İnsanlık tarihi boyunca iktisat, sınırsız insan ihtiyaçlarının sınırlı kaynaklarla karşılanması temel ilkesine dayandırılmış, takastan parayla alışverişe varıncaya kadar fiyatlar bu arz/talep dengesine göre belirlenmiştir...
Ancak başta yapay zekâ olmak üzere, otomasyon ve robotik teknolojilerin katlanarak büyümesi, bu tarihsel kuralı temelinden sarsmaktadır.
Bir yandan Bill Gates’ le yapılan son söyleşide ifade ettiği; yapay zekâ destekli robotik teknolojilerin üretim ve hizmet alanlarına egemen olmasıyla; "sağlık, eğitim ve üretimde radikal bolluk" dönemine girileceği öngörüsü…
Ve son dönem Elon Musk’ ın sıkça dillendirdiği; "yapay zekâ ve otomasyonun yaygınlaşması sonucu 10 yıl içinde mal ve hizmet maliyetlerinin sıfıra yaklaşarak paranın önemini yitireceği" yönünde bugün için rüyadan farksız iddiası….
Bilişim çağının bu iki önemli isminin söylemlerine bakarsak, insanlığın "Kıtlık ya da sınırlı Üretim Çağı" ndan "Bolluk Çağı" na geçişin eşiğinde olduğunu söylemek mümkün….
Yapay zekâ ve otomasyon, gerçekten de günün birinde üretim maliyetlerini marjinal seviyeye indirerek parayı bir mübadele aracı olmaktan çıkarabilir; ancak böylesi geçiş dönemi, tarihin en büyük sosyo-ekonomik depremlerinden biriyle de yüz yüze bırakacaktır insanlığı…
Üretimin ana unsuru ve ‘maliyet anlamında temel girdisi’ olan "insan emeği", yapay zekâ ve insansı robotlar sayesinde sınırlandırıcı bir faktör olmaktan çıkacak, emek-sermaye çelişkisine dayalı tüm ideolojilerin dayandığı argümanlar önemli ölçüde zayıflayacak…
Bir başka girdi olan enerji maliyetleri de yenilenebilir ya da bir adım ötesinde nükleer füzyon enerji hamleleriyle artık hesaba dâhil edilmeyecek…
Yapay Zekâ yazılımları ve otonom üretim bantları sayesinde; eğitim, sağlık ve gıda gibi temel gereksinimlere kitleler bedava ya da çok ucuz yoldan erişebilecek…
Mal ve hizmet arzı bugün ütopik sayılan o sonsuz miktarda erişilebilir eşiğine günün birinde ulaşırsa, bildiğimiz fiyat mekanizmasını oluşturan arz-talep dengesi çökecek ve Elon Musk'ın uçuk ‘her şeyin bol olduğu ve herkesin erişebildiği bir dünya’ elbette "paranın" bugünkü anlamını yitirdiği bir dünya olacak…
Ancak ortada yine de yanıtı hayli karmaşık ve emek-sermaye çelişkisinin giderilmediği çok ciddi bir sorun çıkıyor karşımıza;
"Her şey bollaşacak, hatta bedava erişilecek" varsayımı, üretim araçlarının kimin elinde olacağı sorusuna yanıt vermiyor…
Bugün karşımızda tüm varlıklarıyla ekonomileri etkileyen, insanlığın geleceğini, kaderini belirlemeye başlayan Yapay Zekâ altyapısını elinde tutan birkaç dev şirketin küresel arenada dilediği gibi at oynatıp oynatmayacağını kim denetleyecek, düzenlemeyi kim yapacak?
Bu şirketlerin devletlerden daha güçlü hale gelmesi, insanlığı refaha mı, yoksa gözden çıkarılan milyarlarca insanın yok olmasına mı yol açacak?
Binlerce yıldır "çalışmak" ve "kazanmak" üzerine kurgulanan insan psikolojisi ve toplumsal statü Paranın ve emeğin anlamını yitirdiği bir dünyada varlığını, hangi dinamikler, dürtülerle sürdürecek?
‘kapitalizm, ücretli emek, vergilendirmeye dayalı mevcut sistemin çöküşü ile Evrensel Temel Gelir, kamu malı Yapay Zekâ gibi dinamiklerin hayata geçmesiyle açılacak yeni çağa özgü sistemin tüm kurumlarıyla hayata geçmesi arasında geçecek 10-20 yıllık sancılı uyum süreci insanlığa neler yaşatacak?
Kitlesel işsizlik yaşanırken henüz maliyetlerin sıfırlanmadığı bu uyum sürecine, Microsoft kurucusu ve bilişim sektörünün en önemli aktörlerinden Bill Gates son katıldığı söyleşide ‘ara dönem’ adını veriyor ve doğacak bu ‘ara evre’ tehlikesine değinirken, yapay zekânın itici gücü olduğu yeni çağda insanlığı bekleyen tehdit ve fırsatlara ilişkin şunları söylüyor:
“Kontrolsüz gelişen yapay zekâ, kötü niyetli ‘yanlış kişilerin eline geçecek olursa bu telafisi imkansız felaketlere yol açabilir. Kötü niyetli insanların YZ araçlarını kullanması kadar güçlü bir silah tarih boyunca görülmedi" derken; tarih boyu hiçbir savaş veya felaketin yol açmadığı büyüklükte bir milyar insanın yok oluşunu tetikleyecek ‘küresel yıkım’ potansiyelinin asla yadsınamayacağı görüşünü dillendiriyor…
Gates, yakın gelecekteki en büyük riskin insanlığı yok eden yapay zekâdan ziyade, bu yapay zekâ ajanlarını kullanarak elektrik şebekelerine saldıran veya kitleleri dolandıran terör grupları/kötü niyetli odaklar olduğunu ifade ediyor.
Sıradan küçük grupların bile artık siber saldırı kapasitesine erişebileceği, artık sistemleri fişten çekecek bir kapatma düğmesine güvenmenin de yeterli olmayacağı, yapay zekâ modellerinin sürekli izlendiği ve şeffaf kayıtların tutulduğu çok kapsamlı, küresel denetim mekanizmalarına ihtiyaç duyulacağı bir geçiş döneminin gerekliliğine dikkat çekiyor…
Yapay Zekâ şirketlerinin kendi kendilerini denetleyeceği önlemlerin yetersiz kalacağını söylerken, ülke yönetimlerinin ve güvenlik güçlerinin sürece mutlaka doğrudan müdahil olması gerektiğini savunuyor.
Sıkı kuralların sektöre bir miktar finansal ve Operasyonel yük getireceğini kabul ederken bunun teknolojik gelişmeyi veya yenilikleri dramatik bir şekilde yavaşlatmayacağı görüşünde…
Altını çizdiği çok önemli bir husus ise bugünün nükleer tehdidi temel alan soğuk savaş dönemi koşullarından çok büyük farklılıklar taşıdığı olgusu…
Gates’ e göre; yapay zekayı denetlemek Soğuk Savaş dönemindeki nükleer silahları sınırlandırmaktan çok daha zor…
Zor çünkü nükleer silahlanmada net iki taraf varken AI yarışında küresel rekabet çok daha karmaşık ve çok boyutlu…
Söyleşide Gates’ e Donald Trump' ın, Yapay Zekâ güvenlik endişelerini "düzmece” olarak nitelendirmesine karşı görüşü soruluyor…
Gates, Trump’ a katılmadığını belirtirken, Sektördeki tecrübesine dayanarak Washington'ın bu konuda adım atması için Başkan Trump ile bizzat görüşmek ve onu AI regülasyonları konusunda ikna etmek için çabalayacağını da belirtiyor…
Son bir haftaki gelişmeler bile ne yazık ki, Trump’ ı değil Bill Gates’ i haklı çıkarıyor…
Open AI şirketine ait otonom ajanlarının* Avustralya hükümetinin Sağlık Bakanlığı uygulamasına izinsiz sızma girişimi ve ardından bu kez şirketin kendisinin açıklamak zorunda kaldığı ABD Nüfus İdaresi kayıtlarının yer aldığı uygulamaya kontrolden çıkan otonom ajanların ele geçirme teşebbüsü…
Gates ile yapılan röportajın en ilginç anlarından biri yapay zekâdan kaçındığı durumlar olup olmadığı sorusuna verdiği yanıt;
Yapay Zekâ uygulamalarını kişisel ilişkilerinde asla kullanmadığını söylerken, "Hey, benden hoşlanıyor musun? Ben iyi biri miyim?' gibi soruları asla sormuyorum. Şanslıyım ki o soruları soracağım ailem ve yakın dostlarım var. AI ile sosyalleşmiyorum, o da benim ciddi bir insan olduğumu biliyor" yanıtını veriyor…
Özetle Bill Gates, AI teknolojisinin durdurulmasına veya geliştirilmesinin askıya alınmasına karşı çıksa da, devlet denetimi olmadan ilerleyecek ‘YZ ekosisteminin’ küresel felaketlere gebe olduğu düşüncesinde…
* Yapay zekâ ajanları; Bir hedefle karşılaştıklarında çözümleri değerlendirip kendilerince en iyisine karar veren, düşünebilen, eyleme geçebilen ve süreçleri yineleyip, kendini düzeltebilen sistemler…
