Harun Arslan
Köşe Yazarı
Harun Arslan
 

Korona Günlerinden Kent Notları…

Toplumsal bir kriz olarak “Korona Günleri”ni Mersin’de de yaşıyoruz. Derin tecrübelerle dolu bu süreçle ilgili, objektif bir değerlendirme yapmaya çalışalım; yani ahlâkî, vicdanî ve insanî değerlerden sapmadan… Devlet, sürecin başından bu yana, sağlık başta olmak üzere her düzeyde gerekli önlemleri alıyor. Valilik, her türlü çalışmayı titizlikle ve sosyal dinamiklerle eşgüdüm sağlayarak sürdürüyor.   Belediyelere gelince, başta Büyükşehir Belediyesi ve 4 ilçe Belediyesi adeta birbirleriyle yarışırcasına halka her türlü hizmeti götürmeye çalışıyorlar. Hem Valiliğe hem de Büyükşehir ve İlçe Belediye yetkililerine her an ulaşabiliyorum; gördüğüm sorunları iletebiliyorum. Her konuda gereken hassasiyeti gösteriyorlar; hatta bazı Belediye Başkanları bizzat arıyor ve kentle ilgili görüş alışverişinde bulunabiliyoruz. Mersin’de tüm yapılanları yazsak uzun bir kitap olur. Hem Valiliğimize hem de Belediyelerimize takdir ve şükranlarımızı belirtmemiz lazım. ( Bu arada, ihtiyaçlı olanlara yardım iletilmesi konusunda Merkezî idareyle eşgüdüm konusunda gereksiz bir sürtüşme yaşayan Büyükşehir Belediyesi, umarım bunu telâfi eder. Bu zor zamanlarda böylesi anlamsız gerilimler yaşama lüksümüz yoktur ve bu gerilimin uzun vadede kente hizmet konusunda hayırlı olmayacağı açıktır. Politik deneyim ve donanım tam da böyle durumlar için anlamlıdır.)  *                     *                     * Hep Mersin’in barış, hoşgörü, kardeşlik, dostluk kenti olduğundan söz ederiz. Maalesef az da olsa bu hizmetleri görmeyen, takdir etmeyen, kutuplaşma yaratmaya çalışan insanlarımızı üzülerek gözlemledik. Siyasi bir maksatla hem Valiliğin hem de Belediyelerin yaptıklarını küçümseyen, eleştiren, hatta daha da ileri giderek merkezi yönetimle yerel yönetim arasında sorun olmasını isteyen, kışkırtıcı yazılar yazanlar oldu. Yine hem Valiliği hem de Belediyeleri abartılı bir şekilde övenleri gördük. Artık abartılı övgü yapanların da, eleştirenlerinde çoğunun sonunda özellikle Belediyelerden bir beklentisi olduğunu biliyoruz. Fakat Belediyelerden kişisel fayda döneminin bittiği bilinmelidir. Özellikle Büyükşehir Belediyesi bugüne kadarki tutumunda bunu açıklıkla göstermiştir. Artık Belediyeler isteseler de bunu yapamazlar; bütçe sıkıntıları hemen her sektör gibi, yerel yönetimler için de çok ciddi tasarrufları zorlamaktadır. Bundan sonraki dönem insanların yaşam mücadelesi vereceği bir dönemdir. Bizi önümüzde çok zor günler bekliyor;  en başta halkın özellikle gıda ihtiyacının karşılanması gereken çok hassas bir süreçteyiz. Daha çok birbirimize yardım edeceğimiz, birlik ve beraberlik içerisinde olmamız gereken bir dönemi yaşıyoruz. Buna rağmen, üzülerek not edilmelidir, halkın paniğe kapılmasına yol açacak paylaşımlarda bulunanları, yapılanları baltalayıcı, yöneticilerin şevkini kırıcı şer odaklarının haince paylaşımlarını da ibretle izledik. Bu kirli ve hastalıklı çevreler, giderek geniş toplumsal kesimlerden de tepki alıyorlar. Kendi nefretlerinin ve hastalıklı öfkelerinin önce bizzat kendilerini, sonra da dar bir çevreyi zehirlediğini bilelim. Hayata ve insana düşman bu tahripkâr dili durduralım… *                     *                     * Bu dönemde tek konu korona ile mücadele olması gerekirken,  gündeme  taşınmasından üzüntü duyduğum bir kaç konudan söz etmem gerek: *Bir Mersin Milletvekilinin, Mersin’de yapılacak bir fabrikaya karşı çıkmasını gördük. *Yine başka bir Milletvekilimiz, sokağa çıkma yasağı süresinde Akkuyu’da işçilerin çalışmasını gündeme getirdi. *En üzücü olan bir haber ise, Uluslararası Müzik Festivali elemanlarının bundan sonra evlerinde Festival çalışmalarını yürütecekleri haberi… Büyükşehir Belediyesi bir an önce Maraton ve Festival gibi etkinliklerin bu yıl yapılmayacağını ilan etmeli ve bu etkinlikleri ayrılan astronomik bütçenin halkın yaşamsal ihtiyaçlarına ayrılmasını sağlamalıdır. Bu kriz bitse dahi, ekonomik etkileri aylarca hissedilecektir. Bütün dünya bu yıl yapılacak en önemli etkinlikleri, başta ekonomi olmak üzere sağlığa ve sosyal hayata ilişkin gerekçelerle iptal ederken, hâlâ festival  telaşında olanları anlamak ve vicdanen kabul etmek mümkün değil. En azından Belediyelerimiz başta olmak üzere, ilgili kurumsal yapılar bu anlamsız ısrara parasal desteklerini çekmelidir ve çok daha acil harcamalara kaynak yaratmalıdır.   Baştan beri sessiz kalan kentin önemli STK’ları ve bu kentte yaşayan herkes ne yapabilirim, ihtiyacı olanlara nasıl yardımcı olabilirim? diye düşünmeli; halen başka illerde yapılmakta olan bazı yöntemler geliştirilmelidir. Gün dayanışma ve kardeşlik günüdür; kötücül, toplumsal hayatı zehirleyen hastalıklı sesler kısılmalı, iyiliğe ve hayata, insana ve umuda kıymet veren çabalar öne çıkmalıdır. Şu zor günlerde insanlığa, ülkeme, kentime ve hemşerilerime sabır ve iyilikler diliyorum; başta sağlık çalışanlarımız ve güvenlik güçlerimiz olmak üzere, umudumuzu diri tutan herkesi minnetle anıyorum.    HARUN ARSLAN......23 Nisan 2020    
Ekleme Tarihi: 23 Nisan 2020 - Perşembe

Korona Günlerinden Kent Notları…

Toplumsal bir kriz olarak “Korona Günleri”ni Mersin’de de yaşıyoruz.

Derin tecrübelerle dolu bu süreçle ilgili, objektif bir değerlendirme yapmaya çalışalım; yani ahlâkî, vicdanî ve insanî değerlerden sapmadan…

Devlet, sürecin başından bu yana, sağlık başta olmak üzere her düzeyde gerekli önlemleri alıyor.

Valilik, her türlü çalışmayı titizlikle ve sosyal dinamiklerle eşgüdüm sağlayarak sürdürüyor.

 

Belediyelere gelince, başta Büyükşehir Belediyesi ve 4 ilçe Belediyesi adeta birbirleriyle yarışırcasına halka her türlü hizmeti götürmeye çalışıyorlar.

Hem Valiliğe hem de Büyükşehir ve İlçe Belediye yetkililerine her an ulaşabiliyorum; gördüğüm sorunları iletebiliyorum.

Her konuda gereken hassasiyeti gösteriyorlar; hatta bazı Belediye Başkanları bizzat arıyor ve kentle ilgili görüş alışverişinde bulunabiliyoruz.

Mersin’de tüm yapılanları yazsak uzun bir kitap olur.

Hem Valiliğimize hem de Belediyelerimize takdir ve şükranlarımızı belirtmemiz lazım.

( Bu arada, ihtiyaçlı olanlara yardım iletilmesi konusunda Merkezî idareyle eşgüdüm konusunda gereksiz bir sürtüşme yaşayan Büyükşehir Belediyesi, umarım bunu telâfi eder. Bu zor zamanlarda böylesi anlamsız gerilimler yaşama lüksümüz yoktur ve bu gerilimin uzun vadede kente hizmet konusunda hayırlı olmayacağı açıktır. Politik deneyim ve donanım tam da böyle durumlar için anlamlıdır.) 

*                     *                     *

Hep Mersin’in barış, hoşgörü, kardeşlik, dostluk kenti olduğundan söz ederiz.

Maalesef az da olsa bu hizmetleri görmeyen, takdir etmeyen, kutuplaşma yaratmaya çalışan insanlarımızı üzülerek gözlemledik.

Siyasi bir maksatla hem Valiliğin hem de Belediyelerin yaptıklarını küçümseyen, eleştiren, hatta daha da ileri giderek merkezi yönetimle yerel yönetim arasında sorun olmasını isteyen, kışkırtıcı yazılar yazanlar oldu.

Yine hem Valiliği hem de Belediyeleri abartılı bir şekilde övenleri gördük.

Artık abartılı övgü yapanların da, eleştirenlerinde çoğunun sonunda özellikle Belediyelerden bir beklentisi olduğunu biliyoruz. Fakat Belediyelerden kişisel fayda döneminin bittiği bilinmelidir.

Özellikle Büyükşehir Belediyesi bugüne kadarki tutumunda bunu açıklıkla göstermiştir.

Artık Belediyeler isteseler de bunu yapamazlar; bütçe sıkıntıları hemen her sektör gibi, yerel yönetimler için de çok ciddi tasarrufları zorlamaktadır.

Bundan sonraki dönem insanların yaşam mücadelesi vereceği bir dönemdir.

Bizi önümüzde çok zor günler bekliyor;  en başta halkın özellikle gıda ihtiyacının karşılanması gereken çok hassas bir süreçteyiz.

Daha çok birbirimize yardım edeceğimiz, birlik ve beraberlik içerisinde olmamız gereken bir dönemi yaşıyoruz.

Buna rağmen, üzülerek not edilmelidir, halkın paniğe kapılmasına yol açacak paylaşımlarda bulunanları, yapılanları baltalayıcı, yöneticilerin şevkini kırıcı şer odaklarının haince paylaşımlarını da ibretle izledik. Bu kirli ve hastalıklı çevreler, giderek geniş toplumsal kesimlerden de tepki alıyorlar. Kendi nefretlerinin ve hastalıklı öfkelerinin önce bizzat kendilerini, sonra da dar bir çevreyi zehirlediğini bilelim. Hayata ve insana düşman bu tahripkâr dili durduralım…

*                     *                     *

Bu dönemde tek konu korona ile mücadele olması gerekirken,  gündeme  taşınmasından üzüntü duyduğum bir kaç konudan söz etmem gerek:

*Bir Mersin Milletvekilinin, Mersin’de yapılacak bir fabrikaya karşı çıkmasını gördük.

*Yine başka bir Milletvekilimiz, sokağa çıkma yasağı süresinde Akkuyu’da işçilerin çalışmasını gündeme getirdi.

*En üzücü olan bir haber ise, Uluslararası Müzik Festivali elemanlarının bundan sonra evlerinde Festival çalışmalarını yürütecekleri haberi…

Büyükşehir Belediyesi bir an önce Maraton ve Festival gibi etkinliklerin bu yıl yapılmayacağını ilan etmeli ve bu etkinlikleri ayrılan astronomik bütçenin halkın yaşamsal ihtiyaçlarına ayrılmasını sağlamalıdır.

Bu kriz bitse dahi, ekonomik etkileri aylarca hissedilecektir.

Bütün dünya bu yıl yapılacak en önemli etkinlikleri, başta ekonomi olmak üzere sağlığa ve sosyal hayata ilişkin gerekçelerle iptal ederken, hâlâ festival  telaşında olanları anlamak ve vicdanen kabul etmek mümkün değil.

En azından Belediyelerimiz başta olmak üzere, ilgili kurumsal yapılar bu anlamsız ısrara parasal desteklerini çekmelidir ve çok daha acil harcamalara kaynak yaratmalıdır.

 

Baştan beri sessiz kalan kentin önemli STK’ları ve bu kentte yaşayan herkes ne yapabilirim, ihtiyacı olanlara nasıl yardımcı olabilirim? diye düşünmeli; halen başka illerde yapılmakta olan bazı yöntemler geliştirilmelidir.

Gün dayanışma ve kardeşlik günüdür; kötücül, toplumsal hayatı zehirleyen hastalıklı sesler kısılmalı, iyiliğe ve hayata, insana ve umuda kıymet veren çabalar öne çıkmalıdır.

Şu zor günlerde insanlığa, ülkeme, kentime ve hemşerilerime sabır ve iyilikler diliyorum; başta sağlık çalışanlarımız ve güvenlik güçlerimiz olmak üzere, umudumuzu diri tutan herkesi minnetle anıyorum. 

 

HARUN ARSLAN......23 Nisan 2020

 

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve inovatifhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.