Vahap Seçer, Yerel Yönetimden Genel Siyasete…
Vahap Seçer, Yerel Yönetimden Genel Siyasete…
Vahap Seçer'in mevcut siyasi birikimi, Mersin’de oluşturduğu toplumsal karşılık, CHP içerisindeki ağırlığı ve farklı toplumsal kesimlerle kurduğu iletişim, onun bu potansiyele sahip olduğunu göstermektedir.
Vahap Seçer'in mevcut siyasi birikimi, Mersin’de oluşturduğu toplumsal karşılık, CHP içerisindeki ağırlığı ve farklı toplumsal kesimlerle kurduğu iletişim, onun bu potansiyele sahip olduğunu göstermektedir.
Bir siyasetçiyi değerlendirmek için yalnızca bulunduğu makama, aldığı oy oranına veya yaptığı açıklamalara bakmak yeterli değildir. Asıl değerlendirme; siyasi geçmişi, yönetim anlayışı, krizler karşısındaki tutumu, farklı toplumsal kesimlerle kurduğu ilişki, partisinin temel değerleriyle kurduğu bağ ve kamu görevini nasıl yorumladığı üzerinden yapılmalıdır.
Vahap Seçer ’in Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı sürecine bu çerçeveden bakıldığında, onu yalnızca yerel yönetim alanında başarılı bir belediye başkanı olarak değerlendirmek eksik kalır. Seçer ’in siyasi deneyimi, Mersin’de oluşturduğu yönetim pratiği ve farklı toplumsal kesimlerle kurduğu ilişki, onun Türkiye siyasetinde daha geniş bir sorumluluk üstlenebilecek siyasi aktörlerden biri olarak değerlendirilmesini mümkün kılmaktadır.
“Kardeş Göçerler 2. Yörük Etkinliği” bu açıdan yalnızca kültürel bir etkinlik olarak görülmemelidir. Etkinliğe CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun katılması ve Vahap Seçer’le birlikte yurttaşlarla buluşması, aynı zamanda CHP’nin yerel yönetim anlayışı ve Mersin siyasetinin parti açısından taşıdığı önem bakımından da dikkate değer bir tablo ortaya koymuştur.
Kılıçdaroğlu’nun Seçer’e yönelik ilgisi ve yakınlığı, uzun süredir kamuoyunda gözlenen siyasi ilişkinin bir parçasıdır. Bu ilişkinin yalnızca kişisel bir yakınlık üzerinden değil, Seçer ‘in Mersin’de ortaya koyduğu siyasi ve yönetsel performans üzerinden değerlendirilmesi gerekir.
Çünkü bir siyasi parti açısından büyükşehir belediyeleri, yalnızca yerel hizmet üreten kurumlar değildir. Aynı zamanda partinin toplumla kurduğu ilişkinin, yönetim anlayışının ve iktidar iddiasının sahadaki en önemli göstergesidir.
Vahap Seçer ‘in Mersin’deki yönetim anlayışının temel unsurlarından biri, hizmetlerde ayrımcılıktan uzak durma iddiasıdır. Yörük, Kürt, Arap, Çerkez, Boşnak, Alevi, Sünni ayrımı yapmadan bütün yurttaşlara eşit hizmet götürme yaklaşımı, Mersin’in toplumsal yapısı dikkate alındığında özel bir anlam taşımaktadır.
Seçer ‘in belediyecilik anlayışında öne çıkan eşitlik vurgusu bu nedenle önemlidir.
Bir belediye başkanının siyasi kimliği olabilir. Hatta olması da demokratik siyasetin doğal sonucudur. Ancak belediye hizmetinin ölçüsü siyasi kimlik olmamalıdır. Seçim dönemi sona erdiğinde belediye başkanının sorumluluğu bütün yurttaşları kapsamaktadır.
Seçer ‘in siyaset anlayışında dikkat çeken noktalardan biri, CHP kimliğini açık biçimde sahiplenirken belediye başkanlığını yalnızca CHP seçmenine yönelik bir yönetim alanına dönüştürmemesidir. Bu iki alan arasındaki farkı gözetebilmek, yerel yönetim açısından önemli bir siyasi ve idari olgunluk gerektirir.
Bu durum aynı zamanda CHP’nin tarihsel kimliği açısından da önemlidir.
CHP’nin halkçılık, sosyal adalet, eşit yurttaşlık ve kamu yararı gibi temel değerlerinin yerel yönetimlerde karşılığını bulması, partinin Türkiye siyasetindeki iddiası açısından önem taşımaktadır. Seçer ‘in Mersin’deki uygulamaları ve söylemleri de bu değerlerin belediyecilik alanındaki karşılığını oluşturma çabasıdır.
Özellikle kırsal bölgelerde yaşayan üreticilere verilen destekler, kadın üreticilerin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar, hayvancılık ve arıcılık faaliyetlerine yönelik destekler, göçerlerin yaylalardaki temel ihtiyaçlarına yönelik hizmetler ve sosyal belediyecilik uygulamaları, belediyeciliğin yalnızca kent merkezine yönelik olmadığını göstermektedir.
Bu yaklaşımın arkasında yalnızca hizmet anlayışı değil, aynı zamanda siyasi bir strateji de bulunmaktadır.
Vahap Seçer ’in uzun siyasi geçmişi, ona siyasetin farklı dönemlerini değerlendirme ve değişen toplumsal koşullara göre politika geliştirme deneyimi kazandırmıştır. Siyasette deneyim yalnızca uzun süre görev yapmak anlamına gelmez. Deneyim, hangi meselelerin öncelikli olduğunu görebilmek, farklı toplumsal kesimlerle ilişki kurabilmek, siyasi rekabet ile kamu hizmeti arasındaki sınırı koruyabilmek ve gerektiğinde siyasi maliyetleri göze alarak doğru bildiği politikaların arkasında durabilmektir.
Seçer’in siyasi çizgisinde bu özelliklerin önemli ölçüde bulunduğu görülmektedir.
Onu dikkat çekici kılan bir diğer unsur da stratejik düşünme kapasitesidir. Mersin gibi siyasi ve toplumsal dengeleri oldukça karmaşık bir kentte geniş bir toplumsal tabana hitap edebilmek, yalnızca siyasi parti örgütlerinin desteğiyle açıklanamaz. Burada belediye yönetiminin başarısı, toplumsal iletişim, siyasi öngörü ve doğru zamanda doğru mesajı verebilme becerisi birlikte değerlendirilmelidir.
Kemal Kılıçdaroğlu ile Vahap Seçer arasındaki siyasi yakınlık da bu çerçevede ele alınmalıdır.
Kılıçdaroğlu’nun Seçer’e yönelik ilgisi, Seçer ‘in Mersin’deki siyasi ve yönetsel kapasitesine duyulan güvenin bir göstergesi olarak yorumlanması da çok önemlidir. Özellikle CHP’nin yerel yönetimler üzerinden Türkiye genelinde güç kazanma stratejisinde, büyükşehir belediye başkanlarının siyasi ağırlığı giderek daha fazla önem kazanmıştır.
Vahap Seçer’e yönelik olarak Yeni Parti içinden dile getirilen olumlu değerlendirmeler de bu açıdan önem taşımaktadır. Bu ilgi, yalnızca kişisel bir sempati olarak değil, Seçer ‘in Mersin’de ortaya koyduğu belediyecilik anlayışının ve siyasal kapasitesinin farklı siyasi çevrelerde de karşılık bulduğunun işareti olarak değerlendirilmektedir.
Bu nedenle başarılı bir belediye başkanının sahip olduğu yönetim deneyimi, genel siyaset açısından önemli bir birikimdir.
Vahap Seçer ‘in önümüzdeki dönemde Türkiye siyasetinde daha önemli bir aktör olup olmayacağını bugünden kesin biçimde öngörmek mümkün değildir. Ancak mevcut siyasi birikimi, Mersin’de oluşturduğu toplumsal karşılık, CHP içerisindeki ağırlığı ve farklı toplumsal kesimlerle kurduğu iletişim, onun bu potansiyele sahip olduğunu göstermektedir.
Burada önemli olan, gelecekte hangi makama talip olacağından çok, Türkiye siyasetine hangi yönetim anlayışını taşıyabileceğidir.
Seçer ‘in Mersin deneyiminin Türkiye siyasetine taşıyabileceği en önemli unsur, farklılıklarla birlikte yönetme tecrübesidir.
Türkiye'nin toplumsal yapısı da Mersin gibi çok kimlikli ve çok kültürlüdür. Bu nedenle Mersin’de farklı toplumsal gruplar arasında kurulan dengeli ilişki, Türkiye ölçeğinde de anlam taşıyabilecek bir yönetim deneyimidir.
Vahap Seçer ‘in siyasetini değerlendirirken üzerinde durulması gereken bir başka konu da ilkeli davranma konusundaki tutumudur.
Siyasette ilke sahibi olmak, her konuda aynı düşünceyi savunmak anlamına gelmez. Asıl tutarlılık, siyasi koşullar değiştiğinde temel değerlerden vazgeçmemektir.
Seçer ‘in CHP kimliğine sahip çıkması, ancak bu kimliği belediye hizmetlerinin önüne koymaması, bu açıdan dikkat çekici bir özelliktir.
CHP’li olmak ile yalnızca CHP’lilere hizmet etmek arasında büyük bir fark vardır. Sosyal demokrat belediyecilik anlayışının temelinde de zaten bu ayrım bulunmaktadır. Belediye, belirli bir siyasi grubun değil, bütün yurttaşların ortak kurumudur.
Seçer ‘in “herkese eşit hizmet” vurgusu, bu nedenle siyasi bir söylemin ötesindedir. Aynı zamanda kamu yönetimine ilişkin bir anlayıştır. Bu anlayışın Mersin’de karşılık bulması, Seçer ‘in siyasi geleceği açısından da önemlidir.
Çünkü genel siyasette etkili olabilmenin yolu, yalnızca kendi siyasi tabanınızı birleştirmekten geçmez. Farklı siyasi görüşlerden insanlarla konuşabilmek, onların kaygılarını anlayabilmek ve ortak bir gelecek fikri oluşturabilmek gerekir.
Seçer ‘in Mersin’deki siyasi pratiği, bu açıdan değerlendirilmesi gereken bir örnektir. Bugün Vahap Seçer ‘in Türkiye siyasetindeki geleceği üzerine değerlendirme yapılırken iki farklı gerçeği birbirinden ayırmak gerekir.
Birincisi, Seçer ‘in bugün sahip olduğu siyasi ve yönetsel konumdur. İkincisi ise bu konumun gelecekte oluşturabileceği siyasi potansiyeldir. Birincisi somuttur; ikincisi ise siyasi gelişmelere bağlıdır.
Ancak siyaset zaten büyük ölçüde bu potansiyeller üzerinden şekillenir. Bir siyasetçinin gelecekte hangi konumda olacağını yalnızca bugünkü görevi belirlemez. Onun siyasi kapasitesi, toplumsal karşılığı, parti içerisindeki ilişkileri, kamuoyu algısı ve kriz dönemlerinde gösterdiği performans da belirleyici olur. Vahap Seçer açısından bakıldığında bu unsurların mevcut olduğu görülmektedir.
Bu nedenle onu yalnızca “Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı” kimliğiyle değerlendirmek, siyasi profilinin tamamını açıklamaya yetmez.
Seçer, Mersin’de yerel yönetim pratiği içerisinde kendisini sınamış, siyasi deneyimini yönetim tecrübesiyle birleştirmiş ve farklı toplumsal kesimlerle ilişki kurabilmiş bir siyasetçidir. Kemal Kılıçdaroğlu ile kurduğu siyasi yakınlık da bu birikimin parti içerisindeki karşılığının önemli göstergesidir.
Seçer ‘in Butlan kararına net tepki göstermesi ve partinin bölünmemesi için göstermesi olduğu çaba önemli bir siyasi olgunluk ve tutarlılıktır.
Ancak Seçer ‘in gelecekteki siyasi ağırlığını belirleyecek olan asıl unsur, başka siyasetçilerin ona duyduğu yakınlıktan çok, kendi siyasi kapasitesini ve Mersin’de ortaya koyduğu yönetim anlayışını Türkiye ölçeğinde nasıl değerlendireceğidir.
CHP kimliğine bağlılığı, sosyal demokrat belediyecilik anlayışı, hizmetlerde eşitlik vurgusu, farklı toplumsal kesimlerle kurduğu ilişki ve siyasi deneyimi, onu CHP içerisinde ve Türkiye siyasetinde dikkate değer bir aktör haline getirmektedir.
Türkiye siyaseti yeni arayışların, yeni aktörlerin ve yeni siyasal dengelerin ortaya çıktığı bir dönemden geçmektedir. Böyle dönemlerde yerel yönetimlerde kendisini kanıtlamış, toplumsal farklılıkları yönetme deneyimine sahip, siyasi kimliğini korurken geniş toplum kesimleriyle ilişki kurabilen siyasetçilerin önemi göz ardı edilemez.
Vahap Seçer de bu isimlerin başında gelmektedir. Onun siyasi geleceği elbette zaman içerisinde şekillenecektir. Fakat bugünden görülebilen gerçek şudur:
Vahap Seçer, Mersin’deki belediye başkanlığı deneyimini yalnızca yerel bir başarı olarak bırakmayacak; eğer bu birikimi Türkiye ölçeğinde siyasal bir perspektife dönüştürebilirse, CHP’nin ve Türkiye siyasetinin geleceğinde daha etkili bir aktör olma potansiyelini taşıyan siyasetçilerden biri olacaktır.
Bu nedenle Seçer’i yalnızca bugün bulunduğu makam üzerinden değil, sahip olduğu siyasi deneyim, yönetim anlayışı, toplumsal karşılığı ve geleceğe dönük siyasi kapasitesi üzerinden değerlendirmek gerekir.
SEDAT YILMAZ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
