Türkiye Tanıtım Grubundan Proje Çağrısı
Harun Arslan

Bakliyattan Makarnaya… Kültür Ve Sanat Yolunda Arbel

Harun Arslan
 
 

Bir kentteki büyük kuruluşların önemi, o kente yaptıkları katkı ile değerlendirilmelidir.

Mersin’deki büyük kuruluşlardan buna en güzel örnek Arbel Firması ve sahipleri Mahmut, Hasan ve Hüseyin Arslan kardeşlerdir.

Onlar hem kentin en önemli bir eğitim kurumunu, bir Anadolu Lisesini hem de estetik mimarisi ile bir ırmağın kenarında özel konumda bir cami yaptırıyorlar. Diğer taraftan bir hastane yaptırdıklarını görüyorsunuz.

Bunların dışında, doğrudan ya da kurumsal, sayısız sosyal yardım faaliyetinin içindedirler. Kentte birçok yardım kurumu onlardan destek alıyor.

Birçok etkinliğin sponsorluğunu yapıyorlar.

Ayrıca açıklamadıkları, kente katkı veren birçok farklı çalışmaları var.

*                 *                 *

Geçmişe baktığımızda da, kimilerimizin unuttuğu ama bizleri gururlandıran birçok olayın içindeler.

Yıllardır Mersin’i birçok büyükelçi, yabancı heyet ve siyasetçi ziyaret eder ve iyi dileklerde bulunup ülkelerine dönerler.

Aslında bilinçaltında ülkemizi küçük gördüklerini, Türkiye’yi hala eski Türkiye zanneden yabancılar, kendilerini Türkiye’ye yardım lütfunda konumlandıran Batılı devlet adamları…

En üzücü tarafı da bu görüşmelerde İş Konseyi adı altında şu kadar görüşme yapıldı, karşılıklı önemli işbirliği yapılacağı vaadi ve sonra da bu ziyaretlerin unutulması…

Onlara denizimizi, doğal zenginliklerimizi gösteririz, zengin mutfağımızı beğenilerine sunarız. Onlar da bizim yetkililerimizi ülkelerine davet ederler,

bir de Kardeş Şehir antlaşması yaparız ve defalarca seyrettiğimiz bu film tekrarlanır.  

 

2012 yılında Mersin’i ABD Kuzey Dakota Eyaleti Belediye Başkanı’nın bir heyetle ziyaret ettiğini hatırlayalım.

Bu kez gelen yabancı heyet yukarıda anlattığım şekilde değildi. Belki de ilk kez bu alışılmış durumun dışına çıkılmıştı. Bu kez bir ABD kenti Belediye Başkanı kendi eyaletinde Arbel’in yatırım yapmayı düşünmesinden ve bunu önemsemelerinden dolayı kentimizi ziyaret ediyordu. Yani Mersin merkezli bir firmamızla bir ABD eyaletinin Belediye Başkanı görüşmek için kentimize geliyordu. Burada Arbel’in ABD de yatırım yapması isteği ve onların da Mersin’de neler yapabileceği düşüncesi ortaya çıkıyordu ve Kuzey Dakota eyaleti Minot Kenti Belediye Başkanı Kazan – Kazan ilkesiyle hareket ederek ilişkilerimizi geliştirmeyi amaçlıyoruz diyordu.

 

Sanırım on beş yıl önce bir ABD Belediye Başkanı’nın Mersin’e gelip kendi kentinde yatırım yapması için Mersinli bir firmayla görüşmesini hayal dahi edemezdik.

Mersin’in gelişmesine katkı veren, bu kentin insanlarına iş ve aş veren, kentimizin adını duyuran Mahmut Arslan ve kardeşleri bu yönden de kentte en büyük saygıyı ve değeri hak ediyor.

Tabii Kanada’daki büyük yatırımlarını ve Kırgızistan’daki tarımsal çalışmalarını biliyoruz.

*            *                 *

Yine yıllardır yazıyorum: Herhalde Mersin kadar Büyükelçileri konuk eden bir kent yoktur… Mersin ayrı bir anlam taşır onlar için. Sürekli Mersin’e gelirler, basın toplantıları yaparlar, ekonomik ve kültürel işbirliği temennisinde bulunurlar.

Ancak, bir sezgi işte: İyi düşüncelerini ifade ederken bile bunun samimi olmadığını anlarsınız. Faydasız Büyükelçi ziyaretlerini hep eleştirdim. Geçmiş yazılarımı incelediğim de, bugüne kadar yalnızca iki büyükelçi için olumlu bir köşe yazısı yazmışım…

Bunlardan birisi Mahmut Arslan’ın fahri konsolosu olduğu Kırgız Cumhuriyeti’ninbüyükelçisi.

Yazdığım köşe yazımdan bazı bölümler şöyle:

 

“Kırgız Cumhuriyeti Büyükelçisi Prof.Dr. İbragim Junusov.

Kırgızistan Fahri Konsolosu Mahmut Arslan’ın organize ettiği Akdeniz İhracatçılar Birliği ziyaretinde kendisiyle tanışma fırsatını buldum ve konuşmasını dinledim.

Başbakan Yardımcılığı ve Kültür Bakanlığı görevlerinde bulunmuş; aynı zamanda Devlet Sanatçısı.

1998 yılında da sanatçı olarak İstanbul’a gelmiş ve bir konser vermiş.

Gayet güzel Türkçe konuşuyor ve ilginç sözleri var…

Kırgızistan’ın nüfusunun ne kadar olduğu kendisine sorulduğu zaman,

“6 milyon “ diye cevap vermiyor; “ 76 milyon” diyor, yani Kırgızistan ve Türkiye’yi tek bir ülke olarak vurguluyor.

Türkiye’yi bir “Ağabey” olarak gördüklerini, örnek aldıklarını belirtiyor.

Yine bu toplantıda Kırgızistan Cumhuriyeti’ni ilk tanıyan ülkenin Türkiye olduğunu ve ilk Büyükelçiliği Türkiye’nin açtığını öğreniyoruz.

Kırgızistan’da 300 Türk şirketi faaliyet gösteriyor ve 5 binin üzerinde Kırgız vatandaşına istihdam sağlıyor.

Türkiye’de de ise 150 Kırgız sermayeli şirket var.

2014 yılında ülkemizi 84 bin Kırgız ziyaret etmiş.

Kırgızistan çok önemli bir fasulye üreticisi ve 20 ülkeye fasulye ihraç ediyor. Bunların içerisinde birinci sırada Türkiye geliyor. Neredeyse üretimin % 90’ını Türkiye alıyor.

Tabii Mahmut Arslan’ında Kırgızistan ile karşılıklı kazandıran özellikle tarım alanında ciddi ticari ilişkileri var

 

Gelelim Mahmut Arslan’ın desteklediği Yumuktepe kazılarına…

Sık sık Mersin’de “ aidiyet duygusu” nun eksikliğinden söz ederiz. Maalesef barışı, hoşgörüyü, yardımlaşmayı, ötekileştirmemeyi, birbirini kabullenmeyi başardığımız Mersin’de, bu kenti sahiplenmeyi yeterince sağlayamadık.

 

Özellikle İç Anadolu’da bir çok kişi ve firmanın o bölgede devletin kıt imkanları ile yapılan kazılara destek olduğunu, sahiplendiğini görüyoruz.

Yalnızca Mersin’e yakın birkaç arkeolojik kazıyı ve destekleyen firmaları araştırdım:

Çatalhöyük kazılarını Yapı ve Kredi Bankası, Koçtaş, Shell, Konya Şeker Fabrikası destekliyor.

Aksaray’da Aşıklı Höyük kazılarını Banvit, Of çay, Coca- cola Aksaray Bayii, Aras Kargo destekliyor.

Aksaray Güvercin Kayası kazılarını Mercedes firması destekliyor.

Bunlara tüm Türkiye’de sayısız örnek ilave edebiliriz. Birçok firma ve şahıs yörelerindeki geleceğe uzanacak bir kültür mirasını destekliyor, onun gün yüzüne çıkmasında tarihi bir değeri olan katkı veriyorlar.

*            *                 *

Mersin’de 22 yıldır türlü imkansızlıklarla yapılan ülkemizin en önemli antik yerleşimlerinden dokuz bin yıllık Yumuktepe kazılarına, ve şimdiye kadar Mersinli şahıs ve firmalardan kimin desteklediğini bakalım:

 

Birçok ilden çok daha zengin olan ve birçok büyük firmanın bulunduğu Mersin’de maalesef Yumuktepe kazılarını bugüne kadar destekleyen yalnızca bir tek kişi var. Evet; maalesef yalnızca bir kişi:

İşadamı Mahmut Arslan…

Arbella firması olarak bugüne kadar Yumuktepe Kazıları’nı hem maddi olarak desteklemiş, hem de gıda ve diğer ihtiyaçları konusunda yardımda bulunmuştur. Tabii meselenin daha değerli kısmı ve saygı değer yanı, bu yardımdan hiçbir yerde söz edilmemiş kendileri de bunu basında açıklamamışlardır.

Mersin’de neredeyse kentin ortasındaki Yumuktepe tarihi yerleşimindeki kazılarda 9 bin yıl öncesinin buğdayı bulunmuş; daha da ileri gidersek, ilk ekmeğin yapıldığı yer…

Dünyanın en eski buğdayı kavuzlu buğdayın farklı bir çeşidi burada altı siloda saklanıyor. Yumuktepe geçmişten günümüze tarımsal alanda bölgeler arsında bir köprü rolü görmüş, tarımsal ürünlerin ve tekniklerin Avrupa’ya yayılmasında kilit bir rol oynamış. Yumuktepe’ye gelen çiftçiler beraberlerinde buğday, arpa, mercimek, nohut ve benzeri tarım ürünleri getirmişler ve bu ürünler buradan Avrupa içlerine yayılmış.

 

*            *                 *

Ülkeyi, insanları, hayatı sevmek; bunları bilinçle sahiplenip korumak emek ister. Üzerinde yaşadığımız kentin hafızası ve anlamı bir antik mirasın içinden günümüze ulaşıyor, bize bakıyor; günümüzde de başarılı hemşerilerimiz dünya ölçeğinde de sektörel başarılar elde ediyor.

İşte, parlak ama boş gösteriler yerine somut, ülkeye ve yaşadığı kente elle tutulur hizmet budur; bizler de bu hizmetlerin altını çiziyoruz ve alkışlıyoruz.

Mersin adını Bakliyat dünyası içindetartışmasız bir yere taşıyan ve bu sektörel başarıyı Antik zamanlarla buluşturan Mahmut Arslan, Hüseyin Arslan, Hasan Arslan kardeşleri, değerli hemşerilerimi kutluyorum ve kendilerine Mersin adına, ülkem adına teşekkür ediyorum.

 

2016 yılının Dünya Bakliyat Yılı ilan edildiğini biliyoruz.

Geçtiğimiz yıl ve bu yıl Mersin’de de Mersin Ticaret Borsası tarafından Bakliyat Yemekleri Sergisi düzenlendi. Bu Mersin için çok önemli bir etkinlikti.

Birleşmiş Milletler tarafında 2016 yılının “Dünya Bakliyat Yılı” ilan edilmesi, Dünya Bakliyat Birliği Federasyonu Başkanı’nın Mersin’den bir iş adamı Hüseyin Arslan olması ve Mersin’in Türkiye’nin Bakliyat Merkezi ve tüm dünyaya en fazla bakliyatın Mersin’den ihraç ediliyor olması bu etkinliğe Mersin açısından farklı bir önem kazandırıyor.

Bakliyatın ana vatanının yaşadığımız coğrafya olduğunu ve ülkemizdeki bakliyata dayalı sanayinin de % 70’inin Mersin’de faaliyette olduğu...

Türkiye’nin % 80 bakliyat ürünleri ihracatı Mersin’den yapılıyor.

Hüseyin Arslan’ın bugün Dünya Bakliyat Birliği Federasyonu Başkan olması bir yandan kendi sektöründe büyük başarılarla ülke ve kent ekonomisine ciddi katkılar sağlarken, yüklendiği uluslararası misyonla da bir Mersinli olarak hepimizi gururlandırmıştır.

 

Aslında çok ilginç bir konudur: İki kardeş Mahmut Arslan ve Hüseyin Arslan ilginç bir buluşma içindeler.Biri 9 bin yıl öncesini yeniden insanlığın bilgisine, ilgisine açarak, diğeri de bugünün şartları içinde yaratıcı bir rol alarak “Mersin ve Bakliyat” meselesinde ticaret, tarih ve kültür açısından el ele çok anlamlı bir çalışmada buluşuyor.

Diğer kardeş Hasan Arslan ise daha çok artık ulusal ve uluslararası alanda bir isim olan Arbella makarna konusu ile ilgileniyor.

 

Yukarıda saydığım bir çok hizmete gerekli bütçeyi ayırırsınız ve yaparsınız; bunun zorluğu yalnızca maddi güç açısındandır.

Sanat ve kültürle ilgili yapılan faaliyetler ise maddiyattan önce, bunların sanatsal ve kültürel değerinin olması, benimsenmesi, önemsenmesi, yaygınlaşması ve kabul görmesi ile olur. Bu tür faaliyetler aslında daha zordur ve başarılması ve tanıtılması daha güçtür.

 

*               *                 *

Sayamadığımız tüm bu katkıların dışında , uluslararası düzeyde ses getiren bir değerli etkinlik yapıyorlar.

“Arbella Makarna Uluslararası Fotoğraf Yarışması

Arbella Makarna olarak, kurumsal kimliği sosyal sorumluluk ve sanatsal projelerle pekiştirmeye çalışmayı hedeflediklerini söylüyorlar.

Bu yıl yedincisi gerçekleşti. “Makarna ile sağlıklı yaşam”, “geçmişten geleceğe çocuk oyunları”, “Spor” ve “Serbest” kategorilerinde 41 farklı ülkeden 1157 amatör ve profesyonel fotoğraf sanatçısı toplam 8909 fotoğraf ile yarışmaya katıldı.

Gerçekten uluslararası adını hak eden, Arbella markası ile Mersin’i ve Türkiye’yi tanıtan bir yarışmadır bu.

Günümüzde, kolayca başına uluslararası(!) sıfatı konularak, ama aslında çoğu kez böyle bir içeriği olmayan, yalnızca kendince bir değer sağlamaya çalışılan etkinliklerin yanında, Arbella gerçekten uluslararası anlamı olan bir yarışmayı kurumsallaştırıyor. Bu yarışma, dünya çapında ciddi ve referans kabul edilen FIAP, UPİ ve TESF gibi üç büyük ciddi kuruluşun onayı ile düzenleniyor.

Her yıl fotoğraflar bir sergi ile tanıtılıyor ve fotoğrafları içeren çok kıymetli bir albüm hazırlanıp, dağıtılıyor.

Arbella firmasının bu etkinliği aynı zamanda hep “Mersin’i tanıtmak, adını duyurmak” diye sürekli tekrarladığımız ve yalnızca sözde kalan faaliyetlerin yanında gerçekten bu anlamda Mersin’in adını uluslararası arenada duyuran bir etkinlik olarak fayda sağlıyor.

Herhalde Mersin’de yaşayan, faaliyet gösteren, kazanan firmalar güçlerine göre bu şekilde Mersin’e katkı verseler Mersin çok farklı bir durumda olurdu.

Artık günümüzde kentler kültür ve sanat alanındaki kalıcı, kurumsal etkinlikleriyle marka değeri kazanıyor. Kentin ekonomik gücü kendini ilgilendirir; ama sanatsal bir markalaşma, anında evrensel bir çağrı gücü kazanıyor. Arebella’nın da Mersin ve ülke için ekonomik önemi elbette tartışılmaz değerdedir; ama böylesi çağdaş bir vizyonla sanatın bir alanında uluslararası sahada çalışma yapmak başka bir başarıdır.

Peki biz Mersinliler olarak Mahmut Arslan ve kardeşlerine ve Arbella firmasına karşı minnet duyup takdir etmenin dışında ne yapıyoruz? diye düşünürsek; aslında çok fazla bir şey yapamıyoruz.

Başka birçok ilde, ilin kendi markasına sahip çıktığı ölçüde Mersin kendi markasına yeterince sahip çıkamıyor. Sembolik anlamda bile olsa, Mersinliler yalnızca Arbella Makarnayı kullanmayı tercih ederek, az da olsa küçük bir minnet ve takdirlerini gösterebilirler. Arbella Makarnanın dünya pazarı yanında bu katkının ekonomik payı kayda bile değmez; ama sembolik bir teşekkür değeri vardır.  

Bu tür kentine sorumluluk bilinciyle yapılan faaliyetlerden dolayı kendilerini kutlarım ve başka firmalara da örnek olmasını dilerim.

Yaşanılan ülke ve kent, sahip olduğumuz en değerli, en anlamlı kıymettir. Ekonomik, ticari yatırımlar bu kıymetle ele alınmalıdır. Arbel Firması ve Arslan Kardeşler bu bilinçle ülkeye kazandırırken, yaşadıkları kentin gelişmesi, kalkınması için kendilerinden beklenenleri esirgemiyorlar. Hele kültür ve sanat gibi popüler ilgiden uzak alanlarda yaptıkları çok anlamlı katkıları Mersin hep hatırlayacaktır.

 

HARUN ARSLAN

 
 
 
 
12 Eylül 2017 Salı 08:14
 
 

(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:42
  • Güneş07:22
  • Öğlen12:39
  • İkindi15:19
  • Akşam17:36
  • Yatsı19:04
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
12
8
2
2
26
2
Başakşehir
12
8
2
2
26
3
Beşiktaş
12
6
4
2
22
4
Kayserispor
12
6
4
2
22
5
Fenerbahçe
12
5
5
2
20
6
Sivasspor
12
6
1
5
19
7
Bursaspor
12
5
3
4
18
8
Göztepe
12
5
3
4
18
9
Akhisarspor
12
5
3
4
18
10
Aytemiz Alanyaspor
12
5
2
5
17
11
Trabzonspor
12
4
4
4
16
12
Kasımpaşa
12
4
3
5
15
13
Malatyaspor
12
4
2
6
14
14
Antalyaspor
12
3
4
5
13
15
Konyaspor
12
3
2
7
11
16
Osmanlıspor
12
2
2
8
8
17
Karabükspor
12
2
2
8
8
18
Gençlerbirliği
12
2
2
8
8
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1859 - Darwin'in "Türlerin Kökeni" çalışması yayımlandı.
1870 - Türkiye'nin ilk mizah gazetesi Diyojen yayımlandı.
1925 - Erzurum'da da şapka inkılabına karşı gösteriler yapıldı. Tutuklananlardan 13'ü idama mahkûm oldu ve Erzurum'da 1 ay sıkıyönetim ilan edildi.
1927 - Ankara'da, Heinrinck Krippel tarafından yapılan Zafer Abidesi açıldı.
1928 - Türkiye Büyük Millet Meclisi, Atatürk'e Millet Mektepleri Başöğretmenliği unvanını verdi.
1934 - Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, Meclisten çıkan kanunla Atatürk soyadını aldı.
1939 - Gestapo, Çekoslovakya'da 120 öğrenciyi öldürdü.
1941 - II. Dünya Savaşı ortamında; pasta ve unlu yiyeceklerin yapımı yasaklandı.
1961 - BM, nükleer silah yasağını ABD'nin protestosuna karşın kabul etti.
1963 - ABD Başkanı John Kennedy'nin katil zanlısı Lee Harvey Oswald, Jack Ruby tarafından öldürüldü.
1976 - Van ve çevresinde; Çaldıran-Muradiye'de etkili olan 7,2 büyüklüğündeki depremde 3 bin 840 kişi öldü.
1977 - Yunanistan, Büyük İskender'in babası Kral II. Philip'in mezarının bulunduğunu açıkladı.
1981 - Türkiye'de, Atatürk'ün 100. doğum yıl dönümü olan 1981 yılında, 24 Kasım'ın her yıl Öğretmenler Günü olarak kutlanması kararlaştırıldı.
1983 - İsrail, Trablusşam'da tutuklu 6 İsrail askerine karşılık 4800 Filistinliyi serbest bıraktı.
1988 - Sürgünde Bağımsız Filistin Devleti kuruldu.
1989 - Hakkari'nin Yüksekova İlçesi'nin İkiyaka Köyü'nde, çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 28 vatandaş, teröristlerce öldürüldü.
1990 - Kadınlar, Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Cemil Çiçek'in "Flört fuhuştur", "feminizm sapıklıktır" sözlerini düdük çalarak protesto etti. İstanbul Galatasaray'daki eylemde, polis 5 kadını dövdü, 11 kadın gözaltına alındı.
1994 - Efsanevi MacGyver adlı televizyon dizsinin "Trail to Doomsday" ismindeki filmi Türkiye'de gösterime girdi.
1994 - Galatasaray Barselona'yı 2-1 yendi; kutlamalarda 3 kişi öldü.
1996 - ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'a Budapeşte'de Hilton Oteli lobisinde yumruklu saldırıda bulunuldu.
2005 - Picasso İstanbul'da sergisi Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi'nde açıldı.
2009 - Berkay Songur Abdülcambaz Ayıboğan'ın kualğını kesti, boğduğu ayıyı yedi.
 
Get our toolbar!
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
23.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu041013203339
 
On Numara
20.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060910212223242528334041424556676872737577
 
Sayısal Loto
18.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011113182649
 
Şans Topu
22.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu131522243109
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji