Mersin 6. Uluslararası Narenciye Festivali hazırlıkları sürüyor.
Harun Arslan

“Aday Adaylığı” Öncesinde Demokrasi Dersi ve ”FİKRİ SAĞLAR” Farkı…

Harun Arslan
 
 

İstemihan Talay’ın aday adaylığı açıklamasından sonra, Fikri Sağlar’ın aynı konu bağlamında yaptığı basın toplantısındaki izlenimlerimi ve yorumlarımı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bu açıdan şu temel düşünsel ilkeyi not ederek başlamak doğru olacaktır:

Siyaset temelde bir hizmet yarışıdır; ancak öngörülen siyasetin yapılış tarzı da önemli bir kıstastır. Siyaseti hangi zeminde ve koşullarda yapmak istediğiniz, siyaset için öne çıkardığınız etik ve politik ilkeler, kullandığınız dil ve geçmişten geleceğe sahip olduğunuz kimlik sizi bağlar.

 

Kentte son günlerde gördüğümüz Fikri Sağlar billboardları ve kalabalık basın toplantısı daveti, bize Büyükşehir aday adaylığı açıklaması yapacağı izlenimini vermişti; fakat tahmin edilen olmadı, aday adaylığı açıklaması yapılmadı.

Buna karşılık çok daha önemlisi, bir siyaset yapma zemini ve bunun Mersin için özel önemini öne alan bir politik değer, bir demokratik tavır ortaya konuldu.

Bunun, evet, ülkemizdeki demokratik siyaset yanında Mersin için özel önemini konuşmak bile fazla! Hele sosyal-demokrat olduğu iddiasında olan, demokratik ve paylaşımcı ilkeler etrafında siyaset yapmaya çalışan bir parti, Mersin gibi sosyal, etnik, kültürel ve tarihsel açıdan özel bir kentte tepeden inme, genel merkezin kapalı siyasi hesaplarına göre bir adayı Büyükşehir ve ilçe belediyeleri için başkan adayı olarak dayatmasını hep acı vermiştir.

Böylece Mersin halkı bir SEÇİM YAPMIYOR; Genel Merkezin iradesi uyarınca oy veriyordu.

Fikri Sağlar bu demokratik olmayan, halka ve kente saygısız siyaset yapma tarzına itiraz ediyordu! Bir başka söyleyişle, Fikri Sağlar, çok daha derinde bir meseleyi yerel seçimler üzerinden tartışmaya açıyordu: Demokrasi daha temelden bir etik değerdir ve politikanın her adımında korunmalıdır!

Kendi konumunu da bu çerçevede algılıyorduk:

Mersin halkına fikri sorulmadan bir aday dayatılmazsa; tam tersine Mersin halkı isterse aday olabileceği mesajını verdi…

Yani kendi siyaset yapma ve hizmete talip olma şartını, demokrasinin temel bir ilkesiyle ilişkilendiriyordu: Mersinli, görev verebileceği insanları, yani adayını da daha işin temelinde kendisi belirlesin!

*                     *                     *

Bu nokta, bütün siyaset yapanlar için temel bir derstir kuşkusuz; ama özellikle Belediye seçimlerini özel politik hesaplar için bir fırsat olarak kullanan, kapalı ve demokratik değerlere sağır siyaset kurtları bu dersten hep uzak dururlar; hep öyle olmuştur. Fikri Sağlar kişisel vizyonu, donanımı, siyaset deneyimi ve değerleri üzerinden bir devlet adamı olarak Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı için adaylığını, hizmete talip olma koşulunu böylesi bir demokratik ilkeye bağlayarak, daha işin bu aşamasındaki büyük farkını ortaya koydu.

Ancak; yine klasik CHP geleneği halinde kimi aksamalar da oldu: En başta mikrofon sorunu yaşandı. İstemihan Talay’ın programını eleştiren yazımda da belirttiğim üzere, elektronik alt yapı önceden kontrol edilmeliydi.

Ama mikrofon sorununu Fikri Sağlar ince esprileriyle çözdü.

Salonda herkesin elini sıktı, kalabalıktan mutlaka unutulanlar olacağından, hemen ilk cümlesiyle onlardan özür diledi.

İstemihan Talay’ın programında olduğu gibi İl Başkanı konuşmadı, büyük övgülerle takdim edilmedi, arkasında Milletvekilli ve parti yöneticileri bulunmadı.

Fikri Sağlar tek kişilik bir ordu gibi salona hakimdi; kişiliğinde karşılığı olan sahici özgüveni, Türkçemizi mükemmel kullanışı, hitabet sanatı, konulara analitik bakış açısı, mantık kurgusu, pratik zekası, yerinde esprileriyle salondaki kalabalığı etkiledi ve sessizlik içerisinde herkes adeta nefes almadan uzun sayılabilecek bir konuşmayı sıkılmadan, derin bir paylaşım ortamında dinledi.

*                     *                     *

Konuşma genelde partiler arasında ittifak pazarlığı yapılmasına, Mersinlilere danışılmadan aday dayatılmasına itiraz odaklı idi; bunun özellikle kendi partisinin geleneksel demokratik değerlerine uymadığını, Mersin halkının iradesine ipotek koyduğunu ısrarla belirtti.

 

Bugüne kadar 6 Mersinli Bakanın görev yaptığını ve bunların içerisinde en fazla kendi döneninde Mersin’e yatırım yapıldığını, şu anda sürmekte olan birçok projenin başlangıcında kendi emeğinin olduğunu anlattı.

Ayrıca Mersin’in bütün sorunlarını derinlemesine bildiğini ve tüm yatırımlarla ilgili bilgi sahibi olduğunu gördük.

Mersin için düşüncelerini, fikirlerini ve bazı projelerini anlattı.

Fikri Sağlar, deneyimli bir siyasetçi olarak birçok aday adayı gibi ortaya çıkmamıştı. Aday adayı değildi; ancak halktaki yönelimin kendisini işaret etmesi, yani partililerin uygun bir yöntemle bu konudaki iradelerinin saptanması sonrasında kendisine adaylık görevi verilirse, sahaya ineceğini söyledi.

*                     *                     *

Kişiler üzerine yazı yazmak sıkıntılı ve sorumlu bir iştir; vebal yüklüdür. Ben de bu nedenle doğrudan kişilerle ilgili çok az yazmaya çalıştım. Ancak, Mersin için kıymeti ve önemi nedeniyle bundan önce Fikri Sağlar ile ilgili birkaç yazı yazmıştım; bir Mersinli olarak karşılaştığı haksızlıklar karşısında tepkimi göstermiştim.

Genel Başkan Yardımcısı, Devlet Bakanı, Bakan düzeyinde görevler yapan ve daha da ileri makamlara gelebilecek bir hemşerimiz hep bir şekilde engellenmeye, önü kesilmeye çalışılmıştı.

 

Ben de, elbette katılmadığım kimi görüşlerine karşılık, Mersin’in yetiştirdiği bir değer olarak kendisi ile ilgili şunları yazmıştım;

***

Fikri Sağlar…

*Bugün Mersin’in yetiştirdiği en önemli siyasetçileri saymak istersem, daha önce birkaç kez de eleştirdiğim Fikri Sağlar’ı ilk sıraya koyarım.

Bu değerli siyaset adamı, benim belleğimde her zaman şu nitelikleriyle yer etmiştir: Susurluk olayındaki cesareti, dik duruşu, kararlılığı, açık sözlülüğü ve korkmadan tüm olumsuz olayların üzerine gitmesi… Elbette Kültür Bakanı olarak da donanımlı, entelektüel zihin yapısıyla yaptığı hizmetler…

*Siyaseti çok iyi bilen, başarılı bir bakanlık yapmış, devlet işleyişini tanıyan ve en önemlisi Mersin’i seven, Mersin sevdalısı, bilgisi, kültürü, güzel konuşması ve pratik zekası ile kendisini yalnız Mersin’e değil tüm Türkiye’ye kanıtlamış bir insandır Sağlar.

*Bu güne kadar Mersin birçok bakan çıkarmıştır; fakat Fikri Sağlar kadar hafızamızda yer etmiş, bölgemize katkı vermiş başka bir bakan ya da siyasetçi yoktur.

*15 yıllık Mersin CHP yönetimindeki Belediyeyi eleştirebilen ender CHP’ lilerden birisi olarak bundan sonra da doğru bildiklerini cesaretle söyleyeceğine inanıyorum.

*Fikri Sağlar bir Mersin markasıdır, bir Türkiye markasıdır…

Öte yandan kendisi politika yapma tarzıyla da örnek bir geçmişi vardır. Olayları ve olguları kendi tarihselliği içinde kavramış, analitik bir çözümlemeyle güne dair yorumlar geliştirmiştir. Politikayı bir gereksiz söz yarıştırma düzeyinde değil, toplumsal olayları anlama ve çözüm arama doğrultusunda kullanmıştır.

*Kendi sağında ve solunda kalan siyasetlerle de verimli, üretken, toplumsal yarar gözeten ilişkiler kurmakta tereddüt etmemiştir.

Bu yönüyle yalnızca Mersin için değil, tüm ülke için farklı bir model olmuştur.

***

Özetle o zaman da, yapılan haksızlıklar karşısında bunu bir parti meselesi olarak değil, Mersin’in bir kaygısı olarak görmek ve Fikri Sağlar’a tüm Mersin olarak sahip çıkılması gerektiğini yazmıştım.

O günlerde Yalçın Bayer yazılarımı Hürriyet’teki köşesinde yayınlamış ve Fikri Sağlar için öne çıkardığım kent desteğini tüm Türkiye ile paylaşmıştı.

Şimdi de benzer bir haksızlığı önlemeyi, Fikri Sağlar gibi bir değerin Mersin’e, doğduğu ve her meselesini derinden kavradığı kentine hizmet için demokratik bir zemin talebini desteklemeyi politik, sosyolojik, etik ve insani bir görev sayıyorum. Mersin kentinin de, Mersinli olarak bizlerin de böylesi güçlü, çağdaş, vizyoner ve devlet adamlığı tecrübesiyle yüklü yöneticilere ihtiyacımız var. Bu eksiği yıllardır yaşadık, yaşıyoruz.

Mersin halkının siyasetin her aşamasında vereceği kararın dikkate alınması, Mersin halkının kararına saygı gösterilmesi gerekir.

Dayatılan adaylarla, dar ve kirli politik hesaplarla seçmen iradesine ipotek konulması o hesabı yapanlara yarasa da Mersin kaybediyor; insanların hayata, siyasete, demokrasiye ve geleceğe olan inançları zedeleniyor.

Umarım, dilerim değerli Fikri Sağlar’ın daha bu aşamada siyaset yapma tarzına dönük vizyoner, demokratik, çağdaş önerisi dikkate alınır ve sonuçta hem demokrasi, hem de Mersin kazanır…

 

HARUN ARSLAN

 
 
 
 
7 Ekim 2018 Pazar 15:07
 
 

(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 804 bin kişi seyahate çıktıTrafiğe kayıtlı araç sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 22 218 945 oldu
Ocak ayı enflasyon rakamları belli olduKDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele Alındı
 
 
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:09
  • Güneş06:43
  • Öğlen12:37
  • İkindi15:46
  • Akşam18:11
  • Yatsı19:34
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
8
6
0
2
18
2
Başakşehir
8
4
3
1
15
3
Beşiktaş
8
4
3
1
15
4
Kasımpaşa
8
5
0
3
15
5
Trabzonspor
8
4
1
3
13
6
Antalyaspor
8
4
1
3
13
7
Konyaspor
8
3
3
2
12
8
Malatyaspor
8
3
3
2
12
9
Göztepe
8
4
0
4
12
10
Alanyaspor
8
4
0
4
12
11
Ankaragücü
8
3
1
4
10
12
Sivasspor
8
2
3
3
9
13
Kayserispor
8
2
3
3
9
14
Bursaspor
8
1
5
2
8
15
Fenerbahçe
8
2
2
4
8
16
Çaykur Rizespor
8
1
4
3
7
17
Akhisar Bld.Spor
8
1
2
5
5
18
Erzurum BB
8
1
2
5
5
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1448 - II. Kosova Savaşı; János Hunyadi komutasında ve çoğunluğu Macarlardan oluşan ordu, II. Murat'ın komutasındaki Osmanlı ordusuyla karşı karşıya geldi.
1777 - Amerikan kuvvetleri İngilizleri Saratoga muharebesinde yendi.
1912 - Bulgaristan, Yunanistan ve Sırbistan bir araya gelerek Osmanlı Devleti'ne karşı savaş açtı (I. Balkan Savaşı).
1918 - Yugoslavya Cumhuriyeti kuruldu.
1919 - Batı Trakya'daki İskeçe Kasabası, Yunanlılar tarafından işgal edildi.
1922 - Gökçeada'nın kurtuluşu
1929 - Nadir Han, Afganistan Kralı oldu.
1933 - Albert Einstein, Almanya'dan Amerika'ya kaçtı.
1938 - Atatürk ilk ağır komaya girdi.
1945 - Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi açıldı.
1945 - Juan Peron, Arjantin devlet başkanı oldu.
1950 - Türkiye'nin de Kore Savaşı'na katılmasıyla 500 kişilik ilk Türk askeri birliği Kore'ye ulaştı ve Pusan'da karaya çıktı.
1951 - Türkiye'nin NATO'ya katılmasıyla ilgili protokol, Londra'da imzalandı.
1956 - Türkiye ilk şeker ihracatını gerçekleştirdi.
1961 - Yaklaşık 200 (bazılarına göre 400) Cezayirli gösterici, Paris polisi tarafından öldürüldü.
1962 - Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel, siyasi Af Kanunu'nu imzaladı; 258 Yassıada hükümlüsünün tahliyesi başladı.
1966 - Birlik Partisi kuruldu. Parti genel başkanlığına Hasan Tahsin Berkman getirildi. Partinin amblemi Ali'yi simgeleyen bir aslan ve onun çevresinde 12 imamı temsil eden 12 yıldız olarak belirlendi.
1967 - Kayserispor-Sivasspor futbol maçı sonrasında çıkan olaylarda 40 kişi öldü.
1967 - "Hair" müzikali New York'ta sahnelenmeye başlandı.
1970 - Quebec işçi bakanı Pierre Laporte, FKÖ militanlarınca öldürüldü.
1972 - Bülent Ersoy assolist olarak sahneye çıktı.
1972 - Türkiye İşçi Partisi davası sonuçlandı. 21 sanığa ağır hapis cezası verildi. Genel başkan Behice Boran 15 yıla mahkum oldu.
1973 - OPEC, bazı batılı ülkelere, Suriye ile olan savaşında İsrail'e yardım ettikleri gerekçesiyle petrol ambargosu uygulamaya başladı.
1976 - Tofaş'ın Murat 131 otomobilleri üretimine izin verildi.
1979 - Rahibe Teresa'ya Nobel Barış Ödülü verildi.
1984 - "60 Günlük Bir Şey" adlı kitabı sebebi ile Füsun Erbulak için 6-10 yıl hapis istendi.
1987 - Eski cumhurbaşkanı Fahri Korutürk, devlet töreninden sonra Devlet Mezarlığı'nda toprağa verildi.
1989 - Başbakan Turgut Özal, cumhurbaşkanlığına aday olduğunu açıkladı.
1989 - San Francisco'da 7,1 şiddetinde deprem.
1996 - Sanatçı Şanar Yurdatapan "bölücülük" yaptığı iddiasıyla tutuklandı.
2001 - İsrail-Filistin barış anlaşmalarına karşı çıkan Ulusal Birlik Partisi genel başkanı Rehavam Zeevi, uğradığı silahlı saldırıcı sonucu öldü. Saldırıyı Filistin Halk Kurtuluş Cephesi üstlendi.
2003 - Taipei'deki 101 katlı gökdelen, Kuala Lumpur'dakini 50 m geçerek dünyanın en yüksek binası oldu.
2008 - Türkiye 2009 2010 Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine 151 oyla kabul edildi.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
11.10.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu071324353944
 
On Numara
15.10.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu01081424253541464748495051535459606567737778
 
Sayısal Loto
13.10.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu181928303639
 
Şans Topu
10.10.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu011117263401
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji