Mustafa Esmer Cengiz
Köşe Yazarı
Mustafa Esmer Cengiz
.
 

Şafak Pavey konuştu

Şafak Pavey’i dinlediniz mi? Dinlemediyseniz dinleyin mutlaka. Bütün gazeteler de o, internet sayfalarında o. CHP İstanbul milletvekili Şafak. Hani Almanya’da bir çocuğu kurtarmak isterken trenin altında kalan ve bir koluyla bir ayağını kaybeden o dünya tatlısı kadın. Meclis kürsüsünde nasıl dimdikti, nasıl dipdiriydi öyle! Beyazlar içinde kendisini insanlığa adamış bir melek gibiydi. Yüzü güleç, gözleri ışıl ışıldı yine. Türbanlı milletvekillerinin gözlerinin içine baka baka onları uyarıyordu adeta, sorguluyordu da. Dünyada Türk kadınının yerini soruyordu. Niçin , diyordu.AKP’ye giden emanet oylardan söz ediyordu. Başı açık milletvekillerinin yerlerinin orası olmadığının altını çiziyordu.Başörtüsünü dine, dini siyasete alet etmeyin, diyordu. Hukukun karşısına koyan anlayıştan korktuğunu söylüyordu içtenlikle.Bir inancın ibadet hakkını, diğer inancın iznine bağlayan anlayıştan korktuğunu söylüyordu. Sözlerinin anlaşılmasını arif olanlara bırakıyordu kürsüden inerken. Arif olanlar onu alkışladı. Şafak Pavey’i Ankara’da tanıma şansım olmuştu. CHP Kadın Kolları Küçük Kurultayında.Kılıçdaroğlu’yla yaptığım röportaj sonrası onunla da konuşmak istemiştim. Olur, demişti. Ama , bazı nedenlerle görüşememiştik. Şafak Hanım aynı zamanda Kılıçdaroğlu’nun yardımcısı bildiğiniz gibi. İşleri yoğun doğal olarak. Üzülmüştüm. Akşam, CHP Kadın Kolları Küçük Kurultayınʹda misafirlerinin kaldığı otelimize çekilmiş, günün yorgunluğunu atmaya çalışıyorduk ki bir telefon geldi. Şafak Pavey otele geliyordu. Yüzüme tatlı bir tebbesüm yayıldı Geldi. Uzun uzun söyleştik lobide. Bütün şıklığı üzerindeydi yine. Gözleri ışıl ışıldı. Alabildiğine mütevazi, alabildiğine kendinden emin. Tepeden tırnağa yaşama sevinci kısaca. Ben, demişti o günkü konuşmasında; bu tek kolum ve tek ayağımla AKP’yi yıkabilir; gelin birlikte yıkalım. Nasıl da alkışlanmıştı söyledikleri. Aynen öyle. Şafak’taki azim, kararlılık, özgüven… Tarihimizin kahraman kadınları canlanmıştı gözlerimde onu dinlerken. Kurtuluş Savaşı’mızda cepheye mermi taşıyan kahraman Türk anaları.İşliklerde çorap dokuyan, elcik dokuyan elleri kınalı tazecik gelinler canlanmıştı gözlerimin önünde. Bu memleketin Şafaklara gereksinimi var, diye düşünmüştüm. İnandım. Onlarsız şafak sökmeyecek. Ben bunları düşünürken sızıp kalmışım balkonda. Uyandığımda şafak söküyordu. Sonra bu satırları karaladım ; üstünü karalamadan hiçbir satırın, çizmeden. Bir gün, ama bir gün mutlaka sökecektir özlenen şafak.
Ekleme Tarihi: 04 Kasım 2013 - Pazartesi

Şafak Pavey konuştu





Şafak Pavey’i dinlediniz mi? Dinlemediyseniz dinleyin mutlaka. Bütün gazeteler de o, internet sayfalarında o.
CHP İstanbul milletvekili Şafak.
Hani Almanya’da bir çocuğu kurtarmak isterken trenin altında kalan ve bir koluyla bir ayağını kaybeden o dünya tatlısı kadın.
Meclis kürsüsünde nasıl dimdikti, nasıl dipdiriydi öyle!
Beyazlar içinde kendisini insanlığa adamış bir melek gibiydi. Yüzü güleç, gözleri ışıl ışıldı yine.
Türbanlı milletvekillerinin gözlerinin içine baka baka onları uyarıyordu adeta, sorguluyordu da. Dünyada Türk kadınının yerini soruyordu. Niçin , diyordu.AKP’ye giden emanet oylardan söz ediyordu. Başı açık milletvekillerinin yerlerinin orası olmadığının altını çiziyordu.Başörtüsünü dine, dini siyasete alet etmeyin, diyordu. Hukukun karşısına koyan anlayıştan korktuğunu söylüyordu içtenlikle.Bir inancın ibadet hakkını, diğer inancın iznine bağlayan anlayıştan korktuğunu söylüyordu.
Sözlerinin anlaşılmasını arif olanlara bırakıyordu kürsüden inerken.


Arif olanlar onu alkışladı.
Şafak Pavey’i Ankara’da tanıma şansım olmuştu. CHP Kadın Kolları Küçük Kurultayında.Kılıçdaroğlu’yla yaptığım röportaj sonrası onunla da konuşmak istemiştim.
Olur, demişti.
Ama , bazı nedenlerle görüşememiştik.
Şafak Hanım aynı zamanda Kılıçdaroğlu’nun yardımcısı bildiğiniz gibi. İşleri yoğun doğal olarak.
Üzülmüştüm.
Akşam, CHP Kadın Kolları Küçük Kurultayınʹda misafirlerinin kaldığı otelimize çekilmiş, günün yorgunluğunu atmaya çalışıyorduk ki bir telefon geldi.
Şafak Pavey otele geliyordu.
Yüzüme tatlı bir tebbesüm yayıldı
Geldi.
Uzun uzun söyleştik lobide.
Bütün şıklığı üzerindeydi yine.
Gözleri ışıl ışıldı.
Alabildiğine mütevazi, alabildiğine kendinden emin.
Tepeden tırnağa yaşama sevinci kısaca.
Ben, demişti o günkü konuşmasında; bu tek kolum ve tek ayağımla AKP’yi yıkabilir; gelin birlikte yıkalım.
Nasıl da alkışlanmıştı söyledikleri.
Aynen öyle.
Şafak’taki azim, kararlılık, özgüven… Tarihimizin kahraman kadınları canlanmıştı gözlerimde onu dinlerken.
Kurtuluş Savaşı’mızda cepheye mermi taşıyan kahraman Türk anaları.İşliklerde çorap dokuyan, elcik dokuyan elleri kınalı tazecik gelinler canlanmıştı gözlerimin önünde.
Bu memleketin Şafaklara gereksinimi var, diye düşünmüştüm.
İnandım.
Onlarsız şafak sökmeyecek.
Ben bunları düşünürken sızıp kalmışım balkonda.
Uyandığımda şafak söküyordu.
Sonra bu satırları karaladım ; üstünü karalamadan hiçbir satırın, çizmeden.
Bir gün, ama bir gün mutlaka sökecektir özlenen şafak.
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve inovatifhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.