Mersin’in her zaman Türkiye’nin en önemli ve kritik kentlerinden biri olmuştur.
Kozmopolit yapısı yanında lojistik donanımı, jeopolitik konumu, limanı, yoğun göç cazibesi ve özellikle terörün şiddetlendiği dönemlerde doğu kentlerimiz için bir huzurlu sığınma mekânı olması, KKTC ile olan coğrafi yakınlığı vb…
Bu bağlamda, Mersin’de görevlendirilen bürokratlar için çok özel bir ölçümleme olduğu kanısındayım.
Merkezî yönetimin temsilcisi sıfatıyla üst düzey bürokratlar valiler başta olmak üzere, genelde konularına hakim, bilgili, çalışkan vizyon sahibi ve meslekte parlak gelecek vaat eden kişilerden seçilir.
Mersin denizi, eşsiz koyları, ormanları, verimli tarım alanları, zengin doğal güzellikleri, kayak merkezi olabilecek yerleri, arkeolojik alanları, ırmakları, krater gölleri, serbest bölgesi, organize sanayi bölgeleri, limanı, demir yolları, yat limanları, Havalimanı, sanayisi, ticaret imkanları ve stratejik konumu ile ülkemizin en önemli bölgelerinin başında gelir.
Böyle bir bölgede görev yapmak ise özel farklı donanımlar ve vizyon gerektirir.
Aslında, Mersin’de görev yapmak hiç de kolay değildir. Bu bilinçle hep özel kişiler Mersin’de görevlendirilir.
Gelen bürokratların çoğu Mersin’deki zor görev şartlarına uyarlar, kendilerini geliştirirler, başarılı olurlar ve genelde Mersin’den sonra daha üst bir göreve getirilirler. Bu çok ilginç bir olgudur ve dikkatle izlenmelidir.
Ben de bu açıdan notlarımı sizlerle paylaşmakta yarar görüyorum:
Son çeyrek asırda Mersin’de görev yaptıktan sonra daha önemli bir göreve gelenlerden hatırladıklarımı yazacağım:
Milli Savunma Bakanı, İçişleri Bakanı, AFAD Başkanı, Emniyet Genel Müdürü, Olağanüstü Hal Valisi, İstanbul Valisi, Sinop Valisi, Ankara Vali Yardımcısı, Karayolları Genel Müdürü, Orman Genel Müdür Yardımcısı, Din Hizmetleri Genel Müdürü, Çevre Şehircilik Bakanlığında Müdür, Halk Sağlığı Kurum Başkan Yardımcısı, Kültür ve Turizm Bakanlığı Daire Başkanı, İzmir Emniyet Müdürü, İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürü vs.
Nereden bu konuya geldim derseniz, bu listeye şimdi K.K.T. C de eklendi
Mersin’deki Başkonsolosluk görevinden sonra İstanbul Başkonsolosluğu görevine getirilen Zalihe Mendeli…
Kendisi, Mersin’de görev süresi boyunca kentle iyi bir ilişkide oldu ve K.K.T.C ile ilişkilerin gelişmesine katkı verdi.
O da Mersin’den sonra bir üst görev olarak görebileceğimiz “İstanbul Başkonsolosluğu”na atandı.
Sonuç olarak artık K.K.T.C bürokratları da Mersin’in yükselten özelliğine uymuş bulunuyorlar.
Özetle:
Tüm bürokratlarımızın Mersin’e başarılı özelliklerinden dolayı gönderildiklerini düşünüyorum ve daha üst yerlerde görme dileklerimle kendilerine başarılarının devamını diliyorum.
HARUN ARSLAN….31 Temmuz 2025