Bekir Zorba
Köşe Yazarı
Bekir Zorba
 

Küreselci Zihniyet

“Evin değeri karanlık çökünce anlaşılır”     Bilgi de çeşit çeşittir. Akademik bilgi, mesleki bilgi, gündelik bilgi, yüzeysel bilgi diye uzayıp gider…Peki gazete yazıları hangi sınıfa girer? Bana göre daha çok gündelik, yüzeysel bilgiye girer. Zira bir gazete yazısından akademik seviyede derinlik, uzunluk beklemek doğru değildir ki bu talep de edilmez zaten. O halde gazete yazarları ne yaparlar? Okudukları, gördükleri, duydukları konulardan, bilgilerden bir çıkarım yaparlar ve bunu anlaşılır, kısa ve de yüzeysel biçimde okuyucuya sunarlar.   Bunu bir kitap örneğinde açıklarsak, bir kitap düşünün yazarı emek vermiş eser meydana getirmiştir. Ancak bunu yaparken dipnotlar kısmına baktığınızda yazarın yüzlerce eser taradığını görürsünüz. Yazar yüzlerce kitap, doküman arasından yazdığı konuyla ilgili bilgileri kitabına taşımıştır. Okur kitabı okurken sadece elindeki kitabı okumuş sayılmaz. Okur aynı zamanda atıf yapılan eserleri de incelemiş sayılır. Burada okur, hem bilgilenmiş hem de fazla araştırma yapmadan zaman kazanmıştır.   Fakat yazar tüm bunları yaparken kendi doğruları ve çıkardığı sonuçlar bakımından ele alır yazısını. Buna elbette kendi düşünce sistematiğini de katar. Zaten yazar bilgi derlerken daha çok vermek istediği mesajlar doğrultusunda bilgiler derler. Ne kadar objektif bakmaya çalışırsa çalışsın yazar, mutlaka kendi inandıkları doğrultusunda bir şeyler koyar ortaya.   Bugün sizlere küreselcilik hakkında bir şeyler paylaşmak istiyorum. Malum, çok sık karşılaştığımız bir kavram haline geldi küreselcilik, küresel akıl, küresel yapılanma vb…Tabii bunu yaparken yukarıda değindiğim esaslar doğrultusunda bir yazı çıkacaktır ortaya. Akademik ağırlıkta olmayan gündelik, genel kültüre giren bir yazı olacaktır sadece.   Dünyadaki yaşananlara bakınca, ülke politikalarına falan, bir tutarsızlık varmış gibi gelir çoğu insana. Beklenmedik, o ülkenin veya hükümetin genel politikasına ters düşen olaylar yaşanır ve bu ister istemez kafa karışıklığına yol açar. İşte tüm bunlar o ülke içindeki siyasi ekonomik konumlanmalara bağlı ilerler… İnsanlar genellikle bugüne değin işleyen sağ- sol yapılanmaları üzerinden bir değerlendirme yaparlar. Oysa sağ- sol gibi düşünce kalıpları son dönemlerde büyük ölçüde aşılmıştır.   Bakınız tamamen bitmiştir demiyorum. Büyük ölçüde aşılmıştır diyorum. Bunu ülkemizdeki ittifak bileşenleri üzerinden çok rahat görebiliriz. Siyasi yapılanmalar bundan böyle; milli ve yerel değerleri önceleyen, teknolojinin getirdiği bazı olumsuzluklara mesafeli duran, ulusal çıkarlara ters düşen politikalara karşı duran kesim ile küresel çapta uygulamalar, ittifaklarla evrenselliğe ulaşmak isteyenler, dini-kültürel bakımdan dünya çapında bir uzlaşı amacı güden, teknolojinin getirdikleriyle sonuna değin barışık yaşayalar ve nihai amaç olarak evrensel dünya vatandaşlığına geçmek isteyen, sınırları anlamsız bulan kitleler arasında yaşanacaktır.            Küreselci anlayış; her ülkede, her kurum ve hükümet içinde açık ve de gizli yer edinmiş bir anlayıştır ve giderek zemin kazanmaktadır. Küreselci zihniyet; nihai amaç olarak bir dünya devletine doğru gitmek istemektedir. Onlara göre insan kusurlu bir varlıktır ve bu kusurlu varlık teknolojinin yardımı ile dizginlenmelidir. Nüfus artışı radikal biçimde düşürülmelidir. Hayvansal gıda alımı azaltılmalıdır. Cinsiyet ayrımcılığı bitirilmeli mümkünse herkes kendi cinsiyetini serbestçe seçebilmelidir. Dini, gelenekçi, erkek egemen uygulamalar son bulmalıdır. Savaşların, iç çekişmelerin, dini, etnik, mezhepsel çatışmaların son bulması için dünya çapında dini ve kültürel aynılaştırmaya gidilmelidir. Eğitimin, ticaretin, sağlığın, eğlencenin, sosyalleşmenin büyük oranda yapay zeka aracılığıyla internet ortamından sağlandığı böyle bir dünyada, işsiz kalanlara da evrensel temel maaş öngörülmektedir. Ulusal devletlerin gereksizliğine inanan ve onları otoriter ve gereksiz bulan bu düşünce akımında tekelleşen az sayıdaki bilişim ve teknoloji şirketi ‘evrensel kardeşlik’ adına dünyayı  yönetmeye taliptir.   Ben, küreselci zihniyetten bunu anlıyorum. Yakın gelecekte de insanlık ailesinin temel ayrışma noktasının gelenekçi, yerel değerleri, dini-milli hassasiyetleri önceleyenler, ulusal sınırları savunan ve her ülkenin kendi bağımsız politikalarını yürütmesini isteyenlerle, evrensellik, dinler arası diyalog, demokrasi, insan hakları, dünya vatandaşlığı diyenler arasında yaşanacağına inanıyorum.
Ekleme Tarihi: 29 Ağustos 2022 - Pazartesi

Küreselci Zihniyet

“Evin değeri karanlık çökünce anlaşılır”

 

  Bilgi de çeşit çeşittir. Akademik bilgi, mesleki bilgi, gündelik bilgi, yüzeysel bilgi diye uzayıp gider…Peki gazete yazıları hangi sınıfa girer? Bana göre daha çok gündelik, yüzeysel bilgiye girer. Zira bir gazete yazısından akademik seviyede derinlik, uzunluk beklemek doğru değildir ki bu talep de edilmez zaten. O halde gazete yazarları ne yaparlar? Okudukları, gördükleri, duydukları konulardan, bilgilerden bir çıkarım yaparlar ve bunu anlaşılır, kısa ve de yüzeysel biçimde okuyucuya sunarlar.

  Bunu bir kitap örneğinde açıklarsak, bir kitap düşünün yazarı emek vermiş eser meydana getirmiştir. Ancak bunu yaparken dipnotlar kısmına baktığınızda yazarın yüzlerce eser taradığını görürsünüz. Yazar yüzlerce kitap, doküman arasından yazdığı konuyla ilgili bilgileri kitabına taşımıştır. Okur kitabı okurken sadece elindeki kitabı okumuş sayılmaz. Okur aynı zamanda atıf yapılan eserleri de incelemiş sayılır. Burada okur, hem bilgilenmiş hem de fazla araştırma yapmadan zaman kazanmıştır.

  Fakat yazar tüm bunları yaparken kendi doğruları ve çıkardığı sonuçlar bakımından ele alır yazısını. Buna elbette kendi düşünce sistematiğini de katar. Zaten yazar bilgi derlerken daha çok vermek istediği mesajlar doğrultusunda bilgiler derler. Ne kadar objektif bakmaya çalışırsa çalışsın yazar, mutlaka kendi inandıkları doğrultusunda bir şeyler koyar ortaya.

  Bugün sizlere küreselcilik hakkında bir şeyler paylaşmak istiyorum. Malum, çok sık karşılaştığımız bir kavram haline geldi küreselcilik, küresel akıl, küresel yapılanma vb…Tabii bunu yaparken yukarıda değindiğim esaslar doğrultusunda bir yazı çıkacaktır ortaya. Akademik ağırlıkta olmayan gündelik, genel kültüre giren bir yazı olacaktır sadece.

  Dünyadaki yaşananlara bakınca, ülke politikalarına falan, bir tutarsızlık varmış gibi gelir çoğu insana. Beklenmedik, o ülkenin veya hükümetin genel politikasına ters düşen olaylar yaşanır ve bu ister istemez kafa karışıklığına yol açar. İşte tüm bunlar o ülke içindeki siyasi ekonomik konumlanmalara bağlı ilerler… İnsanlar genellikle bugüne değin işleyen sağ- sol yapılanmaları üzerinden bir değerlendirme yaparlar. Oysa sağ- sol gibi düşünce kalıpları son dönemlerde büyük ölçüde aşılmıştır.

  Bakınız tamamen bitmiştir demiyorum. Büyük ölçüde aşılmıştır diyorum. Bunu ülkemizdeki ittifak bileşenleri üzerinden çok rahat görebiliriz. Siyasi yapılanmalar bundan böyle; milli ve yerel değerleri önceleyen, teknolojinin getirdiği bazı olumsuzluklara mesafeli duran, ulusal çıkarlara ters düşen politikalara karşı duran kesim ile küresel çapta uygulamalar, ittifaklarla evrenselliğe ulaşmak isteyenler, dini-kültürel bakımdan dünya çapında bir uzlaşı amacı güden, teknolojinin getirdikleriyle sonuna değin barışık yaşayalar ve nihai amaç olarak evrensel dünya vatandaşlığına geçmek isteyen, sınırları anlamsız bulan kitleler arasında yaşanacaktır.       

    Küreselci anlayış; her ülkede, her kurum ve hükümet içinde açık ve de gizli yer edinmiş bir anlayıştır ve giderek zemin kazanmaktadır. Küreselci zihniyet; nihai amaç olarak bir dünya devletine doğru gitmek istemektedir. Onlara göre insan kusurlu bir varlıktır ve bu kusurlu varlık teknolojinin yardımı ile dizginlenmelidir. Nüfus artışı radikal biçimde düşürülmelidir. Hayvansal gıda alımı azaltılmalıdır. Cinsiyet ayrımcılığı bitirilmeli mümkünse herkes kendi cinsiyetini serbestçe seçebilmelidir. Dini, gelenekçi, erkek egemen uygulamalar son bulmalıdır. Savaşların, iç çekişmelerin, dini, etnik, mezhepsel çatışmaların son bulması için dünya çapında dini ve kültürel aynılaştırmaya gidilmelidir. Eğitimin, ticaretin, sağlığın, eğlencenin, sosyalleşmenin büyük oranda yapay zeka aracılığıyla internet ortamından sağlandığı böyle bir dünyada, işsiz kalanlara da evrensel temel maaş öngörülmektedir. Ulusal devletlerin gereksizliğine inanan ve onları otoriter ve gereksiz bulan bu düşünce akımında tekelleşen az sayıdaki bilişim ve teknoloji şirketi ‘evrensel kardeşlik’ adına dünyayı  yönetmeye taliptir.

  Ben, küreselci zihniyetten bunu anlıyorum. Yakın gelecekte de insanlık ailesinin temel ayrışma noktasının gelenekçi, yerel değerleri, dini-milli hassasiyetleri önceleyenler, ulusal sınırları savunan ve her ülkenin kendi bağımsız politikalarını yürütmesini isteyenlerle, evrensellik, dinler arası diyalog, demokrasi, insan hakları, dünya vatandaşlığı diyenler arasında yaşanacağına inanıyorum.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve inovatifhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.