Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir'e “Yerelde Kent Kültürüne Katkı” ödülü

Güncel 03.10.2026 - 13:01, Güncelleme: 03.10.2026 - 13:01 141 kez okundu.
 

Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir'e “Yerelde Kent Kültürüne Katkı” ödülü

Mersin’de bu yıl 31’incisi düzenlenen Mersin Arkeoloji Günleri, “Yumuktepe Höyüğü” temasıyla başladı. Etkinlik kapsamında konuşan Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, Yumuktepe’nin sahip olduğu tarihsel değerin daha güçlü biçimde ortaya çıkarılması gerektiğini belirterek, alanın arkeopark olarak değerlendirilmesi, kazı çalışmalarına daha fazla kaynak ayrılması ve Yumuktepe için kalıcı bir yapı oluşturulması çağrısında bulundu.

İçel Sanat Kulübü tarafından düzenlenen 31. Mersin Arkeoloji Günleri, bilim ve kültür dünyasından çok sayıda akademisyen ve sanatseverin katılımıyla gerçekleştiriliyor. Etkinlikte konuşan Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, 31 yıl önce küçük bir salonda başlayan Arkeoloji Günleri’nin bugün çok daha geniş bir katılımla Mersin’in önemli kültür mekânlarından birinde gerçekleştiriliyor olmasının, kentin kültür ve sanat hayatında yaşanan gelişimin önemli bir göstergesi olduğunu söyledi. Özdemir, İçel Sanat Kulübü’nün “Sanatın Köklü Yuvası” ifadesinin yıllar içerisinde somut bir karşılık bulduğunu belirterek, Mersin’in kültür hayatına katkı sunan kişi ve kurumlarla yıllardır istişare, koordinasyon ve güçlü bir diyalog içerisinde çalıştıklarını ifade etti. “Yerelde Kent Kültürüne Katkı” ödülüne teşekkür Konuşmasında kendisine verilen “Yerelde Kent Kültürüne Katkı” ödülüne de değinen Özdemir, bu ödülün kendisi açısından önemli bir anlam taşıdığını belirtti. Özdemir, “Bir insanın yaptığı çalışmaların ve emek verdiği değerlerin fark edilmesi, takdir edilmesi elbette büyük bir mutluluk ve gurur kaynağıdır. Ancak benim için bu ödülü daha anlamlı kılan, onu Mersin’in sanat ve kültür hayatına yıllardır emek veren siz değerli sanatseverlerin huzurunda alıyor olmamdır” dedi. Özdemir, ödül dolayısıyla İçel Sanat Kulübü yönetimine, üyelerine ve programa katılan sanatseverlere teşekkür etti. “Yumuktepe’yi daha fazla sahiplenmeliyiz” Konuşmasının önemli bölümünü bu yılki Arkeoloji Günleri’nin ana teması olan Yumuktepe’ye ayıran Özdemir, Mersin’in sahip olduğu bu eşsiz tarihsel mirasın daha güçlü biçimde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Yumuktepe’de kazı çalışmalarının 1936 yılında başladığını hatırlatan Özdemir, Çatalhöyük’te kazıların 1961, Göbeklitepe’de ise 1995 yılında başladığına dikkat çekti. Yumuktepe’nin tarihinin M.Ö. 7000’li yıllara kadar uzandığını belirten Özdemir, bu üç önemli arkeolojik alanın tarihsel değerlerinin yanı sıra bulundukları konum açısından da dikkat çekici bir karşılaştırma sundu. Yumuktepe’nin Mersin kent merkezinin tam içerisinde yer aldığını belirten Özdemir, Çatalhöyük’ün Konya kent merkezine yaklaşık 52 kilometre, Göbeklitepe’nin ise Şanlıurfa kent merkezine yaklaşık 18 kilometre uzaklıkta bulunduğunu ifade etti. Çatalhöyük ve Göbeklitepe’nin bugün yalnızca arkeolojik alanlar olmanın ötesine geçerek güçlü kültürel miras, ziyaret ve müze kimlikleri kazandığını belirten Özdemir, “Yumuktepe ise sahip olduğu olağanüstü tarihsel değere rağmen henüz aynı ölçüde değerlendirilebilmiş değil. İşte bu nedenle Yumuktepe’yi daha fazla sahiplenmeliyiz” ifadelerini kullandı. “Kazılar yılın en az 10 ayı sürmeli” Yumuktepe’nin potansiyelinin daha geniş çevreler tarafından fark edilmesi gerektiğini söyleyen Özdemir, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile daha güçlü bir koordinasyon kurulması gerektiğini belirtti. Özdemir, Mersin lobisinin güçlendirilerek Yumuktepe kazıları için daha fazla ödenek sağlanması ve kazı çalışmalarının yılın en az 10 ayı boyunca sürdürülebilmesi için çaba gösterilmesi gerektiğini ifade etti. Bakanlık kaynaklarının yanı sıra yerel yönetimlerin de Yumuktepe için özel bütçe ayırması gerektiğini belirten Özdemir, Yumuktepe’nin yalnızca kazı çalışmalarının sürdürüldüğü bir arkeolojik alan olarak değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çizdi. “Yumuktepe arkeopark olarak ele alınmalı” Özdemir, Yumuktepe’nin sahip olduğu tarihsel süreklilik ve özgün arkeolojik birikim nedeniyle bir arkeopark olarak ele alınması gerektiğini söyledi. Arkeoparkların, arkeolojik mirasın yerinde korunduğu, ziyaretçilerin bu mirası doğrudan deneyimlediği, kazı ve araştırmaların kültürel eğitim ve turizmle buluşturulduğu yaşayan alanlar olduğuna dikkat çeken Özdemir, Yumuktepe’nin de bu anlayışla Mersin’in tarihini anlatan önemli bir açık hava kültür ve eğitim alanına dönüştürülebileceğini ifade etti. Yumuktepe’nin M.Ö. 7000’lerden M.S. 14. yüzyıla kadar kesintisiz yerleşim gördüğünü ve 33 arkeolojik katmandan oluştuğunu belirten Özdemir, bu tarihsel derinliğin yalnızca bilimsel araştırmalarla sınırlı kalmaması, ziyaretçilerin de bu katmanları algılayabilmesi gerektiğini söyledi. Bu kapsamda Yumuktepe’de farklı dönemlerin aynı anda algılanmasını sağlayacak dikey bir galeri oluşturulabileceğini belirten Özdemir, ziyaretçilerin binlerce yıllık tarihi adeta zamanın içerisinde katman katman okuyabileceğini ifade etti. “Kazı alanı ve sergi alanı bütünleşmeli” Yumuktepe’de bugüne kadar gerçekleştirilen kazılarda ortaya çıkarılan eserlerin, bundan sonra gün ışığına çıkarılacak eserlerle birlikte alanda sergilenmesini öneren Özdemir, böylece kazı alanı ile sergi alanının bütünleşebileceğini söyledi. Özdemir, bu modelin Yumuktepe’nin geçmişini yerinde ve bütüncül biçimde anlatan bir yapıya dönüşmesine katkı sağlayacağını ifade etti. Yumuktepe için dernek veya alt kurul önerisi Konuşmasında Yumuktepe’nin korunması ve geleceğe taşınması konusunda kurumsal bir yapının oluşturulması gerektiğine de dikkat çeken Özdemir, İçel Sanat Kulübü öncülüğünde, ilgili kişi ve kurumların katılımıyla Yumuktepe için bir dernek kurulmasını veya en azından bir alt kurul oluşturulmasını önerdi. Böyle bir oluşumun Yumuktepe’nin sesinin daha güçlü duyulmasına ve farklı kurumların ortak bir hedef etrafında buluşmasına katkı sağlayacağını belirten Özdemir, aynı zamanda alanın korunması, tanıtılması ve arkeopark olarak geleceğe taşınması için toplumun farklı kesimlerini bir araya getiren kalıcı bir yapı oluşturulabileceğini kaydetti. “Yeni bir dönemin başlangıcı olsun” Mersin Arkeoloji Günleri’nin Yumuktepe’nin hak ettiği değere kavuşması yolunda yeni bir dönemin başlangıcı olması temennisinde bulunan Özdemir, üç gün boyunca gerçekleştirilecek programın bilim, kültür ve arkeoloji açısından verimli ve ufuk açıcı geçmesini diledi. Özdemir, Arkeoloji Günleri geleneğini 31’inci kez sürdüren İçel Sanat Kulübü’ne, program kapsamında sunum gerçekleştirecek akademisyenlere ve etkinliğe katılan tüm sanatseverlere teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.
Mersin’de bu yıl 31’incisi düzenlenen Mersin Arkeoloji Günleri, “Yumuktepe Höyüğü” temasıyla başladı. Etkinlik kapsamında konuşan Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, Yumuktepe’nin sahip olduğu tarihsel değerin daha güçlü biçimde ortaya çıkarılması gerektiğini belirterek, alanın arkeopark olarak değerlendirilmesi, kazı çalışmalarına daha fazla kaynak ayrılması ve Yumuktepe için kalıcı bir yapı oluşturulması çağrısında bulundu.

İçel Sanat Kulübü tarafından düzenlenen 31. Mersin Arkeoloji Günleri, bilim ve kültür dünyasından çok sayıda akademisyen ve sanatseverin katılımıyla gerçekleştiriliyor.

Etkinlikte konuşan Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, 31 yıl önce küçük bir salonda başlayan Arkeoloji Günleri’nin bugün çok daha geniş bir katılımla Mersin’in önemli kültür mekânlarından birinde gerçekleştiriliyor olmasının, kentin kültür ve sanat hayatında yaşanan gelişimin önemli bir göstergesi olduğunu söyledi.

Özdemir, İçel Sanat Kulübü’nün “Sanatın Köklü Yuvası” ifadesinin yıllar içerisinde somut bir karşılık bulduğunu belirterek, Mersin’in kültür hayatına katkı sunan kişi ve kurumlarla yıllardır istişare, koordinasyon ve güçlü bir diyalog içerisinde çalıştıklarını ifade etti.

“Yerelde Kent Kültürüne Katkı” ödülüne teşekkür

Konuşmasında kendisine verilen “Yerelde Kent Kültürüne Katkı” ödülüne de değinen Özdemir, bu ödülün kendisi açısından önemli bir anlam taşıdığını belirtti.

Özdemir, “Bir insanın yaptığı çalışmaların ve emek verdiği değerlerin fark edilmesi, takdir edilmesi elbette büyük bir mutluluk ve gurur kaynağıdır. Ancak benim için bu ödülü daha anlamlı kılan, onu Mersin’in sanat ve kültür hayatına yıllardır emek veren siz değerli sanatseverlerin huzurunda alıyor olmamdır” dedi.

Özdemir, ödül dolayısıyla İçel Sanat Kulübü yönetimine, üyelerine ve programa katılan sanatseverlere teşekkür etti.

“Yumuktepe’yi daha fazla sahiplenmeliyiz”

Konuşmasının önemli bölümünü bu yılki Arkeoloji Günleri’nin ana teması olan Yumuktepe’ye ayıran Özdemir, Mersin’in sahip olduğu bu eşsiz tarihsel mirasın daha güçlü biçimde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Yumuktepe’de kazı çalışmalarının 1936 yılında başladığını hatırlatan Özdemir, Çatalhöyük’te kazıların 1961, Göbeklitepe’de ise 1995 yılında başladığına dikkat çekti. Yumuktepe’nin tarihinin M.Ö. 7000’li yıllara kadar uzandığını belirten Özdemir, bu üç önemli arkeolojik alanın tarihsel değerlerinin yanı sıra bulundukları konum açısından da dikkat çekici bir karşılaştırma sundu.

Yumuktepe’nin Mersin kent merkezinin tam içerisinde yer aldığını belirten Özdemir, Çatalhöyük’ün Konya kent merkezine yaklaşık 52 kilometre, Göbeklitepe’nin ise Şanlıurfa kent merkezine yaklaşık 18 kilometre uzaklıkta bulunduğunu ifade etti.

Çatalhöyük ve Göbeklitepe’nin bugün yalnızca arkeolojik alanlar olmanın ötesine geçerek güçlü kültürel miras, ziyaret ve müze kimlikleri kazandığını belirten Özdemir, “Yumuktepe ise sahip olduğu olağanüstü tarihsel değere rağmen henüz aynı ölçüde değerlendirilebilmiş değil. İşte bu nedenle Yumuktepe’yi daha fazla sahiplenmeliyiz” ifadelerini kullandı.

“Kazılar yılın en az 10 ayı sürmeli”

Yumuktepe’nin potansiyelinin daha geniş çevreler tarafından fark edilmesi gerektiğini söyleyen Özdemir, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile daha güçlü bir koordinasyon kurulması gerektiğini belirtti.

Özdemir, Mersin lobisinin güçlendirilerek Yumuktepe kazıları için daha fazla ödenek sağlanması ve kazı çalışmalarının yılın en az 10 ayı boyunca sürdürülebilmesi için çaba gösterilmesi gerektiğini ifade etti.

Bakanlık kaynaklarının yanı sıra yerel yönetimlerin de Yumuktepe için özel bütçe ayırması gerektiğini belirten Özdemir, Yumuktepe’nin yalnızca kazı çalışmalarının sürdürüldüğü bir arkeolojik alan olarak değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çizdi.

“Yumuktepe arkeopark olarak ele alınmalı”

Özdemir, Yumuktepe’nin sahip olduğu tarihsel süreklilik ve özgün arkeolojik birikim nedeniyle bir arkeopark olarak ele alınması gerektiğini söyledi.

Arkeoparkların, arkeolojik mirasın yerinde korunduğu, ziyaretçilerin bu mirası doğrudan deneyimlediği, kazı ve araştırmaların kültürel eğitim ve turizmle buluşturulduğu yaşayan alanlar olduğuna dikkat çeken Özdemir, Yumuktepe’nin de bu anlayışla Mersin’in tarihini anlatan önemli bir açık hava kültür ve eğitim alanına dönüştürülebileceğini ifade etti.

Yumuktepe’nin M.Ö. 7000’lerden M.S. 14. yüzyıla kadar kesintisiz yerleşim gördüğünü ve 33 arkeolojik katmandan oluştuğunu belirten Özdemir, bu tarihsel derinliğin yalnızca bilimsel araştırmalarla sınırlı kalmaması, ziyaretçilerin de bu katmanları algılayabilmesi gerektiğini söyledi.

Bu kapsamda Yumuktepe’de farklı dönemlerin aynı anda algılanmasını sağlayacak dikey bir galeri oluşturulabileceğini belirten Özdemir, ziyaretçilerin binlerce yıllık tarihi adeta zamanın içerisinde katman katman okuyabileceğini ifade etti.

“Kazı alanı ve sergi alanı bütünleşmeli”

Yumuktepe’de bugüne kadar gerçekleştirilen kazılarda ortaya çıkarılan eserlerin, bundan sonra gün ışığına çıkarılacak eserlerle birlikte alanda sergilenmesini öneren Özdemir, böylece kazı alanı ile sergi alanının bütünleşebileceğini söyledi.

Özdemir, bu modelin Yumuktepe’nin geçmişini yerinde ve bütüncül biçimde anlatan bir yapıya dönüşmesine katkı sağlayacağını ifade etti.

Yumuktepe için dernek veya alt kurul önerisi

Konuşmasında Yumuktepe’nin korunması ve geleceğe taşınması konusunda kurumsal bir yapının oluşturulması gerektiğine de dikkat çeken Özdemir, İçel Sanat Kulübü öncülüğünde, ilgili kişi ve kurumların katılımıyla Yumuktepe için bir dernek kurulmasını veya en azından bir alt kurul oluşturulmasını önerdi.

Böyle bir oluşumun Yumuktepe’nin sesinin daha güçlü duyulmasına ve farklı kurumların ortak bir hedef etrafında buluşmasına katkı sağlayacağını belirten Özdemir, aynı zamanda alanın korunması, tanıtılması ve arkeopark olarak geleceğe taşınması için toplumun farklı kesimlerini bir araya getiren kalıcı bir yapı oluşturulabileceğini kaydetti.

“Yeni bir dönemin başlangıcı olsun”
Mersin Arkeoloji Günleri’nin Yumuktepe’nin hak ettiği değere kavuşması yolunda yeni bir dönemin başlangıcı olması temennisinde bulunan Özdemir, üç gün boyunca gerçekleştirilecek programın bilim, kültür ve arkeoloji açısından verimli ve ufuk açıcı geçmesini diledi.

Özdemir, Arkeoloji Günleri geleneğini 31’inci kez sürdüren İçel Sanat Kulübü’ne, program kapsamında sunum gerçekleştirecek akademisyenlere ve etkinliğe katılan tüm sanatseverlere teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve inovatifhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.