Mersin'de Alarm Zilleri: Dijitalde Sınıfta Kaldık, Betonda Boğuluyoruz!.

Güncel 16.04.2026 - 12:15, Güncelleme: 16.04.2026 - 18:18
 

Mersin'de Alarm Zilleri: Dijitalde Sınıfta Kaldık, Betonda Boğuluyoruz!.

Nitelikli genç nüfus var ama beklentileri karşılanmadığı için geleceğini Mersin dışında arıyor, kentten kaçıyor…

Ankara Sanayi Odası’nın (ASO-İLTEK) son raporları önümüzde... Veriler soğuk, veriler net ama bir o kadar da ürkütücü. Mersin için çizilen tablo, bir başarı hikâyesinden ziyade, bir “yerinde sayma” hatta stratejik bir “gerileme” öyküsü sunuyor. Peki, kent dinamikleri yaklaşan bu büyük tehlikenin farkında mı? Öncelikle “Yaşam Kalitesi ve İş Gücü Çekiciliği” meselesine bakalım… 2023’te 43. sırada olan Mersin, 2024’te 50. sıraya gerilemiş, 2025’te ise 40. sıraya bir hamle yapmış gibi bir tablo çıkıyor karşımıza… Şimdi ortaya çıkan verilerden hareketle, "Son bir yılda 10 sıra birden yükseldik" diyerek başarı masalları anlatacak Sinderella’ ları bir yana bırakırsak, meselenin sadece sıralamadan ibaret olmadığı; kentin nitelikli insan tutma kapasitesindeki istikrarsızlığa dikkat çekmemiz gerektiği gerçeğiyle karşı karşıyayız… Öğrenci dostu kentler sıralamasında Türkiye 2.’si olan Mersin’ in, kadın/erkek ücret oranı bakımından 63. sırada! Yer alması gerçeği karşısında oturup düşünmemiz gerekmiyor mu? Gençleri kentimizde çeşitli avantajlarla okumaya çağırıyoruz ama onlara adil ve sürdürülebilir bir gelecek sunamıyoruz. Pek çok kurum ve kuruluşun "Kanatlandık, uçuyoruz" teranelerine karşı gerçek tablo şudur: Teknolojik gelişmişlik sıralamasında yanı başımızdaki Gaziantep 9. sırada yer alırken, Mersin 43- 46. lık diliminde sıkışmış, hatta dibe doğru çakılmış durumda. Türkiye’nin GSYH bazında ilk 10 ekonomisinden biri olan Mersin’in, teknoloji endeksinde bu kadar geride kalması, kentin "Düşük Teknoloji Tuzağı" na yakalandığının en vahim ve somut kanıtı… Gaziantep, Konya veya Kayseri gibi iller, sanayilerini savunma sanayi bileşenleri ve makine gibi "orta-yüksek teknoloji" segmentine atlarken; Mersin ekonomisinin lokomotifi olan; lojistik, tarım ve gıda sanayii hâlâ geleneksel yöntemlere bağımlı. Daha da acısı Üretim süreçlerimiz katma değer yaratacak yüksek teknolojiyi ve otomasyonu bir türlü içselleştiremiyor. Mersin bugün tam anlamıyla ve elbirliğiyle şişirilmiş bir "Beton Balonu" üzerinde oturuyor. Türkiye genelinde inşaatın GSMH içindeki payı yüzde 5-6 seviyelerindeyken, Mersin’de bu oran yüzde 15,5! (TÜİK 2025 GSMH verileri) Evet uçuyoruz, doğru Ülke şampiyonuyuz ama nereye doğru uçtuğumuz ve neyin şampiyonu olduğumuz sorularına gerçeklerden uzaklaşmadan somut yanıtlar verecek durumda mıyız? Korkarım ki, mevcut potansiyelimizi büyütmek yerine, olanı da tüketen bir kent haline gelme riskiyle karşı karşıya Mersin… Tüm umudunu betona bağlamış bir kentin, Dijital Altyapı ’da 59. sıraya yuvarlanmış olması alarm zillerinin çalması için yeterli değil mi? Ticaret var ama dış ticareti teknolojiye dönüştürme, teknolojiden yararlanarak katma değeri yüksek bir düzeye taşıma arayışı yok… Üniversitelerimiz var ama kentle, sanayiyle bağları kopuk. Nitelikli genç nüfus var ama beklentileri karşılanmadığı için geleceğini Mersin dışında arıyor, kentten kaçıyor… Mersin’in temel sorunu kaynak değil, vizyon eksikliğidir. Örneğin Kentin kaderini değiştirecek ve her alanda zenginleştirip ülkenin parmak ısıracağı bir refah düzeyine taşıyacak "Ana Konteyner Limanı" fırsatı, kentin dinamikleri tarafından el birliğiyle kaçırıldı. Liman işletmecisinin gücü, ne yazık ki Mersin’in ortak iradesini alt etmeyi başardı. Ve Mersin ülkenin orta gelir tuzağından çıkmış, refah düzeyinde AB ülkeleriyle boy ölçüşecek bir seviyeye çıkış öyküsünü yarıda bıraktı… Şimdi önümüzde iki yol var: Ya geleneksel modellerle para kazanmaya devam edip bu düşük teknoloji sarmalında boğulacağız ya da derhal kolları sıvayarak kenti yüksek gelirli, Ar-Ge odaklı bir yapıya dönüştüreceğiz. Özetin özetine gelecek olursak; Mersin, geçmişin mirasıyla zengin bir ticaret şehri olmasına rağmen geleceğini yitirmekte olan zayıf bir teknoloji kenti görüntüsü çiziyor. 2024’ün 46. Ve 2025’in 43. sıraları, şehrin sahip olduğu ekonomik gücü "bilgi ekonomisine" tahvil edemediğini ve teknolojik dönüşüm yarışında Anadolu’daki pek çok ilin bile hayli gerisinde kaldığını acı bir şekilde ortaya koyuyor. Ankara Sanayi Odası destekli TEPAV araştırma raporu, Mersin’in önüne konulmuş bir stratejik aciliyet tablosudur. Tabii, aynadaki vahim tabloyla yüzleşip ders çıkarma derdi olan varsa... Abdullah AYAN 13.04.2026
Nitelikli genç nüfus var ama beklentileri karşılanmadığı için geleceğini Mersin dışında arıyor, kentten kaçıyor…

Ankara Sanayi Odası’nın (ASO-İLTEK) son raporları önümüzde...

Veriler soğuk, veriler net ama bir o kadar da ürkütücü. Mersin için çizilen tablo, bir başarı hikâyesinden ziyade, bir “yerinde sayma” hatta stratejik bir “gerileme” öyküsü sunuyor.

Peki, kent dinamikleri yaklaşan bu büyük tehlikenin farkında mı?

Öncelikle “Yaşam Kalitesi ve İş Gücü Çekiciliği” meselesine bakalım…

2023’te 43. sırada olan Mersin, 2024’te 50. sıraya gerilemiş, 2025’te ise 40. sıraya bir hamle yapmış gibi bir tablo çıkıyor karşımıza…

Şimdi ortaya çıkan verilerden hareketle, "Son bir yılda 10 sıra birden yükseldik" diyerek başarı masalları anlatacak Sinderella’ ları bir yana bırakırsak, meselenin sadece sıralamadan ibaret olmadığı; kentin nitelikli insan tutma kapasitesindeki istikrarsızlığa dikkat çekmemiz gerektiği gerçeğiyle karşı karşıyayız…

Öğrenci dostu kentler sıralamasında Türkiye 2.’si olan Mersin’ in, kadın/erkek ücret oranı bakımından 63. sırada! Yer alması gerçeği karşısında oturup düşünmemiz gerekmiyor mu?

Gençleri kentimizde çeşitli avantajlarla okumaya çağırıyoruz ama onlara adil ve sürdürülebilir bir gelecek sunamıyoruz.

Pek çok kurum ve kuruluşun "Kanatlandık, uçuyoruz" teranelerine karşı gerçek tablo şudur:

Teknolojik gelişmişlik sıralamasında yanı başımızdaki Gaziantep 9. sırada yer alırken, Mersin 43- 46. lık diliminde sıkışmış, hatta dibe doğru çakılmış durumda. Türkiye’nin GSYH bazında ilk 10 ekonomisinden biri olan Mersin’in, teknoloji endeksinde bu kadar geride kalması, kentin "Düşük Teknoloji Tuzağı" na yakalandığının en vahim ve somut kanıtı…

Gaziantep, Konya veya Kayseri gibi iller, sanayilerini savunma sanayi bileşenleri ve makine gibi "orta-yüksek teknoloji" segmentine atlarken; Mersin ekonomisinin lokomotifi olan; lojistik, tarım ve gıda sanayii hâlâ geleneksel yöntemlere bağımlı.

Daha da acısı Üretim süreçlerimiz katma değer yaratacak yüksek teknolojiyi ve otomasyonu bir türlü içselleştiremiyor.

Mersin bugün tam anlamıyla ve elbirliğiyle şişirilmiş bir " Beton Balonu" üzerinde oturuyor.

Türkiye genelinde inşaatın GSMH içindeki payı yüzde 5-6 seviyelerindeyken, Mersin’de bu oran yüzde 15,5! (TÜİK 2025 GSMH verileri)

Evet uçuyoruz, doğru Ülke şampiyonuyuz ama nereye doğru uçtuğumuz ve neyin şampiyonu olduğumuz sorularına gerçeklerden uzaklaşmadan somut yanıtlar verecek durumda mıyız?

Korkarım ki, mevcut potansiyelimizi büyütmek yerine, olanı da tüketen bir kent haline gelme riskiyle karşı karşıya Mersin…

Tüm umudunu betona bağlamış bir kentin, Dijital Altyapı ’da 59. sıraya yuvarlanmış olması alarm zillerinin çalması için yeterli değil mi?

Ticaret var ama dış ticareti teknolojiye dönüştürme, teknolojiden yararlanarak katma değeri yüksek bir düzeye taşıma arayışı yok…

Üniversitelerimiz var ama kentle, sanayiyle bağları kopuk.

Nitelikli genç nüfus var ama beklentileri karşılanmadığı için geleceğini Mersin dışında arıyor, kentten kaçıyor…

Mersin’in temel sorunu kaynak değil, vizyon eksikliğidir.

Örneğin Kentin kaderini değiştirecek ve her alanda zenginleştirip ülkenin parmak ısıracağı bir refah düzeyine taşıyacak "Ana Konteyner Limanı" fırsatı, kentin dinamikleri tarafından el birliğiyle kaçırıldı. Liman işletmecisinin gücü, ne yazık ki Mersin’in ortak iradesini alt etmeyi başardı.

Ve Mersin ülkenin orta gelir tuzağından çıkmış, refah düzeyinde AB ülkeleriyle boy ölçüşecek bir seviyeye çıkış öyküsünü yarıda bıraktı…

Şimdi önümüzde iki yol var: Ya geleneksel modellerle para kazanmaya devam edip bu düşük teknoloji sarmalında boğulacağız ya da derhal kolları sıvayarak kenti yüksek gelirli, Ar-Ge odaklı bir yapıya dönüştüreceğiz.

Özetin özetine gelecek olursak; Mersin, geçmişin mirasıyla zengin bir ticaret şehri olmasına rağmen geleceğini yitirmekte olan zayıf bir teknoloji kenti görüntüsü çiziyor.

2024’ün 46. Ve 2025’in 43. sıraları, şehrin sahip olduğu ekonomik gücü "bilgi ekonomisine" tahvil edemediğini ve teknolojik dönüşüm yarışında Anadolu’daki pek çok ilin bile hayli gerisinde kaldığını acı bir şekilde ortaya koyuyor.

Ankara Sanayi Odası destekli TEPAV araştırma raporu, Mersin’in önüne konulmuş bir stratejik aciliyet tablosudur.

Tabii, aynadaki vahim tabloyla yüzleşip ders çıkarma derdi olan varsa...

Abdullah AYAN

13.04.2026

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve inovatifhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.