Mersin Barosu 'Nafakanın Süreyle Sınırlandırılması Sosyal Devlet İlkesinin Açık İhlalidir'

Güncel 08.06.2026 - 20:47, Güncelleme: 08.06.2026 - 20:47
 

Mersin Barosu 'Nafakanın Süreyle Sınırlandırılması Sosyal Devlet İlkesinin Açık İhlalidir'

Mersin Barosu Kadın Hakları Merkezi, Anayasa Mahkemesinin (AYM) süresiz nafakayı iptal etmesi ve iş insanı Rahmi Koç'un, kadının etnik kimliğini aşağılayıcı söylemleri hakkında basın açıklaması gerçekleştirdi.

Mersin Barosu Kadın Hakları Merkezi, Anayasa Mahkemesinin (AYM) süresiz nafakayı iptal etmesi ve iş insanı Rahmi Koç'un, kadının etnik kimliğini aşağılayıcı söylemleri hakkında yaptığı basın açıklamasında, nafakanın süreyle sınırlandırılması tartışmasının sosyal devlet ilkesinin açık ihlali olduğunu belirterek, iş insanı Rahmi Koç’un kamuoyuna fıkra olarak aktarılan sözlerine yönelik, “Ayrımcılık ve cinsiyetçilik mizah değildir” ifadelerini kullandı. “YOKSULLUK NAFAKASI BİR AYRICALIK DEĞİLDİR” Mersin Barosu Başkanı Av. Gazi Özdemir, yönetim kurulu üyeleri ve avukatların katılımıyla Mersin Adliyesi bahçesinde gerçekleşen basın açıklamasında konuşma yapan Mersin Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Av. Gülce Dida Çavdar, yoksulluk nafakasının süresizliğine ilişkin tartışmaların ve Anayasa Mahkemesi sürecinin, kadınların yaşam hakkı ile doğrudan bağlantılı bir eşitlik meselesi olduğunu belirterek, “Yoksulluk nafakası bir ayrıcalık değildir. Boşanma sonrası kadınların sistematik olarak maruz bırakıldığı ekonomik eşitsizliğin, işgücü piyasasındaki ayrımcılığın ve ücretsiz bakım emeğinin kadınlara yüklenmesinin doğrudan sonucudur. Bugün Türkiye’de kadınlar, eşit işe eşit ücret alamamakta, istihdama erişimde engellerle karşılaşmakta ve yaşamlarını büyük ölçüde güvencesiz bir zeminde sürdürmektedir. Bu gerçeklik ortadayken nafakanın süreyle sınırlandırılması tartışması, kadınları boşanma sonrasında yoksulluğa mahkûm eden bir yaklaşımın yasal zemine taşınması anlamına gelmektedir. Bu, sosyal devlet ilkesinin açık ihlalidir. Bu, toplumsal cinsiyet eşitliğinin inkârıdır. Bu, kadınların ekonomik yaşam hakkının geriye götürülmesidir” diye konuştu. “CİNSİYETÇİ, AŞAĞILAYICI VE AYRIMCI HER TÜRLÜ SÖYLEME KARŞI MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ” Koç Holding Onursal Başkanı Rahmi Koç’un kamuoyuna yansıyan ve fıkra olarak aktarılan sözlerinin, kadınları ve etnik kimlikleri hedef alan, açık biçimde ayrımcı kalıp yargılarını yeniden üreten bir içerik taşıdığını belirten Çavdar, “Bu tür ifadelerin mizah veya espri olarak sunulması kabul edilemez. Çünkü ayrımcılık ve cinsiyetçilik mizah değildir. Bugün kadınların uğradığı şiddetin, ayrımcılığın ve eşitsizliğin arkasında tam da bu dil vardır: küçümseyen, nesneleştiren ve meşrulaştıran söylem düzeni. Biz biliyoruz ki; ayrımcı dil, şiddetin ön basamağıdır ve bu dil cezasız kaldıkça, eşitsizlik derinleşmeye devam eder. Bu nedenle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan süreci yalnızca hukuki bir süreç olarak değil, toplumsal eşitlik mücadelesinin bir parçası olarak görüyoruz ve sonuna kadar takipçisi olacağız. Mersin Barosu Kadın Hakları Merkezi olarak; Kadınların kazanılmış hiçbir hakkının tartışma konusu yapılmasına izin vermeyeceğimizi, kadınları yoksulluğa iten ekonomik düzenlemelere karşı susmayacağımızı, cinsiyetçi, aşağılayıcı ve ayrımcı her türlü söyleme karşı her zeminde mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyunun bilgisine sunarız” şeklinde konuştu.  
Mersin Barosu Kadın Hakları Merkezi, Anayasa Mahkemesinin (AYM) süresiz nafakayı iptal etmesi ve iş insanı Rahmi Koç'un, kadının etnik kimliğini aşağılayıcı söylemleri hakkında basın açıklaması gerçekleştirdi.

Mersin Barosu Kadın Hakları Merkezi, Anayasa Mahkemesinin (AYM) süresiz nafakayı iptal etmesi ve iş insanı Rahmi Koç'un, kadının etnik kimliğini aşağılayıcı söylemleri hakkında yaptığı basın açıklamasında, nafakanın süreyle sınırlandırılması tartışmasının sosyal devlet ilkesinin açık ihlali olduğunu belirterek, iş insanı Rahmi Koç’un kamuoyuna fıkra olarak aktarılan sözlerine yönelik, “Ayrımcılık ve cinsiyetçilik mizah değildir” ifadelerini kullandı.

“YOKSULLUK NAFAKASI BİR AYRICALIK DEĞİLDİR”

Mersin Barosu Başkanı Av. Gazi Özdemir, yönetim kurulu üyeleri ve avukatların katılımıyla Mersin Adliyesi bahçesinde gerçekleşen basın açıklamasında konuşma yapan Mersin Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Av. Gülce Dida Çavdar, yoksulluk nafakasının süresizliğine ilişkin tartışmaların ve Anayasa Mahkemesi sürecinin, kadınların yaşam hakkı ile doğrudan bağlantılı bir eşitlik meselesi olduğunu belirterek, “Yoksulluk nafakası bir ayrıcalık değildir. Boşanma sonrası kadınların sistematik olarak maruz bırakıldığı ekonomik eşitsizliğin, işgücü piyasasındaki ayrımcılığın ve ücretsiz bakım emeğinin kadınlara yüklenmesinin doğrudan sonucudur. Bugün Türkiye’de kadınlar, eşit işe eşit ücret alamamakta, istihdama erişimde engellerle karşılaşmakta ve yaşamlarını büyük ölçüde güvencesiz bir zeminde sürdürmektedir.

Bu gerçeklik ortadayken nafakanın süreyle sınırlandırılması tartışması, kadınları boşanma sonrasında yoksulluğa mahkûm eden bir yaklaşımın yasal zemine taşınması anlamına gelmektedir. Bu, sosyal devlet ilkesinin açık ihlalidir. Bu, toplumsal cinsiyet eşitliğinin inkârıdır. Bu, kadınların ekonomik yaşam hakkının geriye götürülmesidir” diye konuştu.

“CİNSİYETÇİ, AŞAĞILAYICI VE AYRIMCI HER TÜRLÜ SÖYLEME KARŞI MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”

Koç Holding Onursal Başkanı Rahmi Koç’un kamuoyuna yansıyan ve fıkra olarak aktarılan sözlerinin, kadınları ve etnik kimlikleri hedef alan, açık biçimde ayrımcı kalıp yargılarını yeniden üreten bir içerik taşıdığını belirten Çavdar, “Bu tür ifadelerin mizah veya espri olarak sunulması kabul edilemez. Çünkü ayrımcılık ve cinsiyetçilik mizah değildir. Bugün kadınların uğradığı şiddetin, ayrımcılığın ve eşitsizliğin arkasında tam da bu dil vardır: küçümseyen, nesneleştiren ve meşrulaştıran söylem düzeni.

Biz biliyoruz ki; ayrımcı dil, şiddetin ön basamağıdır ve bu dil cezasız kaldıkça, eşitsizlik derinleşmeye devam eder. Bu nedenle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan süreci yalnızca hukuki bir süreç olarak değil, toplumsal eşitlik mücadelesinin bir parçası olarak görüyoruz ve sonuna kadar takipçisi olacağız.

Mersin Barosu Kadın Hakları Merkezi olarak; Kadınların kazanılmış hiçbir hakkının tartışma konusu yapılmasına izin vermeyeceğimizi, kadınları yoksulluğa iten ekonomik düzenlemelere karşı susmayacağımızı, cinsiyetçi, aşağılayıcı ve ayrımcı her türlü söyleme karşı her zeminde mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyunun bilgisine sunarız” şeklinde konuştu.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve inovatifhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.