Genelde tekne ve yatların kat edeceği günlük mesafe 60 deniz mili olarak öngörülür…
Özellikle Ege-Akdeniz’ e özgü mavi yolculuklara ev sahipliği yapacak yat limanları planlanırken bu mesafeler göz önünde bulundurulur…
Doğu Akdeniz’ de bâkir Antalya-Mersin güzergâhının işlevsel hale getirilmesi ve yat turizminin gelişmesi için hayli uzun Alanya-Mersin arasında en az iki yat limanının daha hizmete girmesi önemli…
Katma değer yaratması bakımından da bulunduğu yöreye katkı yapma potansiyeli hayli yüksek bu alanda bugüne kadar yeterince ihmal edilmiş Mersin adına, son yıllarda hizmete giren Kumkuyu Yat limanı oluşturulması gereken zincirin önemli bir halkası…
Diğer gerekli halka ise son günlerde tartışma konusu edilen Aydıncık Yat Limanı…
İktidardaki AKP ile yerel iktidar CHP Milletvekilleri arasında başlayan, son günlerde gittikçe şiddetlenen kavganın temelinde işte 13 yıl süren ve devletin 250 milyon TL kaynak aktardığı ödeneklerle alt yapısı tamamlanan ve şimdi üst yapısı için Yap-İşlet-Devret (YİD) ihale duyurusu yapılan Aydıncık Yat Limanı yer alıyor…
Yat turizmi potansiyelini arttıracağı beklentisiyle, mülkiyet sorunları, çevresel kaygılar, kamu zararı riski gibi asıl konuşmamız gereken alanlardan koparılıp siyasi arenaya taşınmış bulunuyor..
Oysa çevresel kaygılar bir yana, medyaya yansıması ardından tartışmaları alevlendiren Mersin Valiliği’nin hazırladığı rapor, konunun teknik ve idari boyutlarını açık biçimde ortaya koyuyor…
Ulaştırma Bakanlığının 5 Mayıs 2026’ da yapılacağını duyurduğu YİD modeli kapsamındaki Üst Yapı ihalesi öncesi kavga boyutuna varan tartışmalar iki ana kampta yoğunlaşıyor:
Bir yanda ekonomik kalkınma ve turizm vurgusu yapan iktidar yanlısı görüşler, diğer yanda çevresel tahribat ve kamusal alanların özelleştirilmesi yanında mevcut kamuya ait bazı tesislerin yıkılacak olması halinde doğacak kamu zararı eleştirileri yapan muhalefet ve ortaya çıkacak çevre sorunlarını dile getiren doğa savunucuları.
Burada asıl üzerinde durmamız gereken mevcut Belediye Tesislerinin yat limanı üst yapısına feda edilecek olması ve oluşacak Kamu zararı riski…
Liman sahasının kara kısmında (yaklaşık 35 dönümlük Hazine arazisi) Aydıncık Belediyesi’ne ait önemli yatırımlar bulunuyor: eski bakanlardan Lütfi Elvan adı verilen Kültür Merkezi…
Yine 120 yataklı misafirhane/konaklama tesisi ve gençlerin yararlandığı Spor tesisleri.
Hazine arazisi üzerinde kamu kaynaklarıyla hayata geçirilen bu tesisler fiilen belediye tarafından işletiliyor ve halka açık sosyal alanlar olarak kullanılıyor. YİD modeli gereği üstyapı özel sektöre geçerse, mevcut yapıların yıkılması veya yer değiştirmesi gündeme gelebilir.
Mersin Valiliği’nin medyaya yansıyan 23 Ocak 2026 tarihli son raporunda tesislerin yıkılması halinde milyonlarca lira harcanan yatırımların yok olacağı ve büyük kamu zararının oluşacağı
Raporda, sosyal altyapı alanlarının küçültülmesi veya kaldırılmasının imar mevzuatına aykırı olduğu, eşdeğer alan ayrılmadan işlem yapılamayacağı vurgulanıyor. Valilik raporu Yat Limanı’ na karşı değil, ihtiyaç duyulacak üst yapı tesislerinin alternatif alanlara yeniden konumlandırılması ve imar planlarının bu yönde revize edilmesini öneriyor.
Projeye yönelik çevresel ve ekolojik itirazlar da var…
Örneğin Proje alanının, uluslararası sözleşmelerle korunan hassas bölgede yer aldığı ve Akdeniz foku yanında Caretta caretta kaplumbağalarının yaşam, üreme ve beslenme bölgesi olması (fok üreme mağarasına yaklaşık 2 km mesafede).
Bir başka eleştiri konusu ise bölgenin SİT alanı statüsünde ve bâkir kıyı özellikleri taşıması…
Valiliğin makul çözüm yolunu gösterdiği Aydıncık Yat Limanı dile getirilen kamusal kaygılar giderilmeden ‘oldubitti’ ye getirilerek ve Belediye tarafından milyonlar harcanarak yapılmış onca tesisin ne olacağı sorusu yanıtlanmadan bir işleticiye teslim edilmesi kabul edilebilir mi?
Üstelik ortada Mersin Marina gibi yatlara hizmetten çok, AVM’ ye dönüştürülen ‘kötü’ bir model dururken…
AK Parti cephesinde bayrak açanların söylemleri son dönem aşina olduğumuz türden: İlçenin turizm potansiyeli canlandırılacak, istihdam yaratılacak, bölgenin ekonomik değerini artacak..
Onlara bakılırsa projeye karşı çıkmak "hizmete karşı çıkmakla” aynı…
Aydıncık Yat Limanı, Mersin’in deniz turizmini güçlendirecek stratejik bir yatırım olarak elbette önemli…
Ancak bu halkın yararlandığı kamuya ait tesislerin üst yapı üstlenicisine altın tepside sunulması veya ortadan kaldırılmasıyla sonuçlanmamalı…
Projenin yapılmasına karşı çıkmaktan ziyade mevcut tesislerin korunarak revize edilmesini tavsiye eden Valilik Raporu bu konuda orta yolun bulunmasını sağlayacak temkinli bir uyarı niteliğinde.
5 Mayıs 2026’ da gerçekleşmesi beklenen ihale, bu düğümün çözülüp çözülmeyeceğini belirleyecek en kritik adım.
En büyük dileğimiz, projenin bundan sonraki aşamalarının sağduyu ve teknik revizyonlarla ilerlemesi, hem kalkınmayı hem de çevresel/kamusal değerleri koruyabilecek bir uzlaşı zemininde sonuçlanması…
Umarım sonunda aklıselim galip gelir…

