Özdemir, 'Bakliyatta Üretim Odaklı Yeni Politikalar Geliştirmeliyiz'
Mehmet Mazak

19. Yüzyılda Mersin’de Deniz Ticaretinin Gündelik Hayata Yansımaları.

Mehmet Mazak
 
 

Gündelik hayat, genel olarak, insanların yaşam tarzları, iktisadi faaliyetleri, yaşadıkları fiziksel çevre ve mekanlar, inanç, örf, adet ve geleneklerinin bir araya gelerek, belli bir tarih kesitinde somutlaşması olarak tanımlanabilir. [1] Osmanlı Devleti’nin nev-i şahsına münhasır toplumsal sistemi içinde var olan gündelik hayatın da, bu kendine özgülük hali ve toplumsal sistemin gereklerine göre şekillendiğini söyleyebiliriz.

Daha önce de belirtildiği üzere, 19. yüzyılda, Mersin’de, nüfus ve yerleşim unsurlarının gelişmesi, sosyal kurum ve yapıların oluşması, kentteki iktisadi faaliyetlerin deniz ticareti odaklı gelişimi, buradaki sosyo-kültürel yaşamın zenginliği, kısacası, Mersin’in önemli bir liman kenti olarak Osmanlı deniz ticareti içindeki yükselişinin temelini, avantajlı bir konumda bulunan ahşaptan ilk iskelesi ve burada başlayıp hızlı bir biçimde gelişen deniz ticareti oluşturmaktadır. Deniz ticareti, Mersin’in bir yerleşim birimi olarak ortaya çıkması ve kentsel gelişimini hızlandıran bir unsur olmasının yanı sıra, başlangıçtan beri yansıyan etkileriyle buradaki gündelik hayatın özünü oluşturan bir unsur niteliğinde olmuştur.

Mersin, denizin bahşettiği kültürel zenginlikle, gündelik hayatın farkındalık içinde birlikteliğin oluştuğu örnek bir şehir olarak Osmanlı döneminde kurulmuş ve gelişmiş bir kenttir.

Gündelik hayatın deniz üzerine yansımasına bir örnek verecek olursak; Mersin limanı fazla derin olmadığından gemiler kıyıdan bir mil uzakta demirlerler, nakliyat mavnalarla gerçekleştirilirdi. İskeleden açıktaki gemilere ve gemiden iskeleye yolcu taşıma işlerini özel kişiler kayıklar ve mavnalarla yapmaktaydı. Tanin Gazetesi yazarlarından Ahmet Şerif, Anadolu'da yaptığı geziler sırasında 6 Ocak 1910 günü vapurla Mersin'e geldiğinde bu taşıyıcılarla ilgili gördüklerini şöyle yazar: "...Vapura gelen, karayağız, tuhaf bir şekilde Arapça konuşan kayıkçılar, bir çekirge kadar çevik, kayıktan kayığa sıçrıyor, vapurun merdivenlerine, halatlara sarılarak yukarı çıkıyorlardı."

Mersin’nde gündelik hayatta deniz yaşantısında önemli bir merkezde deniz feneridir. Bazen bir geminin rotasını belirleyen bir klavuz, bazen aşıkların buluşma mekanı olmuş olan Mersin deniz feneri, 1880 yılında bir Fransız firması tarafından yapılmıştır. 1966 yılına kadar gaz yağı ile çalışan ve 20 saniyede bir şimşek çakan Dewar fenerinin ışığı 12 milden görülebilmekteydi. Deniz feneri Mersin şehrinin ve gelişen deniz ticaretinin yılmaz bekçisi olarak gündelik hayattaki yerini almış bir unsurdur.

19. yüzyılda Mersin’de gelişen deniz ticaretinin gündelik hayata yansımalarını o döneme ait belgelerden görebilmemiz mümkündür. Bu belgelerdeki yazışmalara konu olan durumların, o dönemlerde Mersin’deki gündelik hayatın izlerini taşıdıkları ve gündelik hayatın deniz ticareti eksenli gelişmelere sahne olduğu görülmektedir.

16 Mayıs 1853 tarihli bir belgede: “Tarsus’da kâin Mersin iskelesinde bulunan arâzî-i mîriyeye mutasarrıf olanlar mezkûr iskele ma‘mûr oldukca tebe‘a-i ecnebiyeden ve himâyelülerden tâliblisi bulunanlara hudûd-ı râbi‘asından bir taraf bahr-ı sefîd diyerek ferâgat ve tapu senedâtlarına derc itdirdikleri cihetle.....”[2] denilmektedir ki; belgenin tarihi ve yer alan ifadelerden de anlaşılacağı üzere, Mersin İskelesi kısa bir zaman içinde özellikle ecnebi tebaanın rağbet ettiği bir yer haline gelmiştir. Ecnebi tebanın bu ilgisinin de etkisiyle, iskeledeki arazilere sahip olanlar, bir tarafı deniz diyerek, bu arazilerin tapularını ecnebilere devretmişlerdir. Görüldüğü üzere, Mersin İskelesi’nin artan önemi ve ecnebilerin ilgileri doğrultusunda, buradaki mevcut araziler de gayr-ı menkul olarak değerlendirilmeye başlanmıştır.

19. yüzyıl sonlarına ait, 4 Mayıs 1891 tarihli bir belgede yer alan ifadeler göre ise, ecnebilerin artık Mersin’de yerleşenler arasında oldukları görülmektedir. Bahsi geçen belgede yer alan ifadeler şu şekildedir: “Mersin iki bin hâneye karîb bir mahal olup ahâlîsi muhtelifü’l-milel olduğu gibi bir hayli ecnebî dahi meskûn bulunduğuna....” [3] Bu ifadelere göre; Mersin’in iki bin haneye yakın bir yer olduğu ve ahalisi çeşitli milletlerden oluşmakla birlikte, bir hayli ecnebinin de burada ikamet etmekte olduğu belirtilmektedir. Bu durum; artan deniz ticareti ile birlikte ilk gelişim yıllarında Mersin’e olan ecnebi ilgisinin, 19. yüzyılın sonlarında da devam ettiğini göstermektedir.

26 Şubat 1859 tarihli bir belge ise, Mersin’de oluşan yerleşimin bir sonucu olarak, hayati bir öneme sahip olan içme suyu sorunuyla ilgili olup, belgede geçen ifadeler şu şekildedir: “Adana eyâleti dâhilinde Tarsus sancağına tâbi‘ Mersin iskelesi nâm mahalde mutavattın tüccârân ve ahâlînin leffen takdîm kılınan mahzar kılıklu arzıhâllerinden tafsîl-i keyfiyet rehîn-i ilm-i âlî-i vekâlet-penâhîleri buyrulacağı vechile mahall-i mezbûrun mâder-i cennet-mekarr-ı cenâb-ı cihândârî Sultân hazretlerinin vakf-ı celîline tashîh buyrulmasından izhâr-ı memnûniyet ve teşekkürle berâber mahall-i mezkûrun sâye-i ma‘mûriyet-vâye-i hazret-i mülûkânede gün be gün kesb-i ma‘mûriyet itmekde olduğundan ve işlek iskele olmasıyla berren ve bahren mârrîn ve âbrîn eksik olmadığından ve içilecek mâ-i lezîzi olmayup el hâletü hazihi kullanılan kuyu suyu olup bu dahi ekser vakitlerinin hastalıkla geçmesine sebeb bulunduğundan bahisle yarım sâ‘at mesâfede bulunan âb-ı latîfin mahall-i mezbûra icrâ ve müceddeden iki aded çeşme inşâsına müsâ‘ade-i seniyye-i cenâb-ı şehinşâhî şâyân buyrulması niyâz ve istirhâm olunmuş....”[4] denilmekte olup, yer alan ifadelere göre, Mersin İskelesi’ndeki tüccar ve ahali, iskelenin Valide Sultan Vakfı’na tahsis edilmiş olmasından duydukları memnuniyetle birlikte, iskelenin hem kara hem de deniz ticareti açısından gün be gün geliştiği ve gelip-gidenlerin eksik olmadığını, içilecek tatlı su bulunmadığı için kuyu suyu kullanıldığını ve bu durumun hastalığa yol açtığını belirterek, iskeleye yarım saat mesafedeki tatlı suyun iskeleye akıtılarak, iki adet çeşmenin inşasına müsadesi edilmesi talebinde bulunmaktadırlar. Belgenin devamında yer alan şu ifadelerde ise: “.....ve civârında bulunan Gökçelü ve Nemrut kazâları ahâlîsi dahi mahall-i mezburun ma‘mûriyeti terakkî kesb ve ticâretlerini müstelzim olduğundan bir hıdmet-i müftehire olmak üzre mâ-i lezîz-i mezkûrun mahall-i mezbûra cereyân itdirileceği hâlde mecrâsının hafr ve küşâdı emrinde meccânen kuvve-i bedeniye sarf ideceklerini ta‘ahhüd ve inbâ itmiş ve....” denilmek suretiyle, Mersin İskelesi civarında bulunan Gökçelü ve Nemrut kazaları ahalisinin de, Mersin İskelesi’ndeki gelişmenin, kendi ticaretlerinin de gelişmesinin bir gereği olduğundan hareketle, bahsi geçen tatlı suyun iskeleye akıtılması halinde, su yolunun kazılmasında ücretsiz olarak çalışacaklarını beyan ettikleri belirtilmektedir.

Hülasa Mersin’de deniz ticaretinin gelişimi ile birlikte şehrin sosyal ve gündelik hayatına deniz ürünleri ve iş kollarının etkileri görülmektedir. Nufus, demografik yapı, iş kolları, ticari ürünler, şehrin imar ve planı, okullar, ibadet yerleri, konutlar vb. birçok alanda deniz ticaretinin bahş etmiş olduğu değişim ve gelişim Mersin üzerinde görülmüştür.

 

Ayrıca şehrimizde sosyal hayatın gelişimi ile birlikte deniz hamamlarının kurulduğunu ve halkın yazın serinlemek üzere bu deniz hamamlarından faydalandığını da biliyoruz. Şinasi Develi hamamı konusunu şöyle anlatıyor: “Mersin’de plaj yokken, 1930’lu yıllarda bir ara Çamlıbel’in deniz tarafında deniz hamamı yapıldı. Bunun için bir ahşap iskele de gerekmişti. Faytonlarla hanımlar buraya gelirler, iskelenin ucundaki ahşap yapıdan merdivenle denize inerler, biraz yüzüp, duş alıp yine faytonla evlerine dönerlerdi. Bu konudaki bilgim ortaokul yıllarımda, İstanbullu olan yengeme bu deniz işinde refakat ettiğimden dolayıdır.”

 

[1] Işın, “19.yy’da Modernleşme ve Gündelik Hayat”, s. 538

[2] BOA., İ.DH., 284, (16 Mayıs 1853)

[3] BOA., Y.PRK.UM., 21/74, (4 Mayıs 1891)

[4] BOA., İ.DH., 432/28617, (26 Şubat 1859)

Mehmet Mazak

 
 
 
 
24 Ocak 2018 Çarşamba 00:05
 
 

(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 804 bin kişi seyahate çıktıTrafiğe kayıtlı araç sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 22 218 945 oldu
Ocak ayı enflasyon rakamları belli olduKDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele Alındı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:30
  • Güneş05:28
  • Öğlen12:58
  • İkindi16:49
  • Akşam20:08
  • Yatsı21:50
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Akhisar Bld.Spor
0
0
0
0
0
2
Alanyaspor
0
0
0
0
0
3
Ankaragücü
0
0
0
0
0
4
Antalyaspor
0
0
0
0
0
5
Erzurum BB
0
0
0
0
0
6
Beşiktaş
0
0
0
0
0
7
Bursaspor
0
0
0
0
0
8
Fenerbahçe
0
0
0
0
0
9
Galatasaray
0
0
0
0
0
10
Göztepe
0
0
0
0
0
11
Kasımpaşa
0
0
0
0
0
12
Kayserispor
0
0
0
0
0
13
Konyaspor
0
0
0
0
0
14
Çaykur Rizespor
0
0
0
0
0
15
Sivasspor
0
0
0
0
0
16
Trabzonspor
0
0
0
0
0
17
Malatyaspor
0
0
0
0
0
18
Başakşehir
0
0
0
0
0
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1212 - İspanya Hristiyan krallıklarının Muhammad an-Nâsir komutasındaki müslümanları Las Navas de Tolosa savaşında yenmesi.
1394 - Fransa kralı VI. Charles Yahudilerin Fransa'dan kovulması için emir verdi.
1661 - Avrupa'da ilk banknot, Stockholms Banco adlı bir İsveç bankası tarafından bastırtılarak tedavüle verildi.
1782 - Wolfgang Amadeus Mozart'ın Saraydan Kız Kaçırma adlı operası ilk kez sahnelendi.
1880 - Dr. Emily Stowe, Kanada'nın ilk lisanslı kadın doktoru oldu.
1912 - Stokholm Olimpiyat'ları başlangıcı.
1935 - Dünyanın ilk parkmetresi Oklahoma City'de bir caddeye yerleştirildi.
1942 - Fransa'daki en büyük Yahudi tutuklanması: 12.884 Yahudi Auschwitz'e gönderilmek üzere tutuklandı.
1945 - Manhattan Projesi: Alamogordo, Yeni Meksika, Amerika Birleşik Devletleri yakınlarında ilk atom bombası denemesi Trinity testi yapıldı.
1965 - Fransa ve İtalya'yı birbirine bağlayan "Mont Blanc Tüneli" açıldı.
1969 - Apollo 11, Cape Kennedy uzay üssünden fırlatıldı.
1979 - Saddam Hüseyin, Irak devlet başkanı oldu.
1990 - Filipinler'de deprem: 1.450 ölü.
1994 - Shoemaker-Levy 9 kuyrukluyıldızının parçaları Jüpiter gezegenine çarptı.
1997 - İtalyan modacı Gianni Versace, Miami'deki evinin önünde Andrew Cunanan adlı bir Filipinli eşcinsel tarafından öldürüldü.
1999 - Eski ABD başkanı John F. Kennedy ve Jacqueline Kennedy Onassis'in oğulları John F. Kennedy, Jr.ın kullandığı küçük uçak Atlantik Okyanusu'na düştü. Kennedy, uçakta bulunan karısı ve baldızıyla birlikte hayatını kaybetti.
2005 - Irak'ın Musayyib kentinde bir intihar eylemcisi, kullandığı patlayıcı yüklü tanker kamyonu, benzinciye sürdü: 98 ölü, 100 yaralı.
2008 - Irak'ın Telafer kentindeki bir pazar yerinde, bomba yüklü bir araç infilâk etti: yedisi çocuk 11 kişi öldü, 90 kişi yaralandı
622 - Hicri takvimin başlangıcı.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
12.07.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu041216303848
 
On Numara
09.07.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu07142123253132373843444652536162697173757680
 
Sayısal Loto
14.07.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu010513202539
 
Şans Topu
11.07.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu172426333411
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji