Mersin son bir ay içerisinde olağan dışı, sarsıcı ve dramatik olaylar yaşadı.
Hemen en yakın olanlara bakalım:
Büyükşehir ve iki ilçe belediye başkanı tutuklandı; kentin ticarî ve sınaî dinamizminin yönetsel kurumu MTSO Başkanı, kendi firmasıyla ilgili bir soruşturma nedeniyle tutuklandı.
Bu süreçte “ masumiyet karinesi “ nedeniyle hukukî süreci izlemekle yetinmek durumundayız.
Ancak, bir özel mesele var: Görevdeki başkanı tutuklu iken, MTSO bir seçim sürecine girdi; yönetim kurulu ve meclis yanında başkanlar da yeniden seçildi.
Sn. Hakan Sefa Çakır’ın tutuklanması üzerine, vefa ve bağlılık mesajları yayımlandı…
Gel gör ki, olağan koşullarda rahatlıkla yeniden seçileceği bilinen tutuklu bir adaya karşı kıyasıya bir yarış izledik; bir centilmenlik anlaşmasıyla Sn. Çakır tek aday olarak gösterilebilir miydi? Ben bir yazımda bu beklentimi açıkladım; ama olmadı; az bir farkla yönetim değişti.
Ne söylenebilir? Hayata ve ilişkilere dair değerler, hassasiyetler buralara gelmiş… Herkese hayırlı olsun.
Peki sonrasında neler izledik?
Kazanan yeni kişileri kutlayan, başarı dileyen; dünkü yönetimi desteklerken şimdi kazananlara alkış tutan ince hesap sahipleri ortalıkta cirit atıyor.
Gelelim söylenmeyenlere, söylenemeyenlere, gizlenenlere, farklı niyetlere; daha doğrusu gerçeklere:
Yukarda not ettiğin doğrultuda, MTSO seçimleri öncesi geçmiş başkana vefa duyguları dillendirildi. Neredeyse hiçbir aday çıkmayacak ve başkan tekrar seçilecekti ( ki eğer tutuklanmasa zaten sorunsuz seçilecekti).
Maalesef vasıflı, vasıfsız, fırsatçı adaylar çıktı.
Eski Başkan seçilemedi.
Bundan sonrada liste krizi başladı. Karşı listeden girenlerden söz edildi.
İzlediğim, gördüklerim ve anladığım kadarıyla : Bundan sonra ne kadar barış, hizmet, önce Mersin sloganları atılsa da, hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
MTSO’ nun tekrar normale dönmesi ve bu ağır ve sıkıntılı günlerin unutulması için önemli bir süre geçmesi gerekecek.
Geliyorum sonbaharın bir başka etkisine…
Mersin Deniz Ticaret Odası seçimleri yapıldı.
Deniz şehri Mersin’e en fazla katkı verebilecek bu oluşum, maalesef yıllar yılı kente hiçbir katkı sağlamadı.
30 yılı aşkın süredir yönetimde olan ve değiştirilemeyen bir yönetim ve bu kuruma çöreklenenler, bu kentin geleceğini olumsuz yönde etkilediler.
Şimdi yeni bir yönetim var.
Eski düzenin devam edip etmeyeceğini, Mersin’in önümüzdeki ağır ve sarsıcı sonbaharında ne kadar etkili olacaklarını göreceğiz.
Ne yazık ki mesele, yani kentin üzerine çöken “ sonbahar ağırlığı “ bunlardan ibaret değil…
Büyükşehir ve İlçe Belediye Başkanlarının ve önemli bürokratlarının görevden alınması, önümüzdeki dönem yerel hizmetleri önemli ölçüde aksatacaktır.
Yeni görevliler yapacakları hizmette cesur olamayacaklar ; ürkek ve kırılgan olacaklar ve bu nedenle de görevler kısmen yapılmayacak, aksayacak, ya da geciktirilecektir
Anlaşılır nedenlerle, yeni bir denetim dalgasından korkulacaktır.
Bu arada, yargılama sürecinde Belediyeden haksız maaş alanlar; işadamları ile Belediye arasında ilişkiyi sağlayanlar, belediyenin desteklediği basın bir şekilde konuşulacaktır.
Peki bu süreçte bu güzel kentin sosyal ve fiziki sorunları, meselâ sürekli yazıp durduğum ve neredeyse artık içinden çıkılmaz ölçüde felç olmuş “ kent içi trafik sorunu “ ne olacaktır?
Dedim ya: Mersin çok ağır ve uzun bir “ sonbahar” yaşayacaktır; hele sonrasındaki “ kış”ı hiç sormayın!
Elbette hayat kendi önünü açacak, sonbahar ve kış sonrasında Mersin’e de bahar gelecektir. Ama bu zor zamanların nedenlerini, maliyetini ve çıkışa dair düşüncelerimizi de konuşmak zorundayız.
HARUNARSLAN.....13 Ekim 2026
(DEVAM EDECEK)
