Cadı Kazanındaki Mutluluk... Klinik Psikolog Dilara Kutlukaya yazdı

Güncel 08.06.2026 - 08:47, Güncelleme: 08.06.2026 - 08:47
 

Cadı Kazanındaki Mutluluk... Klinik Psikolog Dilara Kutlukaya yazdı

Ajandana yazdığın günlük yapılacaklar, sosyal medyada tükettiğin videolar, arkadaşlarla yapılan birçok toplanma planı… Peki günün sonunda elinde kalan ne?

Farkında mısın? Sürekli mutluluk arayışı içindesin. Ajandana yazdığın günlük yapılacaklar, sosyal medyada tükettiğin videolar, arkadaşlarla yapılan birçok toplanma planı… Peki günün sonunda elinde kalan ne? Sana vaat edildiği kadar mutluluk üretiyor mu bu yaptıkların? Yoksa köşeye sıkışmış, tehlike altında ve kandırılmış mı hissediyorsun? Birçoğumuz gibi.    Görmediğimiz olay kalmadı; 6 Şubat depremi, Bursa’daki yangın, ekonomik kriz ve savaşlar… Bir yanımız bütün bunlara rağmen ‘‘Pes etme!’’ diyerek koşar adım hedeflerini olabildiğince yerine getirirken bir yanımız ‘‘Artık hiçbir şey düzelmeyecek.’’ diyerek çaresizce kıvranıyor. Peki çözüm ne? Tüm bunların içinde yaşamaya nasıl devam edilir? Anlatıyorum dinle; Etiketlerden sıyrıl ve kendini tanı!    Öncelikle yaşadığın dünyanın göründüğü gibi olmadığını kabul ederek başlayacaksın. Sana birçok cümle kuracaklar; kaygılı bağlanıyorsun, narsistsin, anksiyeten var… Bu etiketlerden sıyrılmak için önce kendini tanımalısın. Kendini tanımadan bu dünyayı olduğu gibi göremezsin. Bunun için gerekli adımları atmalısın. Uyarayım herkes için ne yapılmasının gerektiğinin cevabı farklıdır. Kendini sev.    Gelelim ikinci adıma; kendini sevmek. Bunu yapabilir misin? Herkes ‘Evet.’ der. Ama çoğumuz bu konuda başarısız oluruz. Çünkü kendimizi sevmeyi merkeze kendimizi almadan yapmaya çabalarız. Sürekli başkalarının senden daha iyi olduğunu düşünerek kendini sevemezsin. Dur ve kendini dinlemeye cesaret et! Gerçek ihtiyacının peşine düş! Kendini tanımaya ve sevmeye başladığında dünyayı daha net görmeye başlayacaksın. Şimdi bu adımları başardığını varsayarak diğer adıma geçiyorum: Kendini küçük adımlarla tatmin etmek yerine daha büyük ihtiyaçların peşinden gideceksin. Güvenli insan bağlarından söz ediyorum. Yardıma ihtiyaç duyduğunda asgari düzeyde de olsa senin için bir şeyler yapacak insanlar… Bırak sürekli video kaydırmayı, günlük hedeflerin peşinden koşmayı. Artık daha fazlasını hak ediyorsun. Farkında mısın? Anlattığım tüm adımlar birbirini içeriyor. Sanki bir toplama işleminin sağlamasını yapıyor gibiyim.    Diyelim ki güvenli bağlar oluşturacak bir çevren yok. O zaman yeni insanlarla tanışma vakti geldi demektir. Unutma herkes hata yapma hakkına sahiptir. Şimdi doğru yapmak için harekete geçme vakti. Bunun için bir sonraki adımdan yardım alabilirsin. Güveni sokakta tamir et!    Gelelim dördüncü adıma… Hatırlar mısın eskiden birbirimize yolda gülümser, kolay gelsin derdik. Birbirimizle iletişim kurmaktan korkmadığımız, tehlikede hissetmediğimiz zamanlardan bahsediyorum. Evet, şimdi güveni tamir etme vakti. İnsanlarla sebepsizce iletişime girmek yeni insanlar tanımana ve adım adım sağlıklı bağlar kurmana yardımcı olacaktır. Hem gülümsediğinde fark edeceksin ki: karşındaki kişide gülümsemeyi çok özledi. Böylece senin gülümsediğin her insan bir başkasına gülümseyecek ve zincirleme etki yaratmış olacaksın. Bizim adında bile birliği anlatan o kültürümüzü yeniden canlandırma vakti çoktan geldi. Üstelik karşındakine gülümsediğinde hem değerli hissettin hem de değerli hissettirdin.    Nasıl? Adımlar anlaşılır mı? Şimdi bu metni okurken eminim diyorsun ki: Eskidendi bunlar, artık herkes sadece telefona bakıyor, o günler geri gelmez… Dur, bahane üretiyorsun ve kendini kandırıyorsun! Çünkü bu söylediklerin hep önyargı. Bir konuda haklısın: Sorumluluk almadan hiçbir şey değişmeyecek. O zaman neden şimdi başlamıyoruz? Evet, savaşın çıkmasına engel olamazsın ama bu yarını daha güvende hissederek yaşamana engel değil. Evet, ekonomiyi tek başına düzeltemezsin ama bu yarını daha yeterli hissederek yaşamana engel değil. Evet, sorumluluk almak yorucu ama yarın sorumluluk almadığın her bir gün için pişman olacaksın. Unutma: Kolay et cadı kazanında kaynar! Klinik Psikolog Dilara Kutlukaya 
Ajandana yazdığın günlük yapılacaklar, sosyal medyada tükettiğin videolar, arkadaşlarla yapılan birçok toplanma planı… Peki günün sonunda elinde kalan ne?

Farkında mısın? Sürekli mutluluk arayışı içindesin. Ajandana yazdığın günlük yapılacaklar, sosyal medyada tükettiğin videolar, arkadaşlarla yapılan birçok toplanma planı… Peki günün sonunda elinde kalan ne? Sana vaat edildiği kadar mutluluk üretiyor mu bu yaptıkların? Yoksa köşeye sıkışmış, tehlike altında ve kandırılmış mı hissediyorsun? Birçoğumuz gibi.

   Görmediğimiz olay kalmadı; 6 Şubat depremi, Bursa’daki yangın, ekonomik kriz ve savaşlar… Bir yanımız bütün bunlara rağmen ‘‘Pes etme!’’ diyerek koşar adım hedeflerini olabildiğince yerine getirirken bir yanımız ‘‘Artık hiçbir şey düzelmeyecek.’’ diyerek çaresizce kıvranıyor. Peki çözüm ne? Tüm bunların içinde yaşamaya nasıl devam edilir? Anlatıyorum dinle;

  1. Etiketlerden sıyrıl ve kendini tanı!

   Öncelikle yaşadığın dünyanın göründüğü gibi olmadığını kabul ederek başlayacaksın. Sana birçok cümle kuracaklar; kaygılı bağlanıyorsun, narsistsin, anksiyeten var… Bu etiketlerden sıyrılmak için önce kendini tanımalısın. Kendini tanımadan bu dünyayı olduğu gibi göremezsin. Bunun için gerekli adımları atmalısın. Uyarayım herkes için ne yapılmasının gerektiğinin cevabı farklıdır.

  1. Kendini sev.

   Gelelim ikinci adıma; kendini sevmek. Bunu yapabilir misin? Herkes ‘Evet.’ der. Ama çoğumuz bu konuda başarısız oluruz. Çünkü kendimizi sevmeyi merkeze kendimizi almadan yapmaya çabalarız. Sürekli başkalarının senden daha iyi olduğunu düşünerek kendini sevemezsin. Dur ve kendini dinlemeye cesaret et!

  1. Gerçek ihtiyacının peşine düş!

Kendini tanımaya ve sevmeye başladığında dünyayı daha net görmeye başlayacaksın. Şimdi bu adımları başardığını varsayarak diğer adıma geçiyorum: Kendini küçük adımlarla tatmin etmek yerine daha büyük ihtiyaçların peşinden gideceksin. Güvenli insan bağlarından söz ediyorum. Yardıma ihtiyaç duyduğunda asgari düzeyde de olsa senin için bir şeyler yapacak insanlar… Bırak sürekli video kaydırmayı, günlük hedeflerin peşinden koşmayı. Artık daha fazlasını hak ediyorsun. Farkında mısın? Anlattığım tüm adımlar birbirini içeriyor. Sanki bir toplama işleminin sağlamasını yapıyor gibiyim.

   Diyelim ki güvenli bağlar oluşturacak bir çevren yok. O zaman yeni insanlarla tanışma vakti geldi demektir. Unutma herkes hata yapma hakkına sahiptir. Şimdi doğru yapmak için harekete geçme vakti. Bunun için bir sonraki adımdan yardım alabilirsin.

  1. Güveni sokakta tamir et!

   Gelelim dördüncü adıma… Hatırlar mısın eskiden birbirimize yolda gülümser, kolay gelsin derdik. Birbirimizle iletişim kurmaktan korkmadığımız, tehlikede hissetmediğimiz zamanlardan bahsediyorum. Evet, şimdi güveni tamir etme vakti. İnsanlarla sebepsizce iletişime girmek yeni insanlar tanımana ve adım adım sağlıklı bağlar kurmana yardımcı olacaktır. Hem gülümsediğinde fark edeceksin ki: karşındaki kişide gülümsemeyi çok özledi. Böylece senin gülümsediğin her insan bir başkasına gülümseyecek ve zincirleme etki yaratmış olacaksın. Bizim adında bile birliği anlatan o kültürümüzü yeniden canlandırma vakti çoktan geldi. Üstelik karşındakine gülümsediğinde hem değerli hissettin hem de değerli hissettirdin.

   Nasıl? Adımlar anlaşılır mı? Şimdi bu metni okurken eminim diyorsun ki: Eskidendi bunlar, artık herkes sadece telefona bakıyor, o günler geri gelmez… Dur, bahane üretiyorsun ve kendini kandırıyorsun! Çünkü bu söylediklerin hep önyargı. Bir konuda haklısın: Sorumluluk almadan hiçbir şey değişmeyecek. O zaman neden şimdi başlamıyoruz? Evet, savaşın çıkmasına engel olamazsın ama bu yarını daha güvende hissederek yaşamana engel değil. Evet, ekonomiyi tek başına düzeltemezsin ama bu yarını daha yeterli hissederek yaşamana engel değil. Evet, sorumluluk almak yorucu ama yarın sorumluluk almadığın her bir gün için pişman olacaksın. Unutma: Kolay et cadı kazanında kaynar!

Klinik Psikolog Dilara Kutlukaya 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve inovatifhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.