Paralel Finansal Altyapı ve Uzun Vadeli Dönüşüm temelinde Çin'in Dolar Hegemonyasını Zayıflatma Stratejisi:
ABD’ nin en önemli kırmızı çizgisi nedir sorusuna yanıtım, 2. Dünya savaşından sonra üstlendiği ve Doları küresel para sisteminin temeline oturttuğu stratejik planın dışına çıkma girişimleridir olurdu…
Yıllarca kutsal müttefik gördüğü Irak lideri Saddam’ ın başına gelenlerin nedenlerini sıralamaya kalktığımızda, Kuveyt’ i işgal kadar petrolü ABD doları dışında ödeme yöntemleriyle pazarlama arayışlarını göz ardı etmemek gerekir…
İşte Çin ABD’ nin o vazgeçemeyeceği ‘kırmızı çizgiyi’ zamana yayılmış, yumuşak dokunuşlarla aşma girişimlerinde hayli yol almış görünüyor…
Bu anlamda Çin, ABD dolarının küresel finans sistemindeki hâkimiyetini doğrudan hedef almak yerine, ülkelerin dolar dışı ticaret yapmalarını, sermaye artırmalarını ve rezerv tutmalarını mümkün kılan paralel bir finansal ekosistem inşa ediyor.
Bu strateji, on yıllar sürecek bir süreç olup, ani tedarik zinciri kısıtlamalarından (örneğin kritik mineraller ihracatı) farklı olarak, Amerikan nüfuzuna kalıcı ve derin etkiler yaratma potansiyeli taşıyor.
Pekin, doların yerini almayı gerçekçi görmediği gibi, gerekli olduğunu da düşünmüyor; bunun yerine, alternatif mekanizmalar geliştirerek güven, alışkanlık ve güvenilir alternatif eksikliği gibi dolar hâkimiyetinin temel dayanaklarını sistematik olarak zayıflatıyor.
Bu alanda uzun yıllar dış ticaret fazlasını Amerikan tahvilleriyle değerlendiren Çin küresel belirsizlikler özellikle de Trump’ ın seçilmesiyle zirve yaparken rezervlerini farklı enstrümanlarla çeşitlendirmeye özellikle de altına yatırım yapmayı hızlandırdı…
Çin'in 2025 yılındaki altın alımları, bu stratejinin somut göstergelerinden biri.
People's Bank of China (PBOC), Kasım 2025 itibarıyla altın rezervlerini arttırarak toplam döviz rezervleri içindeki payını 2024 Aralık ayındaki %5,5'ten 2025 Aralık’ ında %8,3'e yükseltti.
Küresel ortalamalar %15 civarında olduğundan, Çin'in 2026 ve sonrası için halen önemli bir artış marjı bulunsa da, bu hamle, fiyat dalgalanmalarından bağımsız olarak rezerv çeşitlendirmesini güçlendiriyor ve yaptırımların şiddetli boyutlara ulaşma riskine karşı koruma sağlıyor.
Çin’ in dünya para sistemine bugün tümüyle egemen olan ABD’ nin SWIFT olarak tanımlanan küresel ödeme sistemine karşı alternatif sistem arayışı da hızlanmış ve ABD’ nin bir tuşla ülkeleri felç eden bu boyunduruktan kurtulmak isteyen pek çok ülkeden destek görüyor…
Çin'in sınır ötesi ödeme altyapısındaki en önemli araçlarından biri Cross-Border Interbank Payment System (CIPS). 2024'te işlem hacmi %43 artarak 25 trilyon dolar seviyesine ulaştı ve günlük ortalama 30.500 işlemle büyümesini sürdürüyor.
CIPS, SWIFT'e kıyasla daha düşük maliyetli ve Çin para birimi RMB işlemlerini anında gerçekleştirmesi bakımından hızı nedeniyle de avantajlı…
Çin burada da duracak gibi görünmüyor…
Daha ileri bir adım olarak mBridge projesi (BIS öncülüğünde Çin, Hong Kong, Tayland, BAE ve Suudi Arabistan merkez bankalarının katılımıyla), blok zinciri tabanlı multi-CBDC platformunu geliştiriyor…
Proje, 2024'te belirli bir aşamaya geldi ve gerçek değerli sınır ötesi işlemleri test etti.
Bu sistem, SWIFT' i tamamen bypass ederek yaptırımlara karşı direnci artırıyor ve saniyeler içinde düşük maliyetli ödemeler sağlıyor.
Çin küresel anlamda ABD’ ye öldürücü darbeyi ise 1970’ lerden itibaren ABD finans sistemini ayakta tutan Petro-Dolar’ a karşı enerji piyasalarında Petro-Yuan dönüşümünü gerçekleştirebilirse indirecek…
Doların en güçlü kalelerinden biri olan petrol ticaretini petro-yuan girişimiyle doğrudan hedef alıyor ki, Çin Ulusal Açık Deniz Petrol Şirketi (CNOOC), 2023'te dünyanın ilk RMB (Yuan) cinsinden sınır ötesi LNG ticaretini gerçekleştirerek mayınlı araziye adım attı..
Suudi Arabistan gibi Körfez üreticileri, sınırlı olsa da RMB cinsinden petrol sözleşmeleri imzalamayı ciddi anlamda değerlendiriyor ki, bu eğilim yaygınlaşırsa, doların küresel enerji piyasalarındaki temel dayanaklarından biri çökebilir…
Çin’ in liderlik yaptığı bir başka hamle de BRICS grubu ülkelerinin (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika, Suudi Arabistan, Mısır, BAE, Etiyopya, Endonezya ve İran), grup içi ticarette yerel para birimlerini kullanmalarını sağlamak….
Bu alanda hayli yol da alındı…
Grup içi ticaretin neredeyse tamamına yakını( yüzde 90'ı) artık yerel para birimleriyle yapılıyor li, 2023'te bu oran yüzde 65' ti…
Ancak tek bir BRICS para birimi hedefi, önemli engellerle karşılaşıyor.
Trump' ın 2025' te BRICS ülkelerine yönelik yüzde 100 gümrük vergisi tehdidi, Brezilya ve Hindistan gibi üyeleri temkinli olmalarına ve dolarizasyon dışına çıkma tartışmalarından uzak durmalarına yol açıyor.
Çin son yıllarda teknolojik gelişmeler, tüm dünyayı kaplayan üretim tufanı yanında ABD’ nin kâbuslar görmesine yol açan tüm parasal enstrümanları hayata geçirerek küresel anlamda en büyük rakip olduğunu ortaya koyuyor…
Soğuk savaş döneminde askeri güç bakımından ABD ile yarışan Sovyetler’ in hiçbir dolara karşı en küçük alternatif üretmediği dikkate alınırsa, Çin’ in alternatif ödeme sistemine yönelik adımları gerçekten anlamlı ve geleceği şekillendirme olasılığı bakımından önemli…
Örneğin, Çin'de yabancı kurumlarca ihraç edilen Çin para birimi RMB cinsinden Panda Tahvilleri…
Macaristan, bu alanda 11 milyar Yuan ihraç ederek dikkat çekerken, Afrika İhracat-İthalat Bankası 2025'te kıtadaki ilk Panda tahvilini çıkardı. Pakistan ise 2025 sonu/2026 başı için yaklaşık 250 milyon dolar eşdeğeri ilk ihraç yanında bu yıl gerçekleştireceği 1 milyar dolarlık programa hazırlanıyor.
Panda tahvilleri, gelişmekte olan ülkelerin her hangi bir yaptırım riskine karşı Batı piyasalarına bağımlılığını azaltması yanında daha ucuz sermaye erişimlerini sağlıyor.
Bu olumlu tabloya karşı Çin’ in Uluslararası arenada ABD’ ye her alanda rakip olmasının önünde aşılması gereken çok sayıda engel var..
Yuan' ın küresel ticaretteki payı 2024'te yaklaşık yüzde 6, rezervlerde ise %2-3 seviyesinde kaldı…
Çin’ in katı sermaye kontrolleri ve sınırlı konvertibilite, ülkenin finans anlamında küreselleşme çabalarını yavaşlatıyor.
Bu nedenle önümüzdeki dönemin en olası senaryosu, doların ani çöküşü değil; kademeli aşınması ve Dolar, Euro ile Yuan' ın bir arada var olduğu çok kutuplu bir sisteme geçiş gibi görünüyor…
Çin, finansal altyapıda kritik büyüklüğe ulaştığında oluşacak ağ etkileri sayesinde uzun vadeli bir yaklaşım izliyor. ABD'nin yaptırımları aşırı kullanması veya Pekin'in savunma hamlelerini saldırgan olarak yorumlaması, güven algısını zayıflatabilir.
Bugün borçları yıllık GSMH’ ını hayli aşan ve her yıl biraz daha büyüyerek içinden çıkılması olanaksız girdaba sürüklenen Amerikan finansal gücü kısa ve orta vadede tamamen ortadan kalkmayacak, ancak yaptırımların etkinliği azalacak, bütçe açıkları finansman maliyetini yükseltecek ve rezerv para statüsünden gelen jeopolitik avantaj zamana içinde zayıflayacak...
Bu dönüşüm, küresel finansal mimarinin yeniden şekillenmesinin erken gelen habercisi.
Çin'in stratejisi, yalnızca jeopolitik bir bağımsızlık arayışı değil aynı zamanda ekonomik değişim ve küresel güç olma stratejisidir…
Ve Çin, önümüzdeki yıllarda uluslararası ilişkilerin seyrini belirleyecek, küresel dengelerin oluşmasında çok kutuplu dünyanın en önemli odaklarından biri olacak…
Abdullah Ayan