mahkeme yolu görününce anlaşmalara bakıyor ve anlıyorlar ki, hiç kimsenin Yunanistan'ı tek taraflı olarak Euro Bölgesi'nden atma yetkisi yok. Ayrılmaya ancak Yunanistan karar verebilir. Çünkü anlaşmalar devlet iflası durumunda bile otomatikman çıkışı şart koşmuyor.

Çıksa da, çıkmasa da borçlarını ödeyemeyecek durumdaki Yunanistan'la AB ve IMF ilişkilerinin ne olacağı dünyanın bugün en merak ettiği sorulardan biri...

Öncelikle en kötü olasılığa değineyim.

Kişiler, şirketler iflas eder ama ülkeler asla...

Ülkeler borçlarını ödeyemez hale gelebilir, alacaklılarla oturup bir yapılandırma takvimi üzerinde çalışırlar ama hiç bir ülke batmaz. Peki, ne olur? Bugüne kadar borçlanma için ödediği faizin çok daha fazlasını ödemeye razı olur ve eninde sonunda ortaya çıkacak bir fiyata (faize) yeniden borç para bulur. Eskilerin deyimiyle "tamahkâr oldukça müflis gam çekmez" hali gerçekleşir anlayacağınız.

"Devletler iflas etmez" kuralına yakın dönemdeki Arjantin sanırım iyi bir örnektir.

2001 krizine bizimle yakalanan Arjantin borçlarını ödemeyeceğini açıklayıp "bundan sonrasını biz değil alacaklılar düşünsün" demişti ama dünyanın sonu gelmedi. Alacaklılar o güne kadar öylesine yüksek faizlerle para satmıştı ki sonunda devede kulak misali o kazançlarının bir kısmından feragat ettiler...

Ve Arjantin oturup alacaklılarla belli oranlar üzerinden anlaştı. bugün Arjantin'in o iflasını bazı kindarlar dışında hatırlayan bile kalmamıştır. Ve bugün Arjantin yine borç alıyor, yatırım çekiyor. İşsizlik %7'ye düşmüş durumda. (Aynı dönemde Kemal Derviş'in mihmandarlığında Türkiye tüm borçları faizleriyle üstlenip, tek sentini silmeden ödedi. Ödedi de başı göğe mi erdi? Ödemeyen Arjantin ile ödeyen Türkiye'nin bugün dünya piyasalarından borçlanma olanaklarına bakıyorum da ödenen on milyarlarca dolara yanmamak mümkün mü?)

Arjantin'den yola çıkıp Yunanistan'a dönecek olursak... Yunanlı dostları için kaygılanan küresel finans hegemonyasının oluşturduğu ve tüm ülkelere medya üzerinden kirli biçimde yaydığı algı operasyonunun aktörlerinin döktükleri göz yaşları kimseleri aldatmamalı.

Şu anda Yunanistan için önerilen en radikal ama makul çözüm yeniden Drahmi'ye dönülmesi (2011'den savunduğum ve akla en yatkın bulduğum çözüm önerisidir ama gecikmiştir).

Yunanistan matbaalarda yeniden drahmi basar ve bir sabah insanlara "Euro'yu getir, drahmiyi götür" denir. Bu da dünyanın sonu değil ama o sabah Drahmi yabancı paralara oranla ve yapılan kimi tahminlere bakılırsa %30-50 arası değer kaybedecektir. (Ben de Türkiye'deki büyük devalüasyonların tanığı olarak Yunanistan'ı %50'den aşağısının kesmeyeceği kanaatindeyim)

Peki ister %30 ister %50 olsun devalüasyon sonunda ne mi olur?

Önce 330 milyar Euro’ yu bulduğu alacaklılar etkilenir.

Alacaklılar arasında 87 milyar Euro'luk lider Almanya var. Zaten Merkel'in kaygısı da yunanlı dostları falan değil. Onların canı cehenneme. Ama özeli, kamusuyla masaya büyük paralar sürdükleri rulet salonundan nasıl çıkacakları…

Aslında öyle çok ve o kadar yüksek faizle Yunanlıları soydular ki, borç yapılandırmanın hiç bir alacaklı kurumu batıracağı kanaatinde değilim.

Gelelim hiç alacağı olmadığı halde en çok etkilenecek ülkelerden Türkiye'ye...

Drahmiye geçen ve parası %30-50 arası değer kaybedeceği için ihracat ürünleri rekabetçi olacak Yunanistan ve komşusu Türkiye'ye:

Örneğin yunan tarım ürünleri ihracatı patlar ama Türk ürünleriyle rekabet açısından dişe dokunur çapta üretimi yoktur o nedenle asıl kara haber tarımdan değil turizmden gelir. Yunanistan turizmi bir anda öylesine ucuzlar ki (şu anda da rekabette zorlanıyoruz) zaten Rusya nedeniyle pamuk ipliğine bağlı Türk turizmi rekabette zorlanır ve seri iflaslar başlar...

Ucuz drahminin asıl yükünü kim mi çeker? Dar ve orta gelirli, sabit maaşa talim eden yoksullar, yoksunlar... Ama zaten onlar sayesinde Syriza iktidar olmadı mı? Çipras ta kendisini iktidara taşıyan o kesimler adına zenginden alıp yoksula vererek daha da büyüme ihtimali artan gelir adaletsizliği ve uçurumunu kapatmaya gidermeye çalışır.

Zaten Hükümetler dediğiniz ne için varlar? Böyle günler liderlerin de ortaya çıktığı ve tarih panolarına çivilerin çakıldığı tarihi sınav saatleridir.

Peki ya sonunda tüm baskılara ve yıldırma politikalarına rağmen Syriza ve Tsipras başarırsa...

İşte küresel finansın sırça köşklerdeki erişilmez aktörleri adına çanlar o gün çalmaya başlar.Çünkü İspanya ve Podemos'a gelecektir sıra ve ardından İtalya hatta Fransa ve diğerleri..

Yani, domino etkisi...

Canları sıktığımın farkındayım ama unutmayın, bazılarının kabusu anlamına da gelen bu tablo aynı zamanda içinde büyük bir umudu da barındırıyor.

Ve o umuttan filizlenip çıkacak kurudu sanılan dallar, çiçekler...

Syriza, Podemos ve ayak sesleri duyulmakta olan diğerleri...

Gerçekten merak ediyorum, Türkiye siyaseti ve sahneyi dolduran aktörler bu gelişmelerin farkında mı?

(Not bu yazı 20 Haziran 2015’ te kaleme alınmıştır.)

Abdullah Ayan

 
29 Haziran 2015 Pazartesi 10:08
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdıAkdeniz İlçe Teşkilat İçi Eğitim Ve Referandum Hazırlık Toplantısını GerçekleştirdiÖzturan,10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü Kutladı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:43
  • Güneş07:18
  • Öğlen13:06
  • İkindi16:11
  • Akşam18:33
  • Yatsı19:58
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
20
13
5
2
44
2
Başakşehir
21
12
7
2
43
3
Galatasaray
21
12
4
5
40
4
Fenerbahçe
21
10
7
4
37
5
Antalyaspor
21
10
5
6
35
6
Osmanlıspor FK
21
7
9
5
30
7
Trabzonspor
20
9
3
8
30
8
Konyaspor
21
7
7
7
28
9
Bursaspor
21
8
4
9
28
10
K.D.Ç. Karabük
21
8
3
10
27
11
Gençlerbirliği
20
6
8
6
26
12
Kasımpaşa
21
7
4
10
25
13
Akhisar Bld.
20
6
6
8
24
14
Kayserispor
21
6
4
11
22
15
Alanyaspor
20
6
3
11
21
16
Ç. Rizespor
21
5
5
11
20
17
Adanaspor
21
4
5
12
17
18
Gaziantepspor
20
4
3
13
15
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1600 - Peru'daki Huaynaputina yanardağı Güney Amerika tarihindeki en şiddetli patlamayla püskürdü.
1807 - ABD eski başkan yardımcısı Aaron Burr vatana ihanet iddiasıyla tutuklandı.
1861 - Rusya'da toprağa bağlı kölelik yasaklandı.
1878 - Thomas Edison fonografın patentini aldı.
1881 - Kansas'ta tüm alkollü içecekler yasaklandı.
1915 - I. Dünya Savaşı: Gelibolu muharebeleri başladı.
1915 - İtilaf devletleri'nin Çanakkale'ye denizden yaptıkları saldırı püskürtüldü.
1925 - Telsiz tesisi hakkındaki kanun çıktı. Türkiye'de radyonun kurulması TBMM'de kabul edildi.
1928 - Amacı yoksul kadınlara yardım etmek olan "Himaye-i Etfal Kadın Yardım Cemiyeti" kuruldu. Cemiyetin adı 1938'de Yardım Sevenler Derneği olarak değiştirildi. Mevhibe İnönü derneğin fahri başkanıydı.
1932 - Halkevleri kuruldu. 1951'de Demokrat Parti hükümeti tarafından kapatıldı.
1945 - II. Dünya Savaşı: Iwo Jima muharebesi. Yaklaşık 30.000 ABD askeri Batı Pasifik'teki Iwo Jima adasına çıktı. Japon ordusunun şiddetli direnişi ile karşılaşan ABD birlikleri adada kontrolü ancak bir ay sonra sağlayabildiler.
1947 - İstanbul'da et giderek pahalılaşıyor; İstanbul Belediyesi halkı et boykotuna çağırdı.
1956 - Türkiye-Macaristan milli futbol maçı Mithatpaşa Stadı'nda oynandı. Türkiye Macaristan'ı 3-1 yendi.
1957 - Türk Ordusu'nun ilk kadın doktor subayı Sema Aran göreve başladı.
1959 - Londra Konferansı sona erdi. İngiltere Kıbrıs'ın bağımsızlığını tanıdı. İngiltere, Türkiye ve Yunanistan, Kıbrıs'ta garantör devlet oldu. Bağımsızlığın resmi olarak ilan edilmesi 16 Ağustos 1960'da oldu.
1968 - Larnaka uluslararası havaalanındaki bir uçak kaçırma olayına, Kıbrıslı yetkililerden izin almaksızın müdahale etmeye kalkan Mısır komando birliğinin 15 üyesi, Kıbrıs milli muhafızları tarafından öldürüldü.
1972 - Güvenlik güçleri, sabaha karşı Fındıkzade ve Arnavutköy'de operasyonlar düzenledi. Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (THKP-C ) üyesi Ulaş Bardakçı öldürüldü.
1975 - Devlet Sinema Televizyon Enstitüsü kuruldu.
1985 - İspanya havayollarına ait Boeing 747 tipi bir yolcu uçağı Oiz dağlarına (İspanya) çarparak düştü: 148 kişi öldü.
1985 - William J. Schroeder, yapay kalp takıldıktan sonra hastaneden taburcu edilip evine gönderilebilen ilk hasta oldu.
1985 - Türk aktör Haluk Bilginer'in de rol aldığı BBC pembe dizisi ünlü EastEnders'ın ilk bölümü İngiltere'de yayımlandı. Dizi halen devam etmektedir.
1985 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren bozuk ilaç yapanlar için " Bu adamların kafasını koparmak lazım" dedi.
1986 - SSCB Mir uzay istasyonu'nu uzaya gönderdi.
1994 - Libya'da şeriat uygulamasına geçildi; İslami takvim uygulanmaya başlandı.
1994 - Haftalık Newroz gazetesi yayımlanmaya başladı.
1994 - Adalar Belediye Başkanı ANAP'lı Recep Koç Büyükada vapur iskelesinde uğradığı silahlı saldırıda öldürüldü. İki kişi de yaralandı. Recep Koç'u, kaçak yapısını yıktırdığı Osman Özgen adlı bir vatandaşın öldürdüğü bildirildi.
1997 - İran'ın Ankara Büyükelçisi Bagheri, Sincan'da düzenlenen Kudüs gecesindeki konuşmaların ardından, artan tepkiler nedeniyle ülkesine gitti.
1997 - Başbakan Tansu Çiller Meclis'te mal varlığı soruşturmasından aklandı.
1998 - Rusya'dan Türkiye'ye boru hattı ile doğalgaz getirecek Mavi Akım Projesi için müteahhit firmalar arasında anlaşma imzalandı.
2001 - Milli Güvenlik Kurulu'nun Çankaya Köşkü'nde yapılan şubat ayı toplantısında, Başbakan Bülent Ecevit, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile yaşadığı tartışma nedeniyle toplantıyı terk etti.
2008 - Küba lideri Fidel Castro görevinden ayrıldığını açıkladı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
16.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu061028294753
 
On Numara
13.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04050717202627282938394244525456606572747578
 
Sayısal Loto
18.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021828333640
 
Şans Topu
15.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu031112192409
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji