Abdullah Ayan
Köşe Yazarı
Abdullah Ayan
 

Önceki petrol krizleri ışığında bugün yaşananları anlamak….

Ne diyordu Mehmet Akif: 'Beş bin senelik kıssa, yarım hisse mi verdi? «Târîh»i «tekerrür» diye ta'rîf ediyorlar; Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?' 28 Şubat 2026 cumartesi sabahı, ABD-İsrail ortaklığının İran’ a saldırısıyla başlayan, nasıl sonuçlanacağı da şimdilik meçhul yeni kaotik dönemin bugününü ve bundan sonra olacakları anlamak için filmi biraz geriye sarmak gerekiyor… 1979' da Şah Pehlevi' nin devrilmesi ve Ruhullah Humeyni'nin 14 yıllık sürgünün ardından 1 Şubat 1979'da İran'a dönüşüyle başlattığı 'Devrim' hareketiyle kontrolden çıkan petrol krizine odaklanmak iyi bir hareket noktası gibi görünüyor… İran işçi sınıfı, Şah dönemi işkencelerde can veren sol yelpazedeki her türlü düşünceye sahip kesimler, Kürtlerin de yer aldığı tüm yapılar, bir başka ifadeyle Şah dönemi serpilip semirmiş bir avuç mutlu azınlık dışında halkın büyük kesimi yeni ve müreffeh bir İran beklentisiyle Humeyni' ye destek verdi... İran'da büyük protestolar, grevler ve işçi eylemleri başladı. Kasım 1978'de İran'ın ulusal petrol rafinerilerinde 37 bin işçinin greviyle ülkenin üretimi günde 6 milyon varilden 1,5 milyon varile düştü. Can güvenliği kaygısıyla yabancı uzman işçiler ülkeyi terk ederken üretim neredeyse durdu. Ocak 1979'da İran petrol üretimi 4,8 milyon varil/gün azaldı (ki bu o günkü 60 milyon varil düzeyindeki günlük dünya üretiminin yüzde 8' ine tekabül ediyordu)... Kesinti küresel arzı yalnızca yüzde 4 azalttı ama piyasalarda paniğe yol açtı.. Panik Spekülatif stoklama ve borsalarda manipülatif oyunlarla körüklenince fiyatların akıl almaz hızda yükselmesi kaçınılmazdı.. Bunca olumsuzluk ta kesmedi, spekülatörleri... Humeyni' nin koltuğa yerleşmeye çalıştığı günlerde malum güçlerce sırtı sıvazlanan Irak lideri Saddam İran' a saldırma kararını verdi... Türkiye' de 12 Eylül 80 darbesinden sadece 10 gün sonra (bu tuhaf ilişki hiç bir zaman ciddi anlamda irdelenmemiştir.) Irak, İran' a 10 yıl sürecek ve iki ülkenin de tüm enerjisini, iliklerini kurutacak savaşı başlattı.. 1973 kriziyle 3 dolarlardan 11-12 dolarlara çıkan petrol şoku henüz atlatılamamışken, dünya; ondan çok daha büyük hasarlara yol açacak ve başta enerji, ulaşım, otomotiv sektörleri olmak üzere tüm küresel denklemleri, dengeleri değiştirecek petrol kriziyle karşı karşıya kaldı... 1973'e kadar sudan ucuz fiyatıyla 3 dolar olan bir varil petrol 1973' te 11-12 dolarlarla o güne kadar dünya otomotiv hâkimi ABD' nin büyük hacimli motorlara sahip araba üretimine zaten çok ağır bir darbe indirmişti. Ancak, 1979-80 krizi dünyanın önemli üreticileri olan İran yanında Irak' ın da üretimini durma noktasına getirince, bu kez petrol 40 dolarlara fırladı ki bu Yüzde 400' lere ulaşan artış demekti... Kriz kendisini ABD'de benzin kıtlığı, akaryakıt istasyonlarında kilometrelere varan kuyruklarla gösterdi... ABD' de çoğu eyalet karneyle benzin uygulamasını getirdi. (plakanın son hanesindeki tek çift sayılarına göre alım dönemi). Küresel olarak yakıt kıtlığı, özellikle dizel ve ısıtma yakıtlarında sorunlar yaşanmasına yol açtı, bu ise üretim ve dağıtımı doğrudan etkiledi. Dünya genelinde enflasyon patlamasına eşlik eden büyük durgunluk (staflasyon) petrol bağımlısı tüm ülkeleri derinden sarstı... ABD'de enflasyon %13'ü aşarken, işsizlik yükseldi. Enflasyonu aşağı çekmek için FED faizleri Ekim 1980' de %20'lere çıkardı.. Bu akıl almaz faizler durgunluğu had safhaya çıkarırken işsizlik yüzde 11 ile 1929 büyük buhranından sonraki en yüksek oranları gördü.. Sadece ABD değil, tüm OECD ülkelerinde büyüme yavaşladı, resesyon tetiklendi. Enerji tasarrufu dünya gündemine oturdu ve alternatif kaynaklara yönelim hızlandı (nükleer enerji, kömür yanında yenilenebilir yatırımlar alanında büyük yenilikler, gelişmeler). ABD Petrolün jeopolitik öneminden hareketle petrol zengini körfez ülkelerini güvenlik şemsiyesi altına aldı. 1979 petrol krizi Amerikan otomotiv endüstrisi bakımından 1973' te yaşanan çöküşün devamı gibiydi ama daha şiddetli vurdu… ABD'nin muhteşem büyük üçlüsü "Big Three" (General Motors, Ford, Chrysler) için felakete yol açtı.. oldu. Zaten 1973’ ten itibaren sendeleyen ve yaralarını sarmaya çalışan 8 silindirli Chevrolet Impala, Ford, Cadillac gibi bir zamanların efsane otomobillerinin satışları yüzde 50 düştü. Yakıt tüketimi yüksek araçları stoklarında tutan ve alacak müşteri bulamayan ABD’ nin büyük bayileri iflas etti. İflasın eşiğine gelen Chrysler’ i 1980'de Reagan döneminde uygulamaya konan destek paketleri ipten aldı… Küçük silindir, katı emisyon kuralları ve yakıt tasarrufu zorunluluğuyla arabaların öne çıkmasıyla küçük araba üretiminde uzmanlaşmış Japon üreticilere gün doğdu… Toyota Corolla, Honda Civic, Datsun (Nissan) ve Alman VW Golf gibi küçük, ekonomik modeller rekor satışlar yaparken ABD’ nin otomotiv üretim merkezi Detroit işsizler ordusuyla ölüme yattı ve bir daha da uyanmadı… Japonya ABD’ deki pazar payını patlatmakla kalmadı. 1980'lerde ABD'de kurmaya başladıkları fabrikalarla sektörde egemenliklerini ilan ettiler… Avrupa'da zaten küçük araçlar yaygındı (Fiat, Renault, Peugeot) .Kriz ABD’ ye nispetle onları daha az etkiledi ama verimlilik trendi, daha az yakıtla daha çok yol katetme arayışları hızlandı. Kısaca: 1979 krizi, 1973’ te petrolün ekonomik silah olarak kullanılma dönemini çok daha ileriye taşırken otomotiv dünyasını tümüyle değiştirdi. Büyük arabalar çağı kapandı, Japon otomotivinin küresel hâkimiyetini hızlandırdı ve enerji verimliliğini endüstrinin ana gündemi yaptı. Petrolün petrolden ibaret olmadığı, 1953’ te bölgenin en güçlü demokrasisine sahip İran’ ın seçilmiş lideri Musaddık’ ı Shell gibi petrol kartellerinin ABD-İngiliz istihbarat örgütleri CIA, M16 eliyle devirmesiyle sonuçlanan operasyonlardan biliyoruz… Tıpkı başta Suudi Arabistan olmak üzere körfez ülkelerinin akıttığı petrodolarlarla İsviçre’ nin konumuna talip olan Lübnan’ ın çıkarılan iç savaşla yerle bir edilmesinde olduğu gibi… ABD’ den Japonya’ya geçen otomotiv endüstrisi bu kez bayrağı elektrikli araba üretiminde tartışılmaz üstünlükleriyle Çin’ li şirketlere bırakmış bulunuyor… Bölgesel finans merkezi arayışında ise dünün Lübnan’ ı yerine bugün Dubai talip…. Umalım, en azından bu alanda tarih tekerrür etmez ve Dubai Lübnan’ la benzer çöküşü yaşamaz…  
Ekleme Tarihi: 09 Mart 2026 -Pazartesi

Önceki petrol krizleri ışığında bugün yaşananları anlamak….

Ne diyordu Mehmet Akif:

'Beş bin senelik kıssa, yarım hisse mi verdi?

«Târîh»i «tekerrür» diye ta'rîf ediyorlar;

Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?'

28 Şubat 2026 cumartesi sabahı, ABD-İsrail ortaklığının İran’ a saldırısıyla başlayan, nasıl sonuçlanacağı da şimdilik meçhul yeni kaotik dönemin bugününü ve bundan sonra olacakları anlamak için filmi biraz geriye sarmak gerekiyor…

1979' da Şah Pehlevi' nin devrilmesi ve Ruhullah Humeyni'nin 14 yıllık sürgünün ardından 1 Şubat 1979'da İran'a dönüşüyle başlattığı 'Devrim' hareketiyle kontrolden çıkan petrol krizine odaklanmak iyi bir hareket noktası gibi görünüyor…

İran işçi sınıfı, Şah dönemi işkencelerde can veren sol yelpazedeki her türlü düşünceye sahip kesimler, Kürtlerin de yer aldığı tüm yapılar, bir başka ifadeyle Şah dönemi serpilip semirmiş bir avuç mutlu azınlık dışında halkın büyük kesimi yeni ve müreffeh bir İran beklentisiyle Humeyni' ye destek verdi...

İran'da büyük protestolar, grevler ve işçi eylemleri başladı.

Kasım 1978'de İran'ın ulusal petrol rafinerilerinde 37 bin işçinin greviyle ülkenin üretimi günde 6 milyon varilden 1,5 milyon varile düştü.

Can güvenliği kaygısıyla yabancı uzman işçiler ülkeyi terk ederken üretim neredeyse durdu.

Ocak 1979'da İran petrol üretimi 4,8 milyon varil/gün azaldı (ki bu o günkü 60 milyon varil düzeyindeki günlük dünya üretiminin yüzde 8' ine tekabül ediyordu)...

Kesinti küresel arzı yalnızca yüzde 4 azalttı ama piyasalarda paniğe yol açtı..

Panik Spekülatif stoklama ve borsalarda manipülatif oyunlarla körüklenince fiyatların akıl almaz hızda yükselmesi kaçınılmazdı..

Bunca olumsuzluk ta kesmedi, spekülatörleri...

Humeyni' nin koltuğa yerleşmeye çalıştığı günlerde malum güçlerce sırtı sıvazlanan Irak lideri Saddam İran' a saldırma kararını verdi...

Türkiye' de 12 Eylül 80 darbesinden sadece 10 gün sonra (bu tuhaf ilişki hiç bir zaman ciddi anlamda irdelenmemiştir.) Irak, İran' a 10 yıl sürecek ve iki ülkenin de tüm enerjisini, iliklerini kurutacak savaşı başlattı..

1973 kriziyle 3 dolarlardan 11-12 dolarlara çıkan petrol şoku henüz atlatılamamışken, dünya; ondan çok daha büyük hasarlara yol açacak ve başta enerji, ulaşım, otomotiv sektörleri olmak üzere tüm küresel denklemleri, dengeleri değiştirecek petrol kriziyle karşı karşıya kaldı...

1973'e kadar sudan ucuz fiyatıyla 3 dolar olan bir varil petrol 1973' te 11-12 dolarlarla o güne kadar dünya otomotiv hâkimi ABD' nin büyük hacimli motorlara sahip araba üretimine zaten çok ağır bir darbe indirmişti.

Ancak, 1979-80 krizi dünyanın önemli üreticileri olan İran yanında Irak' ın da üretimini durma noktasına getirince, bu kez petrol 40 dolarlara fırladı ki bu Yüzde 400' lere ulaşan artış demekti...

Kriz kendisini ABD'de benzin kıtlığı, akaryakıt istasyonlarında kilometrelere varan kuyruklarla gösterdi...

ABD' de çoğu eyalet karneyle benzin uygulamasını getirdi. (plakanın son hanesindeki tek çift sayılarına göre alım dönemi).

Küresel olarak yakıt kıtlığı, özellikle dizel ve ısıtma yakıtlarında sorunlar yaşanmasına yol açtı, bu ise üretim ve dağıtımı doğrudan etkiledi.

Dünya genelinde enflasyon patlamasına eşlik eden büyük durgunluk (staflasyon) petrol bağımlısı tüm ülkeleri derinden sarstı...

ABD'de enflasyon %13'ü aşarken, işsizlik yükseldi.

Enflasyonu aşağı çekmek için FED faizleri Ekim 1980' de %20'lere çıkardı..

Bu akıl almaz faizler durgunluğu had safhaya çıkarırken işsizlik yüzde 11 ile 1929 büyük buhranından sonraki en yüksek oranları gördü..

Sadece ABD değil, tüm OECD ülkelerinde büyüme yavaşladı, resesyon tetiklendi.

Enerji tasarrufu dünya gündemine oturdu ve alternatif kaynaklara yönelim hızlandı (nükleer enerji, kömür yanında yenilenebilir yatırımlar alanında büyük yenilikler, gelişmeler).

ABD Petrolün jeopolitik öneminden hareketle petrol zengini körfez ülkelerini güvenlik şemsiyesi altına aldı. 1979 petrol krizi Amerikan otomotiv endüstrisi bakımından 1973' te yaşanan çöküşün devamı gibiydi ama daha şiddetli vurdu…

ABD'nin muhteşem büyük üçlüsü "Big Three" (General Motors, Ford, Chrysler) için felakete yol açtı.. oldu.

Zaten 1973’ ten itibaren sendeleyen ve yaralarını sarmaya çalışan 8 silindirli Chevrolet Impala, Ford, Cadillac gibi bir zamanların efsane otomobillerinin satışları yüzde 50 düştü.

Yakıt tüketimi yüksek araçları stoklarında tutan ve alacak müşteri bulamayan ABD’ nin büyük bayileri iflas etti.

İflasın eşiğine gelen Chrysler’ i 1980'de Reagan döneminde uygulamaya konan destek paketleri ipten aldı…

Küçük silindir, katı emisyon kuralları ve yakıt tasarrufu zorunluluğuyla arabaların öne çıkmasıyla küçük araba üretiminde uzmanlaşmış Japon üreticilere gün doğdu…

Toyota Corolla, Honda Civic, Datsun (Nissan) ve Alman VW Golf gibi küçük, ekonomik modeller rekor satışlar yaparken ABD’ nin otomotiv üretim merkezi Detroit işsizler ordusuyla ölüme yattı ve bir daha da uyanmadı…

Japonya ABD’ deki pazar payını patlatmakla kalmadı. 1980'lerde ABD'de kurmaya başladıkları fabrikalarla sektörde egemenliklerini ilan ettiler…

Avrupa'da zaten küçük araçlar yaygındı (Fiat, Renault, Peugeot) .Kriz ABD’ ye nispetle onları daha az etkiledi ama verimlilik trendi, daha az yakıtla daha çok yol katetme arayışları hızlandı.

Kısaca: 1979 krizi, 1973’ te petrolün ekonomik silah olarak kullanılma dönemini çok daha ileriye taşırken otomotiv dünyasını tümüyle değiştirdi.

Büyük arabalar çağı kapandı, Japon otomotivinin küresel hâkimiyetini hızlandırdı ve enerji verimliliğini endüstrinin ana gündemi yaptı.

Petrolün petrolden ibaret olmadığı, 1953’ te bölgenin en güçlü demokrasisine sahip İran’ ın seçilmiş lideri Musaddık’ ı Shell gibi petrol kartellerinin ABD-İngiliz istihbarat örgütleri CIA, M16 eliyle devirmesiyle sonuçlanan operasyonlardan biliyoruz…

Tıpkı başta Suudi Arabistan olmak üzere körfez ülkelerinin akıttığı petrodolarlarla İsviçre’ nin konumuna talip olan Lübnan’ ın çıkarılan iç savaşla yerle bir edilmesinde olduğu gibi…

ABD’ den Japonya’ya geçen otomotiv endüstrisi bu kez bayrağı elektrikli araba üretiminde tartışılmaz üstünlükleriyle Çin’ li şirketlere bırakmış bulunuyor…

Bölgesel finans merkezi arayışında ise dünün Lübnan’ ı yerine bugün Dubai talip….

Umalım, en azından bu alanda tarih tekerrür etmez ve Dubai Lübnan’ la benzer çöküşü yaşamaz…

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve inovatifhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.