İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, Mersin basını ile bir araya geldi.
Siyaset
26.08.2026 - 17:06, Güncelleme:
26.08.2026 - 17:06 89 kez okundu.
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, Mersin basını ile bir araya geldi.
İyi Parti Milletvekili Burhanettin Kocamaz Mersin ve Türkiye gündemini değerlendirmek üzere basın mensuplarıyla bir araya geldi.
Sözlerine parlamentonun çalışmaları ile başlayan Kocamaz, “Son 8 yıldır parlamentonun bütün yetkileri bir kişi üzerinde toplanırken maalesef saraydan gelen her teklif çok fazla detayına inilmeden muhalefetin bütün eleştirilerine rağmen noktası değiştirilmeden parlamentoda çıkarılıyor.
Eğer bu olmazsa daha acil önlem olarak kanun hükmünde kararnameler çıkarılıyor. Akşam akla gelen sabah resmi gazetede yayınlanıyor ve neticede bunların büyük bir kısmı da Anayasa Mahkemesi'nden geri dönüyor. Niye?
Çünkü yasalara aykırı, anayasaya aykırı kanun hükmünde kararnameler çıkarılıyor ve meclisin de %80 yükü sadece bu kanun hükmünde kararnamelerin düzeltilmesine yönelik. Tabii meclis televizyonunu izleyenler meclisin o perişan haline mutlaka görüyordur.
Özellikle Cumhur İttifakı'na mensup partilerin sıraları bomboş. Özellikle AKP sıraları bomboş. 267 milletvekilleri vardı. Bazen bakıyorsunuz o sıralarda 3 kişi oluyor. Gerisi nerede? Gerisi dışarıda. Ya mecliste değil, ya kuliste oturuyor, ya odalarında oturuyor.
Biz de gerek soru önergeleriyle, gerek araştırma önergeleriyle gündem dışı konuşmalarla sıkıntıları dile getirmeye çalışıyoruz. Ben bu süreç içerisinde 116 genel kurul konuşması yapmışım. Araştırma komisyonu konuşmalarında 72 kez söz almışım.
Gündem dışı 5 kez söz almışım. Bölge sorunlarını yerinden 1 dakika her gün ilk 20 kişiye söz veriyorlar. 56 kez söz almışım. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde gündeme alınan araştırma önergemiz de 50 adettir. Tabii bunları biz yapıyoruz.
Ama maalesef iktidar muhalefetten gelen hiçbir konuyu gündeme almıyor. Bunun adı demokrasi olamaz. Bunun adı milletin temsilciliği olamaz. Yani kendileri önerge vermiyorlar. Eleştiri yapmıyorlar. Niye yapmıyorlar? İpleri çekilir diye yapmıyorlar.
İktidarın milletvekillerine cesaret gösterip orada yanlışları dile getirmesi maalesef mümkün değil. Belki bazen CHP grubundan bir iki eleştiri geliyor. Hemen onlara diyorlar ki siz çıkın. Hemen disipline veriyorlar. Bizim bilgimiz dışında niye böyle yapıyorsunuz diye.
Tabii değerli arkadaşlar keşke bu ucu ve sisteme geçtiğimizde bu ülkede olumlu şeyler yaşansaydı. Biz de bunları gelip burada dillendirmeseydik. Ama 8 yıldır bu ülkede enflasyonu bir adım geriye götüremedik. Hep hikayeler.”dedi
Ülke ekonomisine de değinen Kocamaz, “Dünyada enflasyonda Arjantin’den sonra ikinci sıradayız. Öyle bir noktaya geldik ki, 8 yıldır 2 haneli rakamlarla mücadele ediyoruz. Bu şartlar altında geçim sıkıntısı yaşayan insanlar yarınından emin değil. 2002 yılında 180 lira olan asgari ücretle 7 tane çeyrek altın alınıyordu. Şimdi sadece 2 buçuk adet çeyrek altın alınabiliyor”dedi.
Dünyadaki enflasyon ortamı incelendiğinde krizlerin en fazla 1 buçuk yıl sürdüğünü, Türkiye’nin 2001 küresel krizini de bu sürede atlattığını kaydeden Burhanettin Kocamaz,“Dünyada en fazla 1 buçuk yılda çözülen enflasyon, bizde 8 yıldır çözülemedi. Her geçen gün geriye gidiyoruz. Bizde ekonominin kuralları, tüm dünyadakinden farklı uygulanmaya çalışılıyor. ‘Nas’ ile faizi düşürerek ekonomiyi düzelteceklerini sandılar. Oysa ekonominin kuralları size veya şahıslara göre yürümez. Ekonominin kendi kuralları çerçevesinde tedbirler alırsanız enflasyonu da düşürebilirsiniz”diye konuştu.
Kocamaz, “Çukurova'da hızla tarım arazileri satılıyor. Bu Buradan 5 sene önce tarım arazilerinin dönümü 2 milyona yaklaşmıştı. Şu anda 300.000 lira. Yani her şey pahalanıyor ama gayrimenkulün fiyatı azalıyor. Ya yazıktır, günahtır.
2002 yılından bu yana çiftçiyi bitirebilmek için her türlü politika uygulandı. Hiç kimse çiftçi para kazanamıyor. Her sene arazisinin bir kısmını satıyor, traktörünü satıyor, evini satıyor vesaire. O şekilde bir sonraki dönem inatla üretmeye çalışıyor. Ama ne oluyor?
Tam ürün piyasaya çıkacağı anda sırf sırf çiftçiyi zora sokmak için yurt dışından ithalat yapılıyor. Ya da üretilen ürünün ihracatı engelleniyor. Böyle bir politika olabilir mi? Bu politika bilinçsiz bir şekilde yapılmaz. Tesadüfen yapılmaz.
Bilinçli bir şekilde üreticiyi, üreticiyi bitirebilmek için ellerinden ne gelirse yapıyorlar. “dedi.
Terörsüz Türkiye sürecine de değinen Kocamaz, “Terör örgütünün elebaşısı 50.000 insanın hayatının sorumlusu bir cani Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne Davet edildi. "DEM kürsüsünden konuşsun." dendi. Ve ne dendi birden?
Ona umut hakkı tanınsın. Umut hakkı ne? 25 yıl cezaevinde yatmış kişilerin artık nedamet duyduktan sonra sokağa salıverilmesi. Düşünün. 50.000 insanın hayatına mal olmuş bir cani, çıkacak, ortalıkta dolaşacak.
Başlangıçta ne dediler? Şartsız bir şekilde, hiçbir şart öne sürmeden silahlar bırakılacak ve teslim olunacak. Ya bir terör örgütü bu kadar günah işlemiş kadar suç işlemiş. Kendi kendine gelip teslim olur mu? Kendi kendine silah bırakır mı?
Göstermeli ki orada bir kazanda 30 tane silah yaktılar. Ama Trump'ın söylediği ne? Trump diyor ki: "40.000 tır silah ve mühimmat verildi." diyor. Ya 40.000 tır silahı koca bir ordu demek. Bunları nereden ne zaman teslim ettiler?
Ne diyorlardı? Gelip teslim olacaklar. Ama sonra bir baktık ki İmralı'ya o bebek katilinin yanına gidip gelmelerle anlaşıldı ki koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti o terör örgütü çetebaşıyla masaya oturdu.
Neticede mecliste meclis iş düzeyinde olmayan, anayasada olmayan bir şekilde bir komisyon kurdular. Bu komisyon korsan bir komisyon. Bu komisyonun yasal hiçbir dayanağı yok.” şeklinde konuştu.
Burhanettin Kocamaz, Mersin sahillerini etkisi altına alan kirlilikle ilgili olarak ise plastik ithalatının yasaklanması ve olumsuz görüntülerin ortadan kaldırılması için topyekûn bir mücadele başlatılması gerektiğini ifade etti.
Basın toplantısı soru cevap bölümüyle sona erdi.
İyi Parti Milletvekili Burhanettin Kocamaz Mersin ve Türkiye gündemini değerlendirmek üzere basın mensuplarıyla bir araya geldi.
Sözlerine parlamentonun çalışmaları ile başlayan Kocamaz, “Son 8 yıldır parlamentonun bütün yetkileri bir kişi üzerinde toplanırken maalesef saraydan gelen her teklif çok fazla detayına inilmeden muhalefetin bütün eleştirilerine rağmen noktası değiştirilmeden parlamentoda çıkarılıyor.
Eğer bu olmazsa daha acil önlem olarak kanun hükmünde kararnameler çıkarılıyor. Akşam akla gelen sabah resmi gazetede yayınlanıyor ve neticede bunların büyük bir kısmı da Anayasa Mahkemesi'nden geri dönüyor. Niye?
Çünkü yasalara aykırı, anayasaya aykırı kanun hükmünde kararnameler çıkarılıyor ve meclisin de %80 yükü sadece bu kanun hükmünde kararnamelerin düzeltilmesine yönelik. Tabii meclis televizyonunu izleyenler meclisin o perişan haline mutlaka görüyordur.
Özellikle Cumhur İttifakı'na mensup partilerin sıraları bomboş. Özellikle AKP sıraları bomboş. 267 milletvekilleri vardı. Bazen bakıyorsunuz o sıralarda 3 kişi oluyor. Gerisi nerede? Gerisi dışarıda. Ya mecliste değil, ya kuliste oturuyor, ya odalarında oturuyor.
Biz de gerek soru önergeleriyle, gerek araştırma önergeleriyle gündem dışı konuşmalarla sıkıntıları dile getirmeye çalışıyoruz. Ben bu süreç içerisinde 116 genel kurul konuşması yapmışım. Araştırma komisyonu konuşmalarında 72 kez söz almışım.
Gündem dışı 5 kez söz almışım. Bölge sorunlarını yerinden 1 dakika her gün ilk 20 kişiye söz veriyorlar. 56 kez söz almışım. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde gündeme alınan araştırma önergemiz de 50 adettir. Tabii bunları biz yapıyoruz.
Ama maalesef iktidar muhalefetten gelen hiçbir konuyu gündeme almıyor. Bunun adı demokrasi olamaz. Bunun adı milletin temsilciliği olamaz. Yani kendileri önerge vermiyorlar. Eleştiri yapmıyorlar. Niye yapmıyorlar? İpleri çekilir diye yapmıyorlar.
İktidarın milletvekillerine cesaret gösterip orada yanlışları dile getirmesi maalesef mümkün değil. Belki bazen CHP grubundan bir iki eleştiri geliyor. Hemen onlara diyorlar ki siz çıkın. Hemen disipline veriyorlar. Bizim bilgimiz dışında niye böyle yapıyorsunuz diye.
Tabii değerli arkadaşlar keşke bu ucu ve sisteme geçtiğimizde bu ülkede olumlu şeyler yaşansaydı. Biz de bunları gelip burada dillendirmeseydik. Ama 8 yıldır bu ülkede enflasyonu bir adım geriye götüremedik. Hep hikayeler.”dedi
Ülke ekonomisine de değinen Kocamaz, “Dünyada enflasyonda Arjantin’den sonra ikinci sıradayız. Öyle bir noktaya geldik ki, 8 yıldır 2 haneli rakamlarla mücadele ediyoruz. Bu şartlar altında geçim sıkıntısı yaşayan insanlar yarınından emin değil. 2002 yılında 180 lira olan asgari ücretle 7 tane çeyrek altın alınıyordu. Şimdi sadece 2 buçuk adet çeyrek altın alınabiliyor”dedi.
Dünyadaki enflasyon ortamı incelendiğinde krizlerin en fazla 1 buçuk yıl sürdüğünü, Türkiye’nin 2001 küresel krizini de bu sürede atlattığını kaydeden Burhanettin Kocamaz,“Dünyada en fazla 1 buçuk yılda çözülen enflasyon, bizde 8 yıldır çözülemedi. Her geçen gün geriye gidiyoruz. Bizde ekonominin kuralları, tüm dünyadakinden farklı uygulanmaya çalışılıyor. ‘Nas’ ile faizi düşürerek ekonomiyi düzelteceklerini sandılar. Oysa ekonominin kuralları size veya şahıslara göre yürümez. Ekonominin kendi kuralları çerçevesinde tedbirler alırsanız enflasyonu da düşürebilirsiniz”diye konuştu.
Kocamaz, “Çukurova'da hızla tarım arazileri satılıyor. Bu Buradan 5 sene önce tarım arazilerinin dönümü 2 milyona yaklaşmıştı. Şu anda 300.000 lira. Yani her şey pahalanıyor ama gayrimenkulün fiyatı azalıyor. Ya yazıktır, günahtır.
2002 yılından bu yana çiftçiyi bitirebilmek için her türlü politika uygulandı. Hiç kimse çiftçi para kazanamıyor. Her sene arazisinin bir kısmını satıyor, traktörünü satıyor, evini satıyor vesaire. O şekilde bir sonraki dönem inatla üretmeye çalışıyor. Ama ne oluyor?
Tam ürün piyasaya çıkacağı anda sırf sırf çiftçiyi zora sokmak için yurt dışından ithalat yapılıyor. Ya da üretilen ürünün ihracatı engelleniyor. Böyle bir politika olabilir mi? Bu politika bilinçsiz bir şekilde yapılmaz. Tesadüfen yapılmaz.
Bilinçli bir şekilde üreticiyi, üreticiyi bitirebilmek için ellerinden ne gelirse yapıyorlar. “dedi.
Terörsüz Türkiye sürecine de değinen Kocamaz, “Terör örgütünün elebaşısı 50.000 insanın hayatının sorumlusu bir cani Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne Davet edildi. "DEM kürsüsünden konuşsun." dendi. Ve ne dendi birden?
Ona umut hakkı tanınsın. Umut hakkı ne? 25 yıl cezaevinde yatmış kişilerin artık nedamet duyduktan sonra sokağa salıverilmesi. Düşünün. 50.000 insanın hayatına mal olmuş bir cani, çıkacak, ortalıkta dolaşacak.
Başlangıçta ne dediler? Şartsız bir şekilde, hiçbir şart öne sürmeden silahlar bırakılacak ve teslim olunacak. Ya bir terör örgütü bu kadar günah işlemiş kadar suç işlemiş. Kendi kendine gelip teslim olur mu? Kendi kendine silah bırakır mı?
Göstermeli ki orada bir kazanda 30 tane silah yaktılar. Ama Trump'ın söylediği ne? Trump diyor ki: "40.000 tır silah ve mühimmat verildi." diyor. Ya 40.000 tır silahı koca bir ordu demek. Bunları nereden ne zaman teslim ettiler?
Ne diyorlardı? Gelip teslim olacaklar. Ama sonra bir baktık ki İmralı'ya o bebek katilinin yanına gidip gelmelerle anlaşıldı ki koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti o terör örgütü çetebaşıyla masaya oturdu.
Neticede mecliste meclis iş düzeyinde olmayan, anayasada olmayan bir şekilde bir komisyon kurdular. Bu komisyon korsan bir komisyon. Bu komisyonun yasal hiçbir dayanağı yok.” şeklinde konuştu.
Burhanettin Kocamaz, Mersin sahillerini etkisi altına alan kirlilikle ilgili olarak ise plastik ithalatının yasaklanması ve olumsuz görüntülerin ortadan kaldırılması için topyekûn bir mücadele başlatılması gerektiğini ifade etti.
Basın toplantısı soru cevap bölümüyle sona erdi.
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
