Anayasa Mahkemesi’nin Ermeni Vakıflarına ait mülklerle ilgili son kararı.

Bugünlerde terk edilmiş Uray Caddesine yolu düşüp te korkmadan dolaşma cesaretini bulanlar Katolik Kilisesinin batısına doğru birkaç adım attıklarında ilginç bir Camiyle karşılaşır…

Küçük olmasına küçüktür ama zaten günümüzde artık çok az insanın ikamet ettiği bölgede Cuma günlerini saymazsak ihtiyaca da cevap verir o Mabet…

Mabet diyorum çünkü aslında 38 yıl öncesine kadar bir kilise idi günümüzün camisi…

Mersin Maruni Kilisesini ve kilise ile ilgili 2011 yılında kaleme aldığım bu makalenin sonunda bazı bölümlerine yer vereceğim ilginç bilgileri anımsamamın bir nedeni var…

Resmi Gazete’ nin 6 Ocak 2023 tarihli nüshasında Anayasa Mahkemesi’ nin* iki kararı yayınlandı…

Bu kararların ilkiyle AYM 2018 yılında Samandağ Vakıflı beldesindeki Ermeni vakfı’ na ait olmasına karşı hazine adına tescil edilen gayrimenkullerin tüm yasal girişimlerine karşı hak sahibi Vakıf’ a iade edilmediği iddiasıyla yaptığı başvuruyu 27 Ekim 2022 günü değerlendirip karara bağlıyor.

AYM vermiş olduğu oldukça kapsamlı gerekçeli kararda Vakıf’ ın mülkiyet hakkının ihlal edildiğine dair başvurusunu yerinde bularak, oy birliğiyle mülkiyet hakkının ihlal edilmesiyle ilgili uğranılan mağduriyetin giderilmesi ve gereğinin yapılması için dosyayı Danıştay’ a gönderilmesine oy birliğiyle karar veriyor..

Resmi Gazete’ nin 6 Ocak 2023* günü yayınlanan AYM kararıyla da Yedikule Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi vakfı’ na ait olmasına karşı hazine adına tescil edilen gayrimenkullerin iade edilmemesi nedeniyle yapmış olduğu başvuruyu değerlendiriyor…

Ve yine 27 Ekim 2022 günü vermiş olduğu kararla 'mülkiyet hakkının ihlal edildiğine' hükmederek gereğini yapması için bu dosyayı da Danıştay’ a sevk ediyor…

Kararların ikisinin de oy birliğiyle alınması oldukça ilginç bir gelişme…

Anayasa Mahkemesinin vermiş olduğu bu kararların Mersin’ i ilgilendiren yanı ise günümüzdeki Nusratiye Camii olarak ibadete açılan mabedi doğrudan etkileme olasılığı…

Burada bir anımı paylaşmamda yarar var:

12-13 yıl önce o dönemin Katolik Kilisesi Rahibi beni aramış ve Lübnan ile Suriye’ den gelen iki rahibin benimle görüşmek istediğini ifade etmişti..

Buluştuğumuzda din adamları, Marunî cemaatine ait olan Mersin’ deki kilise ve müştemilatının 1985 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredilme kararının kendileri dışında alındığını ve bu konuda hukuken ne yapılabileceği konusunda kanaatimi sordular…

Ülkenin iklim olarak bu tür süreçlere uygun olduğu günlerdi. Kendilerine iyi bir hukukçu bulmaları halinde zaman alsa da sonuç alabileceklerini söyledim.

Sanırım uzun zaman alacak ve sonucunun ne olacağı meçhul o yolculuğu göze alamadılar…

İleride bir gün Anayasa Mahkemesinin bağlayıcı ve önemli sonuçlara gebe kararları, Mersin Maruni Kilisesine de teşmil edilir mi?

Bu alanda son kararlar emsal gösterilip sonuç alınır mı?

Soruların tümü meçhul ama AYM’ nin 27 Ekim 2022 tarihli kararları bundan böyle azınlık mülkleriyle ilgili bir içtihat oluşturma niteliği taşıyor…

Konuyu başta söz ettiğim 30 Eylül 2011 tarihli makalemden** bir bölümle noktalayayım:

“Uray Caddesi üzerinde ve Katolik Kilisesinin batısında yer alan Marunî Kilisesi tamamlandığı 1876’dan başlayarak 1952 yılına kadar ibadete açıktır. Ancak bu tarihte yavaş yavaş kendi haline terk edilir. Bu tarihte yeni papaz atanmamasıyla başlayan süreç, kiliseye kilit vurulmasıyla sonuçlanır. 1985 yılında artık yıkılmaya yüz tutmuş Kilise dönemin Mersin Valisi Sabahattin Çakmakoğlu döneminde Marunî Kilisesi Vakfınca Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredilir.

Bugünlerde yolunuz düşerse Nusratiye Camiine bir daha bakın ama farklı gözle…

Sanırım her yanında Marunîleri hissedeceksiniz…

Ve artık akşamları yürümenin cesaret istediği bir zamanların hareketli, bereketli, görkemli Hükümet Caddesi aksı üzerinde o eski günlerden geriye ne bıraktığımızı sorarsanız…

Kentin doğusundan girenleri selamlayan Katolik Kilisesinden, 20.asır başındaki son yerleşim noktası sayılan Ortodoks Kilisesine, ikisinin arasındaki bölgeyi süsleyen Rum, Ermeni Kiliselerinin yok olması bir yana, kalanların her türlü zorbalığa inat ama vakur bir ölüm sessizliğiyle zamana meydan okumalarına baktıkça sorunun cevabını daha kolay buluyorum.

Merak mı ettiniz? Takmayın kafanıza, boş verin…

*https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2023/01/20230106-10.pdf

**https://abdullahayan.wordpress.com/2011/09/30/mersin%e2%80%99deki-azinlik-mallari-8-ermeni-ve-maruni-kiliseleri%e2%80%a6/

Abdullah Ayan