Yapay Zekâ; Şişeden Çıkan Cin ve Demokrasileri Tehdit Eden Dijital Tiranlık…

Güncel 17.09.2026 - 09:58, Güncelleme: 17.09.2026 - 09:58 182 kez okundu.
 

Yapay Zekâ; Şişeden Çıkan Cin ve Demokrasileri Tehdit Eden Dijital Tiranlık…

İnsanlık kendisini yok etmeye yaklaşan Frankenstein’ e karşı eli kolu bağlı süreci izlerken, önlem alması gereken Demokrasi güçleri süreç karşısında ne yapacak?

ABD’ nin İran’ a saldırısıyla başlayan ve küresel petrol kriziyle bambaşka bir evreye geçen Dünya son günlerde oldukça karmaşık bir o kadar da insanlığın geleceğini yaşamsal anlamda etkileyecek bir tartışmayı izlemeye çalışıyor… Konu Yapay zekâ ve bu alandaki inanılmaz boyutlara varan hızlı gelişim… Süreç bir yanıyla insanlık tarihinin en büyük dönüşümlerinden birini beraberinde getirirken, diğer yüzüyle devasa varoluşsal ve sosyo-politik riskleri de gündeme taşıyor. “Yapay Zekanın Vaftiz Babası” kabul edilen ve Derin öğrenmenin öncülerinden, 2024 Nobel Fizik Ödülü sahibi olan Geoffrey Hinton 2023’te beklenmedik biçimde Google’dan ayrılmaya karar verdi ve ardından riskler hakkında özgür biçimde konuşmaya başladı. Hinton’ a göre yapay zekânın kontrolü ele geçirme ve insanlığı yok etme riski eğer gerekli düzenlemeler hızla hayata geçirilmezse yüzde 50 olabilecek; bu nedenle geliştirmenin yavaşlatılması veya durdurulması gerekiyor… :Sadece Hinton değil, Turing Ödülü sahibi, dünyanın en çok atıf alan bilgisayar bilimcilerinden Yoshua Bengio’ da yapay zekanın manipülasyon, siber saldırı ve uzun vadeli planlama yeteneklerinin insan çıkarlarına karşı kullanılabileceği konusunda yetkilileri uyarıyor… Geliştirdiği YZ bugüne kadar en güvenli kabul edilen sistemlerin ne kadar da zayıf olduğunu ortaya çıkan Anthropic şirketinin önemli araştırmacısı Jacob Coxon istifa ettikten sonra geliştirdikleri yapay zekânın yalnızca bir araç değil, insan kontrolünden çıkabilecek özerk bir "teknolojik canavar" a dönüştüğüne dikkat çekiyor… Bu konuda görüşlerini açıklayan ikiyüzlüler de yok değil… Elon Musk gibi geçmişte yapay zekâyı "nükleer silahlardan daha tehlikeli" ve "şeytanı çağırmak" olarak nitelendirirken, Trump’ ın koltuğa geçmesiyle sektöre dalıp milyarlarca dolarlık yatırımlar yapmaya başlayan birinin eleştirilere sert tepkilerle karşı çıkması çıkarların kaygıları yok etmesine iyi bir örnek… YZ alanında trilyon dolarlık yatırımlar yapan (NVidea bugün 5,5 trilyon piyasa değerine ulaşmış bulunuyor) şirketler en azından frene basıp gelinen noktada soluklanma, durum değerlendirmesi yapmayı önerirken, ABD başkanı Trump’ ın ‘durmak yok, yola devam’ görüşüyle, YZ şirket yönetici/patronlarını arayıp tehdide varan ifadelerle durmamaları yönünde uyarması sürecin nasıl kırılmalara gebe olduğunu göstermesi bakımından dikkat çekici… Sessiz ve derinden ilerleyen Çin ise ABD’ li şirketlerin yavaşlamasını fırsata çevirip, arayı kapatma hatta öne çıkma derdinde… Gerekli düzenlemeler yapılmaz ve bu haliyle kontrol altına alınmazsa İnsanlığın başına büyük çoraplar örmeye aday Yapay zekânın kontrolden çıkması; istihdam, yargı bağımsızlığı, seçim güvenliği ve eğitim sistemleri üzerinde geri dönülemez tahribatlar yaratacak gibi duruyor… Google ve Facebook (Meta) gibi teknoloji devleri, kullanıcı verilerini işleme ve gizlilik politikalarında "ya hepsi ya hiçbir şey" dayatmasıyla bugüne kadar ‘kendisini üretici sanan gerçekte tüketiciden öte görmediği bireyleri köşeye sıkıştırmakta, veri gizliliği talepleri, geçmiş sohbetlerin tamamen silinmesi gibi cezalandırıcı uygulamalar yıllar süren oyunu bambaşka bir safhaya taşımakta…   Daha da önemlisi gittikçe gün yüzüne çıkan ve son olarak Almanya’ daki faşist AfD gibi partilere Elon Musk’ ın maddi ve teknolojik katkılarla destek veren modeldeki Sermaye ve Aşırı Sağ İttifakı… Teknoloji oligarkları ile siyasi oluşumlar arasındaki stratejik bağlar gittikçe derinleşmekte, Kripto para milyarderlerinin ve teknoloji devlerinin aşırılıkçı siyasi partilere aktardığı devasa finansal kaynaklar, toplumsal mühendisliği kolaylaştırırken, zaten açmazda olan demokrasileri gittikçe zehirlemekte… Görünmez Sansür yanında algoritmalara bağlanmış hukuk anlayışı bugün pek çok çarpıcı örnekle birilerinin hoşlanmadığı fikirleri ezme mekanizmalarına dönüşmekte ifade edilen görüşler bağlamından koparılarak algoritmalar tarafından ağır yaptırımlara gerekçe gösterilebilmekte ve reva görülen cezai tedbirlere karşı bireylerin itiraz edebileceği hukuki hiç bir merci bulunmamakta… Sosyal Medya platformlarının nasıl otosansür mekanizmaları kurduklarına ilişkin kendi başımdan geçen çarpıcı iki olay yeterince fikir verecek diye düşünüyorum… Geçtiğimiz yıllarda 2. Dünya Savaşı ile ilgili bir analizde Hitler adı geçti diye beni cezalandıran platforma derdimi uzun yazışmalara rağmen anlatamadım. İkinci vakayı geçen yıl yaşadım; Hamas örgütü içinde yer alan liderlerden birinin adının geçtiği paylaşımım sonrası yine blokajla karşılaştım.. Oysa isim hakkında olumlu olumsuz hiçbir değerlendirmede bulunmamış, ismin yönetime getirildiğine dair habere yer vermiştim… Bugün gördüğümüz şudur: Yapay zekâ ve Büyük Teknoloji şirketleri birleşerek hukuki denetimden uzak Devletler içinde özerk "gözetim devleti" statüsüne kavuşurken, Batı demokrasileri gelmekte olan hayati tehlikeyi görmezden gelmekte, şaşılacak biçimde hatta aymazlığa varan yavaş ve yetersiz tepkiler vermekte. Tüm insanlığı tehdit eden yanı ise ‘şişeden çıkan cin’, artık birinin onu serbest bırakmasına ihtiyaç duymadan kendi kararlarını alma noktasına hızla ilerliyor. Tekellerin kırılması, katı gizlilik yasalarının uygulanması ve yapay zekanın küresel standartlarla denetim altına alınması, insanlığın geleceğini korumak adına ertelenemez bir zorunluluk olarak duruyor… Can alıcı soru ise şu: İnsanlık kendisini yok etmeye yaklaşan Frankenstein’ e karşı eli kolu bağlı süreci izlerken, önlem alması gereken Demokrasi güçleri süreç karşısında ne yapacak? Nefes kesen Amouk koşusunu kimler, nerede ve nasıl durduracak? Abdullah Ayan
İnsanlık kendisini yok etmeye yaklaşan Frankenstein’ e karşı eli kolu bağlı süreci izlerken, önlem alması gereken Demokrasi güçleri süreç karşısında ne yapacak?

ABD’ nin İran’ a saldırısıyla başlayan ve küresel petrol kriziyle bambaşka bir evreye geçen Dünya son günlerde oldukça karmaşık bir o kadar da insanlığın geleceğini yaşamsal anlamda etkileyecek bir tartışmayı izlemeye çalışıyor…

Konu Yapay zekâ ve bu alandaki inanılmaz boyutlara varan hızlı gelişim…

Süreç bir yanıyla insanlık tarihinin en büyük dönüşümlerinden birini beraberinde getirirken, diğer yüzüyle devasa varoluşsal ve sosyo-politik riskleri de gündeme taşıyor.

“Yapay Zekanın Vaftiz Babası” kabul edilen ve Derin öğrenmenin öncülerinden, 2024 Nobel Fizik Ödülü sahibi olan Geoffrey Hinton 2023’te beklenmedik biçimde Google’dan ayrılmaya karar verdi ve ardından riskler hakkında özgür biçimde konuşmaya başladı.

Hinton’ a göre yapay zekânın kontrolü ele geçirme ve insanlığı yok etme riski eğer gerekli düzenlemeler hızla hayata geçirilmezse yüzde 50 olabilecek; bu nedenle geliştirmenin yavaşlatılması veya durdurulması gerekiyor…

:Sadece Hinton değil, Turing Ödülü sahibi, dünyanın en çok atıf alan bilgisayar bilimcilerinden Yoshua Bengio’ da yapay zekanın manipülasyon, siber saldırı ve uzun vadeli planlama yeteneklerinin insan çıkarlarına karşı kullanılabileceği konusunda yetkilileri uyarıyor…

Geliştirdiği YZ bugüne kadar en güvenli kabul edilen sistemlerin ne kadar da zayıf olduğunu ortaya çıkan Anthropic şirketinin önemli araştırmacısı Jacob Coxon istifa ettikten sonra geliştirdikleri yapay zekânın yalnızca bir araç değil, insan kontrolünden çıkabilecek özerk bir "teknolojik canavar" a dönüştüğüne dikkat çekiyor…

Bu konuda görüşlerini açıklayan ikiyüzlüler de yok değil…

Elon Musk gibi geçmişte yapay zekâyı "nükleer silahlardan daha tehlikeli" ve "şeytanı çağırmak" olarak nitelendirirken, Trump’ ın koltuğa geçmesiyle sektöre dalıp milyarlarca dolarlık yatırımlar yapmaya başlayan birinin eleştirilere sert tepkilerle karşı çıkması çıkarların kaygıları yok etmesine iyi bir örnek…

YZ alanında trilyon dolarlık yatırımlar yapan (NVidea bugün 5,5 trilyon piyasa değerine ulaşmış bulunuyor) şirketler en azından frene basıp gelinen noktada soluklanma, durum değerlendirmesi yapmayı önerirken, ABD başkanı Trump’ ın ‘durmak yok, yola devam’ görüşüyle, YZ şirket yönetici/patronlarını arayıp tehdide varan ifadelerle durmamaları yönünde uyarması sürecin nasıl kırılmalara gebe olduğunu göstermesi bakımından dikkat çekici…

Sessiz ve derinden ilerleyen Çin ise ABD’ li şirketlerin yavaşlamasını fırsata çevirip, arayı kapatma hatta öne çıkma derdinde…

Gerekli düzenlemeler yapılmaz ve bu haliyle kontrol altına alınmazsa İnsanlığın başına büyük çoraplar örmeye aday Yapay zekânın kontrolden çıkması; istihdam, yargı bağımsızlığı, seçim güvenliği ve eğitim sistemleri üzerinde geri dönülemez tahribatlar yaratacak gibi duruyor…

Google ve Facebook (Meta) gibi teknoloji devleri, kullanıcı verilerini işleme ve gizlilik politikalarında "ya hepsi ya hiçbir şey" dayatmasıyla bugüne kadar ‘kendisini üretici sanan gerçekte tüketiciden öte görmediği bireyleri köşeye sıkıştırmakta, veri gizliliği talepleri, geçmiş sohbetlerin tamamen silinmesi gibi cezalandırıcı uygulamalar yıllar süren oyunu bambaşka bir safhaya taşımakta…

 

Daha da önemlisi gittikçe gün yüzüne çıkan ve son olarak Almanya’ daki faşist AfD gibi partilere Elon Musk’ ın maddi ve teknolojik katkılarla destek veren modeldeki Sermaye ve Aşırı Sağ İttifakı…

Teknoloji oligarkları ile siyasi oluşumlar arasındaki stratejik bağlar gittikçe derinleşmekte, Kripto para milyarderlerinin ve teknoloji devlerinin aşırılıkçı siyasi partilere aktardığı devasa finansal kaynaklar, toplumsal mühendisliği kolaylaştırırken, zaten açmazda olan demokrasileri gittikçe zehirlemekte…

Görünmez Sansür yanında algoritmalara bağlanmış hukuk anlayışı bugün pek çok çarpıcı örnekle birilerinin hoşlanmadığı fikirleri ezme mekanizmalarına dönüşmekte ifade edilen görüşler bağlamından koparılarak algoritmalar tarafından ağır yaptırımlara gerekçe gösterilebilmekte ve reva görülen cezai tedbirlere karşı bireylerin itiraz edebileceği hukuki hiç bir merci bulunmamakta…

Sosyal Medya platformlarının nasıl otosansür mekanizmaları kurduklarına ilişkin kendi başımdan geçen çarpıcı iki olay yeterince fikir verecek diye düşünüyorum…

Geçtiğimiz yıllarda 2. Dünya Savaşı ile ilgili bir analizde Hitler adı geçti diye beni cezalandıran platforma derdimi uzun yazışmalara rağmen anlatamadım.

İkinci vakayı geçen yıl yaşadım; Hamas örgütü içinde yer alan liderlerden birinin adının geçtiği paylaşımım sonrası yine blokajla karşılaştım..

Oysa isim hakkında olumlu olumsuz hiçbir değerlendirmede bulunmamış, ismin yönetime getirildiğine dair habere yer vermiştim…

Bugün gördüğümüz şudur:

Yapay zekâ ve Büyük Teknoloji şirketleri birleşerek hukuki denetimden uzak Devletler içinde özerk "gözetim devleti" statüsüne kavuşurken, Batı demokrasileri gelmekte olan hayati tehlikeyi görmezden gelmekte, şaşılacak biçimde hatta aymazlığa varan yavaş ve yetersiz tepkiler vermekte.

Tüm insanlığı tehdit eden yanı ise ‘şişeden çıkan cin’, artık birinin onu serbest bırakmasına ihtiyaç duymadan kendi kararlarını alma noktasına hızla ilerliyor.

Tekellerin kırılması, katı gizlilik yasalarının uygulanması ve yapay zekanın küresel standartlarla denetim altına alınması, insanlığın geleceğini korumak adına ertelenemez bir zorunluluk olarak duruyor…

Can alıcı soru ise şu: İnsanlık kendisini yok etmeye yaklaşan Frankenstein’ e karşı eli kolu bağlı süreci izlerken, önlem alması gereken Demokrasi güçleri süreç karşısında ne yapacak?

Nefes kesen Amouk koşusunu kimler, nerede ve nasıl durduracak?

Abdullah Ayan

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve inovatifhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.