Mustafa Esmer Cengiz
Köşe Yazarı
Mustafa Esmer Cengiz
.
 

Devlet nerede?

Muhalefet soruyor: Devlet nerede? Ne günlere kaldık! BDP, Şemdilli’de PKK ile sarmaş dolaş! PKK . sınırlarımız içinde cirit atıyor, yol kesiyor, adam kaçırıyor. mayınlıyor, bombalıyor… Doğu Anadolu’da tam bir derebeylik. Taşlar bağlanmış, köpekler salınmış! Ordudan alınıp MİT’e verilen dinleme- izleme cihazlarına ne oldu! Müttefikimiz (!) ABD’nin insansız uçakları boşuna mı uçuyor semalarda! Adamlar karakol avına çıkmış; yakıyor, yıkıyor göz göre göre .Bayram seyran dinlemiyor. Her gün, her gün şehit haberleriyle sarsılıyor ülkemiz. 2002’de sıfır noktasına getirilen terör son on yıldır kontrol edilemez boyuta ulaşmış durumda. Görülen o ki hükümet çaresiz ,aciz. Hükümet şaşkın. Burnunu soktuğu çamurdan çıkaramıyor. Ya da? Söylemeye dil varmıyor ama ülkemizin parçalanması umurunda bile değil. BOP haritası kabak gibi ortada. İran, Irak, Suriye, Türkiye ve bilmem kaç ülkenin daha topraklarından koparılıp oluşturulmaya çalışılan ikinci bir İsrail rüyası! Kendi ülkesini parçalamaya çalışanlarla işbirliği içinde olan bir iktidar! Düşünebiliyor musunuz? Dünyanın neresinde görülmüş böyle bir şey; hangi tarih yazıyor böyle bir aymazlığı! Atatürk’ün gaflet ve delalet dediği bu olsa gerek. Yüz bine yakın toplama kampları Türkiye’de. Besle, eğit, kışkırt. Teröre yataklık bu! İran uyarıyor, Irak uyarıyor, Rusya, Çin uyarıyor ;ama kulaklar sağır. Yangına körükle gidiliyor. 3. Dünya Savaşı kapıda. Sonrası milyonlarca ölü; yanmış yıkılmış şehirler, paramparça bir Ortadoğu. Aklı başında hiç kimsenin göze alamayacağı bir kaos. Düpedüz delilik bu. Evet, deliliğin daniskası! Hitler’in deliliği. Napolyon’un Roma’yı yakışı gibi bir şey; Enver Paşa’nın Sarıkamış maceraperestliği. Tarihten hiç mi ders almaz bir insan! Olan mazlum insanlara olacak yine. Ne yapılması gerekiyorsa yapılmalı bir an önce; son söz söylenmeli. Savaş istemiyoruz, denmeli; yurtta barış, dünyada barış, denmeli. Bu gidişe dur denmeli; yeter, denmeli. Yoksa kan gövdeyi götürecek! Yüz yıllarca gerilere gidilecek. Gelinler dul, çocuklar yetim kalacak; aç kalacak. Yazık olacak; yazık olacak. Muhalefet soruyor: Devlet nerede? Haklı. Peki, muhalefet nerede; millet nerede?
Ekleme Tarihi: 23 Ağustos 2012 - Perşembe

Devlet nerede?

Muhalefet soruyor: Devlet nerede?
Ne günlere kaldık!
BDP, Şemdilli’de PKK ile sarmaş dolaş!
PKK . sınırlarımız içinde cirit atıyor, yol kesiyor, adam kaçırıyor. mayınlıyor, bombalıyor…
Doğu Anadolu’da tam bir derebeylik. Taşlar bağlanmış, köpekler salınmış!
Ordudan alınıp MİT’e verilen dinleme- izleme cihazlarına ne oldu!
Müttefikimiz (!) ABD’nin insansız uçakları boşuna mı uçuyor semalarda!
Adamlar karakol avına çıkmış; yakıyor, yıkıyor göz göre göre .Bayram seyran dinlemiyor. Her gün, her gün şehit haberleriyle sarsılıyor ülkemiz.
2002’de sıfır noktasına getirilen terör son on yıldır kontrol edilemez boyuta ulaşmış durumda.
Görülen o ki hükümet çaresiz ,aciz. Hükümet şaşkın. Burnunu soktuğu çamurdan çıkaramıyor.
Ya da?
Söylemeye dil varmıyor ama ülkemizin parçalanması umurunda bile değil.
BOP haritası kabak gibi ortada.
İran, Irak, Suriye, Türkiye ve bilmem kaç ülkenin daha topraklarından koparılıp oluşturulmaya çalışılan ikinci bir İsrail rüyası!
Kendi ülkesini parçalamaya çalışanlarla işbirliği içinde olan bir iktidar!
Düşünebiliyor musunuz?
Dünyanın neresinde görülmüş böyle bir şey; hangi tarih yazıyor böyle bir aymazlığı!
Atatürk’ün gaflet ve delalet dediği bu olsa gerek.
Yüz bine yakın toplama kampları Türkiye’de.
Besle, eğit, kışkırt. Teröre yataklık bu!
İran uyarıyor, Irak uyarıyor, Rusya, Çin uyarıyor ;ama kulaklar sağır.
Yangına körükle gidiliyor.
3. Dünya Savaşı kapıda.
Sonrası milyonlarca ölü; yanmış yıkılmış şehirler, paramparça bir Ortadoğu.
Aklı başında hiç kimsenin göze alamayacağı bir kaos.
Düpedüz delilik bu.
Evet, deliliğin daniskası!
Hitler’in deliliği. Napolyon’un Roma’yı yakışı gibi bir şey; Enver Paşa’nın Sarıkamış maceraperestliği.
Tarihten hiç mi ders almaz bir insan!
Olan mazlum insanlara olacak yine.
Ne yapılması gerekiyorsa yapılmalı bir an önce; son söz söylenmeli.
Savaş istemiyoruz, denmeli; yurtta barış, dünyada barış, denmeli. Bu gidişe dur denmeli; yeter, denmeli.
Yoksa kan gövdeyi götürecek!
Yüz yıllarca gerilere gidilecek. Gelinler dul, çocuklar yetim kalacak; aç kalacak.
Yazık olacak; yazık olacak.
Muhalefet soruyor: Devlet nerede?
Haklı.
Peki, muhalefet nerede; millet nerede?
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve inovatifhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.