Mustafa Esmer Cengiz
Köşe Yazarı
Mustafa Esmer Cengiz
.
 

Yasemin

Mersin’de uyuşturucu kadar yaygın bir illet daha var,diyor Yasemin: Fuhuş! Aslında bu, Türkiye’nin her bölgesine yayılmış bir salgın. Barlar, pavyonlar,eğlence yerleri tıklım tıklım.Oralarda çalışanlar şanslıymış Yasemin’e göre. Ne de olsa mekan, diyor; korunuyorsun hiç olmazsa. Bulvar boyunca durakları dolduranlar var bir de. Ne idüğü belirsizler. Ama tek; ama grup.Gelip geçenlere sırıtmalar, kırıtmalar, şırnaşmalar… Onlardan uzak durmalıymışız. Ya cüzdanımız buharlaşır ya da günlerce pelesilin yermişiz kıçımıza. Mikrop saçıyorlarmış yani. Mevsim yaz ya, diye devam ediyor seninkisi. Susanoğlu’na, Kızkalesi’ne girmeyelim istersen; çıkamayız sonra. Doğru söze ne denir. Nedeni ekonomik, çıkmaz sokak. Bu Yasemin de kim, diyeceksin şimdi; nereden çıktı durup dururken? Anlatayım: İş bitimi kafamı dinlemeye gitmiştim bizim mekana. Her zamanki gibi yani. Adı bende kalsın seviyorum orayı. Zorla değil ya!Alnımı yele, kulağımı müziğe veriyorum; tadını çıkarıyorum gecenin. Günün yorgunluğunu denize veriyorum bi güzel! Benim gibi müdahimleri de var oranın. Yasemin onlardan biri işte. Yasemin, yasemin kokulu bir kız. Kumral, ipince, gevrek bir söğüt dalı. Boy poz ona keza.Üniversiteli deniliyor. Bir de birayı şişeden içişi var ki imrenir insan. Analar neler doğuruyormuş meğer! Öyle işte. Tam yamacımda oturuyordu o gece.Bir ara göz göze geldik. Gülümsedi bana;gülümsedim.Kalktı geldi masaya. Gazeteci olduğumu duymuşmuş da.Bir biramı içebilir miymiş. İçebilir tabii, canı sağ olsun. Laf lafı açtı doğal olarak. Üniversiteli olan kardeşiymiş. Seninki ona bakıyormuş sözüm ona. O da çok okumak istemişmiş ama…Babası öldüğünde daha on beşindeymiş. İki kız kardeş , bir de ana. Kalıvermişler mi ortada. Anasıyla temizliklere gitmiş önceleri; sonra bir işe girmişmiş, o da olmamış. Patronu da patronun oğlu da asılmışlar kızcağıza. Çalmadık kapı bırakmadım, diyor ağlamaklı. Ben iş bakıyorum; onlar benim kalçalarıma, memelerime. Yok daha çok gençmişim de; ne kadar güzelmişim de falan filan. Lanet olsun, demiş sonunda; atmış kendini sokağa.Öyle diyor. Ezberletilmiş gibi konuşuyor; konuştukça açılıyor üstelik.Bittikçe bira koşturuyor garson. Gözü bizim masada. Velasıl iş yok, diyor Yasemin; işsizlik parası yok. Yapacak başka bir iş de yok anasını satayım. İrice bir yudum alıyor biradan; rüzgarda uçuşan saçlarını topluyor sonra, gülümsüyor.Yüzünde güller açıyor birden, gamzesi derinleşiyor. Aklımı başımdan alıyor. Neyse. Benimle çalışır mısın mı desem ne! Madem ki gazeteci mişsin, yaz bunları diyor. Söz veriyorum. Dört büyük kentte genelevde çalışmak için başvuran kadın sayısı tam seksen bin.Resmi veriler ortada: Fuhuşta son on yılda yüzde iki yüz artış; kadın cinayetlerinde ise yüzde bin dört yüz! Gelinen nokta bu! Benim dünyadan haberim yokmuş meğer. Hay Allah! Sonrasını Yasemin anlattı zaten. Alan razı , veren razı olduktan sonra. Avrupalı olduk ya! Daha ne diyeyim, ne yazayım ben!
Ekleme Tarihi: 01 Ağustos 2012 - Çarşamba

Yasemin

Mersin’de uyuşturucu kadar yaygın bir illet daha var,diyor Yasemin: Fuhuş!
Aslında bu, Türkiye’nin her bölgesine yayılmış bir salgın.
Barlar, pavyonlar,eğlence yerleri tıklım tıklım.Oralarda çalışanlar şanslıymış Yasemin’e göre. Ne de olsa mekan, diyor; korunuyorsun hiç olmazsa.
Bulvar boyunca durakları dolduranlar var bir de. Ne idüğü belirsizler. Ama tek; ama grup.Gelip geçenlere sırıtmalar, kırıtmalar, şırnaşmalar…
Onlardan uzak durmalıymışız. Ya cüzdanımız buharlaşır ya da günlerce pelesilin yermişiz kıçımıza. Mikrop saçıyorlarmış yani.
Mevsim yaz ya, diye devam ediyor seninkisi. Susanoğlu’na, Kızkalesi’ne girmeyelim istersen; çıkamayız sonra. Doğru söze ne denir.
Nedeni ekonomik, çıkmaz sokak.
Bu Yasemin de kim, diyeceksin şimdi; nereden çıktı durup dururken?
Anlatayım:
İş bitimi kafamı dinlemeye gitmiştim bizim mekana. Her zamanki gibi yani. Adı bende kalsın seviyorum orayı. Zorla değil ya!Alnımı yele, kulağımı müziğe veriyorum; tadını çıkarıyorum gecenin. Günün yorgunluğunu denize veriyorum bi güzel!
Benim gibi müdahimleri de var oranın. Yasemin onlardan biri işte.
Yasemin, yasemin kokulu bir kız. Kumral, ipince, gevrek bir söğüt dalı. Boy poz ona keza.Üniversiteli deniliyor. Bir de birayı şişeden içişi var ki imrenir insan. Analar neler doğuruyormuş meğer! Öyle işte.
Tam yamacımda oturuyordu o gece.Bir ara göz göze geldik. Gülümsedi bana;gülümsedim.Kalktı geldi masaya. Gazeteci olduğumu duymuşmuş da.Bir biramı içebilir miymiş. İçebilir tabii, canı sağ olsun.
Laf lafı açtı doğal olarak. Üniversiteli olan kardeşiymiş. Seninki ona bakıyormuş sözüm ona. O da çok okumak istemişmiş ama…Babası öldüğünde daha on beşindeymiş. İki kız kardeş , bir de ana. Kalıvermişler mi ortada. Anasıyla temizliklere gitmiş önceleri; sonra bir işe girmişmiş, o da olmamış. Patronu da patronun oğlu da asılmışlar kızcağıza.
Çalmadık kapı bırakmadım, diyor ağlamaklı. Ben iş bakıyorum; onlar benim kalçalarıma, memelerime. Yok daha çok gençmişim de; ne kadar güzelmişim de falan filan.
Lanet olsun, demiş sonunda; atmış kendini sokağa.Öyle diyor. Ezberletilmiş gibi konuşuyor; konuştukça açılıyor üstelik.Bittikçe bira koşturuyor garson. Gözü bizim masada.
Velasıl iş yok, diyor Yasemin; işsizlik parası yok. Yapacak başka bir iş de yok anasını satayım. İrice bir yudum alıyor biradan; rüzgarda uçuşan saçlarını topluyor sonra, gülümsüyor.Yüzünde güller açıyor birden, gamzesi derinleşiyor. Aklımı başımdan alıyor. Neyse.
Benimle çalışır mısın mı desem ne!
Madem ki gazeteci mişsin, yaz bunları diyor.
Söz veriyorum.
Dört büyük kentte genelevde çalışmak için başvuran kadın sayısı tam seksen bin.Resmi veriler ortada: Fuhuşta son on yılda yüzde iki yüz artış; kadın cinayetlerinde ise yüzde bin dört yüz! Gelinen nokta bu! Benim dünyadan haberim yokmuş meğer. Hay Allah!
Sonrasını Yasemin anlattı zaten. Alan razı , veren razı olduktan sonra. Avrupalı olduk ya!
Daha ne diyeyim, ne yazayım ben!
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve inovatifhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.