3. Dünya Savaşının trampet sesleri küresel büyük çatışmayı haber veriyor…
3. Dünya Savaşının trampet sesleri küresel büyük çatışmayı haber veriyor…
Bugün, insanlık tarihi çok daha karanlık ve keskin bir yol ayrımının eşiğinde duruyor.
Bugün, insanlık tarihi çok daha karanlık ve keskin bir yol ayrımının eşiğinde duruyor.
Küreselleşme İflası ederken yerini alacak yeni Paradigma konusunda kafalar hayli karışık…
1980’lerde Reagan ve Thatcher öncülüğünde başlayan, 1990’larda ise Çin’i de girdabına alarak genişleyen neo-liberal küreselleşme dalgası, kapitalizme uzunca bir süre nefes aldırmıştı.
Ancak bugün, insanlık tarihi çok daha karanlık ve keskin bir yol ayrımının eşiğinde duruyor.
2022 yılında kaleme aldığım "Dünyanın yeni paradigma sancıları ve Çin…" başlıklı makalemde, doymak bilmez insanoğlunun kaynakları tüketmesiyle başlayan sürdürülemez sürece ve pandemi ile sarsılan küresel tedarik zincirlerine dikkat çekmiştim.
O gün bir "sancı" olarak nitelendirdiğimiz kırılma, bugün artık yerini çok daha somut, sert ve gürültülü bir gerçekliğe bıraktı: Küresel bir silahlanma yarışı ve savaş ekonomisine zorunlu geçiş. Trampetler artık gizliden gizliye değil, tüm dünyanın gözü önünde, fabrikaların üretim bantlarında çalıyor.
2022'deki analizde altını çizdiğim üzere, modern Çin'i geleneksel olandan ayıran en büyük unsur, ülkenin Komünist Parti (ÇKP) için var olmasıdır.
Xi Jinping’ in iki dönem kuralını yıkarak gücü merkezde toplaması, Çin’i küresel hegemonya savaşında daha agresif bir aktör haline getirdi.
1990'da 360 milyar dolar olan milli gelirini 2021'de 17,7 trilyon dolara çıkararak BM kriterlerinde belirlenen Yoksulluk ölçütlerinde tüm halka bu oranların üstünde gelir sağlarken "dünyanın küresel fabrikası" konumuna gelen Çin, bu büyüme hikâyesinin de sınırlarına dayandı.
Xi yönetiminin teknoloji devlerine (Alibaba vb.) getirdiği baskılar,
Konut sektöründeki ( ki toplam ülke GSYİH' nın üçte birini oluşturuyor) devasa iflas dalgaları,
Pandemideki "sıfır tolerans" politikasının tedarik zincirlerinde yarattığı telafisi imkânsız kopuşlar, Çin'in o parmak ısırtan %10'luk büyüme serüvenini %7'lere ve daha altına düşürdü.
Ancak bu yavaşlama Çin'i zayıflatmadı; aksine, Batı ile olan ekonomik bağımlılık iplerini kopardığı için onu daha öngörülemez ve askeri odaklı bir güce dönüştürdü. Batı dünyası, basit bir cıvatanın veya tıbbi bir maskenin üretimini bile Çin’e bırakmanın bedelini ağır ödedi ve şimdi bu bağımlılıktan kurtulmanın tek bir yolunu görüyor: Yeniden ama bu kez "silahlanarak" üretmek.
Tarih, bazen ürkütücü bir döngüyle tekerrür eder.
ABD’ yi 1929’ da başlayan yıkımdan kurtarmaya çalışan Roosevelt, 1941 yılında dünyayı kasıp kavuran II. Dünya Savaşı’na müdahil olmaya hazırlanırken mühimmat ihtiyacını karşılamak amacıyla ülkeyi "demokrasinin cephaneliği" ilan etmiş; o güne kadar otomotiv sektörünün liderleri konumundaki General Motors’ u tank, Ford’ u ise bombardıman uçağı üretmeye yöneltmişti.
Tam 85 yıl sonra bugün, Trump yönetimindeki Pentagon'un yine General Motors ve Ford gibi otomotiv devlerinin kapısını çalarak endüstriyel kapasitelerini askeri üretime kaydırmalarını istemesi tesadüf ötesi gelişme olarak görülmeli.
Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi’nin (CSIS) verileri acı gerçeği ortaya koyuyor:
ABD, İran ile yaşanan son 39 günlük çatışmada mühimmat stoklarının %40’ından fazlasını tüketti. Yeniden tedarik süresi 40 haftayı aşarken, küresel nizamın jandarmalığına soyunan imparatorluğun üretim kapasitesi alarm veriyor.
Avrupa Cephesi ise çok daha elverişsiz bir noktadan savaşa hazırlanıyor.
1960’larda GSYİH’sinin %3,9'unu savunmaya ayıran AB, rehavet içinde bu oranı %1,3’lere kadar düşürmüştü. Ancak Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşü ve Rusya-Ukrayna savaşıyla başlayan jeopolitik deprem, Avrupa’yı "Hazırlık 2030" planıyla 940 milyar dolarlık ek savunma harcaması yapmaya zorladı.
Bu durum, Çinli elektrikli araç üreticilerinin istilası altında ezilen ve 2025'te ihracatı %43 çakılan Avrupa otomotiv endüstrisi için hem bir can simidi hem de yapısal bir dönüşüm anlamına geliyor:
Üretim Bantlarının Dönüşümü ve İstihdam Ekonomisinin savunma eksenine kayışta çarpıcı örnekler var önümüzde:
Fransız Renault, Askeri İHA’lar geliştirmek için Turgis Gaillard ve kara robotları için John Cockerill grubuyla dev ortaklıklara imza attı.
Alman Rheinmetall ise İki otomotiv fabrikasını tamamen askeri üretime devretti. Şirketin savunma kârı katlanırken, 2022'de 125 dolar olan hisse senedi değeri 2026'da 1.550 dolara fırlayarak küresel pazarın yeni yönünü tescilledi.
Bu kadar da değil;
Fransız demiryolu devi Alstom, Almanya'nın Görlitz şehrindeki tarihi tren üretim tesisini savunma sanayii şirketi KNDS'ye devretmek üzere Şubat 2025'te bir çerçeve anlaşması imzaladı. Dönüşümle tesis, askeri araç ve savunma ekipmanı üretimi için bir merkeze dönüştürülmekte…
Alman DekaBank güncel verilerine göre, savunmaya yatırılan her 1 Euro, değer zincirinde iki katı üretimi tetikliyor. Çin rekabeti yüzünden otomotivde 350 bin iş kaybı korkusu yaşayan Avrupa, savunma sanayindeki bu dönüşümle 760 bin yeni vasıflı işçi istihdamı yaratma potansiyeli (Kearney verisi) bekliyor.
Böylece; küresel rekabetin acımasız baskısından kurtulmaya çalışan Otomotiv sektörü, savunmada ulusal tedarik sayesinde korunuyor ve 2040’a uzanan uzun vadeli çıkış bulması mümkün hale gelecek…
2022 makalesinde sorduğum "Sürdürülemez paradigmanın yerini ikame edecek yeni bir dünya nasıl inşa edilecek?" sorusunun cevabı, ne yazık ki insanlığı kurtaracak yeşil dönüşüm dalgasıyla gelmedi. Küreselleşmeyi bireye indirgemeyi, çevre sorunlarını çözmeyi tartışırken; egemen güçlerin hegemonyası dünyayı yeni bir militarizm çılgınlığına sürüklüyor…
Bugün otomotiv fabrikalarının tank ve İHA üretimine geçmesi, sadece ekonomik bir rasyonalite veya işçilerin istihdamını kurtarma hamlesinden ibaret değil…
Bu dönüşüm, küresel sistemin kılcal damarlarına kadar sızan savaş hazırlığının de habercisi.
Savaş tamtamları çalıyor, üretim bantları yön değiştiriyor ve dünya, barışın ekonomisinden savaş lojistiğine doğru hızla sürükleniyor.
Küreselleşmenin getirdiği geçici refah illüzyonu biterken, insanlık artık askeri-endüstriyel kompleksin yeni ve acımasız kurallarıyla yüzleşmek zorunda.
Abdullah Ayan
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

