Abdullah Ayan
Köşe Yazarı
Abdullah Ayan
 

Teknoloji sektörleri nasıl değiştirecek?

Fortune dergisinin 1955’ ten beri her yıl araştırıp yayınladığı dünyanın 500 büyük şirketi sıralamasını önceki makalede değerlendirirken, bir dönem fırtına gibi esenlerin zaman içinde nasıl yok olup gittikleri sorularını Kodak örneğinden yola çıkıp yanıtlamaya çalıştım. Çoğu şirket hatta sektör zaman içinde kaybolup giderken, 500 içindeki 52 şirketin nasıl olup ta konumlarını koruduklarına dair sorular, kayıp giden yıldızların başına gelenlerden çok daha ilginç ve önemli… 1950’ lerin dünyasında en önemli ve büyük gruplar petrol, otomotiv, inşaat sektörlerinde faaliyet gösterirken, 2010’ lardan başlayarak ve her yıl hızlanan biçimde yerlerini perakende mağazacılık ve bilişim şirketleri alıyor.. Otomotiv listelerde yer alıyor ancak ABD’ li şirketlerin yerini Alman, Japon ve Çinliler almaya başlamış… Klasik mağazacılıkta dünya devi Walmart perakende sektörünün dünya lideri konumunu sürdürse de, teknolojiden beslenen ve dünyanın her noktasına erişebilen ABD’ li Amazon, Çin’ li Alibaba gibi online alışveriş platformları yeni dönemin yükselen yıldızları… Apple, Google, Meta (Facebook ve Whatsapp) son 20 yılda hayatımıza girdi ama bilişim eksenli teknolojide ABD’ li markalar yanında Huawei, Xiaomi gibi Çin’ liler zirveleri zorluyor… Bir dönem büyük olmanız için petrol gibi, otomotiv gibi fiziki varlıklara sahip olmanız gerekiyordu. Bilişim çağıyla o kriterler de değişti.. ABD’ li netflix’ in kendi film stüdyoları veya Çin’ li Tencent’ in oyun alanları yok ama yeni dönem sıralamalarında hızla yükseliyorlar.. Tıpkı araba filoları olmamasına rağmen kiralama sektörünü domine eden Uber ve benzerleri gibi… Günümüzde gördüklerimizden çıkaracağımız bir başka çarpıcı ders ise hızla çıkışlar kadar düşüşlerin de uzun yıllar almadan aynı hızda gerçekleşmesi… Toplum o kadar hızlı tüketiyor ve yeni teknolojiye o kadar açık ki, markaya bağlılık ve ürüne alışkanlık gibisinden kavramlar çoktan terk edildi… İnternet üzerinden kitap siparişi alıp pazarlarım diye yola çıkan Amazon’ un Walmart’ a oranla çok daha personelle dünya liderliğine taşıyan süreç… Depoları, antrepoları, devasa marketleri olmayan bir şirket kitapla çıktığı yolculukta bugün dünyanın her noktasına akla gelebilecek her türlü ürünü pazarlayan kollarıyla yer küreyi ağ gibi saran bir küresel deve dönüşmüş bulunuyor… Walmart klasik mağazacılığı, Amazon değişen alışveriş anlayışını temsil ediyor… Hangisinin ayakta kalacağına da, yerlerini yenilerinin alıp almayacağına da onların inovatif çabaları yanında tüketici karar verecek… Son yayınlanan McKinsey raporunda yer alan öngörülere göre, başta perakende olmak üzere tüm sektörlerin gelişimi ve gelecekte ayakta kalmaları dijitalleşmelerine ve teknolojiyi alanlarında değerlendirme yeteneklerine bağlı…  Örneğin Otonom mağazalar, klasik perakendecilerin maliyet yapılarını değiştirirken ve onlara oranla daha yüksek karlar elde ederken, varlıklarını sürdürmeleri yenilik yaratmalarıyla orantılı… Perakende sektörünün dijitalleşmesi, müşteri beklentilerini yükseltirken yeni dönemin çarpıcı özelliği eski mağazacılığın geleneksel ürün geliştirme anlayışının yerini tüketici gereksinimlerine bırakması. Yeni çağın perakendecileri çoğu sektörden daha yoğun biçimde alışverişte kullanılan ödeme biçimlerini daha düşük maliyet yanında daha hızlı ve güvenli yeni yöntemleri her gün biraz daha geliştiriyor, bambaşka kulvarlara taşıyorlar… Online mağazacılık zaten yükselen trendiyle perakende sahnesindeki konumunu güçlendirerek geliyordu ama süreci hızlandıran beklenmedik gelişme 2020 Mart ayında COVID-19 virüsünün dünyayı kasıp kavurması sonucu ilan edilen karantinalar, insanların evlere hapsedilmesi ve temas riski nedeniyle sosyal mesafe olgusu başta alışveriş tüm yaşamı baştan aşağı değiştirdi. Forbes’ in yaptığı araştırmaya göre, e-ticaret ve internet üzerinden alışveriş  21 Nisan 2020 itibarıyla 2109 Nisan ayına göre %146 arttı… Önümüzdeki dönemde pazara egemen olması tartışılmaz olsa da 10 yıl alması beklenen e-ticaret sürecinin baş döndürücü hızla gelmesi geleneksel perakendecileri, değişikliklere uyum sağlamaları konusunda arayışlara yöneltiyor.. Sağlıktan ulaşıma, spordan müziğe her alanda etkisini görmeye başladığımız yapay zeka burada da can kurtaran görevini üstlenmiş bulunuyor.. Yapay zekâ sayesinde perakendeciler artık bir ürünün stok durumunu, raf ömrünü, tükenip tükenmediğini veya müşterilerin gün içinde hangi üründen kaç adet satın aldıklarını geliştirilmiş sensörler yardımıyla izliyor ve anlık gelen gerçek zamanlı verilerden yararlanıyor. Akıllı kameralar, mağazaları canlı video ile gözlüyor. Bu, perakende yöneticilerinin, çoğu zaman hangi ürünlerin ve markanın seçildiği, benzer ürünlerin yer aldığı koridor hareketlerini, müşterinin market bölümlerinin hangisinde ne kadar zaman geçirdiğini verilere bakarak anlayabiliyor, bir adım ötesinde analizleri yapabiliyor…  Veriler sayesinde stok durumuna bakarak ürün yenileme ihtiyaçları, hangi gün ve saatlerde daha yoğun satış yapılabildiği gibi tahminleri yapmak ta yapay zekâ desteğiyle artık mümkün… Tıpkı bu verileri yorumlayarak tüketici gruplarının en popüler ürün tercihlerini görmek ve o ürünlerde müşterilere özel indirimler, promosyon gibi uygulamalar gibi… Baş döndüren gelişmeler bununla da sınırlı değil… Son zamanlarda geliştirilen ve bazı ülke marketlerinde kullanılmaya başlanan alışveriş sepetleri de artık müşterinin sepete hangi ürünleri koyduğunu, sepetteki ürünlerin kaç para tuttuğunu hesaplıyor. Bir adım ötesinde ve yakın gelecekte marketlerin kasa ve ödeme işlemleri de ortadan kalkacak… Akıllı kasanıza okuttuğunuz kartınızla dilediğiniz alışverişi yapıp mağazadan ayrılacaksınız, sepet hesaplamaları, ödemelerinizi kendiliğinden yapacak… Bir adım ötesine de hazır olun… Sağlık verilerinize erişebilecek bir sepet veya mağaza rafındaki ürün çipi, almak için elinizi uzattığınız ürünün kalori hesabını, içinde yer alan katkı maddelerinin sizde yaratacağı olası riskleri görüp uyaracak… Örneğin şekeri yüksek veya obezite kilosuna sahip biri çikolataya uzandığı an, uyarıyla karşılaşacak… Daha sonra neler göreceğiz derseniz? Verilerinizin yapay zekâ destekli sağlık robotunuza bağlı olduğu günler uzak değil ve atacağınız her adım değişen niyetlere göre farklı amaçlarla değerlendirilip yorumlanacak… Kötü yanıyla örneğin sigorta sistemi şeker hastasının şekerli gıda alması durumunda tedavi masrafını karşılamayacak ama iyi yanıyla doktorunuza gidecek sinyal sonucu şeker komasına girme riskiniz olmayacak…  
Ekleme Tarihi: 23 Ocak 2023 - Pazartesi

Teknoloji sektörleri nasıl değiştirecek?

Fortune dergisinin 1955’ ten beri her yıl araştırıp yayınladığı dünyanın 500 büyük şirketi sıralamasını önceki makalede değerlendirirken, bir dönem fırtına gibi esenlerin zaman içinde nasıl yok olup gittikleri sorularını Kodak örneğinden yola çıkıp yanıtlamaya çalıştım.

Çoğu şirket hatta sektör zaman içinde kaybolup giderken, 500 içindeki 52 şirketin nasıl olup ta konumlarını koruduklarına dair sorular, kayıp giden yıldızların başına gelenlerden çok daha ilginç ve önemli…

1950’ lerin dünyasında en önemli ve büyük gruplar petrol, otomotiv, inşaat sektörlerinde faaliyet gösterirken, 2010’ lardan başlayarak ve her yıl hızlanan biçimde yerlerini perakende mağazacılık ve bilişim şirketleri alıyor..

Otomotiv listelerde yer alıyor ancak ABD’ li şirketlerin yerini Alman, Japon ve Çinliler almaya başlamış…

Klasik mağazacılıkta dünya devi Walmart perakende sektörünün dünya lideri konumunu sürdürse de, teknolojiden beslenen ve dünyanın her noktasına erişebilen ABD’ li Amazon, Çin’ li Alibaba gibi online alışveriş platformları yeni dönemin yükselen yıldızları…

Apple, Google, Meta (Facebook ve Whatsapp) son 20 yılda hayatımıza girdi ama bilişim eksenli teknolojide ABD’ li markalar yanında Huawei, Xiaomi gibi Çin’ liler zirveleri zorluyor…

Bir dönem büyük olmanız için petrol gibi, otomotiv gibi fiziki varlıklara sahip olmanız gerekiyordu. Bilişim çağıyla o kriterler de değişti..

ABD’ li netflix’ in kendi film stüdyoları veya Çin’ li Tencent’ in oyun alanları yok ama yeni dönem sıralamalarında hızla yükseliyorlar..

Tıpkı araba filoları olmamasına rağmen kiralama sektörünü domine eden Uber ve benzerleri gibi…

Günümüzde gördüklerimizden çıkaracağımız bir başka çarpıcı ders ise hızla çıkışlar kadar düşüşlerin de uzun yıllar almadan aynı hızda gerçekleşmesi…

Toplum o kadar hızlı tüketiyor ve yeni teknolojiye o kadar açık ki, markaya bağlılık ve ürüne alışkanlık gibisinden kavramlar çoktan terk edildi…

İnternet üzerinden kitap siparişi alıp pazarlarım diye yola çıkan Amazon’ un Walmart’ a oranla çok daha personelle dünya liderliğine taşıyan süreç…

Depoları, antrepoları, devasa marketleri olmayan bir şirket kitapla çıktığı yolculukta bugün dünyanın her noktasına akla gelebilecek her türlü ürünü pazarlayan kollarıyla yer küreyi ağ gibi saran bir küresel deve dönüşmüş bulunuyor…

Walmart klasik mağazacılığı, Amazon değişen alışveriş anlayışını temsil ediyor…

Hangisinin ayakta kalacağına da, yerlerini yenilerinin alıp almayacağına da onların inovatif çabaları yanında tüketici karar verecek…

Son yayınlanan McKinsey raporunda yer alan öngörülere göre, başta perakende olmak üzere tüm sektörlerin gelişimi ve gelecekte ayakta kalmaları dijitalleşmelerine ve teknolojiyi alanlarında değerlendirme yeteneklerine bağlı…

 Örneğin Otonom mağazalar, klasik perakendecilerin maliyet yapılarını değiştirirken ve onlara oranla daha yüksek karlar elde ederken, varlıklarını sürdürmeleri yenilik yaratmalarıyla orantılı…

Perakende sektörünün dijitalleşmesi, müşteri beklentilerini yükseltirken yeni dönemin çarpıcı özelliği eski mağazacılığın geleneksel ürün geliştirme anlayışının yerini tüketici gereksinimlerine bırakması.

Yeni çağın perakendecileri çoğu sektörden daha yoğun biçimde alışverişte kullanılan ödeme biçimlerini daha düşük maliyet yanında daha hızlı ve güvenli yeni yöntemleri her gün biraz daha geliştiriyor, bambaşka kulvarlara taşıyorlar…

Online mağazacılık zaten yükselen trendiyle perakende sahnesindeki konumunu güçlendirerek geliyordu ama süreci hızlandıran beklenmedik gelişme 2020 Mart ayında COVID-19 virüsünün dünyayı kasıp kavurması sonucu ilan edilen karantinalar, insanların evlere hapsedilmesi ve temas riski nedeniyle sosyal mesafe olgusu başta alışveriş tüm yaşamı baştan aşağı değiştirdi.

Forbes’ in yaptığı araştırmaya göre, e-ticaret ve internet üzerinden alışveriş  21 Nisan 2020 itibarıyla 2109 Nisan ayına göre %146 arttı…

Önümüzdeki dönemde pazara egemen olması tartışılmaz olsa da 10 yıl alması beklenen e-ticaret sürecinin baş döndürücü hızla gelmesi geleneksel perakendecileri, değişikliklere uyum sağlamaları konusunda arayışlara yöneltiyor..

Sağlıktan ulaşıma, spordan müziğe her alanda etkisini görmeye başladığımız yapay zeka burada da can kurtaran görevini üstlenmiş bulunuyor..

Yapay zekâ sayesinde perakendeciler artık bir ürünün stok durumunu, raf ömrünü, tükenip tükenmediğini veya müşterilerin gün içinde hangi üründen kaç adet satın aldıklarını geliştirilmiş sensörler yardımıyla izliyor ve anlık gelen gerçek zamanlı verilerden yararlanıyor.

Akıllı kameralar, mağazaları canlı video ile gözlüyor. Bu, perakende yöneticilerinin, çoğu zaman hangi ürünlerin ve markanın seçildiği, benzer ürünlerin yer aldığı koridor hareketlerini, müşterinin market bölümlerinin hangisinde ne kadar zaman geçirdiğini verilere bakarak anlayabiliyor, bir adım ötesinde analizleri yapabiliyor…

 Veriler sayesinde stok durumuna bakarak ürün yenileme ihtiyaçları, hangi gün ve saatlerde daha yoğun satış yapılabildiği gibi tahminleri yapmak ta yapay zekâ desteğiyle artık mümkün…

Tıpkı bu verileri yorumlayarak tüketici gruplarının en popüler ürün tercihlerini görmek ve o ürünlerde müşterilere özel indirimler, promosyon gibi uygulamalar gibi…

Baş döndüren gelişmeler bununla da sınırlı değil…

Son zamanlarda geliştirilen ve bazı ülke marketlerinde kullanılmaya başlanan alışveriş sepetleri de artık müşterinin sepete hangi ürünleri koyduğunu, sepetteki ürünlerin kaç para tuttuğunu hesaplıyor. Bir adım ötesinde ve yakın gelecekte marketlerin kasa ve ödeme işlemleri de ortadan kalkacak…

Akıllı kasanıza okuttuğunuz kartınızla dilediğiniz alışverişi yapıp mağazadan ayrılacaksınız, sepet hesaplamaları, ödemelerinizi kendiliğinden yapacak…

Bir adım ötesine de hazır olun…

Sağlık verilerinize erişebilecek bir sepet veya mağaza rafındaki ürün çipi, almak için elinizi uzattığınız ürünün kalori hesabını, içinde yer alan katkı maddelerinin sizde yaratacağı olası riskleri görüp uyaracak…

Örneğin şekeri yüksek veya obezite kilosuna sahip biri çikolataya uzandığı an, uyarıyla karşılaşacak…

Daha sonra neler göreceğiz derseniz?

Verilerinizin yapay zekâ destekli sağlık robotunuza bağlı olduğu günler uzak değil ve atacağınız her adım değişen niyetlere göre farklı amaçlarla değerlendirilip yorumlanacak…

Kötü yanıyla örneğin sigorta sistemi şeker hastasının şekerli gıda alması durumunda tedavi masrafını karşılamayacak ama iyi yanıyla doktorunuza gidecek sinyal sonucu şeker komasına girme riskiniz olmayacak…

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve inovatifhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.