İhracat Şampiyonları ve “Havanda Su Döven” Türkiye…

Güncel 06.07.2026 - 11:25, Güncelleme: 06.07.2026 - 11:25
 

İhracat Şampiyonları ve “Havanda Su Döven” Türkiye…

Türkiye eğer "yükte ağır, pahada hafif" ürün ihracatı sarmalını tersine çevirebilseydi; bugün ihracatın itici gücüyle orta gelir tuzağından çıkmış, refaha koşan bir ülke görünümüne kavuşabilirdi.

En çok ihracat yapan şirketlerin listesini yayınlayıp, buradan kendilerine övünç payeleri çıkarmaya çalışanlara durumu tane tane anlatmaya çalışayım: Türkiye, makro anlamda yapısal değişim ve dönüşümü sağlayamadığı için, ithalata dayalı klasik ürün ihracatıyla aslında olduğu yerde sayıyor... En yüksek ihracatı yapan sektörlerimize bakın; teknoloji ve sanayi bir yana, tarımsal ürünlerde bile ithal girdi oranları hayli yüksek. Son 3 yılın ihracat verileri ve değişim oranları, ülkenin ekonomi yönetiminde nasıl havanda su dövdüğünü yeterince özetliyor: 2023’te 255,6 milyar dolar olan toplam ihracatımız, 2024’te 261,8 milyar dolara, 2025’te ise 273,2 milyar dolara yükselmiş. Ancak 2026’nın ilk çeyreğinin sonunda yıllık bazda 271,2 milyar dolara gerilemiş. Yani, 2024 sonundan itibaren ihracatımız kümülatif olarak sadece %6 civarında bir artış gösterebilmiş... Peki; 1950'de asker gönderip kurtarmaya gittiğimiz Güney Kore ve 1970'te taş üstünde taş kalmamış olan Vietnam, önce eğitimle kalifiye iş gücü yaratarak ve bu güce dayalı teknoloji ağırlıklı üretimle nereden nereye geldi? Geçmiş veriler çok daha çarpıcı uçurumları anlatıyor ama biz bu iki ülkenin son on yıllık performansına bakalım: Vietnam: 2015 yılında ucuz iş gücüne dayalı ayakkabı ve tekstil gibi yoğun emek ürünlerinden oluşan 162 milyar dolarlık bir ihracat yapıyordu. Bugün ise yıllık 475 milyar dolarlık devasa bir ihracat hacmine ulaştı. Üstelik bu ihracatın lokomotifi artık don gömlek dikmek gibi yüklerin yerini yüksek teknoloji ve çip ihracatına bıraktı. Vietnam, on yılda ihracatını yaklaşık 3 katına (2,92 kat) çıkarmayı başardı. Aynı dönemde Türkiye ise yapısal dönüşümü ıskaladığı için, 2015'te 144 milyar dolar olan ihracatını ancak 1,9 kat artışla 273 milyar dolara taşıyabildi. Türkiye eğer "yükte ağır, pahada hafif" ürün ihracatı sarmalını tersine çevirebilseydi; bugün ihracatın itici gücüyle orta gelir tuzağından çıkmış, refaha koşan bir ülke görünümüne kavuşabilirdi. Güney Kore: Sanayi ürünleri ihracatıyla dünya liginde yer kapmaya çalışırken, 1998 Asya Krizi ile sendeleyerek uçurumun eşiğine gelmişti. Sonrasında hızla toparlandı; önce akıllı telefonlar ve çipler, şimdi de yapay zekâ destekli ürünlerle kaybettiği ivmeyi yeniden kazandı. 2023'te küresel tedarik zincirindeki bozulma nedeniyle hafif bir duraksama yaşasa da, Güney Kore 2024, 2025 ve 2026'nın ilk yarısında ihracatta yeniden çift haneli büyümeler yakaladı. 2015'te 526 milyar dolarlık ihracat yapan Güney Kore, 2025 sonu itibarıyla 715 milyar dolarlık bir seviyeye ulaştı. Türkiye açısından asıl dramatik ve sarsıcı gelişmeye burada dikkat çekmekte yarar var: 2015'te Güney Kore, toplam ihracatı içinde %27 olan yüksek teknoloji payını bugün %35'e çıkardı. Vietnam ise yüksek teknolojinin ihracattaki payını %28'den %42'ye fırlattı! Peki, Türkiye bu on yılda ne yaptı? Yüksek teknolojinin ihracattaki payı %3,1’den ancak %3,8 - %4 arası bir yere gelebildi. Bu nispi artışın da neredeyse tamamen büyük devlet teşvikleri verilen savunma sanayisi (İHA, SİHA vb.) kaynaklı olduğunu belirtmek gerekiyor. Geleneksel sivil sanayide ise teknolojik dönüşüm neredeyse sıfır. NATO zirveleri, mutlak butlan tartışmaları ve saraydaki taht kavgalarıyla enerjisini boş yere tüketen bir ülkenin genel tablosunu, bugün de madalyonun diğer yüzünden yansıtmaya çalıştım... Üzgünüm Leyla... Abdullah Ayan, 1 Temmuz 2026 *ülkelerin ihracat seyri (milyar dolar, parantez içindeki rakamlar genel ihracatta ileri teknoloji ihracat oranı   Ülke 2010 2015 2025 Türkiye 114 (1,8) 144 (2,2) 273 (3,2) Vietnam 72 (11,2) 162 (28,5) 475 (42,1) G. Kore 466 (29,8) 526 (24,8) 725 (31,4)     Abdullah Ayan  
Türkiye eğer "yükte ağır, pahada hafif" ürün ihracatı sarmalını tersine çevirebilseydi; bugün ihracatın itici gücüyle orta gelir tuzağından çıkmış, refaha koşan bir ülke görünümüne kavuşabilirdi.

En çok ihracat yapan şirketlerin listesini yayınlayıp, buradan kendilerine övünç payeleri çıkarmaya çalışanlara durumu tane tane anlatmaya çalışayım: Türkiye, makro anlamda yapısal değişim ve dönüşümü sağlayamadığı için, ithalata dayalı klasik ürün ihracatıyla aslında olduğu yerde sayıyor...

En yüksek ihracatı yapan sektörlerimize bakın; teknoloji ve sanayi bir yana, tarımsal ürünlerde bile ithal girdi oranları hayli yüksek.

Son 3 yılın ihracat verileri ve değişim oranları, ülkenin ekonomi yönetiminde nasıl havanda su dövdüğünü yeterince özetliyor:

2023’te 255,6 milyar dolar olan toplam ihracatımız, 2024’te 261,8 milyar dolara, 2025’te ise 273,2 milyar dolara yükselmiş.

Ancak 2026’nın ilk çeyreğinin sonunda yıllık bazda 271,2 milyar dolara gerilemiş. Yani, 2024 sonundan itibaren ihracatımız kümülatif olarak sadece %6 civarında bir artış gösterebilmiş...

Peki; 1950'de asker gönderip kurtarmaya gittiğimiz Güney Kore ve 1970'te taş üstünde taş kalmamış olan Vietnam, önce eğitimle kalifiye iş gücü yaratarak ve bu güce dayalı teknoloji ağırlıklı üretimle nereden nereye geldi?

Geçmiş veriler çok daha çarpıcı uçurumları anlatıyor ama biz bu iki ülkenin son on yıllık performansına bakalım:

Vietnam: 2015 yılında ucuz iş gücüne dayalı ayakkabı ve tekstil gibi yoğun emek ürünlerinden oluşan 162 milyar dolarlık bir ihracat yapıyordu.

Bugün ise yıllık 475 milyar dolarlık devasa bir ihracat hacmine ulaştı. Üstelik bu ihracatın lokomotifi artık don gömlek dikmek gibi yüklerin yerini yüksek teknoloji ve çip ihracatına bıraktı.

Vietnam, on yılda ihracatını yaklaşık 3 katına (2,92 kat) çıkarmayı başardı.

Aynı dönemde Türkiye ise yapısal dönüşümü ıskaladığı için, 2015'te 144 milyar dolar olan ihracatını ancak 1,9 kat artışla 273 milyar dolara taşıyabildi.

Türkiye eğer "yükte ağır, pahada hafif" ürün ihracatı sarmalını tersine çevirebilseydi; bugün ihracatın itici gücüyle orta gelir tuzağından çıkmış, refaha koşan bir ülke görünümüne kavuşabilirdi.

Güney Kore: Sanayi ürünleri ihracatıyla dünya liginde yer kapmaya çalışırken, 1998 Asya Krizi ile sendeleyerek uçurumun eşiğine gelmişti. Sonrasında hızla toparlandı; önce akıllı telefonlar ve çipler, şimdi de yapay zekâ destekli ürünlerle kaybettiği ivmeyi yeniden kazandı.

2023'te küresel tedarik zincirindeki bozulma nedeniyle hafif bir duraksama yaşasa da, Güney Kore 2024, 2025 ve 2026'nın ilk yarısında ihracatta yeniden çift haneli büyümeler yakaladı. 2015'te 526 milyar dolarlık ihracat yapan Güney Kore, 2025 sonu itibarıyla 715 milyar dolarlık bir seviyeye ulaştı.

Türkiye açısından asıl dramatik ve sarsıcı gelişmeye burada dikkat çekmekte yarar var:

2015'te Güney Kore, toplam ihracatı içinde %27 olan yüksek teknoloji payını bugün %35'e çıkardı. Vietnam ise yüksek teknolojinin ihracattaki payını %28'den %42'ye fırlattı!

Peki, Türkiye bu on yılda ne yaptı?

Yüksek teknolojinin ihracattaki payı %3,1’den ancak %3,8 - %4 arası bir yere gelebildi. Bu nispi artışın da neredeyse tamamen büyük devlet teşvikleri verilen savunma sanayisi (İHA, SİHA vb.) kaynaklı olduğunu belirtmek gerekiyor. Geleneksel sivil sanayide ise teknolojik dönüşüm neredeyse sıfır.

NATO zirveleri, mutlak butlan tartışmaları ve saraydaki taht kavgalarıyla enerjisini boş yere tüketen bir ülkenin genel tablosunu, bugün de madalyonun diğer yüzünden yansıtmaya çalıştım...

Üzgünüm Leyla...

Abdullah Ayan, 1 Temmuz 2026

*ülkelerin ihracat seyri (milyar dolar, parantez içindeki rakamlar genel ihracatta ileri teknoloji ihracat oranı
 

Ülke

2010

2015

2025

Türkiye

114 (1,8)

144 (2,2)

273 (3,2)

Vietnam

72 (11,2)

162 (28,5)

475 (42,1)

G. Kore

466 (29,8)

526 (24,8)

725 (31,4)

 

 

Abdullah Ayan

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve inovatifhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.