Abdullah Ayan
Köşe Yazarı
Abdullah Ayan
 

Taşucu' nun geleceği adına, Mersin Büyükşehir Meclisine düşen tarihi görev..

Daha önce de gözlerini dikmişlerdi Göksu deltasının denize ulaştığı Taşucu sahiline.. 2005' te tersane diye tutturup çıkmışlardı yola… Arkalarında da sermayece güçlü İstanbul' lu bir grup.. O günlerde çevresel duyarlılığı yüksek Taşucu halkı ve kanaat önderi adı gibi yiğit Aslan Eyce' nin öncülüğündeki oluşumlar, aktivistler, karınca kararınca yazıp çizdiklerimiz ve o yazılanları manşetlerine taşıyan yerel gazeteler, mikrofonlarından haykıran radyolar sayesinde geri püskürtülmüşlerdi. ' Su uyur, rant uyumaz' misali son günlerde yeniden boy verdiler, Taşucu aşkı depreşti yüreklerinde.. Ülkenin içine girdiği kriz sayesinde yükselen 'istihdam' elma şekeri ellerinde Ankara-Mersin arasında mekik dokuyorlar. Belli ki, istihdam vaadi öylesine etkili olmuş ki, Ankara' daki çoğu kapı açılmış.. Tabii, istihdam adına akan sular durunca, kimse çıkıp ta "sizin çevreyi katledip yaratacağınız istihdamın beş katını aynı doğayı koruyarak turizmle sağlamak mümkün" dememiş, diyememiş… Oysa Göksu Deltası ve Taşucu, içerdiği doğal hayat, barındırdığı canlılar ve özellikle de dünyada başka yerde eşine rastlanmayan kuşlarıyla benzersiz floraya, dokuya sahip bir cennet.. O cenneti koruyarak ta üstelik vaat edilenden çok daha fazla istihdam yaratmak mümkün.. Tersanecilik, gemi sökümü, beton döküm sahaları, termik santraller, çimento tesisleri ve benzeri işleri gelişmiş ülkeler geri kalmışlara ihraç ediyor artık.. Çevreyi kirleten yatırımlar yerine, doğal kültürel tarihi zenginliklerini turizme açarak hem istihdam yaratıyor hem de refahlarını akıl almaz boyutlara ulaştırıyorlar. İspanya, İtalya, Yunanistan girdikleri ağır krizden çevreyi koruyan butik turizmle çıktılar. Antalya' yı ülkenin turizm başkenti ilan edip, yanı başındaki Mersin' e çevre kirliliği şampiyonu tesisleri armağan etmek hangi akla, vicdana sığar? Bugünlerde Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi ve o meclis üyelerinin oluşturduğu İmar Komisyonunu bekleyen ağır bir görev, bu kentin geleceği yeni nesiller adına tarihi bir sorumluluk söz konusu… Ya Çevre ve Şehircilik Bakanlığından görüş için gelen Taşucu tersanesiyle işlenecek cinayete onay vereceksiniz. Ya da o doğal cenneti koruma altına alacak ve vicdanları yakmayan bir karara imza atacaksınız… Karar sizin.. Unutmayın ileride tarih sizinle ilgili hükmünü alacağınız kararlara göre verecek… Ve tarihin unutmayan bir hafızası var…  
Ekleme Tarihi: 03 Ekim 2019 - Perşembe

Taşucu' nun geleceği adına, Mersin Büyükşehir Meclisine düşen tarihi görev..

Daha önce de gözlerini dikmişlerdi Göksu deltasının denize ulaştığı Taşucu sahiline..

2005' te tersane diye tutturup çıkmışlardı yola…

Arkalarında da sermayece güçlü İstanbul' lu bir grup..

O günlerde çevresel duyarlılığı yüksek Taşucu halkı ve kanaat önderi adı gibi yiğit Aslan Eyce' nin öncülüğündeki oluşumlar, aktivistler, karınca kararınca yazıp çizdiklerimiz ve o yazılanları manşetlerine taşıyan yerel gazeteler, mikrofonlarından haykıran radyolar sayesinde geri püskürtülmüşlerdi.

' Su uyur, rant uyumaz' misali son günlerde yeniden boy verdiler, Taşucu aşkı depreşti yüreklerinde..

Ülkenin içine girdiği kriz sayesinde yükselen 'istihdam' elma şekeri ellerinde Ankara-Mersin arasında mekik dokuyorlar.

Belli ki, istihdam vaadi öylesine etkili olmuş ki, Ankara' daki çoğu kapı açılmış..

Tabii, istihdam adına akan sular durunca, kimse çıkıp ta "sizin çevreyi katledip yaratacağınız istihdamın beş katını aynı doğayı koruyarak turizmle sağlamak mümkün" dememiş, diyememiş…

Oysa Göksu Deltası ve Taşucu, içerdiği doğal hayat, barındırdığı canlılar ve özellikle de dünyada başka yerde eşine rastlanmayan kuşlarıyla benzersiz floraya, dokuya sahip bir cennet..

O cenneti koruyarak ta üstelik vaat edilenden çok daha fazla istihdam yaratmak mümkün..

Tersanecilik, gemi sökümü, beton döküm sahaları, termik santraller, çimento tesisleri ve benzeri işleri gelişmiş ülkeler geri kalmışlara ihraç ediyor artık..

Çevreyi kirleten yatırımlar yerine, doğal kültürel tarihi zenginliklerini turizme açarak hem istihdam yaratıyor hem de refahlarını akıl almaz boyutlara ulaştırıyorlar.

İspanya, İtalya, Yunanistan girdikleri ağır krizden çevreyi koruyan butik turizmle çıktılar.

Antalya' yı ülkenin turizm başkenti ilan edip, yanı başındaki Mersin' e çevre kirliliği şampiyonu tesisleri armağan etmek hangi akla, vicdana sığar?

Bugünlerde Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi ve o meclis üyelerinin oluşturduğu İmar Komisyonunu bekleyen ağır bir görev, bu kentin geleceği yeni nesiller adına tarihi bir sorumluluk söz konusu…

Ya Çevre ve Şehircilik Bakanlığından görüş için gelen Taşucu tersanesiyle işlenecek cinayete onay vereceksiniz. Ya da o doğal cenneti koruma altına alacak ve vicdanları yakmayan bir karara imza atacaksınız…

Karar sizin..

Unutmayın ileride tarih sizinle ilgili hükmünü alacağınız kararlara göre verecek…

Ve tarihin unutmayan bir hafızası var…

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve inovatifhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.