Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir 'Bakliyat, Geleceğin Gıdasıdır'
Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir 'Bakliyat, Geleceğin Gıdasıdır'
Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, Tarım Gıda Zirvesi – AgroFood Summit 2026’da bakliyat sektörünün geleceğine ilişkin önemli mesajlar verdi.
Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, Tarım Gıda Zirvesi – AgroFood Summit 2026’da bakliyat sektörünün geleceğine ilişkin önemli mesajlar verdi.
Dünya nüfusunun artması, iklim değişikliği ve tarımsal kaynakların giderek değer kazanmasının bakliyatın stratejik önemini artırdığını belirten Özdemir, “Daha fazla üretmeliyiz. Daha verimli üretmeliyiz. Ve daha fazla bakliyat tüketmeliyiz” dedi.
Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, Tarım Gıda Zirvesi – AgroFood Summit 2026’da yaptığı konuşmada, dünya tarımının ve gıda sektörünün önündeki temel sorunlara dikkat çekerek bakliyatın geleceğin gıda sistemindeki stratejik rolünü değerlendirdi.
Dünya nüfusunun arttığını, iklimin değiştiğini ve tarımsal kaynakların giderek daha değerli hâle geldiğini ifade eden Özdemir, bakliyatın yalnızca bir tarım ürünü olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Özdemir, “Böyle bir dönemde bakliyat; yalnızca bir tarım ürünü değil, gıda güvenliği, sağlıklı beslenme ve sürdürülebilir tarım açısından stratejik bir üründür. Hem insan hem de toprak ve çevre için sayısız faydası vardır” dedi.
“Daha yüksek verimlilikle daha fazla üretmek zorundayız”
Sektörün geleceği açısından özellikle beş konuya dikkat çeken Özdemir, ilk başlığın verimlilik olduğunu belirtti.
Önümüzdeki yıllarda daha fazla bakliyata ihtiyaç duyulacağını ancak tarım alanlarının aynı ölçüde artırılmasının mümkün olmadığını ifade eden Özdemir, önümüzdeki on yılda üretimin yüzde 14 artmasının, ekili alanlardaki artışın ise yüzde 6’da kalmasının öngörüldüğünü söyledi.
Özdemir, “Bu nedenle daha yüksek verimlilikle daha fazla üretmek zorundayız” ifadelerini kullandı.
“Bakliyatın üretim politikalarında daha güçlü bir yeri olmalı”
İkinci önemli başlığın üretimin desteklenmesi olduğunu belirten Özdemir, dünya bakliyat üretiminin arttığını ancak bu artışın tahıl ve yağlı tohumlar gibi ürün gruplarının gerisinde kaldığını kaydetti.
Bakliyatın üretim politikalarında ve tarımsal desteklerde daha güçlü bir yere sahip olması gerektiğini vurgulayan Özdemir, Türkiye’de bakliyata verilen desteklerin uzun yıllar boyunca hububat ve yağlı tohumların gerisinde kaldığını ifade etti.
Mersin Ticaret Borsası olarak bu konuda yürüttükleri çalışmaların olumlu sonuç verdiğini belirten Özdemir, 2027 yılı için ürün bazında yapılan yüzde 50-75 bandındaki destek artışıyla bakliyatın diğer stratejik ürünlerle rekabet edebilecek seviyeye ulaştığını söyledi.
Özdemir, “Türkiye’deki bu olumlu adımın dünya geneline yayılmasını temenni ediyorum” dedi.
“Bakliyatın geleceğini teknoloji ve inovasyonla inşa edebiliriz”
Konuşmasının üçüncü başlığını Ar-Ge ve teknoloji olarak açıklayan Özdemir, tarımsal Ar-Ge yatırımlarının tarımsal hasılaya oranının azaldığına dikkat çekti.
Bakliyatta iklime dayanıklı yeni çeşitlere, modern sulama sistemlerine ve üreticilerin teknolojiye daha kolay erişmesine ihtiyaç olduğunu belirten Özdemir, şunları söyledi:
“Bakliyatın geleceğini sadece daha fazla ekimle değil, bilgi, teknoloji ve inovasyonla inşa edebiliriz. Bu doğrultuda, Ar-Ge yatırımlarını artırmak zorundayız.”
Asya ve Afrika’ya dikkat çekti
Özdemir’in üzerinde durduğu dördüncü konu ise düşük-orta gelirli ülkelerde üretimin desteklenmesi oldu.
Bakliyat üretimindeki artışın önemli bir bölümünün özellikle Asya ve Afrika’da yer alan düşük-orta gelirli ülkelerden gelmesinin öngörüldüğünü belirten Özdemir, bu ülkelerde verimlilik ve tarımsal altyapının hâlâ yeterli düzeyde olmadığını söyledi.
Sulama, depolama ve işleme imkânlarının geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Özdemir, özellikle küçük üreticilerin teknolojiye erişiminin artırılması gerektiğine dikkat çekti.
“Değişen tüketim alışkanlıkları bakliyatın önemini artırıyor”
Beşinci başlığın ise değişen tüketim alışkanlıkları olduğunu belirten Özdemir, sağlıklı ve sürdürülebilir beslenmeye yönelik ilginin her geçen gün arttığını söyledi.
Bitkisel proteinlere olan talebin bakliyatı gıda sanayinin en önemli hammaddelerinden biri hâline getirdiğini ifade eden Özdemir, tüketime hazır, katma değeri yüksek ve inovatif ürünlerle bakliyat tüketiminin yaygınlaştırılması gerektiğini kaydetti.
Bugün bakliyatın “superfood”, “functional food” ve “smart food” gibi kavramlarla tanımlandığını belirten Özdemir, konuşmasının temel mesajını ise şu sözlerle özetledi:
“Aslında bütün bu kavramların bize söylediği ve benim de konuşmamın temel özeti şudur. Bakliyat, geleceğin gıdasıdır.”
“Hedefimiz açık: Daha fazla üretim, daha yüksek verimlilik, daha fazla tüketim”
Abdullah Özdemir, bakliyat sektörünün geleceği açısından hedefin açık olduğunu belirterek konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Daha fazla üretmeliyiz.
Daha verimli üretmeliyiz.
Ve daha fazla bakliyat tüketmeliyiz.”
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
