10 Şubat "Dünya Bakliyat Günü" kutlandı
10 Şubat "Dünya Bakliyat Günü" kutlandı
Mersin Ticaret Borsası tarafından 10 Şubat ‘Dünya Bakliyat Günü’ dolayısıyla ‘Sağlıklı Beslenme ve Sağlıklı Yaşam İçin Bakliyat’ sloganıyla bir etkinlik düzenlendi.
Mersin Ticaret Borsası tarafından 10 Şubat ‘Dünya Bakliyat Günü’ dolayısıyla ‘Sağlıklı Beslenme ve Sağlıklı Yaşam İçin Bakliyat’ sloganıyla bir etkinlik düzenlendi.
Etkinliğe başta Mersin Valisi Atilla Toros ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer olmak üzere kent protokolünün yoğun katılımıyla gerçekleşti.
Dünya Bakliyat Birliği geçmiş dönem Başkanı Hüseyin Aslan yaptığı konuşmada bakliyat Türkiye için önemine değindi. Dünyada bakliyatın Türkiye’den yayıldığını belirten Arslan, yeni neslin bu bakliyatı daha yakından tanıması için çalışmalar yaptıklarını ifade ederek “Bundan 50 sene sonraki yeni nesiller, bakliyatın Türkiye'den çıktığını bilmeyecek. Bunun çalışmalarınızı yapmalıyız. Ben İhracatçı Birliği Başkanlığı döneminde bununla ilgili bilimsel çalışmalarla, arkeologlarla görüşerek bununla ilgili bir arşiv düzenlemesi yapmıştık.”dedi
Mersin’in 3 noktada ayakta kaldığına işaret eden Arslan, “Nakliye, bakliyat ve narenciye. Mersin'in varlığı bundan geçiyor. Peki bu Mersin'de niye bu kadar önemli olmuş bu? Şimdi baktığınız zaman biz Yumuktepe'de bunun izlerini bulduk. Yumuktepe'de 6000 yıllık Mercimek tohumları ve bakliyat tohumlarına rastladık. Bu da gösteriyor ki Mersin'in bakliyat diye bir işi 6.000 yıldan öncelere gidiyor.”dedi.
AHBİB Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, “Dünya Gıda Tüketim Alışkanlıkları hızla değişirken ülkeler sürdürülebilir gıda tedariği için stratejik tedbirler almaktadır. Özellikle pandemi ve Rusya-Ukrayna Savaşı sonrasında ülke gıdada dışa bağımlılığını azaltmak amacıyla iç müdahaleyi güçlendirmeye yöneltmiştir.
Bu süreçte tahıl ve bakliyat uzun raf ömrü ve besin değeri avantajlarıyla küresel gıda güvenliğinin temel unsurları arasına girmiştir. Son yıllarda ülkeler tahıl ve bakliyatta üretim alanlarını rekoltelerini ve stok stoklarını arttırmaya çalışmaktadır. Bugün birçok ülkede öğünlerin en az %20'sini protein ağırlıklı olması devlet politikaları arasına girmiştir. Hayvansal proteinin bu ihtiyacın karşılanmasında ekonomik olmadığı için çözüm bakliyatta bulunmuştur.
Bu nedenle dünyada bakliyata yönelik talep ciddi şekilde Aynı zamanda küresel ısınma ve yoğun tarım uygulamaları da toprakların azot yönünden fakirleşmesi, bakliyatı yeniden tarımın stratejik ürünlerinden biri haline getirmiştir. Ülkemiz bugün bakliyat işleme teknolojisinde dünyada öncü ülkelerden biridir. Nohut ve mercimek, mezeler ve fasulye işleme teknolojisi Türkiye'de Türk firmaları dünyaya makine ve teknolojisi satmaktadır. Kısaca Türkiye makine hem üretici hem işleyici hem de küresel ticaret merkezi konumundadır. Bakliyat ticareti ürün çeşitliliği gerektirdiği için geniş ürün yelpazesi ülkemiz adına hem fiyat hem de ürünlere erişim erişimin kolaylaştırılması noktasında stratejik bir üstünlük taşımaktadır. Bu üstünlüğü korurken bakliyatın ana vatanı olarak bereketli topraklarımızda bakliyat üretiminin daha fazla teşvik edilmesinin stratejik bir zorunluluk olduğunu bir kez daha belirtmek istiyorum”dedi
Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, yaptığı konuşmada Bakliyatın hem üretim hem de tüketim aşamasındaki faydalarına değindi. Özdemir, “Toprağa azot bağlayarak, toprak verimini artırır ve sağlığını korur. Kimyasal gübre ihtiyacını azaltarak üretim maliyetlerini düşürür. Toprağın yapısını güçlendirir. Baklagiller, toprak biyolojik çeşitliliğini artırır. Böylece ekosistemi daha dayanıklı ve dirençli bir hale getirir. Baklagiller, son yıllarda etkilerini yoğun bir şekilde yaşadığımız iklim değişikliği ile mücadelede etkindir. 20 kat daha fazla sera gazı salımına neden olmaktadır. Baklagiller, benzer protein seviyesine sahip besinlere göre çok daha çevre dostudur. 1 kg sığır eti üretmek için 13.000 litre su gerekirken, 1 kg mercimek üretmek için 1.250 litre suya ihtiyaç vardır. Yüksek protein içeriği, lifli yapısı, vitamin ve mineral zenginliği sayesinde sağlıklı beslenmenin temel unsurlarından biridir. Yağ içeriği düşüktür ve kolesterol içermez. Bakliyat, sahip olduğu besin değerleri dolayısıyla dünyanın önde gelen beslenme rehberlerinin vazgeçilmez bileşenidir. Bu yılın küresel sloganı; “Pulses of the World: From Modesty to Excellence”. Bu gösterişsiz, sade, geleneksel ürünler artık mükemmel bir geleceğin anahtarlarından biri hâline gelmiştir.” Dedi
MERSİN: BAKLİYAT TİCARETİNİN MERKEZİ
Dünyada hiçbir şehirde Mersin’deki kadar güçlü bir bakliyat sektörü kümelenmesinin olmadığını ifade eden Özdemir, “ Bakliyat ürünlerinin işlenmesine dayalı sanayinin yüzde 70’inden fazlası Mersin’dedir. 40 mercimek işleme tesisinde yıllık 2 milyon ton kapasite vardır. 111 eleme, tasnifleme ve paketleme tesisinde yılda 2 milyon ton nohut, kuru fasulye, yeşil mercimek ve bezelye işlenmektedir. Mersin, ülkemizin mevcut üretim hacmi olan bir milyon tonun dört katını işleyebilecek güce sahiptir. İlimizde 250’yi aşkın firma bu sektörde faaliyet göstermektedir.
Bu tesislerin tamamı en ileri teknolojiyle donatılmıştır.Mersin’de, dünyanın herhangi bir ülkesinde modern bir hububat veya bakliyat tesisi kurabilecek makine ve ekipman üretim kapasitesi mevcuttur. Baklagiller için mevcutta yapılan destek kat sayısı üreticilerimiz için yeterli değildir. Beklentimiz, bakliyat destekleme kat sayılarının bu dezavantajı giderecek şekilde yeniden düzenlenmesidir. Dileğimiz genç nesillere bu bilinci aktarmaktır; çünkü bakliyat yalnızca bugünün değil, geleceğin de gıdasıdır” Dedi
‘Sağlıklı beslenme ve sağlıklı yaşam için bakliyat tüketeceğiz’ mottosu ile konuşmasında başlayan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Mersin Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere tüm yerel idare yöneticilerinin görevlerinden birinin; sektörde yer alan üreten, işleyen, dünya pazarlarına arz eden iş insanlarının faaliyetini kolaylaştırmak olduğunu söyledi. İş dünyasının ülkenin gelişimi için çok önemli roller üstlendiğine dikkat çeken Seçer, “Hepimiz Türkiye ekonomisinin ihya olmasını ve Türkiye’nin toplumsal refahının artmasını istiyoruz. Türkiye’nin toplumsal refahının artmasının, Türkiye’nin birçok sosyal problemini de çözecek olan reçetedeki ilaç olduğunu hepimiz biliyoruz. Doğal olarak da iş dünyasının Türkiye’nin sosyal barışında, huzurunda ve ülkemizin dünyada saygın bir konumda olmasında çok önemli katkısı var” dedi.
“Mersin’in kalkınması demek Türkiye’nin kalkınması demektir”
Mersin’in bütün güzelliklerin bir arada yaşandığı, renk cümbüşü bir kent olduğunu dile getiren Seçer, “Mersin’in huzuru demek Türkiye’nin huzuru demektir. Mersin’in kalkınması demek Türkiye’nin kalkınması demektir. Görevimizi bu bilinçle yapmaya çalışıyoruz. Son zamanlarda da Mersin’de çok değerli bir uyumun olduğunu görüyoruz. Bu da hepimizin işini kolaylaştırıyor. Yatırımları daha fazla hızlandırıyor. Valiliğimizin koordinasyonundaki kurumlar ya da yerel yönetimler fark etmeksizin bir arada, hizmetlerimize siyaseti karıştırmayarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu da kente, kentin enerjisine ve sinerjisine yarıyor” diyerek konuşmasını sonlandırdı.
Konuşmaların ardından davetlilere Tamamı bakliyat ürünleri kullanılarak yapılan ve 13 çeşitten oluşan yemek menüsü de konuklara ikram edildi.
Fotoğraf albümüne giderek fotoğraf(lara) yorum yazabilir yada fotoğraf(ları) sosyal medyada paylaşabilirsiniz.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

