Prof.Dr. İsmail Yağcı Mersin ile ilgili gözlemlerini paylaştı

Güncel 12.07.2023 - 09:00, Güncelleme: 13.07.2023 - 00:44
 

Prof.Dr. İsmail Yağcı Mersin ile ilgili gözlemlerini paylaştı

Mersin Kent Konseyinin düzenlediği etkinlikte Mersin Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr. İsmail Yağcı Mersin ile ilgili gözlemlerini paylaştı

Prof.Dr. İsmail Yağcı konuşmasında kentin geleceği için neler yapılması gerektiğinin çok önem arzettiğini, kendi gözlemleriyle Mersin'de deprem sonrası göçlerin etkisiyle Mersin'de yaşanan  sorunları sıraladı. Öncelikle yaşanan deprem sonrası göç, göçle gelenlerin kente yerleşmeleri, daha önce sayıları tam olarak bilinmeyen 400 bine yakın Suriyeli Göçmenlere, şimdi de yine sayıları tam olarak belirlenmeyen deprem sonrası kente göç ederek ayrılmayan yeni konukların, konut sorunları, kira ve ev ücretlerindeki artış kentte yaşayanları derinden etkilediğine dikkat çekti. Yeni gelenlerle Mersin Üniversitesi yerleşkesi kadar alanda kente göç yaşandığına dikkat çeken Yağcı, 2,5 milyon olan Mersin'in 3,5 milyona kadar yükseldiğini, bu yeni göçün kentte konut açığı yarattığı, bu nedenle ev kiralarının arttığı, konut fiyatlarının uçuk rakamlara ulaştığını, 36 milyon liraya Mersin'de konut satıldığı ifade etti. Kent dokusuna ilişkin gözlemlerinde Prof.Dr.Yağcı,Mersin'in deprem fay hattına uzak olmasına rağmen  zeminin zayıf ve yapı stokunun eski olması nedeniyle deprem riskine karşı  yeterli önlem alınmamış olmasına dikkat çekti. Mersin'de konut üretiminin büyük ölçüde orta üst gelir grubuna yönelik yapılıyor olduğunu belirtti. Kırsal alanlarda kontrolsuz yapılaşmanın olduğunu ve doğal kaynakların korunamadığnı söyledi.   Sürekli göçlerle büyüyen Mersin sosyo-kültürel alanada göçle yaşanan sorunların katmerleşerek arttığına dikkat çeken Yağcı, kültürel ve çevresel ortama ilişkin gözleminde; göçe bağlı Ghettolaşma sonucunda ortaya çıkan güvenlik sorunları ve sosyal ayrışmanın dikkat çekici noktaya geldiğini belirtti.Ayrıca şehrin trafiğinin göçle gelen bu yoğunluğu kaldırmadığını söyledi. Göçlerin kente zenginlik katması gerektiğini ifade eden Yağcı,yaşanan yoğun göçler, zenginlikten çok kentin sosyo-kültürel yapsınını olduğu kadar sosyo-ekonomik yapısını da bozduğunu, bu hızla artan nüfus sayısıyla, yerel kamu kurum ve kuruluşların çözüm üretmekte zorlandığını, bu göçler nedeniyle Merkezi hükümetin, Mersin'i Deprem bölgesindeki iller gibi afet bölgesi ilan edilerek gerekli ekonomik desteği alması gerektiğine işaret etti. Kentte yeşil alanların yetersizliğinin de net görüldüğünü söyledi. Mersin'in, kendi makus talihini bir türlü değiştiremediğini dile getiren Yağcı, alt yapı ve ekonomiye ilişkin gözlemlerimde Mersin'in öncelikli projerinin başında gelen Çukurova bölgesel Havaalanı, havaalanına bağlı yollar ve demir yolları gibi alt yapı çalışmalarının tamamlanmadığına işaret etti. Buna rağmen havaalanının bölgeye katkısının olacağına işaret etti. Lojistik köy girişiminin başlatılmaması, yeni OSB ihtiyacının olması, yenilikçi sektörlerin Mersin'e kazandırılamaması, Turizm yatırımlarının potansiyelinin çok gerisinde olması gibi sıkıntılara dikkat çekti.Çeşmeli Taşucu Otoyolu, hala yıllardır sürümcemede olması, hızla yükselen nüfus bartışı baskısı altında kentte yaşayanların soluk almasını güçleştirdiğini çarpıcı rakamlarla söyleşisinde dile getirdi. Program toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi
Mersin Kent Konseyinin düzenlediği etkinlikte Mersin Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr. İsmail Yağcı Mersin ile ilgili gözlemlerini paylaştı

Prof.Dr. İsmail Yağcı konuşmasında kentin geleceği için neler yapılması gerektiğinin çok önem arzettiğini, kendi gözlemleriyle Mersin'de deprem sonrası göçlerin etkisiyle Mersin'de yaşanan  sorunları sıraladı. Öncelikle yaşanan deprem sonrası göç, göçle gelenlerin kente yerleşmeleri, daha önce sayıları tam olarak bilinmeyen 400 bine yakın Suriyeli Göçmenlere, şimdi de yine sayıları tam olarak belirlenmeyen deprem sonrası kente göç ederek ayrılmayan yeni konukların, konut sorunları, kira ve ev ücretlerindeki artış kentte yaşayanları derinden etkilediğine dikkat çekti. Yeni gelenlerle Mersin Üniversitesi yerleşkesi kadar alanda kente göç yaşandığına dikkat çeken Yağcı, 2,5 milyon olan Mersin'in 3,5 milyona kadar yükseldiğini, bu yeni göçün kentte konut açığı yarattığı, bu nedenle ev kiralarının arttığı, konut fiyatlarının uçuk rakamlara ulaştığını, 36 milyon liraya Mersin'de konut satıldığı ifade etti.

Kent dokusuna ilişkin gözlemlerinde Prof.Dr.Yağcı,Mersin'in deprem fay hattına uzak olmasına rağmen  zeminin zayıf ve yapı stokunun eski olması nedeniyle deprem riskine karşı  yeterli önlem alınmamış olmasına dikkat çekti. Mersin'de konut üretiminin büyük ölçüde orta üst gelir grubuna yönelik yapılıyor olduğunu belirtti. Kırsal alanlarda kontrolsuz yapılaşmanın olduğunu ve doğal kaynakların korunamadığnı söyledi.  

Sürekli göçlerle büyüyen Mersin sosyo-kültürel alanada göçle yaşanan sorunların katmerleşerek arttığına dikkat çeken Yağcı, kültürel ve çevresel ortama ilişkin gözleminde; göçe bağlı Ghettolaşma sonucunda ortaya çıkan güvenlik sorunları ve sosyal ayrışmanın dikkat çekici noktaya geldiğini belirtti.Ayrıca şehrin trafiğinin göçle gelen bu yoğunluğu kaldırmadığını söyledi. Göçlerin kente zenginlik katması gerektiğini ifade eden Yağcı,yaşanan yoğun göçler, zenginlikten çok kentin sosyo-kültürel yapsınını olduğu kadar sosyo-ekonomik yapısını da bozduğunu, bu hızla artan nüfus sayısıyla, yerel kamu kurum ve kuruluşların çözüm üretmekte zorlandığını, bu göçler nedeniyle Merkezi hükümetin, Mersin'i Deprem bölgesindeki iller gibi afet bölgesi ilan edilerek gerekli ekonomik desteği alması gerektiğine işaret etti.

Kentte yeşil alanların yetersizliğinin de net görüldüğünü söyledi.

Mersin'in, kendi makus talihini bir türlü değiştiremediğini dile getiren Yağcı, alt yapı ve ekonomiye ilişkin gözlemlerimde Mersin'in öncelikli projerinin başında gelen Çukurova bölgesel Havaalanı, havaalanına bağlı yollar ve demir yolları gibi alt yapı çalışmalarının tamamlanmadığına işaret etti. Buna rağmen havaalanının bölgeye katkısının olacağına işaret etti. Lojistik köy girişiminin başlatılmaması, yeni OSB ihtiyacının olması, yenilikçi sektörlerin Mersin'e kazandırılamaması, Turizm yatırımlarının potansiyelinin çok gerisinde olması gibi sıkıntılara dikkat çekti.Çeşmeli Taşucu Otoyolu, hala yıllardır sürümcemede olması, hızla yükselen nüfus bartışı baskısı altında kentte yaşayanların soluk almasını güçleştirdiğini çarpıcı rakamlarla söyleşisinde dile getirdi.

Program toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve inovatifhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.