AB ve Hindistan bakımından tarihi olarak nitelendirilecek Serbest Ticaret Anlaşması (FTA), 27 Ocak 2026'da Yeni Delhi'de AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile Hindistan Başbakanı Narendra Modi tarafından imzalanırken itiraf etmek gerekir ki, iki taraf ta 20 yıla yaklaşan nişanlılık döneminin nikâhla sonuçlanacağını son günlere kadar beklemiyordu…
2007'de başlayan 2013'te askıya alınıp 2022'de yeniden başlatılan müzakereler dünya dengelerinin hızla değiştiği, Çin’ e karşı yeni üretim üssü arayışına giren AB ve ABD bloklarının artan küresel gerilimlerin de etkisiyle süreci hızlandırdığı atmosferde beklenenden çok hızlı biçimde tamamlandı.
"Mother of all deals" (tüm anlaşmaların anası) olarak nitelendirilen anlaşma, 2 milyar nüfusu ve küresel ticaretin önemli bir kısmını kapsayan dev bir pazar yaratacak olması nedeniyle tüm dünya dengelerini etkilemesi kaçınılmaz anlaşma, sadece malları değil, hizmetler, yatırımlar ve diğer konuları da içermesi bakımından oldukça kapsamlı ve önemli…
Mal değişiminde uygulanacak yeni Gümrük Vergilerine göre: Hindistan, değer bazında AB'den gelen malların %96,6'sında gümrük vergilerini kaldıracak veya önemli ölçüde azaltacak..
Buna karşın AB, Hindistan menşeli malların %90'ından fazlasında vergileri sıfırlayacak veya düşürecek.
Özellikle emek-yoğun sektörler (tekstil, deri, ayakkabı, mücevher, çay/kahve/baharat, oyuncak, spor malzemeleri, bazı deniz ürünleri) Hindistan AB’ ye ihracatta derhal sıfır gümrük avantajı elde edecek…
Hassas sektörlerde ise kademeli indirimin gerçekleşmesi öngörülüyor…
Buna göre otomobillerde Hindistan'ın AB araçlarına uyguladığı %110'a varan vergiler aşamalı biçimde %10'a düşecek..
Hindistan otomotivde yıllık kotalarla örneğin ilk dönem 100-250 bin araç ve yedek parça ithalatında vergiler 5-10 yılda sıfırlanacak. Kimya, makine, ilaç, çelik gibi sektörlerde de önemli indirimler var.
Finansal hizmetler, denizcilik taşımacılığı gibi kilit hizmetler gibi alanlarda Hindistan AB'ye ayrıcalıklı erişim sağlayacak…
Buna karşın Dijital ticaret, KOBİ'ler, profesyonellerin hareketliliği, tedarik zinciri dayanıklılığı, sürdürülebilirlik bakımından AB iklim değişikliği desteği adı altında 500 milyon Euro büyüklükte fon desteği sağlayacak…
Müzakereler tamamlansa da belirlenen yol haritasına göre anlaşma kapsamındaki oldukça hacimli metinlerin taraf tüm ülkelerce hukuki incelemesi ve çeviri süreci başlayacak…
Anlaşma tarafları ve dünyayı nasıl etkileyecek?
Dünyanın en hızlı ve geleceğin Çin ile birlikte en büyük iki büyük ekonomisinden biri olan Hindistan pazarına AB’ nin erişim artacak; otomobil, makine, kimya, ilaç gibi sektörlerde 2032'ye kadar iki katına çıkacak ihracatla tam bir patlama yaşanacak…
Böylece Pazar sıkıntısı çeken AB ülkelerinin Çin’ e bağımlılığı azalacak, küresel Pazar çeşitlenecek…
Hindistan açısından çok daha büyük fırsatlar doğacak;
Tekstil, deri başta emek-yoğun ihracat ürünlerinin AB pazarında sıfır gümrük sayesinde rekabet gücü artacak; istihdam ve büyüme teşviki sağlanmış olacak…
Küresel Etki: Jeopolitik olarak AB'nin "stratejik özerklik" hamlesi; Trump dönemi ABD korumacılığına karşı kaçınılmaz olarak yeni bir eksen yaratacak. İki taraf arasında bugün 180 milyar dolara ulaşan ticaret hacmi anlaşmayla çok daha fazla büyüyecek.
Peki, AB-Hindistan arasındaki bu tarihi anlaşma Türkiye'yi nasıl etkileyecek?
Türkiye- AB ile Gümrük Birliği ortaklığı nedeniyle anlaşmanın doğrudan tarafı olmasa da sonuçlarını derinden hissedecek.
Hindistan'ın AB pazarlarına sıfır veya düşük gümrükle girecek ürünleri (tekstil, hazır giyim, deri, ayakkabı, mücevher, bazı kimya ürünleri) Türkiye'nin aynı sektörlerdeki ihracatını özellikle emek yoğun alanındaki üretimini zora sokacak.
Türkiye'de işçilik, enerji ve hammadde maliyetleri zaten Hindistan'dan yüksek; sıfır gümrükle AB’ ye girecek Hindistan mallarında fiyat rekabeti, olumsuz anlamda Türkiye’ yi derinden etkileyecek…
Daha da önemlisi Hindistan malları AB'den Türkiye'ye Gümrük Birliği sayesinde sıfır gümrükle girerken, Türk malları Hindistan'a bugün olduğu gibi yüksek vergilerle girmeye devam edecek…
Bu durum tekstil, petrokimya başta olmak üzere pek çok üründe Türkiye'ye ithalat artışı ve yerli üreticilerin rekabet karşısında havlu atmasına yol açabilir…
Türkiye'nin AB'ye tekstil/hazır giyim ihracatında bugün Kuzey Afrika (Mısır, Tunus vb) zaten ciddi pazar kaybı var bu tablo Hindistan’ ın gümrüksüz mallarla AB pazarında at oynatmaya başlamasıyla çok daha derinleşecek..
Türkiye’ deki bürokrasi ve Bakan düzeyinde siyasetçiler AB-Hindistan anlaşmasının ülkeyi fazla etkilemeyeceği iddiasını sıkça dile getirip yüreklere su serpmeye çalışsa da iş dünyası ve tarafsız uzmanlar tam tersi kanaatte….
Son yıllarda içeriden dışarıdan ağır darbeler alan emek yoğun sektörlerde acımasız rekabete Hindistan üzerinden gelecek ağır darbeye karşı başta emek-yoğun ve kimya sektörleri aşılması hayli zor engellerle baş etmek zorunda kalacak…
Gümrük Birliği'nin asimetrik yapısı nedeniyle Türkiye "fedakârlık" yapıyor ama yıllardır bu ‘karşılıksız kalan aşka dönüşen ilişkide karşılık bulamıyor.
Hükümetin "endişe edilecek bir kayıp yok" demesine rağmen, reel sektörde (tekstil, kimya) uyarılar yüksek, korkular büyük…
Anlaşma henüz tam yürürlükte değil (2026-2027 arası), etkiler zamanla netleşecek. Türkiye için çözüm anlamında fazla da alternatif yok…
Türkiye ya AB ile oturup Gümrük Birliği'ni güncelleme müzakerelerini hızlandıracak ya da Hindistan'la ikili anlaşma yolları arayacak…
İkisini de yapmazsa ne mi olur?
Sorunun yanıtı son bir yılda yüzbinleri aşan istihdam ve 5 bin şirketin kepenk kapattığı tekstil/hazır giyim sektörünün henüz Hindistan tsunami dalgası üstümüze gelmemişken girdiği krizle ortaya çıkmış durumda…
Durdurulamayan kanamanın Hindistan rekabetiyle kangrene dönüşmesi krizden krize sürüklenen ekonomiyi daha da derin buhranlara sürükler ki, ‘bize bir şey olmaz’ anlayışının bedeli çok daha ağır olur…

